Gözlerini gökyüzüne dikmiş, düşüncelerine dalmıştı Nur. Sonbaharın sararmış yaprakları okul bahçesini yavaş yavaş örtmeye başlamıştı. Her adımında geçmişin izleri daha da belirginleşiyordu. Bu okul, bir zamanlar Can’la hayaller kurduğu yerdi. Şimdi ise sadece buruk bir hatıradan ibaretti.Aybüke'nin sesiyle irkildi."Nur? İyi misin? Yine daldın."Nur başını hafifçe salladı. “İyiyim… sadece biraz düşünceliyim.”Aybüke, arkadaşının bu haline alışkındı. Can'dan ayrıldıktan sonra Nur'un içindeki neşe bir gölgeye bürünmüştü. Kimse tam olarak ne olduğunu bilmiyordu. Aslında bir kişi hariç. Sena.Sena, Nur’un en yakın arkadaşıydı. Ya da Nur öyle sanıyordu. Oysa gerçek çok farklıydı. Can ve Nur’un arasına giren kişi bizzat Sena’ydı. Gizli gizli Can’la mesajlaşmış, Nur hakkında yalanlar söylemişti. Ve sonunda aralarını bozmayı başarmıştı. Nur, Can’ın uzaklaşmasını anlamlandıramamıştı ama suçlayacak birini de bulamamıştı. Çünkü Sena, onun en güvendiği kişiydi.O gün okul bahçesinde Burak da vardı. Uzun boyu, dağınık saçları ve içine işleyen bakışlarıyla dikkat çekiyordu. Sena’nın sevgilisiydi. En azından herkes öyle biliyordu. Burak, Sena’yı seviyordu… ya da sevdiğini sanıyordu. Ama Nur’a baktığında kalbinde garip bir sızı hissediyordu. Sanki çok önceden tanıdığı ama bir türlü hatırlayamadığı birini görüyordu.Nur, Burak’a pek dikkat etmezdi. Onun kalbi hâlâ geçmişin küllerinde yanıyordu. Ama yeni bir yara da taşıyordu artık: Mehmet.Mehmet, başka şehirde yaşıyordu. Mesajlar, görüntülü konuşmalar, uzak mesafeler… Hepsi Nur’u yavaş yavaş tüketiyordu. Mehmet kıskançtı. Nur’un kimle konuştuğunu, nereye gittiğini sürekli sorguluyor, bazen saatlerce haber alamadığında tehdit edici mesajlar atıyordu. Nur ise bu durumu aşk sanıyordu. Oysa bu, sadece yavaş yavaş boğulduğu bir zehirden ibaretti.
Bir gün Aybüke ile birlikte kantine giderlerken, Nur karşı masada oturan Burak’la göz göze geldi. O an zaman durdu. Gözlerinde bir şey vardı Burak’ın. Acı mıydı? Merak mı? Yoksa tanıdık bir yalnızlık mı? Nur hemen gözlerini kaçırdı ama Burak bakmaya devam etti. Çünkü o anda bir şey hissetmişti. Bir kıvılcım. Sessiz bir çekim. Belki de bir başlangıç…
