azhevor üzerime öyle bir ağırlıkla çökmüştü ki kemiklerimin birbirine sürtündüğünü hissedebiliyordum dudakları dudaklarıma o kadar yakındı ki her nefesi ciğerlerime bir zehir gibi doluyordu "dudaklarımda kalan o tadın mı" diye tekrarladım şaşkınlıkla bir an duraksadım içimdeki o mızmız ses "hop dedik seriel ne tadı ne öpüşmesi ulan biz daha geçen hafta fırında feld amcadan ekmek alırken utanıyorduk bu herif ne saçmalıyor" diye çığlığı bastı azhevorun yüzünde o şeytani ve büyüleyici gülümseme yayıldı burnundan akan kan çeneme damlarken gözlerini gözlerime dikti "hatırlamıyor musun o geceyi seriel kan ve yağmurun altında beni nasıl öptüğünü o tadı asla unutamadım" dedi sesi öyle inandırıcı öyle yakıcıydı ki bir an için zihnimdeki sis perdeleri aralanır gibi oldu "yalan söylüyorsun" diye kükredim ama sesim bu sefer titriyordu "ben seni asla öpmedim ulan ben seni tanımıyorum bile" "hadi ama küçük melek hafızan seni ele veriyor olabilir ama bedenin asla" diyerek burnunu boynuma sürttü resmen beni kokluyordu "ananı avradını senin siktir git üzerimden" diye bağırıp dizimi karnına geçirmeye çalıştım ama azhevor beni çoktan sabitlemişti "yalanlarınla beni kandıramazsın seni aşağılık ucube" diye yüzüne tükürdüm içimdeki ses ise "ulan seriel acaba gerçekten öptük mü yakışıklı da herif hani haksız da sayılmaz ama hayır hayır kesin yalan söylüyor bu tipte meymenet yok" diye kendi içinde kavgaya tutuştu azhevor yüzündeki tükürüğü yavaşça sildi ve aniden o pürüzsüz sesiyle tekrar şarkıya başladı "run run run from the lies i tell you" diye mırıldanırken sesi ormanın ruhunu okşuyordu ama sözleri birer bıçak gibiydi "beni öptüğün o anı ruhuna kazıdım seriel kaçamazsın" diye fısıldadı kulağıma doğru "sen tam bir ruh hastasısın azhevor" dedim dişlerimin arasından "insanları yalanlarınla manipüle edip sonra da melek gibi davranıyorsun ama yemezler koçum senin o sahte romantizmine karnım tok" aniden ellerimi serbest bıraktı ve üzerimden kalkıp bir beyefendi gibi karşımda dikildi üzerindeki kanı ve toprağı eliyle silerken hala o kahrolası şarkıyı mırıldanıyordu "belki de haklısın belki de hepsi bir yalandır seriel ama bu yalanın içinde boğulmaya hazır mısın" dedi göz kırparak içimdeki ses "ay bu herif resmen bizimle kafa buluyor seriel çak bir tane daha haddini bildir şu şerefsizin" diye kışkırtırken ben de yerden kalkıp üzerimi silkeledim "senin yalanlarında boğulmaktansa o pislik kokulu ormanda kaybolmayı tercih ederim" dedim ama kalbim hala yalan olduğunu bildiğim o hayali öpücüğün ağırlığıyla çarpıyordu
Bölüm 30
Gölgesinde kanlı dans
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.