İçeriğe geç

DÜĞÜM

Bölüm 13 · 6 dk okuma

DÜĞÜM

Bölüm 13

Ruh Eşin Senin İçin Bekler

Robert ile birlikte ormanda yürüyorduk .Evde çok sıkıldığımı söyleyince ormanda küçük bir yürüyüş ve piknik yapabileceğimizi söylemişti.Umarım bu ormanda kurtlar ya da yılanlar yoktur.Yerde çok fazla taş vardı yürümek de zorlanıyordum.Takıldığım yerlerde Robert yardım ediyordu neyseki yoksa şimdiye 10 kere düşüp dizlerimi kanatmıştım.Ormanları çok sevdiğim söylenemezdi ama günlerdir o evin içinde canım sıkılıyordu.Ormanda piknik yapmaya karar vermiştik hiçte fena bir fikir gibi görünmüyordu.Önceleri ailemle ormanlara piknik yapmaya gittiğimizde canım çok sıkılıyordu ve bundan nefret ediyordum.Ama sanırım sevdiğinle birlikteyken o kadar da kötü gelmiyordu.

"Burada yapalım daha az taş var "dedim.Robert yere çiçekli örtüyü serdi.

Piknik sepetinden yiyecekleri ve tatlıları çıkardım.İki kişilik bir pikniğe göre fazla yiyecek almıştık ama önemi yoktu.

"İrina önce tatlıyla başlanmaz"dedi Robert

"Ben de biliyorum önce tatlı yenmeyeceğini ama canım çekti napayım"dedim

"Of burda da telefon çekmiyor"diye sızlandım

"Ormanın bu yerinde hiçbir şey çekmez"dedi

"Siz vampirler internet olmadan nasıl yaşıyordunuz önceden"

"Hmm.Vampirken internetsiz olmak çok sıkıcıydı.Bu yüzden gün içinde kendimizi eğlendircek ve uğraştırcak şeyler yaparak geliştiriyorduk.Uzun ömrün artıları ve eksileri var"dedi

"İnternet olmadan asla yaşayamazdım"dedim

"Kaç gündür yaşıyorsun "dedi

"Mecburiyetten"

"Robert dava bitince lütfen şehrin merkezinde ve internet çeken bir yerde yaşayabilir miyiz?"dedim

"Sen nerde istersen orda yaşarız güzelim"dedi

"Robert siz vampirler rüya görüyor musunuz"dün gece aklıma gelmişti bunu merak ediyordum

"Bazen görüyoruz çok nadiren de olsa özellikle ruh eşimiz yanımızdayken ya da onu hissetmeye ihtiyacımız varken"

"Rüya görmeden uyumak çok sıkıcı olmalı.Rüyada istediğin her şeyi yapabilirsin"Tebessüm ederek bana baktı muhtemelen vampir olduğu için bunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyordu.

"İrina hiç daha önce gördüğün rüyaları hatırlıyor musun"dedi

"Dün ne yediğimi bile hatırlamıyorum"dedim.

Güldü.Gülüşü kalbimi ısıttı.

Arkamızdaki çalıların arasından bir ses geldi.Dönüp arkamı baktım ve bir insan silüeti gördüm.

"Orda biri var "dedim

"Nerde"

"Şurdaki çalıların arasından bir ses geldi"dedim

"Bir kedi flndır muhtemelen"dedi

"Olsun yine de bakalım"dedim

O tarafa doğru yürüdük.

Çalıların altında bir kart vardı.Elime alıp ne olduğuna baktım bir tarot falındandı.Kader Çarkı kartıydı.Bu kartın anlamını bir yerde okumuştum.

"Ne anlama geliyor bu"dedi

"Beklenmeyen bir olayı simgeliyor"dedim

"Burda ne işi var ki.Bizden başka kimse yok"dedi

"Muhtemelen biri önceden düşürmüştür.İnanmam zaten böyle şeylere"

En son vampirlere inanmadığımı söylemiştim ve olanlar...

Geri döndük ve pikniğimize devam ettik.Tatlıdan sonra üzerime ağırlık çökmüştü.Belki de tatlıyla başlamamalıydım.Gözlerimi kapatmamak için zor duruyordum.Robert bunu farketti ve dizlerine yatmama izin verdi.Robert'in dizlerinde yatıyordum.Ağaçlardaki kuşlar cıvıldıyor hafif bir rüzgar esiyordu ve Robert yanımdaydı fazla huzurlu hissediyordum.

