Derince yutkunduğumda kutudaki yüzüğe baktım onu parmağıma taktığım an resmi olarakta onun olacağım.. bunu bir kaç ay öncesine kadar istemiyordum ama dediği gibi ne ben onsuz ne o bensiz yapamıyor.. " Evett!. evlenirim. " Coşkuyla yerimde zıpladığımda ayağa kalkıp anlıma dudaklarını bastırmıştı.. heycandan titreyen elime kutudaki yüzüğü taktığında parlayan gözlerine baktım. " Ölürüm sana.." bedenimi sıkıca sararken kokusunu içime çektim. Şimdi ben Kaya ile evleniyormuydum..kocam olacaktı değil mi bu adam .. bu düşünceler beynimde dolaştıkça içim kıpır kıpırdı. Yavaşça geri çekildiğinde yüzündeki mutluluğu öylece izledim.. Hafifçe esen rüzgara bıraktım kendimi bu adama bıraktım kendimi... " Sen benim--." Arkamdan yükselen yüksek ses ile korkuyla irkildim. Kaya'nın gözleri arkama baktığında kafamı göğsüne bastırıp şaşkınlıkla konuşmuştu.. "Senin ne işin var burda!!" Kim olduğunu bilmiyorum ama o patlayan şey bir silah sesiydi.. " Bende sevdiğim kadına evlenme teklifi ettiğimde böyle mutluydum bir zamanlar tabi.." Bu...bu Atakanın sesiydi.. ama nasıl olur.. söylediği şeyler neydi öyle. Korku ile gözlerimi kapattığımda beni arkasına almıştı. " Kaya.." titrek sesimle konuştuğumda derince yutkundum. ." Korkma Alâm.." Bir adım öne gittiğinde kolunu sıkıca tuttum gitmesini istemiyorum..ya ona zarar gelirse.. " Oda korkmuştu..Ama sen! Sen onun canını alsın!" Sesi yankılanıyordu bu uçurum kenarında ağlamaklı gibiydi acı çekiyordu.. sevdiği kadın için acı çekiyordu..ama ..ama Kaya onun canını bilerek isteyerek almadı ki... " Lan! Bilerek almadım sende biliyorsun." Gözlerim doldu korkuyak titrerken Atakana baktım yaklaşıyordu adım adım.. . " G...gidelim... Kaya .. lütfen ." " Sıra bende canıma karşı canın." Sert sesini duyduğumda buz kesti bedenim akan yaşlarımla ayakta durmak zor geliyordu bana.. Allah'ım yalvarırım Kaya'ya bir şey olmasın. " Ben zaten yıllardır vicdan azabı çekiyorum Atakan karışamazsın ona!" Bedenime deyen şey ile geriye düştüğümde Kaya'nın Atakanın üzerine yürüdüğünü gördüm. " Kayaa!" Düştüğümde yerden hızla kalkıp yanlarına gitmek istesemde silah ikisinin elindeydi.. Allah'ım Kaya'ya bir şey olmasınn.. Yüzümü dolduran görüşümü bulanıklaştıran göz yaşlarımı sildiğimde bir şey yapmak istedim.. sadece çırpınmak yetmiyordu.. " Bırak lan!." " Kaya.." dedim sevdiğim adamı kaybetmek istemiyorum etrafa bakındığımda arkamda olan taşı gördüm elime alıp yanlarına yaklaşırken titrediğime lanet ettim.Özür dilerim Atakan ama senin sevdiğin kadını Kaya bilerek öldürmedi.. ikisi arasına aldıkları silahı almak için savaşırken taşı Atakanın kafasına vurdum . Bir kaç saniye içinde hareketsiz kaldığında elimdeki taş yeri boylamıştı.. hızla bir kaç saniye geri çekilirken elinde silah olan sevdiğim adama baktım yanıma gelip beni sarmalarken aktı yaşlarım.. " Şştt ağlama güzelim.." çenemin titremesine engel olamıyorum sıkıca sarıldım ona elindeki silahı geriye attıp saçlarıma sayısızca dudaklarını bastırdı.. bir an onu kaybetmek korkusunu hissedince boşaldım ya bir şey olsaydı.. ya Atakan onu vursaydı.. " Korktum .." dedim sadece o zaten biliyor korktuğumu hissediyor.. " Tamam güzelim şimdi gidelim buradan ben hal