İçeriğe geç

Dokunmadan Yanmak

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Dokunmadan Yanmak

Bölüm 3

Görünmeyen Taraf

Araba bir süre daha konuşmadan ilerledi.

Nergis camdan dışarı baktı. Şehir ışıkları uzaktan güzel duruyordu ama yaklaştıkça her şey yarım görünüyordu. Yarım binalar, yarım sokaklar, yarım hayatlar.

“Beni neden aldınız?” diye sordu sonunda.

Sesini sakin tutuyordu. Panik, pazarlık gücünü düşürürdü.

Asil cevap verdi.

“Çünkü seni biz almazsak, başkası alacaktı.”

“Poyraz,” dedi Nergis.

Asil aynadan ona baktı.

“Evet.”

Karan hâlâ sessizdi. Bu, Nergis’i rahatsız ediyordu. Çünkü sessiz insanlar genelde en çok karar verenlerdi.

“Ben sistem kurmam,” dedi Nergis.

“Silah, füze, bomba… bunlarla işim yok.”

Karan başını kaldırdı.

“Zaten bu yüzden buradasın.”

Nergis ona döndü.

“Ne demek o?”

Karan ilk kez gözlerini net şekilde ona çevirdi.

“Bu ülkede herkes bir şeyleri yıkmak istiyor,” dedi.

“Sen ise sadece kapıları açıyorsun. Kimin girdiğiyle ilgilenmiyorsun.”

Bu bir suçlama değildi.

Bir tespitti.

Araba durdu.

Eski bir depo binasının önündeydiler. Limana yakındı. Çevrede kimse yoktu ama Nergis, görünmeyen bir hareketliliği hissediyordu.

İçeri girdiklerinde Karan telefonu Asil’e verdi.

“Bağlantıyı kes,” dedi.

Asil kaşlarını çattı.

“Şimdi mi?”

“Şimdi.”

Nergis bunu fark etti.

“Bir şey mi oldu?”

Karan cevap vermedi.

Depoya doğru yürüdü. Nergis istemeden peşinden gitti.

O anda, uzaktan bir ses geldi.

Patlama değildi.

Ama bir uyarı gibiydi.

Asil hızla yanlarına geldi.

“Poyraz’ın adamları liman tarafında,” dedi.

“Bizi test ediyorlar.”

Nergis’in içi soğudu.

“Yani bu bir tesadüf değildi,” dedi.

“Beni almanız.”

Karan durdu.

Ona döndü.

“Tesadüf yok,” dedi.

“Ama seni kullanmak da yok.”

Nergis ilk kez onun sözlerinde küçük bir çatlak hissetti.

Bir çıkar hesabı vardı, evet.

Ama henüz karar verilmemişti.

O sırada Karan’ın telefonu titredi.

Şifreli bir mesaj.

Tek satır:

“Geç kaldın. Ama borcun duruyor.”

Karan ekrana baktı.

Asil mesajı gördü.

“Felix,” dedi.

Nergis ismi ilk kez duydu.

Ama Karan’ın yüzündeki ifadeden anladı:

Bu isim, ya işleri daha da karıştıracaktı,

ya da birinin hayatını kurtaracaktı.

Belki ikisini birden.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.