İçeriğe geç

Düş

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Düş

Bölüm 3

Uyuya kalma

Matematik hocasını sevmiştim. Diğer hocaların bu kadar anlayışlı olucağını sanmıyorum. Matematik dersini zaten oldum olası sevmişimdir. Evet zor bir ders ama benim kafam aldığı için çok sıkıntı olmuyo. Ben derste çok parmak kaldırıyo ve çoğunlukla doğru biliyordum. Kızlar matematikten mefret ederdi o yüzden hiç parmak kaldırmazlardı. Bem sosyalden nefret ederken tam tersi Defne de inkılaba bayılırdı. Büşra daha çok Türkçeciydi. Ve şu bir haftada gördüğüme göre sanırım Akay da inkılapcı. Benim tersine inkılap da hep derse katılıyor fakat matematikte bir tane soru çözmüyordu. Bir ara "bir insan matematiği nasıl sevebilir" dediğini duydum. Bemde "nasıl bir insan bana göre imkansız olsa da inkılabı sevebiliyorsa öyle sever" dedim. Bunun üzerine bana ters bir bakış atmıştı ama umursamadım. Onun dışında her zamanki gibi sıradan bir gündü. Bir tenefüs kantine inip favorim olan hindistan cevizli pop kek ten almıştım. Gerçekten mükemmel bir kekti. Bayılıyordum. Onu yediğimi görünce yüzünü buruşturmuştu. Ona "ne var" dercesine bir bakış attığımda "pop kek dediğin muzlu olur" demişti. Bu sefer yüzünü buruşturma sırası bemdeydi. -

-Iyy muzlu pop kek ten nefret ederim. Nasıl yiyosun onu ya. Hem bunu hiç biri geçemez

-o en kötüsü bi kere

-hiç te bile

-öyle

-sen kendi yediğine bak

-ne varmış benim yediğimde güzelim pop kek

-yaw he he

Zil çalınca yerime oturdum Akay da yanıma oturdu. Son derse giriyoduk ve ben çok yorulmuştum. Ders türkçe olduğu için uyumayı düşünüyodum. Hoca geldi ve direk derse geçti. Kafamı sıraya koydum ve başımı Akay'a doğru çevirdim. Yakışıklı çehresini izlemeye başladım. Gerçekten ne ararsan vardı çocukta. Boyu tahminen 1.87 civarlarındaydı çünkü venim boyun 1.69 du ve ben onun yüzüne bakmak için kafamı baya kaldırmam gerekiyordu. Kumral olan saçları hafif uzun ve dalgalıydı. Saçını taramadığı belliydi. Bu ona daha çok yakışıyordu ve muhtemelen bunun farkındaydı. Deniz mavisi gözleri isr kendini oldukça belli ediyordu. Ona baktığımı hissetmiş olmalı ki birden bana döndü. Bir kaç saniye bakıştıktan sonra hocanın "çocuklar derse odaklanın" uyarısıyla başımı soradan kaldırdım.

Dersin yarısına gelmiştik kitaptan işlediğimiz için çok sıkıcı geçiyordu. Ve şimdi de bir okuma metni vardı. Evet en sevmediğim konu ve ana fikir. Büşra da dahil 5 6 kişi okumak için parmak kaldırıyodu. Türkçe dersinde sadece bu tek tuk kişiler derse katılırdı. Sorama uzanmış dersin bitmesini bekliyodum. Uzun süredir yattığım için mayışmıştım. Hatta bir ara gözüm kapanmaya başlamıştı. Tam gözüm benden bağımsız bir şekilde kapanmıştı ki hocanın can sıkıcı cümlesiyle ani bir şekilde geri açıldı.

- Akay ve Hazan siz bugün hiç derse katılmadınız. Hani bu metini siz okuyun.

Şaka gibi ya. Koskoca sınıfta hoca bizi bulmuştu

-hocam benim yerime başkası okusa. Hala hocayı ikna etmeye çalışıyordum ama nafile.

-hayır Hazan sen okicaksın.

Oflayarak okumaya başladım. Kızları ben erkekleri Akay okuyodu. Son dersin böyle bitmesi çok cansıkıcı olmuştu.

