Selamlar >
Oylarınızı bekliyorum. 😘😘
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Jungkook motora koştuğu an yakışıklı motorcu Jungkook'a çarpmamak adına motoru yan manevra yaparak durdurmuştu.
Derin bir soluk vererek sinirlenmesini belli ederek tavşan kıyafetli çocuğa baktı. Ama çocuk bu olanlar sanki umrunda değilmiş gibi ona gülüyordu.
Tavşan kıyafetli çocuk ona doğru bir kaç adım daha attı ve kollarını iki yana açtı.
"şey affedersiniz efendim ama bu minik tavşana sarılarak kendinizi biraz da olsun iyi hissetmek ister misiniz?" gözlerini büyüterek motorcunun vereceği cevabı bekliyordu. Ama tavşan kıyafetli çocuğun aldığı tek cevap ona iade edilen azarlamaydı.
"delirdin mi sen çocuk ne sarılması az kalsın bana çarpıyordun motorumun altında ezilmek mi istiyorsun ha!? "
Küçük çocuk azarlanmanın etkisi ile korkarak geriye adımladı. Kollarını indirdi ve motorcu gence bakmaya devam etti.
O çok sinirlenmişti. Ama kendisi ne yapmıştı ki? Sadece sarılmak istemişti. Hem sarılmak siniri de alırdı. Bu yüzden şansını bir kez daha denemek istedi.
"Efendim sarılmak siniri alır derler. Belki de sarılmalıyız ne dersiniz?"
Motorcu genç gözlerini devirdi ve dişlerini sıktı. Onun daha çocuk olduğunu biliyordu ama böyle durumlardan nefret ederdi zaten sinirliydi ve şimdi... Zaten Çocuklardan da ayrı nefret ederdi motorcu.
"Bana bak çocuk. Bak ilerde oyun parkı var hadi sen orda oyna. Sokak ortasında da bir daha dolaşma tamam mı?"
Onunla gayet ciddi konuşmuştu ama jungkook ağzını kapatarak gülmüştü. "Efendim çocuk parkında çocuklar oynamaz mı? Ben çocuk değilim. 16 yaşındayım. Boyumda gayet uzun değil mi?"
Sorusuna karşın gözlerini de büyütmüştü. O hala sinirli bakıyordu. "Bir daha karşıma çıkarsan çocuk demem alırım ayağımın altına. "
Aldığı tehdit ile bu sefer gerçekten korkmuş geri çekilmişti. "Şey, efendim özür dilerim. Ama eğerki sarılmak isterseniz ben hep buralarda olurum ki." Jungkook'un sonlara doğru sesi kısılmıştı. Çünkü motorcu sözünün bitirmesini beklemeden gitmişti.
Jungkook hayal kırıklığı ile onun gidişine bakıyordu. Dudağı bir bebek misali bükülmüştü. Ama aklı çocuk parkındaydı. Bunu boş verdi. Belki bir gün ona sarılmak isterdi ne de olsa.
Zıplaya zıplaya çocuk parkına gitti. Arkasında tavşan kuyruğu sallanır bir halde...
🐰
Motorcu genç, büyük bir hızla tavşan kıyafetli çocuğun yanından ayrıldı. Gerçekten ona çok sinirlenmişti. Ne de olsa onu ezebilirdi. Ve ezseydi zaten başına bir başka dert alırdı.
Motorunu bir köşede durdurdu. Hala o sokak görünüyordu. Kim Taehyung o sokağa baktığında küçük çocuğun zıplayarak çocuk parkına gittiğini gördü. Kıyafetinde Kuyruğu da vardı. Taehyung'un dudakları istemsizce yukarı kıvrıldı ve daha fazla orayı izlemeden motorcu arkadaşların yanına gitti.
"Hey Taehyung. Dostum n'ber?" mekanın girişine motorunu park ederken kendisine seslenilmesi ile arkasını döndü.
"Vay kardeşim. " erkeklere has bir selamlaşma ile selamlaştılar. Bu yıllardır Amerika'da olan Nolan'dı. "Hangi rüzgar attı seni buraya?"