ederim merak etme bakma .. bakma baygındır.." Sakin ses tonu ile elinden sıkıca tuttum. Birlikte masaya ilerleyip çantamı aldığımda gözlerim maviliklerini buldu.. " Kaya--." Bedenim karıncalanırken derince yutkundum göğüs kafesim aldığı nefesi vermekte güçlük çekiyordu kulaklarımı sağır eden ikinci seside duyduğumda ağzım acıyla aralandı. Karnımı içeri çekip bedenimin yaşadığı şoku atlatmak istedim.. " Alâ!!.." dizlerimin üzerine düşerken canım yanıyordu nefes almak zor geliyordu.. o silah patlamıştı ama vurulan o değildi bendim... Tek düşündüğüm şey onun iyi olmasıydı çünkü ben onu canımdan bile daha çok seviyorum...Bedenime sarılan kollarla yeşillerim mavileri buldu... " Alâm güzelim bana bak..." Az önceki korku şimdide ondaydı gözlerinde acı gördüm korku.. endişe.. ben ikinci defa şahit oldum yaşlarına..Bedenim yavaşça hareketsiz kalırken üşüyordum canım yanıyordu ama bağıramıyordum canımın acıdığını dile getirmiyorum.. Anlıma yüzüme saçlarıma dudaklarını bastırırken yanağıma düştü göz yaşı... canının acımasını istemiyorum.. Gözlerim yavaşça bulanıklaşırken sesi ile sarsıldım. " Alâ!! Bana bakk! Gitme Alâ gitme!!" Boğazımdaki yumruğu güçlükle yutarken bir kaç kelime demek istedim.. " Kaya.." elim gömleğini bulduğunda yüzüğümü gördüm. Seninle her şey yarım kalıyor Kaya..bu uçurumda beni buldun beni kaybetmekte varmış kaderimizde.... Üzülme sevdiğim adam ben belki olmam ama sen benim için yaşa... Aklını kaybetmiş gibiydi.. benim canımdan daha çok yanıyordu canı.. Gözlerim kapandığında sesi kulaklarımdaydı.. son kez bu kadar yakından hissettim onu.. ***Cemreden..** İçtiğim süt bardağını masaya koyduğumda peçete ile ağzımı temizledim her sabah bunu içmek berbat bir şey ama bazı küçük hanfendiler için içmemiz gerek. Elim karnımı buldu gülümsediğimde yavaşça salona ilerledim. Yunus işteydi evde yanlızdım , Âlâ arada geliyordu geliyordu ama işi ve Kaya yüzünden evde kalmıyordu. Canım ya bu dönemde benden çok çekti kıyamam.. koltuğa yavaşça oturup telefonumdan Alâyı aradığımda hoperlore aldım.Kulağıma aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor sesi geldiğinde derin nefes aldım sesli mesajımı bıraktığımda , şu an Kaya ile olabilmesi geldi aklıma dün akşam birinci yıl dönümleriydi hayla birliktelerdir şimdi , yani Alânın Kaya ile birlikte olmasına kızdım en çokta kırıldım tam bir ay benden saklamışlar en son onları evde bastığımda söylemişlerdi.. Evde oturmaktan sıkıldım ayağa kalkıp çantamı hazırladığımda evden dışarı çıktım. Elif'in yanına gideyim bari.. arabada bende değildi. Taxi çağırıp bindiğimde Elifi aradım. " Alo Elif evde misin?" Dediğimde ağlamaklı sesini duydum. " H..hayır evde değilim." Ne olmuştu ki bu kıza ariyaya mı bir şey oldu yoksa. " Nerdesin." Dediğimde telefon yüzüme kapanmıştı ne oluyordu . Akifi aradığımda açmıyordu bir şey olmuştu ve benden saklıyorlardı. Âlâyı tekrar aradığımda telefonu kapalıydı ne oluyor bunlara. En son çare Kaya idi. Numarasına tıkladığımda kulağıma götürdüm .Almıyordu almıyordu kesin bir şey olmuştu.Takxiye beni tekrar eve bırakmasını söylediğimde binanın önünde durduk parayı ödeyip indiğimdede binanın önündeki banka oturdum yavaşca .Telefondan bu