•
-"Devran dur delirdin mi?!"
Merdivenleri çıkarken düşmemek için boynuna sarılmıştım. Bildiğiniz yola koyuldu adam.
-"İsteğini yerine getirince delirmiş mi oluyorum?" Kucağında yokmuşum gibi gayet rahat bir tavırla üst kata çıkmıştı.
-"Yani...yani oturuyorduk."dedim kalbim ağzımda hızla atarken.
-"Yatakta oturmaya devam ederiz."
O kadar heyecanlı ve telaşlıydım ki bir türlü becerip konuşamamıştım. Elim ayağım buz gibi olmuştu.
Evin üst katında koridorun sonundaki kapının önüne durdu ve omzuyla ittirip içeri girdi. Karanlıkta hiçbir şey göremiyordum ancak kendisi direkt olarak ilerleyip beni kollarından ayırdı.
Üstüne bırakıldığım kuş tüyü rahatlığındaki yatakta ürkek bir kedi misali duruyordum.
Yatağın yanındaki abajurden ışık yükseldiği an kaşlarım da havaya yükseldi.
Gerçekten büyüleyici bir odaydı. Her detayıyla. Ancak gözümde canlanan bizim yatak odamız oldu. Ne hayaller kurarak içine yerleşmiştim. Ne hale geldik.
-"Ne oldu yine?" Gözlerine bakmak için başımı çevirdiğim esnada tişörtünü çıkarttığını görünce zorlukla yutkundum. Yatağın ucundaki pufa atıp odanın kapısını kapattı.
-"Bir şey olmadı."
Saçımı düzelttim ve derin bir nefes aldım.
-"Tuhaf geliyor bu olanlar."
Olduğu yerden beni izliyordu. Yeni hayatındaki yatağında eski karısı.
Gözlerim usulca bedeninde dolaştı. Kolundaki pazusu kafam kadar var diyebilirim. Bu adam çıplakken daha mı iri görünüyor?
-"Ama gerçek."dedi mimik oynatmadan.
Evet. Tuhaf tesadüfler silsilesinin içine girmiştik. Birbirimizi bulmak gibi.
Hissettiklerimi davranışlarıma yansıtamıyordum. Elbette bir anda eskisi gibi olamazdık ancak bunun zorluğu beni üzüyordu.
-"Yatalım mı? Uzanırken konuşuruz."
Üstümden geçen ürpertiyle onu onayladım ve yataktan kalktım. Bekledim. Örtüyü açıp bana baktı.
Ellerim titreye titreye yatağın içine girdim başlığa sırtımı dayayarak yarı yatar pozisyonda kaldım. Gözlerimiz birbirine kenetli halde diğer taraftan yatağın içine girdi.
Yıllar sonra aynı yerde.
Kalbim dayanır mı bilmiyorum ama bir zahmet dayansın dedim. Mutlu olacağız güçlü ol kalbim.
Eskiden daha yatağa tam olarak girmeden göğsüne sokulur onunla yatakta adeta yuvarlanırdım.
-"Gelmek ister misin?"
Örtüyü karnına kadar çekmiş yan yatmıştı. Çıplak bedeniyle heykel misali dururken dudaklarımı birbirine bastırdım.
Aynı şey mi aklımıza gelmişti?
Nefesimi tutarak yatağın soğuk çarşaflarında aşağı kaydım kollarının arasına girdim. Gerçek anlamda bir oh demiştim.
Sıcacık bir ten ve o muazzam koku.
-"Üşümüşsün."dedi dudaklarını saçlarımın arasında kıpırdatıp.
Yazın ortasında heyecandan buz kesildim.
Başımı salladım.
-"Yatak soğuk."dedim.
Elleri belime ve sırtıma kaydı. Beni iyice kendine çekerken kalbimin gürültüsünden kulaklarım uğulduyordu.
-"Isıtırım ben seni."
Gülümsedim. Çenesini başımın tepesine yaslayıp bir bütün olmamızı sağladı.
Sakalları tenime değdikçe gülümsemem büyüyordu. Gerçek anlamda ne kadar güzel bir his olduğu zihnimden silinip gitmişti. Muhteşemdi.
