İçeriğe geç

Durakta Kalanlar

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Durakta Kalanlar

Bölüm 2

2. Bölüm: Bir Mesaj Daha

Sabah alarmım çaldığında gözlerimi açmak istemedim. Dün gece geç saatlere kadar telefona bakmıştım. Aslında konuştuğum kişiyle vedalaşalı saatler olmuştu ama nedense mesajlarımızı tekrar tekrar okuyordum. Kendi kendime gülüp telefonu yastığımın altına koydum. Ne yapıyordum ben? Alt tarafı tanımadığım biriyle konuşmuştum. Üstelik adını bile bilmiyordum. Yine de içimde, bugün de yazmasını isteyen küçük bir merak vardı.

Yataktan kalkıp hazırlandım. Annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Masaya oturup bir lokma aldım, sonra aklım yine telefona gitti. Ekranı açtım. Bildirim yoktu. Telefonu ters çevirip kendime kızdım.

"Cevahir, daha sabahın köründe ne bekliyorsun?" diye söylendim kendi kendime.

Evden çıktığımda hava düne göre daha güzeldi. Her zamanki yoldan yürüyüp durağa geldim. Otobüsü beklerken Instagram'a girdim. İtiraf sayfasının hikâyesine baktım. Yeni bir paylaşım yoktu. Tam uygulamadan çıkacaktım ki mesaj bildirimi geldi.

İtiraf Sayfası: Günaydın, meraklı kız.

İstemeden gülümsedim. Hemen cevap yazdım.

Cevahir: Günaydın gizemli yabancı. Bugün de mi insanları meraklandırmaya devam?

İtiraf Sayfası: Ben bir şey yapmıyorum, merak eden sensin. 😂

Cevahir: Tabii tabii, suçlu yine ben oldum.

İtiraf Sayfası: Peki, bugün nasılsın?

Cevahir: Daha okula gitmeden yoruldum. Sen?

İtiraf Sayfası: Ben iyiyim. Ama senin bu kadar erken kalkmana üzüldüm.

Cevahir: Sanki sen çok geç kalkıyorsun.

İtiraf Sayfası: Benim saatim belli olmaz. 😂

Otobüs geldiğinde konuşmayı bırakmak zorunda kaldım. Telefonu cebime koyup cam kenarına oturdum. Yol boyunca dün geceki mesajları düşündüm. Bir insanı tanımadan onunla konuşmak ne kadar garipti. Normalde yabancılara karşı mesafeliydim ama bu çocukla konuşurken kendimi rahat hissediyordum. Belki de kim olduğunu bilmediğim için bu kadar kolay konuşabiliyordum.

Okula vardığımda Elif'i sınıfta buldum. Beni görür görmez yüzünde tuhaf bir gülümseme belirdi.

"Hayırdır Cevahir, bugün yüzün gülüyor?"

"Ne alaka ya? Her zamanki gibiyim."

"Tabii, her zamanki gibi. Sabah sabah kiminle mesajlaşıyordun peki?"

Gözlerimi devirdim. "Kimseyle."

Elif kollarını bağladı. "Dün de aynı şeyi söyledin. Telefonunu elinden düşürmüyorsun. Bir şey saklıyorsun."

"Abartma, itiraf sayfasından biriyle konuşuyorum sadece."

Elif'in gülümsemesi bir anda kayboldu. "Ne? Ciddi misin sen?"

"Bağırmasana! Alt tarafı sohbet ediyoruz."

"Cevahir, o hesabı kimin yönettiğini biliyor musun?"

"Hayır."

"Ya tanıdığımız biriyse?"

"Olabilir. Sonuçta okulun hesabı."

Elif başını iki yana salladı. "Sen bilirsin ama dikkat et. İnsanların internette kendini tanıttığı kişiyle gerçek hayattaki hâli aynı olmayabilir."

Bir an sustum. Aslında haklıydı. Karşımdaki kişinin kim olduğunu bilmiyordum. Bana söylediklerinin ne kadarının gerçek olduğunu da anlayamazdım. Ama yine de konuşmayı kesmek istemiyordum.

"Tamam anne, dikkat ederim," dedim gülerek.

Elif defterini açarken bana kalemini fırlattı. "Dalga geç bakalım. Sonra gelip bana ağlama."

Ders zili çaldığında konuyu kapattık. Gün boyunca öğretmenleri dinlemeye çalıştım ama aklım ara sıra telefona kayıyordu. Teneffüste bildirim gelip gelmediğine baktım. Bir mesaj yoktu. Öğle arasında da yoktu. Kendime bunun önemli olmadığını söyledim. Herkesin bir hayatı vardı, belki meşguldü. Ben neden bu kadar düşünüyordum ki?

Son ders bittiğinde çantamı topladım. Elif'le okul kapısına kadar yürüdük. O başka yöne gideceği için vedalaşıp ayrıldık. Ben de her zamanki durağa doğru ilerledim. İnsanlar bekliyordu; birkaç öğrenci kendi arasında konuşuyor, bir kadın telefonuyla uğraşıyordu. Ben bankın ucuna oturup çantamı yanıma bıraktım.

Telefonum titredi.

İtiraf Sayfası: Bugün kayboldun. Bir şey mi oldu?

Mesajı görünce yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu.

Cevahir: Okuldaydım. Her dakika telefona bakamıyorum sonuçta.

İtiraf Sayfası: Ben de zaten bütün gün seni bekliyordum demedim. 😂

Cevahir: İyi ki dememişsin, korkardım.

İtiraf Sayfası: Korkma, o kadar kolay kurtulamazsın benden.

