İçeriğe geç

Düşmana Dokunmak Maske

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Düşmana Dokunmak Maske

Bölüm 2

2. Bölüm Lanet Olsun Kor'a

Eteğim fır fır

Hayatım gır gır

Evde rahat yok her gün dır dır

O'ye o'ye

O'ye

Sertap Erener

---------

Sabah erken kalktım, tam mesaiye yetişmek için.

Üzerime Açelya Akay Bozkurt gibi yani kendi tarzım da bir şeyler giymek istiyordum, uzun zaman sonra çalışmak için gidecektim şirkete, şıklığım ve kendimden ödün veremem.

Üstüme kırmızı bir saten gömlek ve altıma da siyah kumaş bir pantolon giyindim kemerinde yıldız detayı ile göz çarpıcıydı. Gömleğimle uyumlu kırmızı topuklu ve mini çantamı da alarak evden çıktım.

Sitenin otoparkına inerek, arabaya bindim sakin bir şekilde sürdüm ve şirketin ön tarafına park ettim. Şirketten içeri girdim, selam veren insanlara gülümsüyor eskisi gibi davranma kararımın arkasında duruyordum.

Aniden danışmanlıktan birisi beni durdurdu ve 15. Kata gitmemi söyledi, direkt asansöre gittim ve kartımı okutarak 15. Kata çıktım.

Herkes çoktan toplantı odasına gelmişti. "Ne o sabahladınız mı burada?" Beni görmeyi beklemedikleri belliydi ki şaşkınlıklarını gizleyemediler, Duru ve Selin direkt koşarak bana sarıldılar.

Dün ki gerginlikten sarılmayı bile unutmuştuk resmen. "Gelmeyeceksin sanıyorduk ne oldu?" Dedi Duru.

E tabi haklıydı dün o kadar açık ve sertçe belli etmiştim ki ben olsam bende beni beklemem. "Nermin Hanım anlaşma teklifimi kabul etti."

Arda Selini ve Duruyu iterek yanıma geldi ve direkt sarıldı benden 3 yaş kadar küçüktü o da bu işlere benim gibi küçük yaşta başlamıştı. Teşkilat onu çöpte buldu da denebilir.

Bu yüzden soy ismi İz.

"Sarı fırfır ablasını mı özlemiş." Gülümseyerek Arda'nın saçını bozarak uğraştım, sinir olurdu ama onunla uğraşmak hoşuma gidiyordu napayım.

"Ne yalan söyleyeyim özledim valla özellikle de seninle görev paylaşmayı. Saçımdan ellerini çek ama ya." Dedi Arda saçlarından ellerimi ittirerek.

Gülümseyerek geri çekildim. Baran bana sadece bakıyordu, Arda geri çekilince yanıma geldi. "Özlettin ama sende ha." Baran ve ben GK ekibini seneler önce biz kurduk, kardeş gibiydik.

Baran ile de sarıldıktan sonra Rıfat ve Nermin'e döndük. Yerlerimize geçtik ve dün masaya fırlattığım dosyayı elime alarak incelemeye başladım. Atlas Soykan'ım tipi ve bilgileri yazıyordu. Ani bir gazla başlıktaki Kor yazısına karşı bağırdım. ''LANET OLUN KOR'A.'' Herkes gaza gelişime gülerek beni tekrar ettiler.

''LANET OLSUN KOR'A''

Gülüşerek dosyalara döndük. Sarışınlardan hoşlanır mı bunu nasıl öğrendiler? En sevdiği yemek, gitmeyi sevdiği mekanlar, hobileri, boks maçları, wow çocuk yer altı dünyasında boks maçına çıkıyormuş hem ajan hem boksör işe bak.

"Biz bu çocuğun ismini soy ismini zor bulduk, bu bilgilere nasıl sahip oldunuz?"

"Sanal arkadaşlar edindirdik, sanal insanlarla sohbet etmeyi seviyor."

"Aptal." Mırıldanarak dosyaya döndüm.

