Tam öleceğimi düşünmüştüm anda sokağın başında bir erkek çocuğu gördüm. Çocuk çok tanıdık geliyordu. Yerdeki manzarayı görünce çığlık attı ve çocuğun çığlık sesine bir kadın geldi. Fakat kadının kim olduğunu bilmiyordum çünkü kadının yüzü görünmüyordu. Sadece kadının değil, yerdeki cesedin, küçük kızın ve küçük çocuğun dışında kimsenin yüzünü göremiyordum.
“OĞLUM”
Çocuğun yanına koşan kadın yerdeki cesedi gördü ve o da çığlık attı. Bu sefer bir adam koştu çığlık sesine. Adam küçük kızı görünce hemen adama saldırdı ve katil oradan uzaklaştı. Bir ışık patlaması ve vizyon kesildi. Kendi dünyama geri dönmüştüm. Sanırım katilin ve o kişilerin kim olduğunu öğrenemeyecektim. Orada kendi irademi kullanamıyordum çünkü orası benim geçmişimden bir görüntüydü. Peki neden oradaki kişilerin yüzlerini göremiyordum? Yada neden cesedin, benim ve küçük çocuğun yüzünü görebiliyordum? Sanki biri beni izliyormuş gibi hissettim ve etrafa baktım. Sokağın köşesinde siyaha bürünmüş kapüşonlu bir adam gördüm, sanki bana bakıyordu. Elindeki bıçağı fark ettiğim an koşmaya başladım. Adam bir müddet benim peşimden geldi. Biraz sonra arkama döndüğümde adam yoktu, gitmişti. Peki o adam kimdi? Neden beni izliyordu? Elinde bıçağın ne işi vardı? Sanırım bu günlük bu kadar macera bana yetti. Hemen eve doğru yürümeye yada koşmaya başladım. Anne bu gün evde değildi. Kardeşinde kalacaktı. Fakat baba ve abi vardı, büyük problem. Eve vardım, kapıyı abi açtı. Baba girişte televizyon izliyordu
“Oooo Alina hanım”
“Buyur Kerem bey”
“Geç kaldınız Alina hanım”
“Eve ne zaman geleceğimi sanamı soracağım?”
“Evet, nerelerdeydin?”
“Seni ilgilendirmez”
“Alina sinirleniyorum”
“S*kimde değil”
“Neredeydin?”
“Merak etme senin gibi yabancıların yanında sürtünmüyordum”
Arkadan babanın sinirli sesi duyuldu
“ALİNA”
“Baba…”
“O SENİN ABİN SAYGINI KORU”
“Ama saygıyı hak etmiyor ki”
“Sana hak etmediğin çok şey verdik. Örneğin hâlâ yaşıyorsun”
Yine değerli oğlu için bana bağırmıştı.. Yine değerli oğlu için kalbimi kırmıştı… Gerçeği onlara göre benim bir kalbim yoktu. Orayı kırmayı çok seviyorlardı gözüm doldu, odama gittim, yüz üstü yatağa attım kendimi. Kapı çaldı
“Girmee”
Ve içeri abim girdi
“Girme dedim sana!”
“Bende girdim”
Sinirli ve ters bir bakış attım
“İyi misin?”
Bundan nefret ediyorum. Beni kıran insanların, onlar yüzünden kırıldığım insanların gelip iyi misin demesinden nefret ediyorum.
“Bu seni alakadar ediyor mu?”
“Evet ediyor”
”Kimsin, neyimsin ki seni alakadar etsin?”
“Abinim Alina”
“ÜVEY ABİMSİN!”
Dedim bağırarak. Evet şimdiye kadar onlara anne-baba-abi diye sesleniyor olabilirim ama onlar öz değillerdi… Üvey ailemdi onlar ve onları hiçbir zaman bir aile olarak görmedim. Anne dediğim varlığın annelik etmeyi bırak ablalık, arkadaşlık bile etmemişti. Baba dediğim şerefsizde sadece bana bağırıp ceza veriyor. Abi dediğim şahısın ise yaptığı tek şey bana yapılanları izlemekti. Bu yüzden hepsinden nefret ediyorum.