-"Devran."
-"Hım?"
Burnumu çıplak göğsüne sürtüp yanağımı yasladım. Kokusu burnumu sızlatıyordu.
-"LEYAL'de çalışmaya dönmeli miyim sence? Yani uygun olur mu?"
Biraz kıpırdanıp örtüyü boynuma kadar çekti.
-"Ablama fazlasıyla yardımın dokunmuş olur. Kendin içinde iyi bir seçenek en azından bildiğin bir iş. O saçma sapan çevreden geri çıkarsın."
Kaşlarım çatıldı.
-"Sosyal medya saçma bir çevre değil. Geniş bir kitleye hitap ediyoruz."
-"Tabi canım öyledir."diyince burun kıvırdım.
-"Neyse hala karar vermedim. İlk önce tatile çıkacağım."dediğim gibi başını geri çekip yüzüme baktı. Gülmemek için zor durdum.
-"Ne tatili? Ablamla mı?"
Başımı salladım.
-"Hayır arkadaşlarımla."
Nefesini güler gibi verdi fakat öfkeli görünmüştü.
-"Sövdürme şimdi arkadaşlarına Efnan. İki gündür tanıdığın insanlar arkadaşın mı oldu? Neye güvenip gideceksin?"
Omuz silktim. Gayet de güvenilirlerdi. Hem insan yıllarını geçirdiği insanı tanıyamıyordu.
-"Şimdiye kadar her şeyi düşünüp tartıp yaptım da ne oldu? Artık gelişine yaşayacağım."derken ciddi görünüyordum ancak kendim bile inanmamıştım.
-"Ya sabır ya. Sen uyu en iyisi beynin sulanmış çünkü."dedi ve tekrar sarıldı.
Dudağımı ısırıp yeniden gözlerimi yumdum.
-"Bence sen fazla tepki gösteriyorsun."dedim. Ki bunda haklıydım.
-"Tamam Efnan haklısın."diye kestirip attı.
Sözlü sataşmamıza son verip ona takılmayı bıraktım. Uyku bedenimi ele geçirmeye başlamıştı. Galiba son altı yılımın en huzurlu uykusu olacaktı.
-"İyi geceler Devran."dedim fısıltıyla.
Aldığım karşılık şakağıma konulan buse oldu.
'
Sabah yan dönüp dizlerimi karnıma çekerken gözlerim aralanmıştı. Soğuk çarşaf tenimi ürpertirken yüzüme gelen saçlarımı ittirdim ve yatağa baktım.
Aradığım beden yoktu ancak sesi vardı.
Sol tarafta kalan çalışma masasına doğru baktım. Altındaki pijamasının cebine elini sokmuş eğildiği masada laptoptan bir şey bakıyordu.
Kusursuz.
-"Devran."dememle bana döndü.
-"Uyandın mı? Günaydın."
Başımı sallayıp kuş tüyü gibi hissettiren yatakta yastıkların arasına gömüldüm.
-"Neden kalktın?"diye sordum.
Aralık gözlerimle onu takip ettim.
-"Geliyorum bir dakika. Atmam gereken bir mail vardı."
Onun gelmesini beklerken ona sırtımı dönüp yüzümdeki tebessümle gözlerimi kapattım. Çok geçmeden arkamda hissettiğim ağırlıkla kolları karnımı sarmıştı.
İç çektim. Tatlı mırıldanmalar eşliğinde bedenine yaslanırken dudakları yanağımı bulmuştu.
-"Sanki yıllardır uyanıktım. Gece ilk kez uyudum gibi bir rahatlık yaşıyorum." Kulağıma gelen fısıltısı kalbimi hızlandırmaya yetti.
Kalçama değen kasıkları da etkili olabilirdi fakat konumuz bu değil.
-"Seninle uyumayı özlemişim."diye itiraf ettim.
Karnımdaki ellerinin üstüne elimi koyup iyice göğsüne yapıştım.
-"Başka neyi özledin?" Dudakları kulağımın hemen üstünde kıpırdanınca nefesimi tutmak zorunda kaldım.
