Merhaba ben Güneş.16 yaşında 10.sınıfa giden normal bir kızım yani ben öyle sanıyorum.%75 bursla özel bir koleje gidiyorum. Siz şimdi diyeceksiniz ki "bak kesin buna zorbalık yapılıyordur". Yok bacım benim hikayem öyle değil okuldaki çoğu kişi severim lakin elbette sevmediğim ve benim arkamdan yalan söylentiler çıkartan vardı. Bakın varDı diyorum yani bu okula ilk geldiğim zamanlardı şimdi kimse benim arkamdan konuşmuyor yani sanırım. Her neyse bugün okulda dersteyken müdür yardımcımız ve fen hocamız sınıfa girdiler. Büyük bi ihtimalle herkesin aklı "acaba bu sefer disipline kim gidecek?" sorusu vardı sınıfımızın pek uslu bir sınıf olduğunu söyleyemem. Ama o kadarda kötü değildi sanırım. Bizim çok sevdiğimiz(!) müdür yardımcımız sınıfa yüzü beş karış girdi.
Kesin bi bok çıkıcak ama neyseee."Çocuklar iki gün sonra okul gezisine çıkacağı fakat bu sefer diğer geziler gibi olmayacak aksine bu sefer yaklaşık 1 hafta yurtdışında kalacağız. yani bu size biraz maliyetli gelebilir ama okulun vakfı size bir iyilik yaparak size çok büyük miktarda bir indirim yapacak. toplu." dedi. Biz önce anlamadık dedik tamam lan kesin bizi boş bi konuda displine göndermeden önce tatil vercekler. Sınıfımızın şebek çocuğu Doruk "biri benim kafama silgi fırlatabilir mi?" diye sordu aslında şuan müdür yardımcısı olmasa onun kafasına severek atardım ama mallesef... Göt korkusu başa bela aga. Müdür yardımcımız konuşmaya başladı " hayır evladım kimse senin kafana silgi atamaz eğer böyle bişi yaptığınızı görürsem veya kulağıma gelirse sana ve kafana silgi atana disiplin cezası yazarım. Sınıftaki diğer kalan kişilerede sizi durdurmadı diye ceza veririm." Lan adam iki dakikada yargı dağıttı beeğ. Ama biz bunu dinler miyiz? HAAYYII- ııı evet dediğim gibi göt korkusu başa bela
.Çok sevdiğimiz(!) müdür yardımcımız sınıftan çıkınca biz de konu hakkında konuşmaya başladık. "Lan biz bu kadar sevindik filanda bizim 6 gün boyunca okul dışında okulun yaptığı bir tatile gitmemiz demek binlerce para harcamak demek" dedi benim çookk sevdiğim kankam. Damla bunu söyleyince sınıfta bir sessizlik oldu. Amk niyeyse fırtına öncesi sessizlik tabiri oldu resmen. "çocuklar merak etmeyin bu sefer tatilinizi okul vakfı size iyilik yaparak maliyetin büyük bir kısmını ödedi. Ve Damla kızım bi daha lan dediğini duymayayım."dedi hocamız. LAANN NASIIILL. Bakın arkadaşlar sizde aldınız mı o kokuyu... Bok kokusuuu. Kesin bunun altından bir şeyler çıkacak ama hadi hayırlısıEee şimdi biz altı gün boyunca tatilde olmamamız demek bizim ders işlemememiz demek o da ödevin olmaması demek... sonunda beğğ bi haftada olsa da ders işlemicez. Sınıfın süslü kızı Ece'nin sesini duydum "ayyy ben şimdi o tatilde ne giyeceğim?!?!?!?!?" Ulan bu kız altı günlük tatile 3 valiz ile gelmezse bende neyim aga. Hayır yani büyük bir sırt çantası hadi onuda geçtim en kötü bir valiz yeter yani.Hocalar tam sınıftan çıktığı zaman zil çaldı. Naparsın şans işte (asla üzülmedim bu arada) Doruk sorusunu tekrarladı " biri benim kafama silgi atabilir mi?" kimsenin cevap vermesini beklemeden elime silgimi aldım ve sınıfa baktım herkes eline silgisini almış Doruk'un kafasına atmaya hazırlanıyordu. Sınıf başkanımız "üçe kadar sayacağım tamam mı arkadaşlar" dedi bunnu demesi üzerine herkes başkanımızı bekledi. "BİİRR, İKİİ, ÜÇÇÇ" dediği anda herkes elide silgisini Doruk'un kafasına attı. Bende dahil. Büyük bi ihtimalle bütün silgiler karışıcaktı ama bizim sınıfımızda çok ayrım olmazdı..
