İçeriğe geç

Dolunay

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Dolunay

Bölüm 1

TANIŞMA

Yaz gelmişti yazı pek sevmiyorum... Çünkü yazın çalışmak hiç de eğlenceli değil özellikle deniz kenarında yaşıyorsanız. Bu gerçekten zor olabiliyor daha çok mental açıdan... Teyzem bana deniz kenarında bir otelde iş bulmuştu part time çalışacaktım, orda garsonluk yapacaktım. Bir tatlı restoranında, otel o kadar büyüktü ki işte ilk defa böyle bir yerde çalışacağım. Hadi bakalım... Otele gittim, hazırlandım ve işe başladım. İlk iş günüm güzel geçti diyordum takibi elimdeki bol çikolata soslu waffle ı adamın üstüne boca edene kadar adamın boyu uzundu kafamı kaldırdım ve yüzüne baktım. Yüzü ifadesizdi, ardından bir kız geldi, sanırım kız arkadaşıydı ve elini kolunu sallayarak bağırmaya başladı. "Sen garsonsun. Kim aldı bunu işe?!" Ağzımı açıp bir şey diyecektim ki kadın susmadı ve devam etti. "Sen bu adamın kim olduğunu biliyor musun?!" Kendimden emin bir şekilde "Kimmiş? "dedim. Bir anda daha da hiddetlendi." Ahmak! Türkiye'nin en zengin iş adamlarının oğullarından birinin üstüne waffle döktün! SALAK"dedi. Bunun altında kalamazdım ben orda sadece çalışıyordum bir hata yapmış olabilirdim ancak bu kadar büyütmelerine gerek yoktu. Hem adam bir şey demiyordu ona ne oluyordu. Sinirle " Bana bakın! Bana hakaret edemezsiniz. Ayrıca bu olayı bu kadar abartmanız çok saçma. Beyefendi umursamazken size ne oluyor!". Göğüslerini kabartarak" Ben onun sevgilisinin." Dedi. Birisi şu kadına zengin bir erkeğin sevgilisi olmanın bir statü olmadığını söylesin, lütfenn.. Vee o görevi ben üstlendim. " Yalnız ben sizin yerinizde olsaydım bununla övünmezdim çünkü sen pardon siz bununla övünüyorsanız şayet şu hayatta hiçbir vasfınız yok demektir." Afallamıştı. Allah'ım çok mutlu oldum. Gözleri kocaman açıldı ve tam bağıracaktı ki sevgilisi" Ceyda yeter artık!"dedi. Kadının yani Ceyda'nın gözleri doldu. Ağlamaklı bir şekilde ve sesini titretmeye özen göstererek " Ama Mertt bana ne dediğini duymadın mı?" bunları söylerken dudaklarını büzüp titretmişti. Bu hareketinin karşısında gözlerimi devirmeden duramadım. Neyse ki Ceyda denen o kız bunu görmemişti. Görse eminim buna da carlardı. Tanrımm bu adam buna nasıl katlanıyor bu kadın ÇOK KONUŞUYOR.Ceyda çok bozulmuştu bir şey diyememişti ve bu da onun canını çok sıkıyordu. Mert beyle Ceyda denen o kız bir masaya geçtiler onların siparişlerini başka bir garson aldı. Ve ben gün boyu o çiftten uzak durmaya çalıştım o kadını görüp sinilerimi daha da fazla bozamazdım. Gel git derken çıkma saatim geldi ve bende üzerimi değiştirip evin yolunu tuttum. Giderken müzik dinliyordum o sırada yağmur yağmaya başladı ve içim huzurla doldu. En sevdiğim şeylerden biriydi yağmurda şarkı dinleyerek yürümek. Otobüs durağına doğru ilerliyordum ancak sırılsıklam olmuştum ve kesin hasta olacağım tabii annemde boş durmayacak kesinlikle gecenin o saatinde yağmurda neden yürüdüğümü soracaktı. Annem işte, onu seviyorum ancak bazen gerçekten çok konuşuyor. Aklımdan bu düşünceler geçerken saate bakmak geldi. ''Saat çok geç olmuş.'' diye geçirdim içimden. Otobüs gelmişti ve ben otobüse binip eve gidiyordum. Kulağımda kulaklıklarımla şarkı dinlerken bugün yaşadığım olay aklımdan hiç çıkmıyordu. Neydi sürekli kafamda dolandırıp durduğum? Yaşadığım olay mı? Ceyda denen kendini beğenmiş, gurursuz kız mı? Yoksa onun sevgilisi mi? Mert iyi birine benziyordu aslında. Yakışıklıydı, başarılıydı, nazikti ona karşı içim ısınmıştı.