-----------------------------------------------------------------------------

İrina'nın rüyası

Issız ve karanlık bir yerdeydim.Buraya daha önce gelmiş miydim?Bilmiyordum ama cidden korkutucuydu.Ağaçlarda kargalar vardı ve rahatsız edici bir sesleri vardı.Sislerin arasındaydım bir şeyler görmek zordu.Bana doğru yaklaşan birini gördüm

"Kim var orda"diye seslendim

Cevap yok

"Kimsin sen"

Yine cevap yok

"İrina Venela"dedi ses .Sesi ormanın içinde yankılandı.

"İrina Venela"dedi tekrar ve yankılandı

"Yanlış yoldasın "dedi

"Sen kimsin"dedim

"Bunun önemi yok"dedi

"Ne istiyorsun"dedim

"Bir şey istemiyorum.Seni uyarmak için burdayım"dedi

"Gökyüzünde ayın en parlak olduğu gün bir seçim yapılcak "dedi

"Ne seçimi"

"Hayatınla ilgili bir şey "dedi

"Ya gidiceksin ya da kalıcaksın.Ama ne olursa olsun bunun bir bedeli olucak"dedi

"Ne bedeli"dedim

"Bir can"

"Kimin"

"Kurban ettiğin kişinin"

---------------------------------------------------------------------

Nefes nefese uyandım.Soğuk soğuk terliyordum.

"İrina iyi misin?"dedi Robert .Ve bana su verdi.

Suyu içip biraz sakinleşmeye çalıştım.Ne tür bir seçim yapmam gerekiyordu ve neden?

"Bir kabus gördüm.Bir seçim yapılacağını söyledi yoksa bir can kurban edilecekmiş"

Bana sarıldı,saçlarımı okşadı

"Sadece bir rüya üzerinde çok düşünmene gerek yok."dedi

Haklıydı sadece bir rüyaydı.Gerçek olamazdı.

Bir silah sesi duyuldu.Bir kurşun beni sıyırıp ağacı vurdu.

"İrina gitmemiz lazım.Bizi buldular"dedi

Arkamızdan teker teker kurşun atılıyordu.

Robert elimden tuttu ve koşmaya başladık arkamızdan hala sesler geliyordu.Eve gidemezdik orayı çoktan bulmuş olmalılar .Robert durup cebinden bir kaç şey çıkardı ve yere sürttü.

"Napıyorsun"dedim

"Zehirli bir yangın çıkartıcam bize zaman kazandırır"dedi

Bir süre sonra her yer yanmaya başladı.işe yaramıştı artık arkamızdan gelmiyorlardı.Yaklaşık 3 saat boyunca yürüdük ve bir eve geldik.Öncekinden farklıydı daha büyüktü ve bir bahçesi vardı.Eve girdik .

"Burayı bulamazlar şimdilik güvendeyiz"dedi

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Saat çoktan gece yarısı olmuştu.Ve benim henüz uykum yoktu.Kapı çaldı.Robert gidip kapıyı açtı.Neyseki gelen Josh'tu

"Nasıl buldular yerimizi"dedi Robert

"Casey.Casey bize ihanet etmiş olmalı.Yerinizi o söylemiş ."dedi

Robert hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.

"Başka bir plan yapmamız gerekecek"dedi Josh

"Hani vampirlerin iyiliğini önemsiyordu.Kendi oğlunu öldürmeyi göze almıştı."dedi Robert

"Bilmiyorum.Ona güvenemezmişiz"dedi Josh

"Burayı bulmadılar mı"dedi Josh

"Çoktan bulduklarını düşünüyordum ama şanslıyız ki bulamadılar "dedi Robert

"Casey'in doğumgününe az kaldı.Kutlayacakları yeri biliyoruz.zehir kullanmak yerine saldıralım."dedi Josh

"Zehirli silahlar bulabilirsek saldırabiliriz.Yeni planımız bu olsun"dedi Robert

"Tamam sayı üstünlüğünü sağlamaya çalışacağım.Sonra da silah bulmamız gerek"dedi Josh

Onlar konurken olanları dinleyemiyordum.Hala rüyamı düşünüyorum inanmak istemiyordum ama ya bir şey olursa.Bugün ormanda kader çarkı kartını bulmamın bununla bir ilgisi var mıydı?

Robert ile bir kaç şey daha konuştular sonra Josh gitti.

Robert geldi ve yanıma oturdu.