Belgeyi kenara koydum ve projeksiyona döndüm. Atlas Soykan'ın sosyal medya hesapları, fotoğrafları, yaşadığı yerleri gösteriyorlardı.

Nermin bana döndü. "Açelya anlaştığımız gibi imajın bende." Hepimizin önüne anlaşma belgelerini dizmeye başladı.

Maddeler tam olarak istediğim gibiydi, gülümseyerek imzaladım ve uzattım. "Kopyalarını bize vermeyi unutma." Herkesten imzalanan sözleşmeleri topladı ve yazıcıdan çıkartarak kopyalarını bizlere verdi. Her şey planladığım gibi gidiyordu.

"Geldik imajına." Dedi ellerini birleştirerek Nermin Hanım. "Korkutuyorsun beni." Kıkırdayarak ayağa kalktım. "Boksör birisinin dikkatini çekmem zor olmaz." Dedim ve etrafımda döndüm.

Boksörleri tavlamak kolay olur genelde, hepsi egoistin teki 2,3 iltifat et vs vs. Nermin bana doğru gülerek geldi ve saçlarıma dokundu.

"Sarı yapıcaz saçlarını." Gözlerimi fal taşı gibi açtım hemen elini ittim. "Hoop abartmıyor muyuz, ya akyazım ben ne demek sarı. Yanar saçlarım." Ekibin arkamdan güldüklerini duyuyordum. "Allah'ım bu günleri de mi görecektim." Dedi Baran. Gülerek yanıma gelen Baran'a ters bakışlar attım ve ittirdim.

"Bu daha başlangıç Nermin Akgün'ü biraz olsun tanıyorsam konuya hafif olandan başlar yani daha kim bilir başka neler olacak." Dedi Arda.

"Hiç rahatlatmıyorsun seni kardeşlikten reddediyorum."

Dedim ve suratımı ekşittim bunun üstüne Nermin Hanım, alkışlayarak etrafımda döndü.

"Aferin sana biraz olsun unutmamışsın beni ve sana şunu söyleyeyim ee genç kız oluyorsun, şu giyiminden bir kurtulucaz. Açelya sen fazla resmi ve şıksın yani 29 30 31 32 o yaşlarda şirketi olan birisi gibisin ama sen henüz 22 yaşında çıtır bir genç kızsın. Yaşına uygun giydireceğiz." Pek kastını anlamamıştım yani ben halimden gayette memnundum. Neyden bahsediyordu bu.

"Ana konuya dönsek? Toplantıdan sonra konuşsak bunu?"

Duru gülerek sırtımı sıvazladı. "Ekibe hoş geldin yeni clean girl."

"Lahmacun yerim ha." Selin gülümseyerek yanağımı sıktı.

"Gözlerinede lens mi taksak ya? Maviş maviş takılsın."

"Yeşillerimden hayatta vaz geçmem." Selin'in ellerini ittirdim.

"Sen ela gözlerinin yerine mavi göz ister miydin?" Dedi Baran Selin'in kafasını tutarak.

"Ben esmerim, beni sarışın yapamazlar."

"Hazır gitmişken bende boyatıcam." Hepimiz Duruya döndük.

"Duru sen zaten sarışınsın." Dedi Arda Duru'nun saçını tutup ona gösterirken.

"Olabilir?" Dedi ve kahkülünü düzelterek poz kesti.

"Bu gibi durumlarda erkek olmaktan gurur duyuyorum." Dedi Arda.

"Sadece arkamdan beni ve Atlası izleyeceksin kudur." Dedim ve gözlüğünü alarak masanın diğer ucuna sürükledim.

"Seni yalan söylerken hayal ediyorum da... Beceriksiz."

"Seni var ya." Ayağa kalkarak Arda'nın üzerine geldim o da kalkarak benden kaçmaya başladı.

Masanın etrafında koşuşturuyordu.

"Bence başaracaksın Açelya." Dedi yeni kız Mira.

Ona baktım ve süzdüm, çekik yuvarlak gözleri, asya güzelliklerine uyan türden bir güzelliği vardı. Açık kumral saçlarını toplamıştı.

"Sahi... Biz hâlâ tanışmadık." Elimi uzattım.

