Tanrısal bakış açısı
Siren sesleri duyuluyordu.
Sokaktan sokağa koşan efsun bu sefer yakalanacağının farkındaydı ama içinde bulunan tek endişe belgeleri teslim etmekle ilgiliydi çünkü hapse atılsa dahi ajans tarafından kurtarılırdı ama ajans belgeleri kaptırdığını duyarlarsa onu yaşatılarmıydı pek emin değildi. Sadece şunu biliyordu ki patron belgelere ulaşmak için her şeyi yapardı.
Son girdiği sokak çıkmazdı fakat geri dönmeye çalışmadı çünkü adım seslerinin yaklaştığını duyuyordu.
Adım sesleri çevrede yaklaşık on dört kişi olduğunu söylüyordu Efsuna, arabalarda da bir o kadar kişi daha olduğunu tahmin etti ve Efsun emindi ki hepsinin profesyonel dövüş eğitimi vardı.
Bu yüzden direnmedi.
Belgeleri yırtıp parçalarını iç çamaşırına sıkıştırdı sonuçta önemli olan belgeleri götürmekti gerisi kimin umrundaydı ki.
belgeleri hallettikten sonra arkasını döndü dört saniye sonra polisler geldi ve silahlarını çektiler.
“Ne çaldın ?!”
diyerek bağırdı polis memuru efsuna karşı efsunsa siyah elbisesinin üzerine giydiği ceketin kapşonunun gölgesinden başını kaldırdı ve bir hafta önceki görevden kalan yaralarıyla sırıtmakla yetindi.
polisler onla konuşmaya çalışırken o sağ arka çaprazındaki binanın üstünde duran keskin nişancıyı hissetmişti bile. muhtemelen ona sakinleştirici vuracaklardı evet şu avcıların vahşi hayvanlara sıktığı türden ama artık efsun hayvan gibi davranılmaya alışmıştı.
sadece kendi duyabileceği bir şekilde mırıldandı
eh sanırım kaçarı yok
dedi ve kapüşonunu indirip kahverengi saçlarını geriye doğru attı.
tık.
Ve gözleri sonu belirsiz bir hiçliğe kapandı.
