"Yeni Başlangıçlar berbattır" der John Green Peki ya Gerçekten öyle midir? En azından ben öyle düşünüyorum. Ben nur 18 yaşında zayıf uzun boylu uzun saçlı beyaz tenli ve ela gözlü bir kızım. Arkadaşlarımı çok severim, benim için her şeyden daha değerliler. Yani en azından babamı kaybettikten sonra. Annem ve iki kardeşimle bir apartman dairesinde oturuyorum ve Okul dışında fazla bir hobim yok. Hayatımda sadece bir defa aşık oldum. Gerçekten birini sevdiğimi hissettim ve tahmin edersiniz ki-klasik erkek-başka birini bulduğu için Ailevi sorunlarım var deyip beni terk ettti. Tek Bir hayalim vardı. okuyup kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek ve annemi kurtarmak. Bir gün yine kızlarla okul bahçesinde otururken kendini okulun Bad girl'ü sanan Reyhan ve Arkadaşları Bize laf atmaya başladılar. Hayır karşılık vermeyecektim, öğretmenlerimin hepsi oradaydı kendimi onların gözünden düşüremezdim. Konuştular konuştular bizim kızları zor tutmuştum onlara saldırmamaları için ama söyledikleri son kelime içime dank etti. babama küfür etmişti. Daha fazla dayanamadım ayağa kalktım var gücümle saçına yapışıp onu yerde yumrukladığımı hatırlıyorum gözüm dönmüştü etrafımdakileri göremiyordum gözlerimi müdürün odasında açtım karar vermişlerdi beni ve arkadaşlarımı göndereceklerdi ne kadar ısrar etsem de nafile Hoca biz ve reyhanlar için çoktan karar vermişti bile. Dediği tek şey sadece şuydu: "Nakil işlemleri için yarın yanıma gelin, okullarımızı ben belirleyeceğim"
Yok artık!
"Hocam ona da biz karar verseydik" dedim
Hoca kafasıyla kapıyı işaret ederek çıkmamızı söyledi. Tamam şu ana kadar ufak yaramazlıklar yapmış olabilirdim ama bu kadar da ileri gittiğimi düşünmüyorum açıkçası. Ertesi gün okula geldiğimizde çoktan işlemler hallolmuş, listeden adlarımız silinmişti bile! İşlerimizi halledip okuldan çıktık. Yakınlarda bir parkta oturup elimizdeki belgeye baktık; dördümüzde şehrin dışındaki bir imam hatip lisesine yerleştirilmiştik.
Önceden kulağıma komik gelirdi "İmam hatip lisesi" hah! artık kulağa o kadar komik gelmiyordu...

