İçeriğe geç

Düş

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Düş

Bölüm 5

Bi' deniyelim

Söyledikleriyle olduğum yerde kalmıştım. Böyle bir iltifat beklediğim en son şeydi. Ben daha duyduklarımı idrak etmeye çalışıyordum fakat Akay benden bir cevap bekliyor gibi merakla bana bakıyordu. Ne diceğimi bilemiyordum. Kalp atışlarım gittikçe artıyordu. Ben ne diyeceğimi düşünürken zilin çaldığını duydum. Akay'a döndüğümde mutsuz bir suratla yataktan kalkıyordu. Muhtemelen Zeynep Teyze gelmiş olmalıydı. Bende Akay'ın arkasından yavaş yavaş kapıya doğru ilerledim. Akay kapıyı açarken bende biraz geriden kimin geldiğine bakıyprdum. Akay lapıyı açtığında ikimizde Zeynep Teyze'yi görmeyi vekliyprduk fakat hiç tahmin etmediğimiz birisi gelmişti.

"Akay, naber ablasının gülü"

Evet Aslı abla gelmişti.Akay şaşkın bir şekilde bakıştığımızda Aslı abla beni fark etmişti. Ben onu fptoğraflardan tanıyordum fakat o beni tanımıyordu. İlk başta afalladı fakat sonra anlamış gibi gülmeye başladı. Fakat muhtemelen çok yanlış şeyler anlamıştı.

"Oo bu güzel hanım kim? Bizi tanıştırmicak mısınız Akay bey."

Bu sınıftan bir arkadaşım Hazan. Bu da sana bahsettiğim ablam Aslı"

"Memnun oldum"

"Bende memnun oldum tatlım"

Bana elini uzatınca bemde nezaketen elini tuttum. Minik bir tokalaşma merasiminden sonra oturma odasına geçtik. Çok merak ettiğim fakat soramadığım o soruyu Akay aklımı okumuş gibi benim yerime sormuştu.

"Neden geldin abla?"

"Gelmesemiydim"

"Gelseydin de keike bir kaç saat son-

Ne diceğini anladıüım için öksürerek susmasını ima ettim. O da imayı anlamış olmalı ki hemen sustu.

"Özledim sizi bir kaç günlüğüne izin aldım. Annem nerde? Eğer evde olsaydı sen kapıyı hayatta açmazdın çünkü tembel tav-

Bu seferde Akay benden utanmış gibi öksürerek kafasıyla beni işaret etti ve susmasını söyledi.

"Annem Emine Teyzeye gitti. Kahvaltıyı orada yapıcaz dedi. Ama kahvaltıyı öğle yemeği ile birleştirdiler galiba."

"Ay annemleri tanımıyordun sanki. 5'ten erken gelmez o. Bi başladımı bitmiyor onların sohbeti"

Onlar sonbet ediyor, ben onları dinliyordum. Dinlemeyi konuşmaktan daha çok sevdiğim için laf etmiyordum.

"Ee biraz da sen konuş Hazan. Hiç konuşmuyorsun"

"O konuşmayı pek sevmiyor. İnsanları dinlemeyi daha çok seviyor"

Evet bu doğruydu. Fakat ben bunu ona dediğimi hiç hatırlamıyorum. Nereden biliyordu?

"Evet de sen nereden biliyordun bunu?"

"Gözlem diyelim"

Eee benim soruma dönebilir miyiz. Viraz kendinden bahset. Tanıyalım seni. Taniyim daha doğrusu. Çünkü birileri çoktan tanımış" son cümşeyi Akay'a bakarak söylemişti. Ve bu beni utandırmıştı.

"Adım Hazan. 24 Ekim doğumluyum. Yani akrep burcuyum. 17 yaşındayım. Bu kadar başka bir özelliğim yok"

"Annenler burada olduğunu biliyor dimi"

"Iıı orası biraz karışık. Annemler şehir dışında o yüzden haber vermemiştim. Fakat sabah dışarıda olduğumu öğrendi bende arkadaşımda olduğumu söyledim. Yani dışarıda olduğumu biliyor fakat burada olduğumu bilmiyor"

"Hmm anladım. Ne zaman dönecekler?"

"Yarın akşam dönücekler. Saat 8'de."

Sohbet ederken saatin farkında bile değildik. Saate baktığımda 17.23'ü görmeyi beklemiyordum. Neredeyse iki saattir sohbet ediyor olamazdık değil mi? Akşam olmak üzereydi. Annem Büşralarda olduğum için merak etmezdi. Çünkü onları çok iyi tanıyorfu fakat buraya geleli 1 gün olmuştu ve ben hala buradaydım. Sanırım eve gitme zamanım gelmişti.