"Açelya Akay Bozkurt."

"Mira Vega."

"Aslen nerelisin? Bu soy isim pek alışık olduğumuz türden değil."

"Babam ispanyol." Dedi ve hafifçe dizlerini kırdı.

"Baban ispanyol sen ispanya prensesi değilsin, rahat ol biraz."

"Senin hakkında çok sert diyorlardı." Ekibe döndüm ve kaşlarımı çattım.

"Hanginiz dedikodumu çıkarttı?" Tam o anda Arda ve Baran birbirlerini işaret etti.

"İkinizide yakıcam." Miraya döndüm.

"O kadar da korkutucu değilim, bebek bakıcı falanım." Arda ve Baranı işaret ettim.

"Ayıp oluyor ben senden büyüyüm" elimle iki yaptım.

"Sadece iki yaş, o da kağıt üstünde ruhun benden en az 7 yaş küçük." Mimikleri ile beni alayla taklik etti.

"Tamamdır bu kadar yeter, yerlerinize." Dedi Rıfat bey ve yeni dosyaları önümüze koydu.

"Kronos ekibinin tüm üyeleri." Sayfaları çevirirken birisi tanıdık geldi.

"Ece Derman ile hiç karşılaştım mı?"

"İyi yakaladın, 12 yaşında gittiğin bir görevdeydi. Birbirinize yardım ettikten sonra onun kafasına vazo atarak hafızasını kaybetmesine neden oldun." Derin nefes verdim.

"Umarım beni hatırlamaz."

"Merak etme doktorunu konuşturtduk, hafızasını kaybetmeden önce ki son 2 ayı gelmemek üzere kaybolmuş." Rahatlayarak arkama yaslandım.

Bir süre insanları inceledikten sonra tüm ekiple dışarı çıktık öncesinde güzel bir balık restorantına oturduk.

"Karides, Karides, karides."

Arda, Selin ve Baran karides tezahüratı yapıyorlardı. Nermin hanımla ne zaman dışarı çıksak bizi buraya getirirdi ve sürekli Selin, Arda ve Baran için ortaya karides tabağı söylerdi.

"Ben bu gün farklılık yapacağım, levrek olsun." Duru ve yeni bir deneyim, şaşırdık mı?

"Ben klasiko devamko, ızgara levrek." Nermin hanım garsonu çağırdı.

"3 ızgara levrek ortaya karides ve kalamar roka salatası 1 tane levrek 2 çupra 2 tanede somon."

"İçecek ne alırdınız?"

"Hepimize kola." Dedi Rıfat bey.

Yemekten sonra bir kaç mağza gezmek için kızlarla ve Nermin hanımla bir avmye geçtik.

"Şurası tam istediğim gibi." Dedi ve sugar thrillze doğru ilerledi.

"Şaka yapıyorsun." Kafasını sallayarak ilerlemeye devam etti, hızlîca arkamö döndüm, kaçmak için yeltenirken Duru ve Selin kolumdan tutup beni içeriye soktu.

"Öncelikle girdiğimiz bu yer o kadar çoçuksu ki üstelik rahat bile değil bu etek boyu ne?" Dedim bir elbiseyi elime alarak.

Herkes gülerek benim etraftaki giysileri inceleyişime bakıyordu. "Aslında Açelya biraz tiki bir kız olacaksın hadi hayırlısı." Dedi Selin, adeta beni gıcık etmek istiyordu. Tiki mi? Ben mi? Benden imkansızı istiyorsunuz siz.

"Ben hayatta beceremem, benim normalde görevlerim zengin züppe olup belge çalmak. Kim bulaşırdı beni bu işe ya." Homurdananlardan nefret ederim ama şu anda ben homurdanıyorum.

"Hem giyim konusunda tamam giyinirim ama konuşmamı nasıl değiştircem. bayılacağım ha!" Diyerek boynumu büktüm ve acındırmaya çalıştım ama galiba başarısız oldum.