İşte o kurtuluş sesi. Zil ! Sonunda kurtulmuştum. Aşıro berbat bir günü daha bitirdim. Çantamı topladım çıkışa doğru yürürken arkadan bir ses geldi "nereye?" Arkamı dönünce hiç şaşırmadım. Akay bey her zamanki can sıkıcı tavırlarından birini yapıyordu. "Eve gerizekalı nereye olabilir" "hani bize gidicektik" ayy proje vardı dimi yaaa ben onu tamamen unutmuştum "off proje işi vardı dimi" " evet hadi atla arabaya" ön koltuğa bindim ve yola çıktık. Eve varmamız 20 dk sürmüştü. Çok uzak br yer değildi. Lüks bir evdi. Benim evime göre biraz büyüktü. Eve girdiğimizde bizi tatlı vir kadın karşıladı.

-hoşgeldiniz çocuklar

-hoşbulduk

-tanıştıriyim anne bu sıra arkadaşım Hazan. Bu da annem.

-çok memnun oldum kızım

-bemde çok memnun oldum. Dedim gülümseyerek. Daha çok vakit kaybetmeden Akay'ın odasına çıktık. Büyük,sade,güzel bir odası vardı. Çantamı bir köşeye koydum ve yatağa oturdum. Rahat bir yatağı vardı.

-evet,nereden başlıyoruz

-bemce ikimizde minik 5 kıtalık şiirler yazalım sonra onları birleştiririz

-tamam bana uyar

Şiir yazmayı sevmezdim ama bu eğlenceli olucak gibi gözüküyordu.

Aradan 1 saat geçmişti biz hala düzgün bir şey yazamamıştık. Ben onunkileri beğenmiyorfum o benimkileri. Zevksiz. Annesi Zeynep Teyze bir kaç kere gelip kek ve kurabiye getirmişti. Gerçekten çok tatlı bir kadındı.

Saat 18.49'du. Yani buraya geleli neredeyse 3 saat olmuştu. Birazını yapmıştık yapmasına ama hala 6 kıta daha yazmamız gerekiyordu. Bugün yorucu bir gün olmuştu. Günün yoruculuğu yüzünden aklıma hiç bir şey gelmiyordu. Eğer şarkı dinlersem aklımı dağıtım bir şeyler düşünebilceğim aklıma geldi. Çantamdan kulaklığımı çıkarttım. "Napıyorsun?" Akay'ın sesini duyunca ona döndüm. "Şarkı dinlicem. Şarkı kafamı dağıtmamı sağlar. Belki daha güzel düşünürüm dedim" "kulaklık niye takıyorsun" "rahatsız olmaz mısın" "yo ben müzik dinlemeyi çok severim." Benzer bir yönümüz var demekki. Bu beni mutlu etti çünkü müzik benim taiam kaynağımdı."açıyorum o zaman" "tamamdır". Her zamanki şarkımı açıcaktım çünkü şarkıya bayılıyodum. Burada sadece Akay olduğu için hafif sesli bir şekilde eşlik edicektim. Şarkıyı açtım. Kız demeye başlayınca aynı anda bende şarkıya girdim.

"Dünyanın en güzel yeri senin yanın evet ama gelmek yasaktır bana. Sen dünyanın bir ucunda ben ellerim avucumda kaldım bu boş diyarda" bir yandan söylüyor bir yandan düşünüyordum. Erkek şarkıya girdiğinde farklı bir ses daha duydum. Başımı kaldırdığımda Akay'ın gülerek şarkıya eşlik ettiğini gördüm. Onun bu şarkıyı bilmedini veklemiyordum.

"Olur ya insan değişir başka bedenlerde sevişir. Gerek yok suçluluk duymaya." Bende ona bakarak gülümsedim ve onunla beraber şarkıya girdim.

"Dinle,dinle. Baktın olmuyo bu şarkıyı söyle bir gülümseme kondursun yüzüne. Sen hiç üzülme asla ziyan olmazsın. Ziyan olmazsın sen."

-Sen nereden biliyosun bu şarkıyı

-benim çok sevdiğim bir şarkıdır bu.

-bende çok severim.

-demek ortak bir yönümüz varmış.

-evet

Güldüm ve işime devam ettim. Şarkının aklımı dağıtacağını düşünmüştüm. Ve dağıtmıştı da. Ama hesaba katmadığım bir şey vardı. Şarkılar beni mayıştırırdı. Zaten yatağın üzerinse uzanıyordum. Şarkı da dinleyince iyice mayışmıştım. Gözlerim kapanmaya başlamıştı.

Gözlerimi açtığımda Akay'ın yatağındaydım ama oturur pozişyonda değil yatağın içindeydim. Yorganın içindeydim. Bir dakika bem uyuya mı kalmıştım. Evet maalesef uyuya kalmıştım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.