Arabadan indiğimizde bir villanın önüne geldik arabadan Daniel'i çıkardık ve birkaç takım elbiseli adam geldi. Daniel bizim elimizden aldılar "benim odama götürün" dedi "şimdi ne olacak" dedi."Bilmiyorum ama şu an için beklemekten başka çaremiz yok "dedim "Peki bekleyelim,iyi diyorsun, hoş diyorsun ama david eğitim araştırma hastanesine gitti bile seni orada göremeyince delirecek gitmek zorunda değilsin seni kimse zorla bu evden çıkaramaz da ama yarın o fabrikaya gitmeyecek mi,o kapıyı kırdığımız görmeyecek mi,er ya da geç anlayacak o zaman ne yapacağız?"
Ona dik dik bakıp "Mark ,sen neden David'den bu kadar korkuyorsun "dedim Mark bana şaşırarak bakıp "olivia kapının önünde kaç tane adam duruyor baksana bi "dedi kafamı çevirip dışarıdaki korumalara baktım gördüm ve saydığım kadarıyla 20 taneydi "Eee "dedim ona dönerek.Ayağa kalkıp belinden silah çıkardı silahı gördüğümde gözlerimi büyüttüm ve yutkundum masaya koyduğunda bacağını kendine çekti ve botunun fermuarını açtı pantolonun arasından uzun bir bıçak çıkardı ve onuda masaya koydu.
"Sence korkuyor muyum?"dedi "Sen bunları neden yanında taşıyorsun?" dedim "Özel diyelim belki bir gün öğrenirsin"dedi ki merdivenden ayak sesleri geldi.
Kafamı çevirip baktığımda Daniel'i gördüm kalp atışlarım hızlanırken oturduğum koltuktan kalktım beni görmesiyle bakakalması bir oldu "Olivia"dedi"Daniel"
dedim ve benim yanıma koşarak gelip beni kucakladı."Seni görmeyeli 2 ay oldu"dedi.
Ben ise öyle kaldım hiçbir şey diyemedim.
Ben onu tam olarak hatırlamıyordum bile.
Benden ayrılıp" Olivia David'e engel olmalıyız onun psikolojik sorunları var ve o,o virüsü bilerek yaptı"dedi gülüşüm solarken"nasıl yani?"dedim.
"O bu gece, o delileri etrafa salacak yani eğer olur da benim senin ile iletişime geçtiği mi öğrenecek olursa o delileri salmakla tehdit ediyordu beni hemen laboratuvara gitmeliyiz"dedi.
"Gitsek bile ne yapabiliriz ki .Yani ben hafıza kaybı geçiriyorum ve ilaçar,formüller...yani onlara dair hiçbir şey hatırlamıyorum."dedim.
"Merak etme ben varım. Sen herşeyi bana bırak ama her geçen dakika azalıyor."dedi"Tamam o zaman çıkalım."dedi Mark ve beraber evden çıktık. Apar topar arabaya bindik ve Mark hızla labaratuvara sürdü.
"O hastaları öldürme gibi bir şansımız yok mu?"dedim.
"Onları yakarak öldürebiliriz."dedi Daniel. "Nasıl yani?"diye sorduk Mark ile beraber."Yani onlar yeşil ışığın altında tenleri yanıyor."deni Daniel.
"Yani en azından bize dokunmalarını engellemiş oluruz."Peki nasıl bulacağız tedavisini."Dedim."David biliyor."dedi Daniel."Nasıl biliyor?"dedi Mark.
"Yani size mantıklı geliyor mu bu? Önce tedavisini bilmediği bir virüs yapıyor sonra hiç düşünmeden insanlara uyguluyor "dedi.
"Hiç mantıklı gelmiyor"dedim."Aynen öyle biliyor, biliyor ki bu virüsü saldı."dedi.
"Benim anlamadığım bu virüsü neden yaptı, neden şimdi salıyor.Bu sadece bizimle alakalı değil ki. Bu tüm insanlıkla alakalı."dedim.
"Eğer geçmişimizi hatırlıyor olsaydın, David'in insanlardan çok fazla nefret ettiğini anlardın."dedi.
"Neden ki, ne oldu?"dedim ve Daniel Mark'a bakıp"Sonra konuşuruz Olivia , hastaneye geldik zaten"dedi. Mark'ın yanında anlatmak istemediğini anladım.
Mark duymamazlıktan gelirken laboratuvara gelmiştik. Arabadan inerken apar topar laboratuara girdik.
Daniel önden giderken bütün öğrenciler bağırıyordu.
'Geç kalmamış olalım' diye içimden geçirirken bir kızın bana çarpması ile yere düştüm birkaç insan daha üstünden basarak geçerken elimden birinin tutması ile onlardan biri zannedip çığırdım ama Daniel olduğunu gördüm.
"Hadi güvenlik kameralarının olduğu yere gitmeliyiz.Kapıları kapatalım" dedi ve zar zor ayağa kalkıp kontrol odasına koşmaya başladık 3. Kattaydı 1.kata geldiğimizde ışıklar yanıp sönmeye başladı.