"Ben gidiyim artık. Size de yeterince rahatsızlık verdim"

"Biraz daha kalsaydın"

"Akay'a katılıyorum. Ne kadar salak olsada bu sefer haklı bence. Hem birazdan annemde gelir yemek yeriz sonra Akay seni evine bırakır."

"Bilmem ki. Hala gitmedi mi bu kız demesin Zeynep teyze"

"Ne alaka ya. Niye desin öyle bir şey. Hadi gel" tam o sırada anahtar sesi geldi "bak annemde geldi." Aslı abla dediğini doğrulamak için kapıya döndü. Onlar dönünce otomatikmen ben de gördüm. Bu sefer haklıydık Zeynep teyze gelmişti. Ben mahcup bir şekilde ona bakarken o beni güler yüzle karşılamıştı. Sonra Aslı ablayı görmüş olmalı ki o güler yüzlü ifadesi birden şaşkınlığa döndü.

"Aslı. Kızım hoşgeldin. Hangi rüzgar attı seni buraya"

"Annem" diyerek Zeynep teyzeye sarıldı. Yanyana görünce daha iyi fark ettim. Akay da Aslı abla da Zeynep teyze'ye çok benziyorlardı."bir kaç günlüğüne izin aldım. Özledim sizi bi gelip göriyim dedim." Özlediği ger halinden belliydi. 4 aydır görüşmüyorlar fakat yıllarca ayrı kalmış gibiler. "Ne iyi ettin bizde seni özlemiştik. Ben yemekleri hazırliyim hep beraber yiyelim ha ne dersiniz?" "Olur bende geliyim yardım ediyim sana" "Yok sen yol yorgunusun yat dinlen" o kadar evlerinde kaldım zaten bari ven yardım ediyim "İstersen ben yardım edebilirim." "Hele ki seni hiç almam yanıma. Misafirsin kızım sen hem bitirdiniz mi şiirinizi siz?" "Evet anne bitirdik. Çok ta güzel oldu" "İyi o zaman biraz daha ona çalışın yemekten sonra okursunuz" "Ya anne bebek miyiz biz" "Sus bakiyim. Siz hala benim bebeklerimsiniz" diyip başka bir şey diblemek istemiyormuş gibi hızlıca mutfağa geçti. "Gelir gelmez annemden de azar yediğime göre gidip üstümü değiştiriyim ben" Aslı abla da gitmişti. Ve saatler üzerine tekrar başbaşa kalmıştık. Akay'ın gözleri direk bana döndü. Sanki saatlerdir bu anı bekliyordu. Yanına iki kere dokundu. Bu yanıma gel demekti. Yavaşça oraya doğru yürümeye başladım. En son hedefe varınca Akay'ın yanına oturdum. O bana bakıyor ben ona bakıyordum. Kalbim gene hızlanmıştı. Bunlar normal bir şey değildi. Onunla yanyana oturunca veya tek kalınca kalbim olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde atıyordu. Ona karşı hislerimin değişmiş olmasından aşırı korkuyordum. Çünkü platoniklik hayatımda Allah'a şükür hiç yaşamadığım fakat yaşamak hiç istemediğim bir duyguydu. Gerçi sabah olan konuşmamızı düşünürsen çokta platonik olmuyordu. Acaba ona güvenmelimiydim. Tanışalı çok olmamıştı bu doğru. Ama daha şimdiden ona güvenmeye başlamıştım. İlk başta ondan nefret ediyordum halbuki. Nasıl değişti bu duygularım. Okulda konuşabilceğimiz bir konu değildi bu. Bu yüzden şimdi konuimalıydık. Ve sanırım eğer ben konuyu açmazsam o hiç konuşmicaktı. "Akay sana ilk ve son kez sormak istiyorum bu soruyu. Sana güvenebilirmiyim" Ne demek istediğim çok netti. Eğer azcık aklını kullanırsa ne demek istediğimi anlardı. Ve anlamıştı da "Tabikide. Her konuda bana güvenebilirsin. Güvenini asla yıkmam ve yıkmicamda"

"Tamam o zaman bi deneyelim"dediğim an bana sarıldı bende ona karşılık verdim." Ama eğer beni üzersen sevgimi ve sevgini hiçe sayar ve bende seni üzerim Akay"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.