Bölüm başlangıcı
Saat sabah 07.15 okula gitmek için hazırlanıyorum üstüme okulun lacivert forması altıma ise okulun beden için olan ama beden hariç her gün giyilen lacivert eşofmanını giyindim kahvaltı yapmadım çünkü sabahın köründe kahvaltı yapmak bana karşı birşeydi çantamı aldım ve merdivenlerden inmeye başladım biz 4. katta oturuyorduk ve asansör olmasına rağmen asansöre binmedim çünkü asansör fobim vardı yanımda çok güvendiğim biri olursa asansör kullanabilirdim benim için güven çok önemliydi , binadan çıktım bugün okula yürüme gidecektim kafam çok doluydu bana göre yürümek insanı biraz olsun rahatlatıyor yirmi dakika boyunca yürüdüm sonunda okula gelmiştim sınıfımın olduğu kata çıktım sırama geçtim ve oturmaya başladım İrem geldi "Günaydın İrem" dedim "Günaydın aşko" dedi . Evet İrem hep böyle konuşurdu, daha sonra Burak geldi "Günaydın Aslı"dedi neden İrem'e günaydın dememişti? . Tören ve kıyafet kontrolü için bahçeye indik , tören yapıldı kıyafet kontrolüne geçildi biz 11/C sınıfıydık ve bütün on ikileri , 11/E ' yi ve 11/D'yi beklemek zorundaydık . 11/D ' den çoğu kişi sivil olduğu için kenara çekildi . Sıra bizim sınıfa geldi İrem , Sude ve Kaya dışındaki herkes okul formasını giymişti . Müdür üçünü de kenara çekti Burak ,
Kaya' ya el sallıyordu Kaya ise somurtarak Burak'a bakıyordu , sınıfa çıktık . O üç kişiden ilk gelen Kaya oldu ders daha başlamamıştı o yüzden şanslıydı "Sen niye sivil geldin " dedi Burak , Kaya'ya
"ders programını karıştırdım , beden var sandım " dedi Kaya
"oğlum bugün tarih var bittin sen " dedi
"Neden"
"Ödev vardı"
"Koş sınıflardan sosyal kitabı alalım"dedi Kaya sınıftan çıkıp sosyal kitabı aramaya başladı . Ben ise kitabımı , defterimi hazırlamış dersin başlamasını bekliyordum , Burak elinde sosyal kitabı ile Kaya' dan kaçıyordu "Bak yakalarsam fena olacak ver kitabı" diyerek sınıfın içinde koşuyordu , Kaya . Ders zili çaldı Sude "Hoca geliyor" diye bağırdı ve herkes sırasının başında ayağa kalktı
Buse hoca ; "Günaydın gençler, oturun" dedi
sonra ise sınıf başkanı ile yardımcısını yanına çağırdı . Sınıf başkanımız Ada ve yardımcısı Deniz hocanın yanına gitti.
Buse hoca " Gençler ödevleri siz kontrol edin " dedi Ada ve Deniz kontrol etmeye başladı aklıma Kaya 'nın ödevi yapmadığı geldi ve Kaya'ya döndüm, Burak bana bakıyordu gözüm bir anlık ona gitti ve sonra Kaya'ya bakmaya devam ettim. Sınıfta herkes ödevini yapmıştı Kaya bile, hoca ders için küçük notlar aldırdıktan sonra serbest bıraktı İrem yanıma gelip "ben notları yazamadım da senden alabilir miyim aşko ? " Dedi defterimi verdim , aradan çok geçmeden İrem gelip yazdıklarımı okuyamadığını söyledi ve defterimi bırakıp gitti . Teneffüs zili çaldı sınıf boşaldı ben , Burak ve Kaya dışındaki herkes dışarı çıkmıştı sınıf çok huzurluydu tabii İrem gelene kadar , "hadi doğruluk mu cesaret mi oynayalım" dedi Burak ve Kaya kabul etti sıranın boş köşesi için benim cevabımı bekliyorlardı "Tamam oynayalım " dedim ve irem'in yanına, Burak'ın çarprazına oturdum biraz oynadık ve şişe Burak'a geldi bana soracaktı beş dakika düşünüp sordu , "Şuana kadar hiç sevgilin oldu mu ?" Kendimden çok emin bir şekilde "Hayır!" Dedim doğruydu şuana kadar hiç sevgilim olmamıştıama Burak bunu neden sormuştu ? İkinci derse girdik Buse hoca konuyu anlattı ve kitaptan okumamızı istedi . Dersin son 5 dakikasında uyumuşum , öğle arasında Burak gelip "uyan hadi açlıktan gebericen " dedi . Gülerek yüzüne baktım "hergün aynı şekilde uyandırıyorsun farkında mısın?" Dedim "Farkındayım hadi yemeğini ye " dedi , yanımda getirdiğim sandviçimi yedim Burak sonunda rahatlamıştır diye düşünerek bahçeye indim Sude top getirmiş yan sınıftaki ikizi Seda ve Seda'nın arkadaşı Banu ile yakartop oynuyorlardı Burak ve Kaya ise dövüş alıştırması yapıyorlardı . Kızların yanına yakartop oynamaya gittim onlar ile oynadıktan sonra sınıfa çıktım ve matematik dersine girdik Muhsin hocanın ev ödevi olarak verdiği soruları derste çözdük ve teneffüs zilinin çalması ile dışarı çıktım . Kantine gidip çikolata aldım, Burak yanıma gelip "uyandırmasam çikolata yiyemiyecektin" dedi . Güldüm ve "uyandırdığın için teşekkürler o zaman" dedim . Zilin çalması ile binaya girdik ders ingilizceydi ve hoca iki hafta raporlu olduğu için uyku moduna geçtim o kadar yorgunmuşum ki kafamı sıraya koyduğum gibi uyudum . Çıkış zili çaldığında Sude gelip uyandırdı şaşırdım çünkü beni uyandıran kişi her zaman Burak olurdu çantamı alıp binadan çıktım . Burak yanıma geldi "Nasılsın moralin bozuk gibi duruyorsun" dedi "yok bişe ben iyiyim " dedim ve eve doğru yürümeye başladım Burak arkamdan gelip "Hayır birşey olmuş" dedi tam konuşacakken Kaya , Burak 'ı çağırdı ben de hızla yürümeye devam ettim normalde okul çıkışlarında otobüsle giderdim ama bugün yürümek istedim. Eve geçtim üzerime rahat birşeyler giydikten sonra ingilizce tekrarı yapıp , yemek yedim ve odama geçip biraz oturdum resmen hayatı sorguluyordum . Mesela Burak beni seviyor muydu ? Seviyorsa neden söylemiyordu? Tüm bu düşüncelerden uzaklaşmak için duş almaya karar verdim . Duş almak için banyoya gittim ve kapımı kilitleyip duşumu aldım çıktığımda kapı çalıyordu üstümde sadece bornoz , elimde ise saçımı kuruttuğum havlu vardı hiç ses yapmadan üstümü giyinmeye başladım üstüme beyaz bir tişört altıma ise gri , ince eşofmanımı giyindim ve bir yandan saçlarımı elimdeki havlu ile kuruturken bir yandan da dış kapıya doğru ilerliyordum kapının deliğinden baktım ve gördüğüm görüntü karşısında kalakaldım kapının karşısında dikilen kişi yeterince şaşırmama neden olmuştu.