Okul sabahı...Zaten okuldan nefret etmem yetmiyormuş gibi bir de evin içinde bağırışlarla uyandım.Üstümde kendimden çok çok büyük bordo tişört altımda bir tarafı uzun bir tarafı kısa pijama altım.Oturma odasına doğru yürüdüm.Görünürde bir şey yoktu.Anneme sordum;
+Neydi o sesler anne,rüya mı gördüm ben?
-Yok Leyla rüya değildi babanın sesiydi.
+Kavga mı ettiniz yoksa!
-Yok,yine telefon geldi açar açmaz sinirlendi,ben sakinleştirmeye çalıştım çekti gitti birden.
+Nereye gitti peki? Kimmiş telefondaki?
-Sence?
+Volkan amca mı?
-Babanın yanında volkan amca volkan amca diye anma sakın şu adamın ismini cinleniyo zaten.
+Yok anne ne zaman andım ismini saçmalama. Ne olmuş peki duydun mu?
-Geç kalıcaksın Leyla git hazırlan okula sonra konuşuruz hazırladım kahvaltını.
+Peki.
Okul...NEFRET EDİYORUM ONDAN.Neyse ki Elif var yoksa hiç çekilmezdi okul.İlk dersteydik kapı çalındı,müdür yardımcısı içeri girip yeni öğrencinin nakil olduğunu söyledi.Ardından öğrenci içeri girdi.Uzun boylu,kıvırcık saçlı,esmer bir çocuktu.Müdür yardımcısı çıktı.Türkçe öğretmeni kendisini tanıtmasını istedi.
-Adım Furkan soyadım Bolat.Babam mimar.Şirketi var.
dedi.
Neden babası hakkında bu kadar bilgi verdi ki.Çok saçma.Furkan...Bolat..BİR DAKİKA NE? BOLAT,MİMAR,ŞİRKET?
Volkan Bolatın oğlu bu. Yani bizim ailemizin ebedi düşmanı.Nasıl bi tesadüftür bu yahu.Çok gerilmiştim.Beni tanır mıydı acaba?Eve mi gitsem? Neyse tanımaz heralde ya.
Ders bitti.Elife hiçbir şey söylemedim.Çünkü bu babamla Volkan amca arasında bir şey ve ona "aaa bu çocuk babamın düşmanının oğlu biliyor musun" diyemezdim.Ona ne çünkü.Diğer teneffüs uyuyordum.Elif teneffüse çıkmıştı.Sonra yanıma birinin oturduğunu hissetim.Elif teneffüsten dönmüştür diye düşündüm.Kalktım.Sağıma döndüm.O.Furkan.