sefer Yunusu aradım eğer almaz ise gerçekten çığlık atacağım. " Alo Yunus." " Güzelim bir şey mi oldu." Telaşlı sesim tabiki böyle düşünür. " Bana bir şey olmadı ama kimseye ulaşamıyorum ne Âlâya ne Elife ." Sıkıntılı bir şekilde nefes verdiğinde derince yutkundum. " Tamam ben geliyorum evde bekle beni." Telefonu kapattığında kalbim tedirginlikle çarptı kollarımı karnıma sardığımda derin nefes almaya çalıştım. Yaklaşık yirmi dakikanın sonunda önümde duran arabayla ayağa kalktım.. " Cemre dur yavaş ol." Koluma girdiğinde sabırsızca bir şey olup olmadığını sordum. " Bir şey mi oldu ." Yüzündeki ifade bir şey olduğunu kanıtlıyordu ama ne oldu.. Alânın başına bir şey mi geldi.. " Sakin ol Önce güzelim.. Âlâ küçük bir kaza geçirdi.. " kaşlarım çatılırken ayakta durmaya çalıştım nasıl bir kaza durumu nasıldı?. " Nerde şimdi nasıl.." korkuyla sorarken arabaya doğru ilerlemiştim. " Yavaş ol .. hastanede şu an durumu kritik." Dediğinde gözlerimin dolduğunu hissediyorum benim kardeşim canıyla cebelleşirken burada durmak ağır geliyor bana..Arabaya bindiğimde akan yaşlarımı sildim umarım iyi olur umarım ben gittiğimde iyileşir.Yarım saatin sonunda hastaneye geldiğimizde ameliyathanenin olduğu kata çıktık sanırım bir tek benim haberim yoktu Elif oturmuş ağlarken Kaya'ya döndü gözlerim.. durumu bu kadar mı kötüydü ... Mahfolmuştu kapının önünde canını veriyordu sanki. Ayakta durmakta güçlük çekiyorum karnıma giren sancıyla canım yandı.. " Hemşire!" " Gitmek istemiyorum.. burada kalalım" sandaliyeye oturduğumda kendime hakim olmakta zorlanıyordum. Neden benim bunca zamandır haberim olmadı. Kim bilir ne kadar canı yanıyordur onu kaybetme korkusu içimi sararken elimden hiç bir şey gelmiyordu.. ** Koluma taktıkları serum ile burdaydım.. ameliyathanenin kapısında saatlerce beklemek öyle zor ki.. kalbim parçalanıyor.. dün akşamdan beri buradaydı.. benim kardeşim..Karşımdaki adama baktım yıkılmıştı..bana sadece kaza dediler ama neden kaza yaptı bilmiyorum... Hamile olduğum içinde hiç bir şey söylemiyorlar ama ben onun ablasıyım bilmeye hakkım var.. Gözlerim bir kaç saniye kapandığında ellerim karnımı buldu.. teyzesinin bebeği bu kız.. bir yeğeni olduğunu duyunca nasılda sevinmişti. Armutum diyordu ona aldığı kıyafetlerin haddi hesabı yoktu.. gözlerimden akan yaşları sildiğimde kapıdan çıkan doktora deydi gözlerim.. Ayağa kalktığımda dikkatle dinledim onu.. gözleri kan topayan Kaya sanki bu dünyadan değildi az önce ama şu an sanki doktorun ağzından çıkan cümleye canını verecekmiş gibi tek o değil gerginlikten karnıma saplanan ağırları hissedebiliyorum.. " Başınız sağolsun Alâ hanımı kaybettik..." Kulaklarımın duyduğu şey gerçekmiydi.. bir kaç adım sendelerken nefesim kalbime bıçak gibi saplandı.. nasıl ya ... Ben kardeşimi kaybetmiş olamam ki.. *****
Merhaba arkadaşlar。◕‿◕。
Hikâyenin son bölümünü okuduğunuza göre gelelim karar anına..
Dövmeci 2. Sezonu hak ediyormu?
Bu hikayeyi yarım mı bırakalım yoksa yeni bir bilinmezliğe mi yol alalım?◉‿◉
Yorumlarda fikirlerinizi bekliyorum herşey size bağlı bir rakam gerekecekse on kişiden fazla ikinci sezon onayı gelirse hikâyeye devam edeceğim... Okuyucularıma sevgilerimi iletiyorum..✿