İçeriğe geç

DÖVÜŞÇÜ RUHU

Bölüm 4 · 4 dk okuma

DÖVÜŞÇÜ RUHU

Bölüm 4

3. Bölüm YAKIN ARKADAŞ

Derya ile sohbet çok güzel di ta ki babam gelene kadar "kızım"

"Efendim baba"

"Ben dışarı çıkıcam biraz işim var güzelce oturun olur mu?"

"Tamam baba" Derya ile sohbetimizi devam ettirdik babam dış kapıyı kapattığı anda

"Siz bu çocuk ile sevgili mi oldunuz?" Dedi Derya "Hayır bir iddia için halısahaya davet etti bende bana güvendiği için onunla gittim"

"İddia için mi neyse Çocuğun adı neydi"

"Burak"

"Tamam"

"Neden sordun?"

"Unuttum da gece boyu düşünmemek için sordum"

Pek inandırıcı gelmese de inanmış gibi yaptım ve konuyu değiştim .

"Tamam kahve ister misin?"

"Olur canım, yardım edeyim mi?"

"İstersen gel"

"Tamam üstüme rahat bir tişört giyip geliyorum" üstündeki mavi kazağı çıkarıp siyah bir tişört giyindi Derya ve yanıma geldi .

"Kahveler makina da sen çikolataları fln hazırla istersen "

"Tamam canım sen ne yapacaksın ?"

"Saçımı kurutucam hala nemli sonra başım ağrıyor "

"Tamam sen git kurut ben de çikolataları hazırlıyım " banyoya ilerledim kurutma makinasını fişe takıp saçıma ısı koruyucu köpüğümü sürdüm ve saçlarımı kurutmaya başladım şarkı söyleyerek saçlarımı kurutuyordum

"Ben birkaç parça anıyla sarhoş oldum bugün ve mutluluğum kaldı dağlar ardında , çünkü yoksun yanımda neyleyim İstanbul'u sonbaharda..."

" Anladım sesin güzel ama kahveler hazır gel artık" diye bağırdı Derya "Geliyorum" dedim . Kurutma makinasını dolaba kaldırdım , saçlarımı son kez tarayıp banyodan çıktım "Nerde kaldın kızım "

"Saçlarımı kuruttum işte , burdayım"

"Tamam hadi soğumadan iç kahveni"

Kahvelerimizi içtik Derya'nın arkadaşı aradı ve Derya'yı davet etti "Kusura bakma Aslı ama gerçekten çok önemli gitmem gerekiyor eğer halledebilirsem tekrar gelirim "

"Ne kusuru canım hadi eğlenmene bak . Görüşürüz" Derya'da gitmişti artık evde tektim tam ders çalışmak için kitabın kapağını açıyordum telefonum çaldı arayan Burak'tı

"Alo Aslı"

"Efendim Burak"

"Müsaitsen seni alabilir miyim?"

"Ders çalışıcaktım beni kurtardın teşekkür ederim" Burak'ın gülme sesleri geliyordu

"Burak , gülme" dedim bunu söylerken ben bile gülmemek için kendimi zor tutuyordum ."Hazırlan o zaman geliyorum"

"Gel bekliyorum" dedim çok mu manalı olmuştu aman banane hava akşama doğru soğuduğu için çantamın yanına hırka koydum çünkü dışarısı gerçekten de soğuktu içime lacivert bir bluz , altıma siyah eşofman giyindim ve beklemeye başladım . Aradan üç dakika geçti Burak aradı " Alo Aslı aşağıfayım gel hadi bekliyorum " dedi " Tamam geliyorum"

Çantamı alıp hızla evden çıktım merdivenleri ikişer üçer iniyordum nedir bu heyecan ta ki son kata gelene kadar istemsizce yavaşladım Burak ' ı gördüm üstüne siyah bir tişört , altına kot pantolon üstüne de kot ceketini giyinmişti bana el sallıyordu yanına gidip " Beni neden çağırdığını söyleyecek misin artık? " dedim

"Gidince görürsün "

"Söylemezsen gelmem"

" iyi gelme o zaman"

meraklı biri olduğumu biliyordu Burak ve bu özelliğimi kullanıyordu . Yine motor ile gelmişti gaza bastı ve gitti nasıl gider diye düşünmeye başladım o an alt sokaktan çıkıverdi

"Hadi ama ikimizde merak ettiğini biliyoruz gel ve gör"

"Tamam Burak sadece merakım yüzünden seninle gelicem " cebinden mavi renkte , beyaz çizgileri olan bir fular çıkardı

"Gözlerini bağlayabilir miyim "

"Neden"

"Ama sen her seyi sorarsan anlaşmayız ki "

"Tamam bağla"

Gözlerimi elindeki fular ile bağladı .

"Görüyor musun ?" Dedi

"Hayır , görmüyorum " dedim motora binmeme yardım etti ve yola çıktık gözleri açık olmadığı için eğlenemiyordun Burak'a sarılmış bir şekilde yolculuk yapıyordum ve bu yolculuk hiç güzel değildi . Motor durdu gelmiştik sanırım Burak gözlerimi açtı denize gelmiştik ciddi miydi bu çocuk

"Neden buraya geldik?"

"Balık tutmayı biliyor musun?"

"Hayır"

"Tamam bugünü yaz bir kenara çünkü şimdi öğreneceksin ."

"Ne, şimdi mi ?"

"Evet "yanda duran oltalardan birini eline aldı ve anlatmaya başladı

"Oltayı bu şekilde tutuyorsun geriye doğru çeviriyorsun ve denize fırlatıyorsun anladın mı? "

"Anladım. Peki bizim Deniz'e fırlatırsam olmaz mı ?" Bizim sınıftaki başkan yardımcısı olan Deniz ' den bahsediyordum

"Çok kötü bir espri oldu . Bu espri üzerine biraz daha çalış"Dedi , Burak

"Tamam balıkçılık öğretmenim "

"Balıkçılık öğretmeni mi senin Türkçe' n kaçtı ?"

" 86 senin Türkçe' n kaç ? "

"Benim mi benim Türkçem yok"

"Bu iyiydi " dedim bir yandan gülerken . Burak'ın oltası hareket etmeye başladı

"Balık mı geldi noldu?" Çok heyecanlanmıştım ilk balığımızı tutmuştuk Burak balığı eline alıp bana gösterdi

"İlk balığımız hayırlı olsun "

"Hayırlı olsun "dedim . Bağırmaya başladım "bizim balığımız var" diye . Burak şaşkın bir şekilde bana döndü " Ne yapayım çok heyecenlandım " dedim, birlikte güldük . Biraz daha balık tuttuk ve Burak "Saat geç oldu hadi seni eve bırakayım " dedi

"Tamam gidelim" dedim Burak beni eve bıraktı balıkları tuttuğumuz gibi denize geri bırakmıştık çünkü onların özgürlüklerini ellerinden alamazdık eve çıktım pijamalarımı giyip yatağa girdim saat 20 . 10' du uyumak için erken eve gelmek için idare eden bir saat ama ben uyudum çünkü uykuyu çok seviyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.