BÖLÜM III: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
Saatler ilerledikçe soğuyan odada, ikisi de pencerelerin kenarındaki eski koltuğa oturmak zorunda kaldı. Hyunjin, uzağa bakarak sessizce mırıldandı: "Herkesin seni sevmesinden yorulmuyor musun?"
Jisung şaşkınlıkla ona döndü. "Ne?"
"Her an mükemmel olmak, gülümsemek... Yorucu olmalı," dedi Hyunjin. Sesi ilk kez alaycı değil, şaşırtıcı derecede dürüst ve sakindi.
Jisung derin bir nefes aldı. "Bazen evet. İnsanlar sadece görmek istedikleri 'popüler Jisung'u seviyor. Kimse arkadaki yorgunluğu merak etmiyor." Sonra gözlerini Hyunjin’e dikti. "Peki ya sen? Neden herkesi kendinden uzaklaştırıyorsun?"
Hyunjin başını duvara yasladı. "Uzak dururlarsa zarar veremezler. Ama..." Hyunjin başını çevirip doğrudan Jisung’un gözlerinin içine baktı. "...sen ne yaparsam yapayım benden uzaklaşmadın."
O an odadaki soğuk havanın yerini görünmez bir sıcaklık aldı.