Kısık sesinde yatan imayı anlamamak aptallık olurdu.
-"Seni özledim."dedim utancımla fısıldayarak. Gözlerimi kapatmış kaskatı halde söylemiştim.
Gerilmiş bedenimde gezinen elleriyle beni iyice zora sokuyordu.
Eğildi ve açıkta duran boynumu seslice koklayıp derin bir öpücük bıraktı. Etli dudaklarının tenime uyumu kalbimi titretirken kalçamda sertlik hissetmeye başlamıştım.
Tanrım. Sen yardım et.
-"Bende çok özledim."dedi ve beni kendine çevirip yatağa sırt üstü yatırdı. Kirpiklerimi kırpıştırıp gözlerini inceledim. Işıl Işıl bakıyordu.
Dudaklarıma eğildiği esnada ellerim göğsüne değdi. Durdu.
-"Kahvaltı hazırlayalım mı?"diye sordum aniden.
Kalp çarpıntım kulaklarımda yoğun bir uğultu yaratıyordu. Şu an için ikinci bir öpüşmeyi kaldıramazdım. Üstelik savunma mekanizmalarım tamamen bitik haldeyken. Ona karşı koyacak halde değildim ve özlemim şehvetle karışmış durumdaydı.
-"Hazırlanmış olmalı." Bir nevi homurdanarak bedenimden çekilmiş yataktan kalkmıştı. Sırtı bana dönük şekilde banyo olduğunu düşündüğüm yere ilerledi.
Açık kapıdan gelen su sesinin kesilmesini bekledim. Kalp atışlarım normale dönmemişti ancak daha iyiydim.
Saçlarım el yordamıyla düzeltip yataktan kalktım ve çıktığı banyoya girdim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra odaya dönmüştüm.
Yatağın solundan ayrı bir kapı açılıyordu. İçeride gördüğüm devasa giysi odasına şaşırarak baktım. Çok güzeldi.
Ancak baktığım yerde güzel olan tek bir detay vardı. O da eski kocamdı. Omuzlarından bedenine geçirdiği gömleği iliklerken çehresine daldım gittim. Muhteşem bir kusursuzluğa sahipti.
Fakat durup onun giyinmesini izlemeyecektim. Bu uygunsuzdu.
Ufak tefek adımlarla istemeye istemeye odadan ayrıldım. Alt kata indiğimde ilk olarak telefonuma bakmıştım. Bildirimlerde göz gezdirirken ilk defa gördüğüm hizmetli kadın görüş açıma girdi.
-"Devran bey geliyorsa servise başlayalım mı efendim?"diye sordu.
-"Birazdan iner."dedim çekinerek. Birisinin bana hizmet etmesi pek alışık olduğum bir durum değildi.
Mesajlarıma geri dönüş yaparken bir kaç dakika içerisinde Devran merdivenlerde göründü. Uzun bacaklarını sarmış siyah pantolonu ve gömleğiyle her zamanki şıklığındaydı.
Bir ona bir de kendime bakmadan edemedim. Mevcut şartlarda onun gibi olmam için evimde olmalıydım.
-"Bir kaç işim var. Uzun sürmez. Halledip geleceğim. Hadi otur." Oturmadan önce beni bekledi.
-"Burada mı duracağım?"diye sordum şaşırarak.
Oturduğum sandalyenin çaprazında baş köşeye oturup tabaktaki kumaş peçeteyi açtı.
-"Yani istersen tabi."
Dudağımı büktüm. İlk sıkılacağımı ve gerek olmadığını söyleyecekken sanırım burada durmamı istediğini fark ettim. Birlikte vakit geçirmemiz gerektiğinin farkındaydım. En azından yeni kişiliklerimizi tanıyabilmemiz adına bu gerekliydi.
-"Olur."dedim aradan geçen süreden sonra.
Kahvaltımızı sessizce yapmıştık. Karnım doymuştu fakat bedenim yoğun şekilde kahve istiyordu.