Duru normalde soft takılan bir kızdı selin ise rahat hani o ikisinin birleşimi, ondan beraber geldik. "Şimdi anladım planınızı hem Duru'ya hem Selin'e uygun alacaksınız hem soft hem rahat olucam, konuşmamı falanda değiştirteceksiniz tiki kızlık da oradan gelecek. Hay ben." Dedim ve çökerek yere oturdum beni denek ilan etmişlerdi.

Hepsi birden beni alkışlamaya başladı, anladım ama ne uğruna. "Olayı hızlı kavradın." Dedi Duru.

Bir kaç elbiseyi ve ayakkabıyı zorla denedim ve içilerine bıçak, silah veya zehir şişesi sığması uygun olan 4 parça elbise ve 3 çift ayakkabı aldık.

Ordan çıkarak başka mağzalara bakarken gözüme iki yer takıldı, selkie ve cider. Hepsini bu mağzaları görmemesi için ters yönde götürmeye çalışırken fark edildim.

Önce cider'e girdik, feeling cute koleksiyonundan tuhaf croplar fırfırlı etekler ve taban pabuçlar alarak çıktık.

Bu alışveriş benim için âdeta cehennem derdim ama o kıyafetlerle göreve gideceğimi hatırladım.

Yanındaki selike'ye girdik kıyafet isimlerinin saçmalığından bahsetmeyerek ordan 9 elbise alıp çıktığımı söyleyebilirim.

Daha nice mağza gezdikten sonra herkesin elinde en az 10 poşet vardı. Diğerlerinin yanına giderek poşetleri onlara devrettik ve Mirayı da yanımıza alarak kuaföre geçtik.

Kuaförde bizimdi, yani İz'in.

Oflayarak içeri girdim ve koltuğa oturdum. Boyatmak istemiyordum. "Evet Açelya renk konusu sende sarışın ama hangisi."

Gözlerimi devirdim. Sanki bir şey fark edecekti, beyefendi sarışın seviyor diye sarışın oluyorum ya şu anda. "Kirli sarı o zaman. Madem paçoz gibi giyineceğim kirli sarı. Hem tokamla da uyumlu olur."

Beklenmedik seçenek ile Duru ve Selin bakışarak kaşlarını kaldırdılar. Kimse benden böyle bir hareket beklemezdi ama yaptım.

Toka demişken... Tokam annemden bana kalan bir anı bir hatıra Kor annemi götürmeden önce yanıma gelmişti saçından çıkarttığı kanzashi tokası özel yapımdı, babam anneme özel olarak yaptırmış.

Annemin en sevdiği çiçek Açelya olduğu için üstünde Açelya çiçeği var özel işlemeli ve altın kaplama. Yeri geldiğinde ölümcül bir silah olabilir, babam anneme bunu birazda kendini koruması için almış.

E annemde kullanmış. Artık bende ve o toka sonsuza kadar bende kalacak.

Boya anında son kez dosyayı inceleyerek sohbetler ettik ve gün sonunda saçlarım kirli sarı rengindeydi.

3 ay boyunca taşınma işlemleri ve hazırlık olacaktı ve görev 3 ay sonra başlayacaktı o zamana kadar ekip serbestti. Araştırma hariç hala araştırma ekibi iz sürüyordu.

-------------

Zaman o kadar çabuk geçmişti ki sahte evim bugün tamamen hazırdı, sanki eve yeni taşınıyormuş gibi kamyon ile eşyalarım getirilmişti.

Koltuk takımları odalar çoktan hazırdı ufak tefek detaylar eksikti onları da ben yapacaktım.

Asıl sorum şu BEN BU KIYAFETLERİ NEREYE SIĞDIRAYIM. Ev 2+1 bir tane odası giyinme odası ayarladım ama aslında gizli şeyleri oraya koyacağım, mesela silahları tamamen oraya sakladım.

Evin önüne

sonunda geldim, görev bitene kadar sahte kimliğim ile ben Deniz Alkan sahte kimliği ile Toprak Tunç gerçek olarak Atlas soykan'ı devirmek için buradayım.

Kendimi toparlayarak evime girdim.

-----BÖLÜM SONU----

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.