İçeriğe geç

DÜĞÜM

Bölüm 11 · 7 dk okuma

DÜĞÜM

Bölüm 11

Ruh Eşinle Sonsuza Dek

Yüzüme vuran sıcak gün ışığıyla uyandım.Robert yanımda yoktu.Aşağıdan yemek kokuları geliyordu muhtemelen kahvaltı hazırlıyordu.

Biraz durdum ve dün geceyi düşündüm.

Dün gece Robert "Seni seviyorum" demişti.

Sadece iki kelime

Ama kalbimi attırmaya yetmişti.

Peki ben onun kalbini attırabilecek miyim?

Merdivenlerden aşağıya indim.Bugün onun bol siyah bir tişörtünü giymiştim.Artık alışmıştım onun kıyafetlerini giymeye.Hatta onun gibi kokuyordum.Bal ve papatya gibi

"Günaydın"

"Günaydın İrina"

Kapı çaldı.

"Kim geldi?" diye sordum.

"Josh gelmiş,açabilirsin"

Kapıyı açtım.

"Selam Robert- "duraksadı.Şaşırmış görünüyordu.

"Yani Merhaba İrina,seni Robert sandım.Onun gibi kokuyorsun"

Kısaca kıyafetime baktı.

"Hadi gel içeri"

________________________________________

Kahvaltıdan sonra canım sıkılmıştı.Bir şeyler yapmak istiyordum.Robert'in kutu ve kart oyunların nereye koyduğunu biliyordum.Oraya gidip Monopoly kutusunu aldım.

"Hadi monopoly oynayalım.Canım sıkıldı."

"Ben oynamayı bilmiyorum ."dedi Josh

"Nasıl ya kaç yıldır vampirsin hiç mi oynamadın"dedim

"Oynamadım işte.Benim kutu oyunlarından daha önemli işlerim vardı."

"Barda kızlarla takılmak gibi "dedi Robert

"Gayet önemli bir iş tamam mı"

"Tamam öğretiriz sana nasıl oynayacağını"dedim

Yaklaşık yarım saattir oynuyorduk.Ve cidden çok eğlenceli gidiyordu.

"Oraya ev yapamazsın Josh"dedim

"Neden ya ev yapmaya hakkım var"

"Orası benim bölgem ama"dedim

"İyi be o zaman buraya yaparım"diyip piyonu Robert'in şehrine koydu.

"Orası da benim şehrim"Dedi Robert

"Nereye yapcam ben o zaman?"

"Kendine şehir al"dedim

"Tamam alayım getir bankayı"

"Yeterli paran yok aptal"dedi Robert

"Kredi çekerim"

"Krediyi karşilicak paran yok"dedim

"Neden az para verdiniz ki bana,hiçbir şeye yetmiyor bu "

"Paralarla ev alacağına şehir alsaydın"dedi Robert

"Aman iyi be zar atarım o zaman belki bir şeyler gelir"dedi ve zar attı.

"bir,iki,üç...ve burdayım"diyip piyonu koydu.

"Hapistesin Josh"dedi Robert

"Off ya oynamıyorum ben siz ikiniz ortak olup bana pusu kurdunuz di mi"

"Aynen işimiz gücümüz yok Josh'u nasıl pusuya düşürürüz dedik"dedi Robert

Robert'ın telefonu çaldı.

"Benim gitmem gerekiyor acil bir işim var .Siz burda kalın."dedi Robert

"Ne zaman geliceksin"diye sordum

"Akşama kadar sürer"dedi

Daha öğlen bile olmamıştı.

Yanına bir kaç şey alıp evden çıktı

"Eee biz napıcaz şimdi"dedi Josh

"Cookie yapalım canım çekti"

"O ne "

"Josh ciddi olamazsın nasıl cookienin ne olduğunu bilmezsin bir de yıllardır yaşayan bir vampir olcaksın.Tch Tch Tch"dedim

"Benim sizin gibi yemek yeme ihtiyacım yok tamam mı 1 asır yemek yemeden hayatta kalabilirim."

"Tamam Josh en vampir sensin"dedim ve mutfağa yöneldim

"Ne yapıcaz şimdi"diyip peşimden geldi

"İlk önce malzemeleri çıkartalım.Un ,süt,tereyağ,kabartma tozu,vanilya,nişasta ,yumurta,şeker,tuz ,ceviz ve damla çikolata lazım"

Ben bunları söylerken çoktan hepsini tezgaha koymuştu.Vampirlerin hızlı olduklarını unutmuştum.

