(Bu benim ilk hikayem bu yüzden hatalarım olabilir görmezden gelirseniz sevinirim.) “Tamam anne merak etme.” Annemin artık ellinci kere söylediği kelimeler kulağımda çınlamaya başlamıştı.
Bu dünyada en çok evhamlı olan birisi varsa o da annemdi!
“Gece tamam diyorsun ama benim içime sinmiyor.Öğünlerini aksatmadan ye,derslerine güzel çalış,kötü arkadaşlıklar kurmamaya çalış.” Annemin tekrarlayan nasihatlerinden kurtulmam için sanırım intihar etmem gerekiyordu.
Alt tarafı başka bir liseye nakil oluyordum.
Yani yatılı bir liseye.
Tamam özet geçiyorum…
Bundan 2 yıl önce yani ben 9. Sınıfa giderken annem ve babam aniden boşanma kararı almıştı.
Buna çok şaşırmamıştım çünkü evde kavga gürültü eksik olmuyordu.
Annem ve babam boşandıktan sonra içime kapanık bir kız olmuştum.
Ta ki geçen seneye kadar…
Annemle beraber yaşıyorduk ve bende evimizin karşısındaki bir liseye gidiyordum.Fazlasıyla sessizdim fakat daha sonra okulda arkamdan çıkan dedikoduları duyunca sessizliğim kesildi.
Arkamdan çok yanlış ve gereksiz şeyler söylüyorlardı ve ben sustukça buna devam ediyorlardı.
Çok yazıktı çünkü ben Gece Kara’ydım ve böyle durumlarda asla sessiz kalamazdım.
Arkamdan konuşan kızları,erkekleri teker teker bulup onları güzelce uyardım.
Evet fazlasıyla mükemmelce!
Sonra ise benden özür diledikleri anların videolarını çekip okulumuzun itiraf sayfasına attım.Ve o günden sonra okulda en çok korkulan kişilerden oldum.
Yani kabadayı gibi değil yanlış anlaşılma olmasın sadece beni sessiz kız diye bir kalıbın içine koymuşlardı ve bende o kalıbı yok ettim.
Sonucunda ne mi oldu?
Okuldan atıldım!
Evet böyle bir sonu bende beklemiyordum.Nasıl atıldığım ise uzun hikaye…Arkamdan konuşan bana “pısırık kız.” Lakabıyla beni kantinden onlara tost almam için zorlayan o kızlar benden fazlasıyla korkmuş olacak ki benim onları mükemmelce uyarışımı fazlasıyla abartarak ve itiraf sayfasına attığım videoyu babalarına göstererek beni resmen okuldan attırdılar.
Ve evet babaları okulla ilgili çok önemli yere sahipti bu yüzden müdür bey beni dinlemeden beni okuldan attı.
Ve bende yeni bir okula nakil olmuştum.Ama bu sefer annem yatılı bir okul seçmişti sanırım bu yıl çok fazla işi olduğu için bana bakamayacağını düşünüyordu.
Annem bir avukattı ve fazlasıyla işkolikti.Zaten okuldan atılmama pek şaşırmamış ve kızmamıştı bu yüzden vakit kaybetmeden yeni okul arayışına geçebilmiştik.
Şimdi ise elimdeki mavi valizim ve sırtımdaki siyah sırt çantamla dış kapının önünde annemi bekliyordum.Bugün okula gidecek ve yerşecektim.Ve annem hazretleri bana öğüt vermekten ayakkabısını giyemiyordu!
“Kızım bak biliyorum zor bir süreç olacak.Brn yanında olamayacağım ama özür dilerim bu sene bana çok fazla iş gelmeye başladı ve ben yetişemiyorum sana vakit ayıramıyorum bu yüzden böyle olması en doğrusuydu.”
Anneme biliyorum dercesine başımı salladım.
Ve annemde artık hazır olduğunda dış kapıyı kapatıp asansöre bindik.
Yeni bir serüven beni mi bekliyordu?
—
“Merhabalar Meltem hanım.” Annem anlayamadığım bir sevinçle müdüreyi selamladı.