Devran hizmetlinin getirdiği ceketi giyerken yalnızdık. O yüzden karizmatik görüntüsü altında içim giderek onu izliyordum. Yaslandığım koltuktan popomu çekip ona doğru yürüdüm. Gözleri çıplak bacaklarımdan başlayıp yüzüme çıktı.
-"Çok fazla gecikme."
Kalbim her daim olduğu gibi fazlasıyla heyecanlı çarparken içimden geldiği gibi parmak ucumda yükselip kollarımı omuzlarına sardım.
Aynı saniyede hatta salise diyebilirim belimi güçlü elleriyle kavrayıp bedenlerimizi yapıştırdı.
-"Gecikmem."
Sağ eli belimden yanağıma oradan saçıma kaydığında bende milim milim nefesimi içime çekiyordum. Saçımı kulağımın gerisine sıkıştırıp baş parmağıyla şakağımı okşadı.
Büyülenmiş gibi titrek güçsüz bir soluk aldım. Ve gülümsedim.
-"Gitmiyor musun?"diye sordum uzamakta olan bakışmamızı tatlı bir telaşla bölerek.
Gözlerini kırpmış taş kesilmiş gibi durmaya son vererek hareket etmişti.
-"Gidemiyorum galiba."
Kıkırtımı bastıramayıp ellerimi ensesinde birleştirdim. Yumuşak saç tellerimi elimin arasında kayarken dudaklarını dudaklarımda hissettim.
Şaşkınlıkla irkildim. Yıllar sonra bu öpücüklere alışmak tıpkı ilkler gibi heyecanlı oluyordu.
Dudaklarımı refleks olarak araladığım sırada kalın dudakları alt dudağımı kavradı. Isırıp çekiştirmesiyle ağzımdan inleme çıkıvermişti.
Tadına olan özlemimi kelimelerle anlatacak halde değilim.
Ayaklarım yerden kesildi. Ciddi anlamda.
Tek eliyle kalçamdan tutmuş bir kaç adımla oturduğu koltukta beni de kucağına oturtmuştu. Erkeksi boğuk bir ses boğazından yükselirken dudağının tadına bakıyordum.
-"Siktir."
Rüyadan uyanırcasına kendimi koltukta bulurken Devran ayağa fırlamıştı.
Allak bullak oldum. Saçlarımı düzeltip düzensiz sesli soluklarla ona baktım. Gözleri dışarıda gezerken elini saçlarının arasından geçirdi ve bana döndü.
-"Perdeler açık kızım. Aklımı başımdan aldın. Üstüne bir şey giyin. Kübra! Perdeleri kapalı tutun. Bir daha açık görmeyeceğim!"
Bağırarak emirler yağdırıyordu. Yutkunup ayağa kalktım. Biraz haklıydı çünkü dışarıda sürekli dolaşan korumalar varken kucağında görünmek en son isteyeceğim şey olurdu.
Telefonuyla cüzdanını ceketine yerleştirirken kızarmış yanaklarımla ayakta bekliyordum.
Önümde durup saçlarımın arasına küçük bir öpücük bıraktı.
-"Odaya geç. İstediğin gibi keyfine bak. Rahatsız olursan çalışanları gönderebilirsin. Üstünü değiştirip öyle aşağıya in."
Başımı aşağı yukarı salladım.
Az önceki anın ateşi hala üstümde olduğundan ötürü pek kendimde değildim.
-"Kendine dikkat et."dedim gitmeden önce.
Baş sallamasıyla yanımdan ayrılmıştı.
Muhtemelen gecikeceğini biliyordum. Ancak sıkılacağımı da düşünmüyordum. İlk önce salondaki perdeleri kapattırmış ardından mutfakta kendime bir kahve yapmıştım. Rahat bir şortla dolaşmaktansa çıkıp üstümü değiştirmeyecektim.
Kahvemi bahçeye bakan mutfağın masasında içerken arkadaşlarımla görüntülü konuşuyordum.
Yine tatile gitmekten bahsediyorlardı. Bir yanım onlarla gitmek diğer yanım Leyal abla ile gitmeyi istiyordu.