"Tamam şimdi yapmaya başlayalım.Ben sırayla ne yapacağını söylücem sen de karıştırıp yoğuracaksın tamam mı"

"Neden ben yapıyorum"

"Sana kurabiye yapmayı öğretiyorum işte.Kız falan tavlarsın"

"Hmm.Kurabiye yaparak kız tavlanıyorsa okeyim"

"Tamam.100 gram tereyağ ve 1,5 çay bardağı şekeri mikserle çırpıcaksın"

"1,5 bardak şeker az 3 bardak olsun.Tatlı olur"

"Saçmalama Josh.Senin için hava hoş ama ben şeker komasına girerim"

"Doğru.Sana bir şey olursa Robert canıma okur 1 bardak yeterli"

diyip tereyağ ve şekeri çırpmaya başladı.

"Şimdi yumurta, süt, nişasta, tuz, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip çırpıyoruz."

"Eee çırptık ya zaten"

"Tekrar çırpmamız gerekiyor"

"Neden ilk başta hepsini birlikte çırpımıyoruz ki"

"Tarif öyle Josh" oflayıp çırpmaya başladı.

"Unu yavaş yavaş ekleyip yoğurucaksın"

Bir anda un kutusunun yarısını döktü

"DUR !Çok oldu o kadar un değildi"

"Yavaş yavaş ekledim işte"

"YAVAŞ YAVAŞ İNSAN HIZINA GÖRE YAVAŞ.Ayrıca o kadar una gerek yoktu."

"Çok dökmedim zaten ya"

"Josh tezgaha bak.Kutunun yarısını tezgaha dökmüşsün yarısını da kaba döktün"

"Bir şey olmaz temizleriz"

"Sen temizlersin demek istedin"

"Tamam kızım temizlicez işte ya"

"Şimdi cevizleri ve damla çikolataları koy"

"Ne kadar damla çikolata"

"2 bardak yeterli"

"Yok 2 bardak fazla 1 yeter"

"Hayır ya çikolatayı fazla koyalım.Ben çok severim çikolatalı"

"Şeker komasına mı girmek istiyorsun İrina.Robert beni öldürür."

"İyi be 1 bardak koy"

"Evet şimdi şekil verip tepsiye koyucaz"

Elime bir tane aldım ve göstererek tepsiye koydum

"Josh o çok büyük ondan iki tane çıkar"

"Ne güzel büyük olsun işte ya"

Ona şaka mısın diye bir bakış attım.

"Tamam al iki tane"

Hamur bitmişti .

"Tamam şimdi 15 dk pişircez "

"Oh be bitti sonunda yoğurcam diye kol kası yaptım"

"Hadi temizle şurayı"

"Emredersiniz Kontes"

Hızlıca tüm mutfağı temizlemişti.Her eve lazım bir vampir

"Hadi pişmesini beklerken bir şeyler izleyelim"dedi Josh

"Tamam ama ben seçicem"

"Nasıl isterseniz Kontes"

En sevdiğim serilerden biri olan Percy Jackson ve Şimşek Hırsızı filmini açtım

"Ne demek hem Tanrı hem İnsan"dedi Josh

"Çok iyi değil mi.Ben Poseidon'un kızı olmak isterdim .Suyu kontrol etmek çok havalı"

"Senden olsa olsa Afrodit'in kızı olur"

"Senden de anca Ares'in oğlu olur.Onun gibi ortalığı karıştırıyorsun işe yaramazsın"

"Yok ben Zeus'un oğlu olurdum"

"Aynen onun gibi çapkınsın"

"Ben bu kızı hiç sevmedim"

"Annabeth mi"

"Evet evet o ne o öyle ben çok bilgeyim fln diyor"

"Athena'nın kızı ve gayet normal bilge olması.Annabeth olmadan o ikisi ölmüştü"

"Ben kaç yıllık vampirim ondan daha bilgeyim"

"Aynen özellikle kız tavlama konusunda "

Yanındaki yastığı aldı ve yavaşça başıma vurdu.

Burnuma yanık kokusu gelmişti.

"JOSH KURABİYELER"

"17 DK OLMUŞ KOŞ"

Hızlıca mutfağa koştuk.Neyse ki yanmamıştı.

Fırından çıkarmak için yaklaştım

"İrina fırından uzak dur"

"Neden"

"Sana bir şey olursa Robert beni öldürür"

"Abartma Josh daha önce de fırından kurabiye aldım"

"Yine de senin için tehlikeli "

"Tamam sen al kurabiyeleri"dedimTepsiyi fırından çıkartıp masaya koydu.

Bir tanesini almak için elini uzattı tam o sırada eline vurdum

"Şimdi yenilmez soğuyunca ye"

"Off ya bir de soğumasını mı beklicem"Küçük bir çocuk gibi nazlanıyordu

"Hadi onlar soğurken filme devam edelim"

"Ben onu izlemek istemiyorum bir grup genç çocuğun benden daha güçlü olması sinirimi bozuyor."

"Hadi nazlanma tüm seriyi izlicez"

Oflayarak peşimden salona geldi.