“Merhaba Nur hanım, hoş geldiniz!” Bunu derken bana da bakıyordu Meltem hoca.
Gözler mavi ve saçları kumral ve sarı karışık bir kadındı en fazla 50 yaşındaydı ve çok enerjik gözüküyordu.
“Hoş bulduk.” Dedim bende ayıp olmasın diye.
“Buraya hemen alışırsın.Burdaki herkes çok sıcakkanlıdır.” Başımı salladığım onayladığımı göstererek.
Müdüre hanımın odasındaydık ve büyük camlardan koridoru görebiliyordum.Burası hem okul hemde yurttu.Giriş tarafı yurtlara açılıyor ve yurdun bahçesine doğru gidince okulun giriş kapısı gözüküyordu.
Evet araştırmıştım.
Ve yurtta iki bölüm vardı.
Kızlar ve Erkekler.
Kızların odaları sol tarafta bulunurken erkeklerin odaları sap tarafta bulunuyordu ortada ise ortak alan vardı.
Yani sanırım chatgptden yaptığım ‘araştırma’ bu kadardı.
Ben düşüncelerime dalmışken kapı çaldı.
“Girebilirsin.”
Müdür hanımın sesinden sonra içeriye kahverengi saçlı ela gözlü fiziği düzgün güzel bir kız girdi.
“Merhaba Ececiğim.” İsmi Eceydi.
“Merhaba Meltem hocam.” Kız neşeyle hocaya selam verdikten sonra gözleri beni buldu bana sımsıcak bir gülümseme yolladı bende ona aynı sıcaklıkla karşılık verdim.
“Bende Ece’yi çağırmıştım Gece’ye odasını gösterir diye nede olsa oda arkadaşı oldular.” Demek ki oda arkadaşım bu kızdı.
Kız bana bakıp “İstersen sana yurdu göstereyim ve odanı göstereyim.” Dedi.
Bende anneme bakıp ondan onaylıyor musun diye bir bakış attım. Annem başını aşağı yukarıya salladıktan sonra bende kıza döndüm.
“Teşekkürler,isterim tabii ki.” Dedim ge valizimi tekrardan elime alıp kızın yanına gittim.
“Görüşürüz Gece.” Arkamdan seslenen müdüre ve anneme görüşürüz dedikten sonra kızla beraber odadan çıktım.
Kız sağ tarafıma geçmişti ve onunla beraber koridorda yürüyorduk.Renkli bir okuldu.İsmi Deniz kolejiydi ve duvarları bir okyanusu aratmayacak şekilde boyanmıştı.Duvarların üstünde öğrencilerin yaptığı tablolar vardı.
Yanımdaki kız birkaç metre ötemizde olan sarışın bir çocuğu çağırdı.
“Umut gel yardım et biraz.” Elimdeki valiz için çağırıyordu sanırım.
Ece’ye bakıp “gerek yoktu.” Dedim fakat çocuk çoktan gelmişti.
Karşımda benden birkaç santim uzun sarı saçlı yeşil gözlü alıcı gözle bakıldığında yakışıklı diyebileceğim bir çocuk vardı.
Ece bizi tanıştırdı.
“Bu Umut en yakın arkadaşlarımdan biridir.Umut bu da Gece kendisi benim yeni oda arkadaşım.”
“Tanıştığıma memnun oldum.” Dedim sıcak bir gülümsemeyle.
O da bana dostça bir gülümsemeyle “Bende tanıştığıma memnun oldum.İçimden bir his çok iyi anlaşacağımızı söylüyor.” Dedi.
Sohbete Ece dahil oldu. “Bende onu görünce aynı şeyi düşünmüştüm!” Dedi neşeyle.
“Bende aynı şeyi düşünüyorum.” Dedim sevecen bir sesle.
“Neyse hadi odamıza gidelim.” Ece’nin heyecanlı sesi benimde heyecanlanmama neden oldu.Umut elimden valizi aldı ve benim zorla sürüklediğim valizi o kolayca taşımaya başladı.Beraber merdivenlerle 2.kata çıktık.Çıkarken Umut’un konuşkan birisi olduğunu fark etmiştim.Kafadengiydi bana birsürü soru soruyordu ve arada espri yapıp gülmekten karnımın ağrımasına sebep oluyordu.