"İş diyelim. " Nolan gözünü kırpmıştı. Taehyung ise hafifçe sırıttı ve elini onun sırtına koydu. Beraber mekandan içeri girdiler
Motorcu çoktan tavşan kıyafetli çocuğu unutmuştu bile.
Burası hem kumarhane hem de bardı. Genellikle motorcular olurdu. Ve motor yarışları da kumarhane bölümünde bahis yolu ile olurdu. Şu an gündüzdü ama birer içki içip sohbet etmelerine engel değildi.
Birer viski söylediler kendilerine. Taehyung Nolan'a anlatması gerektiğini ifade eden bir bakış attı.
"Eh, buraya gelmezdim normalde. İşim Çin'deydi. Ama Çin'deki patron polislere yakalandığını söyledi ve malların Kuzey Kore'den Güney'e gönderdiğini söyledi. Bende gelmişken sizi de göreyim dedim. "
"İyi yapmışsın. Ama bir gün bu uyuşturucu sevdan başına dert açacak. Bilmiş ol. "
"Yok bee... Açmaz merak etme. "
"İyi sen bilirsin " viskisinden bir yudum aldı. "Eee ben yokken sen ne yaptın? Kazanabildin mi hiç yarış?" ona gülerek sorduğu sorudan sadece yumruk alabilmişti.
Aslında Kim Taehyung motorda çok iyiydi. İyi manevralarla hızlı bir şekilde gidebiliyordu. Ama bazen bu hız başını da döndürdüğü oluyordu. Bir işte eksikliğin mi var daha fazla yap o halde. Onun kuralı buydu. Hız ona gelmezdi. Ama o hep hızı sevdi.
Yarışmaların büyük çoğunluğunu kazanırdı. Ve kendisi de bu işten büyük paralar kazanıyordu.
"İşimi tutku ile yapıyorum Nolan. Bu yüzden kimse engel olamaz bana. "
Nolan güldü ve içeceğini bitirip başka bir şey istemediğini söylemişti. "Eee diğerleri nerde?"
"Bilmiyorum. Sanırım yarıştalar"
"Yarışlar gece olmuyor muydu?"
"Şartlara bağlı. Bazen gündüz de oluyor. "
"E bir gün götürürsün beni. "
"Bu akşam götüreyim. "
"İşim erken biterse gelirim. Zaten" Nolan saatine bakarak dizlerine vurdu
"Benim çıkmam gerek. Yarım saatim var. Depoya anca giderim. "
"Çevre yolundan git. "
"O iş bende. "
Nolan göz kırparak ordan uzaklaştığında Taehyung'da işaret ve orta parmağını birleştirerek alnına götürdü ve selam verdi.
Son yudum viskisinide içip bir bardak daha istemişti. Şu an kafasının içi bomboştu bazen hiçbir şey düşünmeyen Taehyung, dünyadan kopuyordu. Hatta öyleki barmenin dediklerini bile duymamıştı.
"Ne dedin? Anlamadım. "
"Patron öğleden sonraya seni odasında bekliyor. "
Taehyung kaşlarını çattı. Bu patron çıkarı olmasa asla kendini çağırtmazdı.
"Şu an odasında mı?"
"Yok, bir işi varmış. Ama bende bilmiyorum ne işi olduğunu." uzun bir süre yüzüne baktı barmenin.
Ardından yalan söylemediğini anlayınca başını salladı. "İyi. " viskisinden uzun bir yudum aldı. Bu tat yüzünü buruşturmasına neden olunca ayağa kalktı ve alt kata indi.
🐰
"Bu gece nerde dedin? Trafiğe açık bir yerde mi yapacağız yarışı? " Taehyung şaşkınlığını atamıyordu. Tehlikeyi severdi ama bu başkasının canına mal olursa işe girmezdi bile.
"Hadi ama Taehyung bir şey olmayacak. Meraklanma sen. Hem daha eğlenceli olur "
Min Yoongi yarım parmak eldivenli elini siyah saçlarını dağıtarak Taehyung'u rahatlatmaya çalıştı.