Mesajı okuyunca bir an duraksadım. Sonra güldüm. Bu çocuk bazen öyle şeyler yazıyordu ki ne cevap vereceğimi bilemiyordum.

Cevahir: Sen önce kim olduğunu söyle de ona göre karar vereyim.

İtiraf Sayfası: Yine başladık.

Cevahir: Evet, başlayacağız. Kaç gündür konuşuyoruz, adını bile bilmiyorum.

İtiraf Sayfası: Daha bir gün oldu.

Cevahir: Bir gün de olsa insanın bir adı olur herhâlde.

İtiraf Sayfası: Var tabii.

Cevahir: Vay be, gerçekten mi? Benim de var mesela.

İtiraf Sayfası: Senin adını biliyorum.

Bir anda ekrana dikkatle baktım.

Cevahir: Nereden biliyorsun?

İtiraf Sayfası: Profilinde yazıyor, dedektif hanım.

Derin bir nefes verip güldüm. Bir an gerçekten beni tanıdığını düşünmüştüm.

Cevahir: Bir an korktum ya.

İtiraf Sayfası: Niye? Korkacak bir şey mi yaptın?

Cevahir: Hayır ama insan kiminle konuştuğunu bilmek istiyor.

Bu kez cevap biraz gecikti. Ekranda yazıyor işareti belirdi, kayboldu, tekrar belirdi. Sonunda mesaj geldi.

İtiraf Sayfası: Diyelim ki beni gerçek hayatta tanıyorsun. O zaman ne yapardın?

Kaşlarımı çattım. Bu soru beklemediğim bir yerden gelmişti.

Cevahir: Tanıyor muyum ki?

İtiraf Sayfası: Belki.

Cevahir: Aynı okulda mıyız?

Cevap gelmedi.

Cevahir: Hey, soru sordum.

İtiraf Sayfası: Belki aynı koridordan geçiyoruzdur. Belki de her gün birbirimizi görüyorduruz.

Ekrana bakarken içimde garip bir his oluştu. Bir an okul koridorları gözümün önünden geçti. Her gün gördüğüm yüzleri düşündüm. Sınıfımdaki çocukları, merdivenlerde karşılaştıklarımı, bahçede arkadaşlarıyla duranları…

Gerçekten tanıdığım biri olabilir miydi?

Cevahir: Sen benimle dalga mı geçiyorsun?

İtiraf Sayfası: Biraz. 😂

Cevahir: Çok komiksin, gülmekten öldüm.

İtiraf Sayfası: En azından güldürdüm.

Otobüs geldiğinde konuşmayı bitirmek zorunda kaldım. Eve gidene kadar mesajları düşündüm. Acaba bu çocuk kimdi? Okulda yanından geçtiğim biri miydi? Beni görmüş müydü? Belki de çoktan tanışmıştık ama ben farkında bile değildim.

Eve geldiğimde çantamı odama bıraktım. Annem mutfaktan seslendi, ben de birazdan yanına geleceğimi söyledim. Önce telefonumu şarja taktım ve yatağıma uzandım. Mesaj kutusunu açıp son konuşmamızı tekrar okudum. Kendime bunun yalnızca bir sohbet olduğunu hatırlatmaya çalıştım. Ama içimdeki merak giderek büyüyordu.

Akşam saatlerinde yeniden mesajlaştık. Bu kez okuldan, sevdiğimiz şeylerden ve boş zamanlarımızda neler yaptığımızdan konuştuk. Bana en sevdiğim şarkıyı sordu. Ben de ona aynı soruyu yönelttim. Bazı konularda benzer düşündüğümüzü fark ettim. Bazen hiç beklemediğim bir şey yazıyor, beni güldürüyordu. Bazen de ciddi bir cevap veriyor ve düşünmemi sağlıyordu.

Bir ara ona, "Peki, neden anonim kalmak istiyorsun?" diye sordum.

Uzun süre cevap vermedi. Sonra ekranda tek bir mesaj belirdi.

İtiraf Sayfası: Çünkü insanlar kim olduğumu bilmeden konuşunca beni daha farklı dinliyor.

Bu cevabı beklemiyordum.

Cevahir: Nasıl yani?

İtiraf Sayfası: Bazen birini tanıdığını düşünürsün ama aslında sadece dışarıdan gördüğün hâlini bilirsin. İnsanların senin hakkında düşündükleriyle gerçekte kim olduğun aynı olmayabilir.

Mesajını birkaç kez okudum. Bu defa şaka yapmıyordu. Bir şey anlatmak istiyor ama tam olarak anlatamıyor gibiydi.

Cevahir: Belki de seni gerçekten tanımaları için bir şans vermelisin.

İtiraf Sayfası: Belki bir gün.

O gece konuşmamız her zamankinden daha geç bitti. Vedalaşmadan önce bana yarın da yazacağını söyledi. Ben de telefonumu bırakıp ışığı kapattım.

Ama uyumadan hemen önce aklıma bir şey takıldı. Ya bu çocuk gerçekten okuldan tanıdığım biriyse? Ya her gün karşılaştığım ama hiç dikkat etmediğim biriyse?

Ertesi gün onu görmek için değil, kim olduğunu anlamak için okulun koridorlarına daha dikkatli bakacağıma karar verdim.

Henüz bilmiyordum; bazı karşılaşmalar insanın hayatında küçük bir ayrıntı gibi başlar, sonra bütün hikâyeyi değiştirir.

Ve benim hikâyemde, o yabancının sakladığı gerçek sandığımdan çok daha yakındı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.