Melis’in hayatı ikiye ayrılıyordu.
Babası varken.
Babası yokken.
Babası yıllar önce büyük bir şirketin sahibiydi. Bir gün aniden öldü. Herkes bunun sıradan bir olay olduğunu söyledi.
Ama Melis inanmadı.
Babası ölmeden önce ona sadece bir cümle bırakmıştı:
“Bir gün Atlas adını duyarsan… uzak dur.”
Yıllar geçti.
Melis liseye geçti.
Ve sınıf kapısı açıldı.
Öğretmen yeni öğrenciyi tanıttı.
“Atlas.”
Melis’in kalbi duracak gibi oldu.
Aynı isim.
Atlas sıradan görünüyordu. Sessiz, ukala biraz da soğuk.
Melis ilk günden nefret etti.
Tesadüf olamazdı.
Günlerce onu izledi.
Sonunda Atlas’ın çantasında eski bir dosya buldu.
Dosyanın üstünde babasının adı yazıyordu.
iş mektupları, röportaj haberleri ve fotoğrafları içinde vardı.
Melis sinirle Atlas’ı koridorda durdurdu.
“Babamı nereden tanıyorsun?”
Atlas önce sustu.
Sonra gülümsedi.
“Demek sonunda öğrendin.”
Melis dondu.
Atlas yaklaşıp alçak sesle dedi:
“Babanla ilgili her şeyi bilmek istiyorsan… bana katlanmak zorundasın.”
O günden sonra istemeden birlikte araştırmaya başladılar.
Kavga ettiler.
Birbirlerini suçladılar.
Melis sürekli Atlas’ın bir şey sakladığını düşündü.
Ama sonra öğrendi…
Atlas’ın babası da aynı olayda ölmüştü veya kaybolmuştu.
Yani Atlas düşman değildi.
O da cevap arıyordu.
Babaları hakkında araştırmalar yapmak için Atlasın köşküne giderler
Bir gece dosyaları incelerken elektrikler kesildi.
Melis korkudan geri çekildi.
Atlas telefonun ışığını açtı.
“Merak etme.”
Melis ilk kez ona baktı.
“Ben senden nefret ediyorum.”
Atlas hafifçe gülümsedi.
“İyi. Çünkü ben de senden hiç hoşlanmıyorum.”
İkisi de sustu.
Sabah olur...
Babalarının katilleri hakkında araştırma yaparken uyuya kalan Melis ve Atlas kendilerini birbirlerinin omzuna yaslanmış bulurlar.
Atlas:
Gözlerimi açtığımda Melis omzumdaydı nekadarda güzel uyuyordu ama birgün gerçeği öğrenecek ve benden intikamını alacak ama keşke babasının nasıl bir adam olduğunu bilseydide bu duruma düşmek zorunda kalmasaydık.
Atlas doğrulur ve aşağı iner kahvaltı hazırlar murat arar
-Abi kız öğrenmiş senin adamlarından öğrendim
-yaw olum kız ilk baştan çaktı işi babası büyük ihtimallen birşey anlattı benim hakkımda keşke gerçeği bilse.mecbur yalan attım.neyse işim var kapatıyorum.
Melisten:
Yeni uyandım koltuktamı uyumuştum şort ve atlet giyip aşağı indim. Tam merdivenin ordan inecekken Atlas babamla ilgi birşeyler diyordu beni kandırdı. Biran hızla hızla aşağı inerken basamak yerine boşluğa bastım Bir anda dengem bozuldu.
Tam düşecekken biri kolumdan tuttu.
Atlas.
Diğer eliyle korkuluğa tutunmuştu.
İkimiz de birkaç saniye öyle kaldık.
Atlas kaşlarını çatıp nefes verdi.
“Ne yapıyorsun sen?”
Kolumu çektim.
“Bırak beni.”
Atlas bırakmadı.
Önce beni düzgünce basamağa çıkardı.
Sonra geri çekildi.
Ben ona baktım.
Öfkeliydim.
“Beni kandırdın.”
Atlas’ın yüzü değişmedi.
“Ne duydun?”
“Babam hakkında konuşuyordun.”
Sessizlik.
Birkaç saniye geçti.
Sonra Atlas gözlerini kaçırmadan konuştu:
“Duyduğun şey doğru.”
Nefesim kesildi.
Atlas devam etti.
“Baban sandığın biri değildi.”
Sinirle güldüm.
“Ve sen bunu söyleyecek kişisin?”
Atlas sustu.
Sonra alçak sesle dedi:
“Evet. Çünkü o gece oradaydım.”
Gözlerim büyüdü.
Atlas devam etti:
"sana yalan söyledim. Çünkü...”
Bir adım geri attım.
Atlas ilk kez gözlerimin içine baktı.
Çünkü ne???
“Baban iyi biri değildi Melis. İnsanlara zarar veriyordu. Ve o gece… onu durduran kişi bendim.”
Konuyu değiştirme bir soru sordum.
Etraf sessizleşti.
*Benimi kandırıyor Yoksa hiçbir şeyi bilmeyen kişi ben miydim?*
Atlas yavaşça arkasını döndü.
Ama gitmeden önce durdu.
“İstersen bir daha yüzüme bakma.”
Sonra ekledi:
“Ama önce gerçeği öğren.”
Amağ oncağ gerçeği öğranğ
Gıcık şey kimbilir neler biliyorda saklıyor.
Bölüm Sonu Nasıl buldunuz yorum atıp takip etmeyi unutmayınnn🫶🏻(Melis ve Atladım tipleri aşağıda)
Atlas

Melis:
