-Evet,artık tatilimize başlayabiliriz!Dedi Çağla sevinçle otobüsten inerken.Bizde onun peşinden otobüsü boşaltmaya başlamıştık bile.Geldiğimiz yer gayet güzeldi.Yemyeşil ağaçlar,pespembe çiçekler,masmavi gökyüzü.Bu kadar çeşit rengin arasında gözüme çarpan tek bir tane renk vardı.Çünkü o eşsizdi.O kadar rengin arasında kırmızı bir gül çarpmıştı gözüme ve sadece bir tane vardı.O sırada arkadan birinin yaklaştığını hissettim.-Merhabalar prenses!Odanıza kadar eşlik etmek isterim.Ayrıca gözünüz o tek bir tane gülde kalmasın,çok daha fazlasını size verebilirim.Tabiiki de Sarp'tı.Başka birinin gelme ihtimali çok düşükken sessiz sessiz yaklaşması çok daha düşük bir ihtimaldi.Hiç birşey demeden sadece yürümesini işaret ettim.Önümü keserek daha doğrusu zıplayarak kendisinin tatlı olduğunu düşündüğü fakat ben dışında hiç kimsenin tatlı bulmayacağı bir ifade ile bana bakıyordu.-İyide sen böyle yaparsan kim bizim sevgili olduğumuza inanacak.Yürüyüşümü durdurdum ve fazlasıyla ciddi olduğunu düşündüğüm bir şekilde ona bakıyordum.-Sarp sen bana aşık mısın?Yani dön desem döner misin?Gerçekten bunu söylemiştim.İnanılmaz bir insandım.Aptalın tekiydim ama iş işten geçmişti yada hatanın neresinden dönersem kâr diye düşünerek sözümü geri mi almalıydım?Şuana kadar alt dudağımı ısırdığımın farkında değildim.-Öncelikle alt dudağını serbest bırak.Dedi ve soruma cevap vermeden arkasını dönüp yürümeye başladı.Bana çok uzun gelsede yaklaşık 10 saniye süren bir heykellik aşamasından sonra bende otelin içerisine doğru yürümeye başladım.Çağla hala enerjisini düşürmemiş hoplaya zıplaya yanıma geliyordu.-Of nerdesin bir saattir?Odalara yerleşeceğiz daha.Diyerek beni elimden tutup odaya doğru çekiştirmeye başladı.��������Odalarımıza yerleşmiştik.Herkes üçer kişi şeklinde gruplara ayrılmıştı.Ben,Çağla ve Neva aynı odada kalıyorduk,oda numaramız 230'du.Sera,Buse ve Meral ise birlikte kalacaktı.Onların odası solumuzda kalıyordu.Sağımızda ise Sarp,Uraz ve Anıl vardı,numaraları 456'ydı.Bunu bilerek yaptıklarını düşünüyordum.Biri ile benim aramızdaki ilişkinin ne olduğu belli değildi ya da yalancı sevgililikti.Çağla ile Uraz ise eski sevgililerdi.Neva ile Anıl ise zaten belliydi,sevgililer.Onların yanında ise Murat,Cenk ve Emre kalıyordu.Onların numaraları ise 196'di.Numaraların birbirleri ile alakası yoktu.Sebebini bilmediğim bir şekilde numaralar değişiklik gösteriyordu.Eşyalarımı hızlıca yerleştirip uzanmaya geçmiştim.Neva ise hala yerleşmeye çalışıyordu.Çağla'da her zaman ki gibi telefon ile uğraşıyordu.Birden ayağa kalktı ve zıplayarak kapının önüne geçti.-Yemek saati gelmiştir!Ama ben aç değilim...Dediği sırada kapı tıkladıltı.Birini beklemiyorduk bu yüzden şaşırmıştık.Çağla sorgulayıcı gözlerle kapıyı açtı.Bir de ne görelim.Meşhur 3'lü.Anıl,Uraz ve tabii ki Sarp.Yattığım yerden doğruldum.Üçü birlikte izin almadan içeri daldı.Şaşkın bir ifadeyle onlara bakıyordum.Sarp yanıma oturdu ve nefesini tenimde hissedeceğim şekilde kulağıma doğru eğildi.-Yalana ayak uydur.Gerçekten kalp atışımın hızlanmasının sebebi bu muydu?Her neyse ona aldırış etmedim.Anıl ise Neva'yı odayı sarsacak kadar güldürmeyi başarmıştı.