Bunları düşünürken ineceğim durağa gelmiştim. Otobüsten indim ve müzik eşliğinde yürümeye başladım ancak sokaklar her zamankinden daha kasvetliydi bunu kafama takmamaya çalışarak eve doğru yürümeye başladım, sevdiğim bir şarkıyı açtım ve yolda kimse olmadığı için şarkı söyleyip dans etmeye başladım, bu benim en sevdiğim şeylerden biriydi ,dans etmek ve şarkı söylemek ben böyle ilerlerken önümden hızla biri geçti. Bir an korktum hatta çok korktum ama düşünmemeye çalışarak ilerlemeye devam ettim ve karşıma biri çıktı. karşıma çıkan kişi restorandaki Ceyda'ydı. Önümde durdu boyu benden uzundu ve bana üstten bakmaya başladı ve dedi ki '' Mert'ten uzak dur.'' Ona bön bön bakıyordum birisi sevgilisinin umurumda olmadığını söyleyebilir mi ya! Gerçekten sıkıldım artık bu kızın bu tavırlarından. Bende ona kollarımı göğsümün altında birleştirerek ve bu durumdan sıkıldığımı belli ederek ''Bak, sevgilin benim zerre kadar umurumda değil tamam mı? Eğer onu çok seviyorsan git yanında dur. Benimle uğraşma gerçekten sıkıldım bu durumdan.'' Gerçekten bıktım bu durumdan sevgilisini çok önemsiyorsa onun yanına gitsin ve onunla ilgilensin yeter ya!! Kızda artık nasıl bir kıskançlık varsa beni buraya kadar takip etmiş. YUH.. Bana sinirle baktı ve '' Bu iş burada bitmedi.'' dedi. Yav he he, arkamı dönüp eve gittim .Eve geldim ve her şey aynıydı. Annem uyumuş, babam televizyon izliyordu, kardeşimse kendi halindeydi. Direkt mutfağa geçtim ve dolaba baktım. Dünden kalan ıslak kek vardı onu yedim sonra telefonla banyoya girip dişlerimi fırçalamaya başladım. Bir yandan da reelslara bakıyordum ama bugün ki yaşadıklarım aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Mert Bey'in üstüne tatlı döküşüm, sevgilisinin çıldırışı ve beni takip etmesi gerçekten inanılır gibi değildi. Bir şekilde uyumayı başarmıştım. Sabah yataktan hiç kalkmak istemedim sabahları uyanmayı hiç sevmezdim. Bir süre uyumaya çalıştıktan sonra sıkılıp kalktım yataktan. Banyoya gittim, elimi yüzümü yıkadım ve de dişlerimi fırçaladım. Oradan kulaklığımı takıp mutfağa geçtim kahvaltı hazırlamaya başladım. Hem kahvaltı hazırlıyor hem şarkı söylüyor hem de dans ediyordum. Saçlarımın savrulması çok hoşuma gidiyordu.

Arkamı dönüp baktığımda annem oradaydı. Bana gülerek bakıyordu... ve gelip yanağımdan öptü sonra da'' Günaydın prenses'' dedi cıvıldayan bir sesle. Bende annemi öptüm ve onu mutfaktan gönderdim. Dans ederek kahvaltı hazırlamaya devam ettim. Sofrayı kurdum ve annem'' Bugün işe gitmeyecek misin?'' diye sordu. Çünkü bayağı bir geç kalmıştım. Gözlerim birden açıldı, hemen kenarda duran çantamı aldım ve ağzıma bir tereyağlı ekmeği attıktan sonra koşarak evden çıktım. Allah'tan çalıştığım yer koşma mesafesindeydi. Tam vardım dedim ki bir şeye çarptım bu o Mert beydi. Boyu gerçekten uzundu ve yapılıydı. İş arkadaşlarımdan birisi "Buse niye bu kadar geç kaldın?" dedi. Mahcup bir şekilde "Üzgünüm." Dedim ve içeri girmeye çalıştım ancak Mert bey izin vermedi. Sinirlendim ancak sinirlerimi korumaya çalışıyordum. Derin bir nefes alıp verdikten sonra " İçeri girmeme izin verir misiniz Mert bey?" dedim. O da bana " İçeri giremezsin geç kaldın." Dedi gayet normal bir şekilde daha da sinirlenmeye başladım. " Pardon sen benim patronum değilsin geç kalıp kalmamam seni kadar ilgilendirir acaba?" dedim

Düz bir şekilde bakarak " Resmiyeti bozduk bakıyorum." Dedi. Daha da sinirlenerek ve hafif bağırarak " Evet bozduk çünkü kendi bilmez ukala insanlardan haz etmem. Kendi iş yerinizde, evinizde herkes size bütün bu ukalalıklarınıza rağmen kibar davranıyor olabilir ancak ben davranmam patronum değilken ne bu tavırlarınız." dedim. Dudağının kenarı alaycı bir şekilde kenara kaydı ve ben daha çok sinir oldum. İş arkadaşım Eva geldi ve panikle " Buse ne yapıyorsun? o bizim patronumuz." dedi. "NE!?" dedim şaşkınlığın verdiği şokla ben bu adama az önce haddini bildirmiştim. Özür dilemem gerekiyor muydu? Gerekmesindi. Gerekmemeliydi. Korkuyla gözlerimi ona çevirdim. Sinsi bir sırıtışla " Evet, bekliyorum." dedi. Yutkunarak "Neyi?" Dedim. 32 dişini birden göstererek " Neyi olacak tabii ki benden özür dilemeni." dedi. Gerçekten inanamıyordum ben bu adamdan özür mü diliycektim sırf patronum olduğu için. Derin bir nefes aldım sabır diliyordum. Sesim kısık bir şekilde '' Özür dilerim Mert Bey." dedim. Karşımda istediğini almış olduğunun verdiği gururla dikiliyor ve gülümsüyordu ve bu beni gerçekten çok sinir ediyordu. Neden bilmiyorum ama bu adamda beni çok sinir eden bir şeyler vardı.

Bölüm sonu

8 yorum

  • Kurgu okunmaya değer ama boşluklar olsa daha güzel olur ayrıca şu cümle gerçekten benim düşüncelerimin aynası gibiydi "zengin bir erkeğin sevgilisi olmanın bir statü olmadığını söylesin" kısmı ❤️❤️

  • Öhöm. İlk bölümü bitirdik demek :’) Ufak bir öneri yapacağım. Paragraf çok uzun. Satır arası yorum yapmak istedim fakat tek bir cümleye yapmak isterken tüm bir paragrafı seçmek durumunda kaldım. Paragrafları biraz kısaltırsan okuyucunun da dikkati çabuk dağılmamış olur. :) ufak tefek yazım yanlışları, noktalama hataları haricinde bir sorun da yok. Onları zamanla toparlayacağını umuyorum :) Çokça başlarılar ve Mert bey yüzünden sabırlar diliyorum 😂 Kaleminize sağlık ❤️

    1Yanıt
  • Adamın iş adamı olması direkt sinir bozuyor zaten dkwjdkd

    1Yanıt
  • Waffle yerine başka bir şey dökmek lazımmış bu hıyara. Belli oldu şimdiden 😂

  • Yani evet bu açıdan doğru. Bir yandan sıcakla savaş verirken diğer yandan koşuşturma halinde olmak tam bir rezillik.