İçeriğe geç

Dövüşçü

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Dövüşçü

Bölüm 4

Bölüm 4

İçeri zilinin çalmasıyla Murat hareketlenerek yavaş hareketlerle aşağı inmeye başlamıştı. Bir kaç saniye içinde ağaçtan indikten sonra ise başını hafifçe yukarı kaldırarak bana bakmıştı.

-Tanıştığımıza memnun oldum İrem. İstersen Mete'nin dövüşürken kullandığı taktiklerden bahsederim bir ara.

Dediğinde kendimden emin bir gülümsemeyle yanıtlamıştım onu.

-Maçlarımda hile yapmayı sevmem Murat teşekkür ederim. Bende tanıştığımıza memnun oldum.

Dediğimde itiraz etmeyerek başını hafifçe aşağı yukarı sallamıştı. Konuyu uzatmayan erkek mii? Hafif bir gülümsemeyle alt dudağımı ısırdığım sırada sesini duymuştum.

- O zaman ben derse kaçıyorum hadi görüşürüz.

Görüşürüz demek yerine ellerimi sallayarak bay bay ettiğimde ön bahçeye doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başlamıştı. Bende daha fazla oyalanmadan ağaçtan inerek sınıfa çıkmış ve hoca derse girmeden çantamı alarak çıkmıştım sınıftan. Murat ile aşağıda sohbete daldığımız için iki dersi kaçırmıştık ve muhtemelen yok yazıldığımızdan sonraki derslere girmemin manasıda yoktu. Hem salonda antreman yapmak ders dinlemekten kesinlikle daha eğlenceliydi. Sırtımda çantayla okuldan çıktıktan sonra müzik açmak için telefonumu açmıştım. Ama karşıma Mete ile olan yazışmamız ve Bu kişiyi engellediniz yazısı çıkmıştı. Telefonu kapatırken whatsapptan çıkmayı unutmuş olmalıydım.. Onun yüzünden hocaya yakalandığım aklıma gelince kaybolan sinirlerim tekrar kendini göstermeye başlamıştı. Bir de Murat'a yaptığı zorbalık aklıma gelince sinirlerim sabaha oranla daha da gerilirken içimden gelen sövme isteğiyle engeli kaldırarak parmaklarımı klavyede hızla dolaştırmaya başlamıştım.

UFAKLIK: Az önce bil bakalım kimle karşılaştım?

UFAKLIK: Murat. Gerçi tanıyacağından şüpheliyim ama..

UFAKLIK: Dur ben tanıyacağın şekilde anlatayım.

UFAKLIK: Hani şu çaylak diye zorbaladığın var ya o.

UFAKLIK: Onu görünce sana zorba bir insan olduğunu yazmayı unuttuğumu hatırladım.

UFAKLIK: Sen zorba bir insansın Mete.

UFAKLIK: Zorbasın.

UFAKLIK: ZORBA!

Son mesajı da gönderdikten sonra tam tekrar Mete'yi engelleyeceğim sırada cevap gelmişti. Merakıma engel olamayarak attığı cevaba baktığımda ise öylece ekrana bakakalmıştım. Ben burada çocuğa hakaretlerimle resmen destan yazarken onun attığı mesaj da tek bir kelime bile yoktu.

0530...: ?

Soru işareti... Evet sadece soru işareti atmıştı. Hızla whatsapptan çıkarak Mete'nin numarasını "Engelli" diye kaydettikten sonra tekrar whatsappa girip engel atacağım sırada ise bir anda telefonum çalmaya başlamıştı.

Engelli Arıyor...

Telefonu düşünmeden açarak kulağıma götürmüştüm.

-Tam engelliyordum bende seni. Noldu Mete niye aradın?

Sinirli çıkan sesimle karşıdan şaşkın bir cevap gelmişti.

-Ne oluyor kızım ya ne bu sinir? Bilmeden bir şey falan mı yaptım ben? Hayır iyi sövmüşsün de o yüzden yani.

Diye sitemle konuştuğunda ters bir cevap vermiştim bende.

-Ekstra bir şey yapmana gerek mi var? Zorbalık yaptın ya işte.

Diye çıkıştığımda karşı hattan sesli bir nefes verme sesi yükselmişti.

-Şu Murat denen çocuk mu doldurdu seni hayırdır?