Bundan onlara da bahsettiğimde zamanı ayarlayabileceğimizden söz edip planlama yapmışlardı.
İlk bir haftayı onlarla geçirecektim. Koyda butik bir otelde kalıp gün içinde tekneyle açılmak gibi huzurlu planları vardı.
Onlarla uzun uzun hayal kurmak bana iyi gelmişti. Sanki yaşamam gereken hayat buymuş gibi. Yaşıtlarım gibi mutlu enerjik ve huzurlu.
Ardından bir saati aşkın sürede bir sezonluk dizi izledim. Bölümleri kısa olan ve sürükleyici dizi bittiğinde yemekte olduğum cips kasesini sehpaya koymuştum.
Saçım başım dağınık ve cips kokulu halde Devran'ı karşılayamazdım. Ne zaman geleceğini bilmesem bile gelirken arayacağını düşünüyordum. O yüzden koltukta miskinlik yapmak fazlasıyla zevkli geliyordu.
Tatil için telefondan bir kaç parça kıyafet bakayım derken aradan geçen bir saati hiç fark edemedim.
Saat neredeyse üçü geçiyordu. Koltuktan kalkıp kaseyi elime aldım ve mutfağa bıraktım. Eşyalarımın olduğu odaya girdiğimde telefonum çalmıştı.
Leyal ablanın araması elbette uzun sürdü. Durum güncellemesi yaparken tabiki ikimiz için olan heyecanını dinliyordum. Gelecek hakkında konuşmak için fazla erkendi. Çünkü ikimizde bıraktığımız o iki insan değildik. Neler olacağını zaman gösterecekti.
Saat dördü gösterdiğinde ben banyodaydım. Köpükle kaplanmış uzun ve gayet keyifli şekilde yıkanırken yüzümde gülümseme vardı.
Köpüklerden arınıp sıcak suyun altında gevşedikten sonra bornozu üstüme geçirdim ve kuşağını bağladım. Saçlarımın ıslaklığını havlu yardımıyla alırken hala banyodaydım.
Saçlarıma güzelce fön çekmiş odaya girmiştim ki aynı anda odanın kapısı açıldı.
Ağzımdan kaç şaşkınlık nidası ile gözlerim irileşirken olduğum yerde kaldım.
-"Tıklattım duymadın. Merak ettim."
Devran'ın koyu bir gökyüzünü andıran gözleriyle gözlerim buluştuğunda sertçe yutkundum.
-"Hoşgeldin."diyebildim en sonunda.
-"Çok beklettim ama ancak bitti. Sıkıldın mı?"
Yerimde bacağımı istemsizce sallarken başımı da salladım.
-"Hayır pek sayılmaz."
Önümde durduğu an başımı kaldırıp yüzüne baktım. Sabahki gibi yanağıma avucunu koydu ve eğildi. O bana yaklaşırken sanki dünya dönmeyi durduruyordu.
Burnunu şakağıma dayayıp seslice soludu. Onunla birlikte derin bir nefes almıştım.
Dudaklarından çıkan nefes yüzümü ısıtırken kendini sıktığını düşünüyordum. Elini zoraki şekilde yüzümden indirip geri çekildi. Çekilirken gözlerini açtığına şahit oldum.
-"Giyin gel yemek yiyelim."dedikten sonra odayı terk etmişti.
Ne oluyor bu adama böyle?
Nerden ne anlam çıkaracağımı bilemezken üstümü giyinip odadan çıktım. Yemekte gideceğim tatilden ona bahsedecektim.
Ayrı kalacağımızın düşüncesi hoşuna gider miydi bilmiyorum fakat ikimize iyi geleceğine emindim. En azından belki ne istediğimize karar verirdik. Bu şekilde bir ileri iki geri halde ilerleyemiyorduk.
En önemlisi kendimi bir türlü ona açamıyordum ve bu beni rahatsız hissettiriyordu.
•
İyi geceler ❤️
Umarım bölümü beğenmişsinizdir🌸
Bana karşı olan sabrınız için çok teşekkür ederim sizi çok seviyorum ❤️🫶🏻