İçeriğe geç

Dönence

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Dönence

Bölüm 4

4 bölüm: öpücük

Leyla Akkaya bir cuma sabahı uyandığında ne annesi nede babası evdeydi şaşırmadı. O kadar çok çalışıyorlardıki onları görmek imkansız olmuştu. Leyla formasını giydi aşağı indiğinde ise Ezgi ve denizi gördü.

"Günoo sıla yokmu" sofraya oturduklarında deniz konuştu "uyuya kalmış Okulda görüşürüz dedi morali bozuk gibiydi"

Onlar havadan sudan konuşurken kapı çaldı üçünde Şaşkınlıkla birbirine baktı kimseyi beklemiyorlardı. Deniz "ben baktım" diyerek kapıyı açtığında hayatının şokunu yaşadı

Denizden:

"Aras??" Soru sorar gibi baktığında bende aynı şekilde baktım. Tam bu sırada Leyla geldi.

"Aaa Aras hoşgeldin gelsene içeri kahvaltı ediyorduk"

"Eee geleyim bari" Aras içeri girdiğinde Ezgi gözlerini pörtletti. "Ay arasko hoşgeldin hayırdır?"

"Leylayı almaya gelmiştim Hakan amca aradı giderken leylayı da alır mısın diye" tabağına birşeyler dolurmaya başladığında sofrada sessizlik oldu. Kimse konuşmuyordu

"Ee Teoman yok mu" hay ağzına edeyim deniz mal mısın sen sora sora bunumu sordun yani imdat. Kızlar bana imalı imalı baktığında Şirince gülümsedim. Arasta bıyık altı gülüyordu.

"Kendi arabası var onun benimde kendi arabam var ama istiyorsan çağırabilirim" aras artık saklamadan kahkaha attığında kızlarda güldü bense yerin dibine girecektim " gerek yok Aras merak ettim sadece"

"Emin öyledir deniz" biraz daha konuştuktan sonra sofrayı topladık sonrada Leyla'nın kendine bakışını bekledik.

"Leyla hadi her halinle güzelsin zaten" arasın sabır sınırının sonuna gelip bağırarak söylediği şeyle Ezgi ve ben yuh lan der gibi baktık. Leylayla şıcrayarak yanımıza geldi

"Ne dedin sen bisey dedin sanki" duymuştu biliyorduk ama inatla tekrar söylemesini istiyordu. hayır seviyorsan git konuş Arasko "Hiç geç kalıyoruz hadi Leyla dedim" utanmıştı deli.

"Tamam tamam hadii" hepimiz arabaya doluştuktan sonra birlikte okula kadar geldik "sagol Aras zahmet oldu sanada" Leyla'nın gülümseyerek söylediği şeyle Arasta güldü"nolucak canım yolumun üstüydü zaten lazım olursam ararsın yine"

"Sadece lazım olursan mı arayayım?" Leyla'nın sorduğu soruyla ezgiyle birbirimize imalı imalı baktık şuan gözümüzün önünde birbirlerini seviyorlardı bihter ziyagil buralarda falan mıydı

"İstediğin zaman ara ben açığım her zaman neyse görüşürüz sınıfta" Aras gittiğinde Leyla cidden bayılacak gibi oldu

"Ay çok seviyorum manyağı ya beni almaya gelmiş" hayır bir insan niye exi ona hala aşık diye sevinirdiki Ezgi ve Leyla sınıfa çıkarken bende kantine kahve almaya gittim

"Abi bana ordan bir americano böyle bol buzlu buzlu" kantinci kafasını sallayarak kahveyi yapamaya başladığında duyduğum sesle arkama döndüm

"Günaydın deniz kızı"

"Günaydın Teoman hayırdır" hiç der gibi omuz silktiğinde birlikte beklemeye başladık ben kantindeki cama yalanmıştım oda tam önümde duruyordu.

"Ee nasıl oldun daha iyi misin" gözüm dudağındaki kurumuş yaraya takıldı "dudağına noldu vurdu mu sana" gözlerini kaçırdığında elim dudağındaki yaraya gitti "acıyor mu çok" hayır der başını salladığında kafamı salladım bende

"Al kızım" tam arakamı dönecekken Teoman bana doğru eğildi. Bir adım attı sonra bir adım daha nefeslerimiz birbirine değecek gibi olduğunda gözlerimi kapadım öpecek miydi beni öpse felaketim olurdu

"Deniz kızı gözlerini açta kahveni al yoksa ben içerim kahveni" gözlerimi açtığımda uzaklaşmış bir elini cebine koymuş diğeriylemde kahvemi bana uzanıyordu hayır kolun kopsun şerro öpeceksen öp dimi yani gösterip bırakmak olur mu?

"Ben kafayı yiyorum galiba o yüzden bay teocum" hızlıca elinden kahvemi alıp sınıfına doğru koştum. Kaç Deniz kaçabildiğin yere kadar.

Bölüm sonu

4 yorum