.Eve gidince annemlerin izin vermeyeceğini düşünmüştüm lakin garip bir şekilde izin verdiler. Burada bir şeyler dönüyor ama anlamadım. Neyseee. Gece gezide ne giyeceğime kara verdim ve valizime yerleştirdim. Yanıma da ufak bir sırt çantası aldım. İçinde telefonumu şarj aletini ve kulaklığımı koydum. Saat 4.30'da uyandım saat 5.00'ye kadar kahvaltımı yaptım. Saat 5.30 gibide yola çıktık. okula beni annemler bıraktı. Maalesef, ve garip bi biçimde hiç söylenmediler. Okula varınca sınıfa doğru yürüdüm bizim sınıf ilk defa bu kadar sessizdi. Bu hiç normal değildi. Ama yani sabahın altısında sınıftan ses çıkmasını bekleyemezdim. Zaten sınıftan çok ses gelse bu anormal olurdu. Sınıfa girdikten sonra çoğu kişinin kafasını sırasına koymuş uyuyor olduğunu fark ettim. Sıralarımız ikili olduğu için bazıları yer tartışması yapıyordu ve bunu olabildiğince sakin yapıyorlardı. Hemen Damlanın yanına çöktüm. Damla'da yarı uyur yarı uyanıktı. Bende öyleydim. Yani benim gibi uykuyu seven insanlarsanız sizin için sabahın bu saati uyanmak oldukça zor oluyordu. Ben sınıfa geldikten 15 dakika sonra sınıf hocamız geldi ve otobüslerin geldiğini söyledi. İzmir'de oturduğumuz için otobus ile havalimanına ordan da Kazakistan'a gidecektik.Otobüslere sakince bindik herkesin uykusu olduğu için kimse kiminle oturduğunu sorgulamıyordu. Otobüslerin arkasında tabletler vardı bu iyi bir şeydi sanırım.'ya ya ne demezsin' Sanane beğğ Bihtercan (kendisi benim içsesim olurNeyse... ben bunları düşünürken gözkapaklarım kapanmaya başlıyordu uyumamam lazımdı. Yanımda oturan Damla'ya baktığımda ise onunda uyanık kalmaya çalıştığını fark ettim. " kanka bana bi tane çaksana" dediğimde önce bana öküzün trene baktığı gibi baktı. Sonradan jeton düştü. Yazık jeton kareli olunca demek ki bazı şeyleri geç anlıyor ama yani kızda haklısı ama, hiçbir enayi sabahın altısında bana vursana demez. Kendine gelince bana cevap verdi
. " niye sen mal mısın Güneş?""yok kanka ondan değil sosyal deney yapacağım. Saçmalama Damla. ne bileyim yani böyle dizilerde insanlar uykulu yada baygın virine vurunca ayılıyor ya ondan dedim. Yoksa ben mal değilim tabiki." demem üzerine geldi bana bir tane çaktı. Çakış o çakış ama 'şlakk' diye ses çıktı o derece bende bunun altında kalır mıyım? Hayıırrr bende gittim ona bi tane çaktım ve bunun için hiç pişman değilim. "napıyon lan?""ne bilim kanka ben sana vur dedim de öldür demedim amk. yani öyle ölmem gel füze at. Ulan inşallah izi çıkmaz"
"amk bur dedin vurdum daha ne istiyorsun. Sana gerçekten iyilik yaramıyor he!"" ne bilim ya ayılırım diye düşünmüştüm kii işe yaradı bende iyice uyandım sende uyandın iyi olmadı mı?""oldu oldu hadi hazırlan biz senle tartışana kadar havalimanına gelmişiz.""off şimdi 80 kişi aynı anda inmeye çalışıcaz. Umarım herkes normal bi şekilde insanca iner de biz de ezilmeyiz lan. Öleceksem bile böyle ölmek istemiyorum." "göreceğiz ve evet bende sınıf arkadaşlarım tarafından ölmek istemem..."
Yaklaşık bi 40 dakika sonra valizlerimizi yerleştirmiş uçağın gelmesini bekliyorduk. Öğrendiğim kadarıyla uçakta 320 koltuk varmış ve biz bunun nerdeyse seksenini kaplıyorduk. Resmen uçağın çeyreğini istila etmişiz. Peki bu bizi alakadar eder mi hayırrrr.
25 dakika sonra
Sonunda uçağa binmiştik çoğu kişi uyuyacaktı zaten büyük ihtimalle. Bizim Kazakistana gitmemiz nerdeyse dört buçuk , beş saat sonra varıcakmış. Eee bizim neyimiz eksik öyle değilmi Bihtercan
'he bacım he'
Ooo Bihtercan hanım bugünün ilk laf sokmasını şimdiden yaparsınız zannediyordum.
'eee şuanda aradığınız Bihtercan'a ulaşılmıyor günün öğle saatlarine doğru tekrar deneyiniz'
Kaç bakalım Bihtercan kaç bakalım nereye kadar kaçacan.
Gözlerim benden habersiz kapanmaya başlamıştı bile..
Bu benim yazdığım hem ilk bölüm hem de ilk kitaptı büyük bi ihtimalle okunmayacak ama olsun ben yine de yazmak istiyorum. Bu ilk bölüm olduğu için gerçekten boş ve konu ile alakasız görünebilir ama sonra konuları bağlayacağım. Umarım beğenirsiniz. Sonraki bölümde görüşmek üzere...