"Merak etme İrina burda güvendeyiz "dedi

"Biliyor musun.Eğer bir gün birbirimize kavuşursak diye bu evi almıştım.Birlikte yaşarız diye.Hatta senin için bir sürü kıyafet de aldım.Bakmak ister misin"dedi

"Evet bakmak istiyorum "dedim kaç gündür onun kıyafetlerini giyiyordum.Gerçi bundan memnundum ama bir kaç yeni kıyafet fena değildi.

Yukarıya çıktık,bir odaya girdik.Kocaman bir yatak ve uzun büyük bir dolap vardı.Pencerenin yanında bir makyaj masası vardı Benim için olmalıydı.

Dolaba gittim ve kapağını açtım.Bir sürü kıyafet vardı.Renk renk çeşit çeşit.Pijamalar,günlük kıyafetler,özel günler için elbiseler,spor kıyafetleri,etekler,elbiseler,topuklu ayakkabılar,spor ayakkabılar,sandaletler,terlikler...Makyaj masasının çekmecesini açtım.Bir sürü gümüş ve altın takı vardı.Çeşit çeşit tokalar ve taraklar vardı.Resmen ihtiyacım olan her şey vardı.

"Bunların hepsi benim için mi?"dedim

"Hepsi senin için."dedi

"Seni beklerken canım sıkılıyordu.Ben de geldiğinde rahat etmen için bir sürü şey aldım senin için.Ne zaman seni beklerken üzülsem senin için alışveriş yaptım.Sen geldiğinde her şey hazır olsun istedim.Bana umut verdi.Sadece bu odada değil .Bu evde bir sürü şey yaparız diye hazırladım her şeyi"dedi

Elimden tuttu ve başka bir odaya götürdü.İçinde bilgisayarlar olan bir oyun odasıydı.Her ne kadar çok oyun oynamasam da böyle bir odada canım oyun oynamak istiyordu.Sonra başka bir odaya gittik.Burası küçük bir sinema gibiydi.Duvarda kocaman bir dev ekran ve oldukça büyük ve rahat olduğundan şüphe etmediğim bir koltuk vardı.Burda sabaha kadar film izlerdim.Başka bir odaya gittik.Kocaman bir kütüphaneydi.Önceki evdekinden çok daha büyüktü ve daha fazla kitap vardı.Bu ev her şeyiyle öncekinden daha büyüktü.Mutfağa gittik kocamandı.Buzdolabı çok büyüktü ve azına kadar doluydu.Dondurmalar için özel bir bölüm vardı.Dondurmayı çok severdim.Bir tane alıp yemeye başladım

"Beğendin mi evi"dedi Robert

"Bayıldım"dedim

"Bahçede havuz da var "dedi

"İyiymiş"dedim

"Sen de yesene "dedim ve elimdeki dondurmayı işaret ettim

"Olur,yerim"dedi ve bana doğru yaklaştı.Dondurmadan alması için uzattım ama o uzattığım kutudan almak yerine dudaklarımdan öptü.

"Güzelmiş"dedi ve dudağını yaladı

Zalimin çocuğu kutudan almak varken neden beni öpüp kalbimin yerinden çıkmasına sebep oluyorsun dedim içimden

"Ağzının kenarına bulaşmış "dedi ve eliyle dudağımın kenarındaki dondurmayı sildi.

Burası çok mu sıcak oldu ne

Dondurmayı yemeye devam ettim neredeyse yarısına gelmiştim kutunun.

"İrina yeter bu kadar çok yeme hasta olursun"dedi Robert

"Ben doktorum. Hasta olmam .Ayrıca bu kadarcık dondurmadan bir şey olmaz "dedim ve yemeye devam ettim.

"Her şeyde doktor kartını kullanamazsın küçük hanım "dedi ve dondurmayı elimden aldı.

"Siz vampirler hasta oluyor musunuz"dedim

"Hayır vampirler hasta olmaz"dedi

"Ne güzel ya keşke ben de hiç hasta olmasam"dedim

"Hani doktordun ve hasta olmazdın"dedi

"Doktorlar da hasta olurmuş"dedim

Özellikle sana

"Neyse uykum geldi hadi uyuyalım"dedim

Yukarı çıkıp dolaptan rahat bir pijama takımı seçtim .Yatağa girdim.Yanıma gelip bana sarıldı.

Ama unuttuğum bir şey vardı.Vampirler genelde uyumazdı.Robert da bugün hiç yorgun görünmüyordu.Yani bunun anlamı sabaha kadar beni izleyecekti.Yine de o yanımda olduğu için güvende hissediyordum.

____________________________________________

Ruh eşin senin için bekler

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.