Film boyunca ona Percy Jackson evreni ile ilgili bir sürü şey anlatıp başının etini yemiştim.

"Biliyor musun küçükken Percy gibi bir gün bir yarı tanrı olduğumu öğreneceğimi düşünürdüm.Bir gün zorla melez kampına gideceğimi ve Poseidon'un kızı olduğumu öğreneceğime inanırdım."dedim

"Onun yerine bir vampirin ruh eşi oldun"

"Vampirlere inanmıyordum bile"

"Kader bu Kontes.Bazen hayat sana istediğin şeyi vermez.Ama bazen onun yerine daha iyi bir şey verir."dedi

"Senin ruh eşin nerde"dedim

"Daha doğmadı"

"Sence insan mı yoksa vampir mi"

"Seni görene kadar insan olmasında bir problem yoktu.Ama şimdi fark ettim ki vampir olması daha iyi olur."

Yastıkla kafasına vurdum

"Ne varmış benim insanlığımda"

"Çok konuşuyorsun.Tüm işleri bana yaptırıyorsun.Sevdiğin şeylerle ilgili başımın etini yiyorsun"

Daha çok vurdum

"Sen şükret bana daha ne kötü ve gıcık insanlar var"

"Josh"dedim

"Efendim"

"Sence ben...Robert'in kalbini attırabilir miyim"

"Robert sana çok değer veriyor İrina.Onun sana olan bakışlarını gördüm.Onu uzun zamandır tanıyorum.Daha önce kimseye böyle baktığını görmemiştim.Seni gerçekten seviyor.Bence sen ona adım atmalısın.Eminim buna izin vericektir."

"Peki onun kalbini attırınca bir boşluk dolacağını biliyorum ama sadece bu kadar mı başka ne olucak"

"Olduğundan daha güçlü bir vampir olucak"

"Vampirler zaten güçlü değil mi"

"Öyleler ama vampirler yaşayan ölüler eğer bir vampirin kalbi atarsa hem yaşayan hem de ölü bir vampir olur bu da onu güçlendirir.Bu göründüğünden daha büyük bir avantaj.Sadece bu da değil aynı zamanda sen de ölümsüz olursun ve ikiniz birlikte sonsuza kadar yaşayabilirsiniz"

"Biliyorum bunlar senin gibi bir insan için çok zor.Eminim alışıcaksın kendine biraz zaman tanı acele etmene gerek yok.Robert zaten yıllardır bekliyor.Yıllardır senin için hazırlanıyor eminim senin hazır olman içinde bekleyebilir."Dedi

"Nasıl yapacağımı bilmiyorum ama"dedim

"Peki.Robert'i ilk gördüğünde ne hissettin"

"Nasıl desem kalbim sıkıştı bir an.Sonra kendimi garip hissettim.Sanki burdayım ama buraya ait değilmiş gibi.Kanım başka yönde akıyordu.Dünya etrafımda dönüyordu ama ben o dünyada değildim"

"Peki,onu ilk gördüğünde ne düşündün"

"İlk önce korkmuştum sonra onu gördüm.Korkum geçmişti.Normal bir insanın korkması gerekiyordu ama ben büyülenmiş gibi hissediyordum."

"İrina bunlar çok normal belirtiler.Sen ruh eşini hissettin.O an orda onu tanıdın.Ruhlarınız birbirini buldu.Şimdi tek yapman gereken onu kabul etmek."

"Nasıl olucak"

"Hmm.Siz insanlar biriyle ilişkideyken bazı seviyeler belirliyorsunuz öyle düşün.Mesela ilk karşılaştığınız gün tanıştınız,şu an flörtsünüz diyebiliriz.Sevgili olduğunuz zaman birbirinizi kabul etmiş olucaksınız"

"Pekala deneyeceğim"

"Size inanıyorum başarıcaksınız"

"Hadi gel kurabiye yiyelim soğumuştur."

_______________________________________________________________

Kapı çaldı.Robert gelmişti.

"Robert gel kurabiye yaptık yesene"dedi Josh

Robert kurabiyeden bir ısırık aldı.

"Çok güzel olmuş sen mi yaptın "dedi Robert

"Evet ben yaptım tabi ki de güzel olucak"dedi Josh

"Vazgeçtim hiç güzel değil.Vasatın üstü" dedi Robert

"Ya İrina'yla birlikte yaptık.Bu kurabiyelerle kız tavlayabilirmişim öyle dedi"

"Doğru söylüyor.Beni tavladı şu an "dedi Robert

Yanaklarım kızardı.Umarım fark edilmiyordur.

"Neyse Robert Ben gidiyorum.İyi geceler Kontes"

"İyi geceler "

_______________________________________________

Ruh eşinle sonsuza dek

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.