Boynundaki nedensiz ağrıyla gecenin bir yarısında uyandı. Eliyle ensesini ovdu, kafasını çevirmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Tamamen tutulmuştu. Uyuyakaldığı masasından destek ala ala kendini ittirdi.
Turuncu sandalyesinden kalkmadan destek alarak aynanın karşısına geldiğinde neyin ters gittiğini anladı. Ya da hiç bir sorun yoktu, sadece yeni fark etmişti . Evdeki tek insan olmalıydı. Hala tek insandı ancak, tek varlık değildi. Karaltıyı görmediğini hissetti. Kafasına sonradan koymuş gibiydi onu.
Buğday teni titremeye başladı. Gitmeliydi buradan. Kaçmalıydı. İç sesi söylemişti hepsini. Normal kişilerde olmaması gereken 'ya öldür ya da kaç ama sakın yakalanma!' dürtüsü çıktı ortaya.
Görmedi, görmedi! Ama karaltının güldüğünü hissettiği anda tekrar yanlız olmaya devam etti. Görünürde tekrar tekti. Şimdilik..
~esb