Sesi yavaş yavaş sinirlenmeye başladığını gösterirken her ne kadar göremeyeceğini bilsemde gözlerimi devirmiştim. Evet Muratla iki ders saati boyunca konuşmuştuk ama Mete hakkında kötü tek kelime söylememişti çocuk. Sadece Mete'nin yakın dövüş konusunda cidden çok iyi olduğunu ve benim için endişelendiğini söylemişti o kadar.

"Benim yüzümden zarar görmeni istemem."

Demişti sadece. Mete hakkında yorum bile yapmamıştı.

-Aynen Murat'ın işi gücü yok beni sana karşı doldurdu Mete.

-Ne bu sinirin kızım o zaman? Hayır hem engellemişsin hem de engeli kaldırıp sövmeye devam etmişsin! Ne yaptım ben seni bu kadar sinirlendirecek?

Diye sorduğunda duraksamıştım. Sahi niye sinirlenmiştim ki ben bu kadar? Tamam hocaya telefonu yakalattığım için sinirlenmiştim biraz ama o biraz da benim dikkatsizliğim yüzündendi. "Biraz mı? Tamamen senin dikkatsizliğin yüzündendi" diyen iç sesimi görmezden gelerek hafifçe boğazımı temizlemiştim. Bu gün yetimhaneye bırakıldığım gündü... On sekiz yaşına daha geçen ay girmiştim ve bu yaşıma kadar yetimhanede büyümüştüm. Annemin yüzünü ya da babamın sesini hatırlamıyordum. Ve her sene bu gün üzerimde anlam veremediğim bir huysuzluk oluyordu. Patlayacak birini arıyordum.. Ve bu seneki talih Mete Cem'e vurmuştu.

-İrem, orda mısın?

Uzun süre cevap veremediğimden olsa gerek hafif endişeli bir sesle konuştuğunda derin bir nefes alarak cevap vermiştim.

-Burdayım Mete ne var?

Mete verdiğim ters cevaba sabır çekercesine bir nefes daha bıraktıktan sonra sinirli bir sesle konuşmuştu.

-Nerdesin sen, okulda mı? Bekle sen, şu sinirinin kaynağı neymiş öğrenelim bakalım.

Dedikten sonra bir hareketlenme sesi duyulmuştu karşı hattan. Kaşlarım aklıma gelen şeyle anında çatılırken sesimin şaşkın çıkmasına engel olamamıştım.

-Okula falan gelmiyorsun değil mi Cem?

Karşı taraftan ses gelmediğinde sessiz bir küfür savurmuştum içimden. Siktir..

-Cem.. Boşuna gelme okula. Okulda değilim ben şu an.

Dediğimde ise anında cevap vermişti.

-Dalga mı geçiyorsun İrem sen benimle? Hocaya telefonu yakalattım diyen sen değil misin? Nerde yakalttın o zaman telefonu, camide mi?

Yaptığı espiriyle gözlerimi birkaç defa kırpıştırdığım sırada karşı hatta ufak bir sessizlik olmuştu.

-Lann! Telefonu hocaya yakalattıysan benimle nasıl telefonda konuşuyorsun sen?

Bu şaşkın hali tüm üzerimdeki tüm siniri alıp götürürken içimden gelen gülme isteğine engel olamayarak gülümsemiştim hafifçe.

-Telefonumu kaptırmamak için okuldan kaçtım işte Cem

Sesimden güldüğümü anlamaması için her ne kadar büyük bir çaba sarf etsemde pek başarılı olamamıştım sanırım. Cem anladığını belirten bir ses çıkardıktan sonra sormasını beklemediğim bir soru sormuştu.

-E, nereye geleyim o zaman ben şimdi?

-He anlamadım?

Dediğimde karşı hattan bir gülme sesi yükselmişti.

-Nerdesin yani İrem şimdi onu soruyorum. O yazdığın lafları sana teker teker yedirmem lazım.

Adımlarım olduğu yerde dururken birkaç saniye karşımdaki spor salonuna bakmış ve ani bir kararla yerimi ona söyledikten sonra eklemiştim.

-Hazır gelmişken şu meydan okuma işini de aradan çılartalım o zaman.Bakalım bakalım kim kime laflarını yediriyor?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.