( şarkı adı: RUNRUNRUN - Sped Up Version) ormanın içinde ciğerlerim patlayana kadar koşarken ağaç dalları suratımı birer kırbaç gibi kesiyordu ama umrumda bile değildi arkamdaki o pislik heriften kurtulmam gerekiyordu içimdeki mızmız ses ise "ay harika seriel gerçekten bayılıyorum bu aksiyona hem dayak yedik hem burnunu kırdık şimdi de olimpiyat atleti gibi koşuyoruz sence de harika bir gece değil mi" diye kafamın etini yiyordu "kes sesini" diye bağırdım kendi kendime "sadece kes sesini" tam o sırada karanlığın içinden o sesi duydum o kadar pürüzsüz o kadar kadife gibiydi ki adımlarım istemsizce yavaşladı azhevor şarkı söylüyordu run run run diye mırıldanıyordu sesi ormanın uğultusunu bastırıyor resmen ruhuma sızıyordu "run run run from the monsters in your head" diye devam ederken sesindeki o alaycı ama etkileyici ton tüylerimi diken diken etti içimdeki ses bile büyülenmiş gibi sustu "ulan şerefsizin sesi de ne güzelmiş resmen ruhum okşandı ama hayır seriel kanma bu sese" "neredesin ulan ucube çık ortaya" diye bağırdım etrafımda dönerken azhevor bir gölge gibi aniden dibimde bitti şarkısını hala fısıldayarak söylüyordu aramızdaki mesafe yok denecek kadar azdı "hadi seriel kaçsana" dedi dudakları kulağıma değerken nefesi boynumu yaktı "sesin kadar ruhun da güzel olsaydı keşke ama tam bir pisliksin" dedim geri çekilmeye çalışarak ama azhevor beni belimden kavrayıp sertçe kendine çekti "beni böyle sinirlendirme küçük melek" dedi sesi şimdi çok daha derin ve şehvetli geliyordu eli kalçamın hemen üzerinde dururken gözlerindeki o kan kırmızısı açlıkla yüzüme bakıyordu "bırak beni yoksa o güzel sesini sonsuza dek keserim senin" diye tısladım ama kalbim o kadar hızlı çarpıyordu ki korkudan mı yoksa bu herifin garip çekiciliğinden mi ayırt edemiyordum azhevor güldü burnundaki kan hala yüzüne sızıyordu ama bu haliyle bile o kadar yakışıklıydı ki "ananı avradını ya" diye geçirdim içimden "bu kadar yakışıklı olup da nasıl bu kadar ruh hastası olabiliyorsun" azhevor aniden beni havaya kaldırıp sırtımı koca bir meşe ağacına yasladı ellerimi başımın üzerinde sabitlediğinde aramızdaki gerilim tavan yapmıştı "seni burada parçalamak vardı ama hala o kadar masum görünüyorsun ki" dedi dudakları dudaklarıma milim kalmışken "parçalasana hadi siktir et masumiyeti" diye kükredim ve yüzüne sert bir kafa attım burnundan gelen o çat sesiyle birlikte ikimiz de yere kapaklandık "yeter be yeter" diye bağırdım yerdeki azhevorun üzerine çıkıp yakasına yapıştım "hem şarkı söylüyorsun hem romantik takılıyorsun hem de beni öldürmeye çalışıyorsun senin derdin ne ulan" azhevor kahkaha atarak beni belimden tutup ters çevirdi şimdi o üzerimdeydi ellerimi toprağa gömdü ve üzerime abandı "derdim sensin seriel unuttuğun o kanlı geçmişin ve benim dudaklarımda kalan o tadın" dediğinde neye uğradığımı şaşırdım bu herif resmen benimle oyun oynuyordu
Bölüm 29
ORMANIN KANLI MELODİSİ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.