"Hyung o zaman yolu kiralayalım. Hapse girmek gibi bir amacım yok benim. "
Yoongi puflarken arkasından bir el Hyunjin Taehyung'un omzuna elini koydu.
"Yolu kiralama işi bendedir kardeşim. Siz vaktinde orda olun yeter. "
Hyunjin kapıya doğru yürüdüğünde Yoongi'de eğlencesine "kendine iyi bak Hyunjin. Ölme. " diye bağırmıştı.
Taehyung tepkisizce arkasına yaslandı. Ortama giren mekanın sahibi Kim Seokjin ciddi bir şekilde Taehyung'a yürüdü.
"Öğleden sonra yanıma gelmeni söylemiştim Taehyung. "
"Ah," Taehyung ayağa kalktı. Bu tamamen aklından çıkmıştı. "Bu tamamen aklımdan çıkmış. Sorun nedir?"
"Odamda konuşalım. " patron hepsine göz gezdirdi ve odadan çıktılar. Bu oda motorcuların toplantı odası veya sohbet odası gibi bir yerdi. Özellikle başka kimse kullanamazdı. Patron bile seyrek bir şekilde girerdi.
Odasına girdiklerinde Seokjin deri ceketini çıkartıp masasının üstüne atmıştı bazen bu kadar genç ve yakışıklı birinin büyük bir mekanın sorumluluğunu almasına şaşıyordu Taehyung.
Seokjin bir fotoğraf gösterdi. "Bu... "
"Tanıyorsun değil mi?"
"Bir kaç defa yarışta görmüştüm. Beraber yarıştık hatta. İsmini tam hatırlayamadım. "
"Namjoon. "
"Ah, evet. Namjoon. Peki benden ne istiyorsunuz?"
"Bu gece yapacağınız yarışa Namjoon'da gelecek. Ne yapıp edip onu mekana getirmelisin. "
"Neden?"
"Bana kalsın orasıda. " Taehyung başını salladı. Bu kadar basit bir görev için neden kendisini çağırdığına inanamamıştı.
🐰
"Herkes yerinde sanırım."
Sağ tarafında Yoongi hyung ,sol yanında Hyunjin. Sıra uzuyordu. Kim namjoon'da ordaydı. Sıfır kol bir tişört giymişti bugün. Saçlarını savurdu. Taehyung 'un her zamanki yüz ifadesi sinirli ve ciddi duruşu.
Taehyung'un deri eldivenleri ile motorun hızını ayarlaması büyük bir sesin çıkmasına neden olmuştu. Etrafta bir sürü seyirci vardı. Genç motorcu onlara odaklanmadı. Tek amacı yarışı kazanmaktı. Sonunda gaza bastıklarında gözü kimseyi görmüyordu.
Önüne bakıp gazın sonuna kadar bastığında herkesten önde ilerliyordu. Ama bu çok uzun sürmedi.
Şimdi onu geçen kişi Hyunjindi. Taehyung biraz daha gaza bastığı sıra başı dönmeye başlamıştı.
Biraz yavaşlamasına neden oldu. Düşüp bayılmak istemezdi ne de olsa... Sıranın iyice gerisinde kaldığı sıra duran motorlarla az daha Felix'e çarpacaktı "n'oluyo lan! Bu ne sikim yarış böyle?"
Evet arkasından gelen kişilerde durduğu sıra Taehyung motorundan indi ve yarışın neden durduğunu merak ettiğinden öne doğru yürümüştü.
Şaşkınlıkla gözleri açılırken bu tavşan kıyafetli çocuğun neden burda olduğunu merak ediyordu. Trafik sadece kendilerine açıktı. Ama bu yolu geçmeye çalışmışa benziyordu.
Yerde kanlar içinde yatıyordu...
~~~
🐰
Dur ✋
Bölümü oylamayı
Ve yorum yapmayı unutma✊
İmkânınız varsa hikayemi yakınlarınız ile paylaşıp destek olursanız mutlu olurum
Bir sonraki bölümde görüşürüz inşallah 👊