Çağla ve Uraz ise yan yana bir şekilde bizi izliyorlardı.Daha doğrusu ayrılmamızı bekliyorlardı.Uraz kenarda gördüğü şişeyi eline aldı.-Evet,hepiniz yere oturup bir daire kurun doğruluk mu cesaret mi oynayacağız.Bu pek hoşumuza gitmesede Uraz'ı kırmamak amacıyla dediğini yaptık.Oturuş şeklimiz şöyleydi;Anıl,Neva,Uraz,Ben,Çağla ve Sarp.Çağla şişeyi ortaya koydu ve çevirdi.Uraz ve Sarp'a çıkmıştı.Sarp soru soran taraftı.-Doğruluk mu cesaret mi?-Doğruluk.-Bana en son ne yalan söyledin?Uraz elini ensesine götürüp kaşırken dudaklarını araladı.-Şey işte...Şey anladın sen şey yapmıştık ya şeyde-Nereden anlayalım oğlum şey diyorsun başka bir şey demiyorsun!-Şey sabah sizi tuvalete kitledik ya seni oraya sokmak için söyledim.Sarp sadece göz devirmekle yetindi ama Anıl,Uraz'ı dövmekle meşguldü.-Ya oğlum mal mısın ne diye hatırlatıyorsun?Odaya geçelim nolucak gör sen.Neva ise aralarına girip küçük kavgalarını sonlandırdı.Sonrasında ise şişeyi çevirdi.Şişe ise Anıl ile Çağla'yı gösteriyordu.Soruyu Anıl soruyordu.-Doğruluk mu cesaret mi?-Doğruluk.-Hiç aramızdan birinin arkasından konuştun mu konuştuysan kimin arkasından konuştun?Çağla ise yalandan bir gülümseme takınarak oturuşunu düzeltti.-Tabii ki hayır.Anıl ise boş bir sevinçle ayağa kalkıp zıplamaya başladı.-Konuşmuş işte tipinden belliÇağla ise somurtarak teslim oldum-Yani arkadaş olmadığımız zamanlar Nehir hakkında konuşuyordum.Ona sahte bir sinirler bakış attım ve konuyu uzatmadan şişeyi çevirdim.Şişe hu sefer Neva ve Uraz'ı gösteriyordu.Soruyu Uraz soruyordu.-Doğruluk mu cesaret mi?-Cesaret.Uraz ile elini açtıktan sonra gülümsemeye başladı.-Ver bakalım o zaman şu telefonunu.Neva ise oflayarak telefonu Uraz teslim etti.Uraz da Anıl'a.Anıl ise telefonu Neva'nın da göreceği şekilde açıp bir kaç yere girdi ve anı olsun diye fotoğraflarını çektikten sonra diğer tura geçtik.Neva şişeyi çevirdi.Bana ve Sarp'a gelmişti.Soruyu ben soruyordum.-Evet gel gelelim sana birtanem.Doğruluk mu cesaret mi?-Cesaret biliyorsun sevgilin hicbirseyden korkmaz.-Biliyorum biliyorum aşkım.O yüzden sana güzel bir makyaj yapayım.-Ne?Derken tüm kaslarının kasıldığından emindim.Neyseki ona bunu kabul ettirmek için büyük kozu oynayacaktım.Yanağına bir öpücük bıraktım.Makyaj çantamı alıp geldiğimde Sarp üzgün olsada kararım kesindi.15 dakika sonra basit bir makyaj yapmıştım.Sarp'ın yüzü sirke satıyordu.Daha fazla onu üzmek istemediğim için oyunu sonlandırdım ve yatağa oturdum yanıma da Sarp'ı oturttum.3-5 fotoğraf çektikten sonra makyajını silmeye başladım.Anıl ve Neva aynı bizim gibi oturmuştu.Uraz ve Çağla ise sanki birbirini görmüyordu.Daha sonrasında duvara sırtımı yasladım ve Sarp'ta kolunu omzuma attı.Çok uykum vardı ve aynı zamanda bu yalandan sevgililiği imkanım varken kullanmak istiyordum.Başımı omzuna koydum.Sarp saşkındı.Kulağına yaklaşıp fısıldadım.-Seni hala çok seviyorum.Sonrasında gözlerimi kapadım ve uykuya daldım.
Bölüm 5
Doğruluk mu cesaret mi?🪄
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.