“Bence sen bir renk olsaydın Sarı olurdun.” Ece’nin Umut’a söylediği şeye kıkırdadım.Konuyla çok alakasızdı ama Ece bize kendi gözlemlerini aktarma kararı almıştı.
“Ece konuya senin kadar odaklanan birini görmedim tebrik ederim.” Dedi Umut’da yapay bir sinirle.
Ece’de sitemli bir sesle “Ama napabilirm birden aklıma geldi.”
Umut ise göz kırpıp “Yani beni düşünüyordun.” Dedi.
Neyin içindeydim böyle!
Ece Umut’a gözlerini devirdikten sonra bana döndü.
“Arkadaşlarımın zeka seviyesini lütfen sorgulama işte Allah bir yerden alıp bir yerden veriyor.”
Kıkırdadım,daha tanışmamızın 10.dakkası falandı fakat ben sanki 10 yıldır tanışıyormuşuz gibi hissediyordum.
Kapısında 25 yazan bir odanın önünde durduk.
“Ve işte bu bizim odamız!” Dedi ve cebinden anahtarını çıkartıp kapıyı açtı.
Oda çok neşeliydi!
Evet oda bildiğimiz neşeliydi! Beyaz duvarların üstünde -sanırım Ece’nin yatağının olduğu kısım- posterlerle kaplıydı.
Aynı şekilde gardılabın üstünde de ders notları ve ufak posterler vardı.
Yataklarımızın arasında bir komidin vardı.
Benim yatağım ve gardolabımın bulunduğu kısım çok sadeyken eceninki çok renkliydi.
“Merak etme senin tarafını da renklendireceğiz.” Dedi Ece.
Olur anlamında başımı salladım.Eşyalarımı özensizce yatağımın üzerin koyduktan sonra beraber odadan çıktık.Umut kapıya yaslanmış telefonuyla oynuyordu bizi görünce telefonunu cebine koydu ve gülümsedi.
Geniş bir koridordaydık sadece duvar tarafında odalar vardı karşı tarafımda demirlikler vardı ve aşağıya baktığımda ortak alanı görebiliyordum.Demirliklerden karşı tarafa baktığımda ise aynı şekilde odalar olduğunu gördüm sanırım o taraf erkeklerin tarafıydı.
Ben pek böyle tahmin etmemiştim mesela ortak alanın bu katta olacağını düşünüyordum meğersem zemin kattaymış ve buradan balkon gibi aşağıya bakabiliyormuşuz.Erkekler tarafı çok uzağımızda değildi.Aramızda birkaç metre uzunlupunda boşluk vardı o kadar.
Karşıdaki erkekleri görebiliyordum.
“Hadi gel yemekhaneyi gösterelim.” Diyerek beni Çağıran Ece’ye baktım.Tam ona tamam diyecekken sağ tarafımdan bir erkek sesi duydum.
“Kime gösteriyorsunuz?” Sesin sahibine bakmak için kafamı çevirdim.Bize doğru gelen siyah saçlı simsiyah gözleri olan düzgün buruna ve belirgin yüz hatlarına sahip benden beş santim uzun olacağını düşündüğüm bir erkekti.Onunda gözleri bana kilitlenmişti.Bakışları çok keskindi.
“Kayra beyefendileride uyanmış sonunda.”
Dedi Umut alaycı bir ses tonuyla.
“Bu Kayra,kendisi biraz gariptir.” Dedi Ece kulağıma doğru.
“Ee tanıştırmayacak mısınız beni yeni öğrenciyle.”
Umut lafa atladı.
“Ece’nin yeni oda arkadaşı Gece.”
Ece devam etti.
“Bu da Umut’un oda arkadaşı huysuzlukta bir numara olan Kayra.”
Kayranın gözleri yine benim üzerimdeydi.
“Tanıştığıma memnun oldum.” Dedi imâ dolu bir gülümsemeyle.
“Bende memnun oldum.” Dedim bu gülümsemeye anlam vermeye çalışarak.
(Yorumlarınızı bekliyorumm)