Korkudan artık kalp atışlarımı hissettmezken ikinci kata gelmiştik Tam yine merdivenlerden çıkacakken birinin çığlığını duydum acı çekiyordu ve çığlık çığlığa bağırıyordu. Daniel'gel' diye işaret etmesine rağmen kafamı iki tarafa salladım ve ikinci kattaki koridora doğru yavaşça gitmeye başladım.
Daniel ve marka yanımda yavaşça gelirken koridor sağa doğru dönüyordu duvara sırtımı yasladım ve kafamı yavaş sağ koridora doğru döndürdüm.
O şeyi gördüm, o deliydi ve o kızı resmen parçalıyordu.Kızın çığlığı kesilmişti galiba ölmüştü.Gözümden yaşlar gelirken o deli kafasını yukarıya kaldırıp koklamaya başladı ve aniden bana baktı.
Çığırıp koşmaya başladım. Daniel ve markt'ta arkamdan koşarken delinin kulakları sağır eden çığırışı yankılandı.
Beraber bir kat daha çıkmışken o deli de bizim peşimizdeydi.
Kontrol odasına resmen dalmıştım. En son Mark girdi ve kapıyı kilitledi. Deli kapıya çarptı ve kapıyı kırmaya çalıştı. Değişik sesler çıkarıyordu ki kapının camından o deliye bakarken o delinin arkasından sürüklenerek gelen birini gördüm.
Baktığımda göz göze geldik. Bu az önceki kızdı ama artık hastalardan biriydi. Bacağı parçalanmış da bu yüzden sürünerek geliyordu.
Kulakları sağır eden bir çığlık kopardığında tamamen onlardan birine dönüştüğünün farkına vardım elini bana doğru uzatıp "yardım et" dedi.
Büyükçe yutkundum ve fark ettim ki elini bana değil arkamdaki mark'a uzatıyordu.
Mark'a dönüp baktığımda gözlerinin dolu dolu olduğunu ve ellerini yumruk yapıp sıktığını gördüm. Çenesi,dişlerini birbirine bastırmaktan kasılırken gözünden yaş geldi.
"Mark"dedim sessizce ama o beni duymamazlıktan geldi ve cama yaklaşıp alnını cama yasladı ve sessizce "Ella" dedi.
Kız ona bakıp artık iyice değişen sesiyle "Mark"dedi.
O artık hastalardan biriydi. Bacağı parçalanmıştı bu yüzden sürünerek geliyordu. Kulakları sağır eden bir çığlık kopardığında tamamen onlardan birine dönüştüğünün farkına vardım. "Mark" diye seslenirken kan kusmaya başlamıştı. Kıza iyice bakacağım da fark etmiştim Mark ile ilk karşılaşmamızda konuşurken mark'ı çağıran esmer kızdı.
"Lanet olsun"deyip elini duvara vurması ile sessiz kaldım. Daniel'e baktığımda kapıların kilitlenmesini sağlasa bile bir iki deli dışarıya kaçmıştı ve içerideki insanlar o delillerle birlikte kalmıştı. Çoğu değişiyordu ama bazı insanlar kendilerini odaya kilitlemeyi başarmıştı.
"Şimdi ne yapacağız?"dedim Daniel'in yanına giderken "David'i bulmam gerekiyor ama hiçbir yerde yok. Sen David'i ara o sorarsa, beni görmediğini sadece geceyi mark'ta geçirdiğini sabaha karşı geldiğini ama Mark ve arkadaşlarıyla dışarıya çıktığını sonra laboratuvara geldiğini ama o delilerin sana saldırdıklarını ve Mark ile beraber kendini odaya kilitlediğini söyle."dedi.
"Sence inanır mı?"dedim."bence inanmaz ama denemeden bilemeyiz "dedi Mark'a baktığımda kapıya sırtını dayamış yerde dizlerini karnına çekmiş,gözlerinden yaşlar gelirken ifadesi buz gibiydi.
Yanına gittim ve önüne diz çöküp oturdum"Mark "dedim.
Bana baktı.Kendimi suçlu hissediyorum Daniel'i, sevdiğimi bulmuştum ama o sevdiğini kaybetmişti.
"özür dilerim" dedim Mark'a baktım ifadesi yumuşayıp gözlerinden yaşlar hızla boşanırken "Kardeşimdi Olivia, o benim bu hayattaki tek varlığımdı. Belki benim kanımdan değildi ama o benim kardeşimdi Olivia." dedi dayanamayıp ona sarıldığımda bir çocuk gibi ağladı ve o da bana sarıldı.
Onun hissettiği duyguları belki hissedemiyorum ama anlamaya çalışıyordum ve o bir kardeşini kaybetmişti, acısı büyüktü bu yüzden benim de gözlerimden yaşlar gelmişti. Benim yüzümden olmuştu benim bir zamanlar canım dediğim insan yapmıştı bunu bize. "Özür dilerim" dedim tekrardan.
Bu ilk kaybedişimizdi ama son olmayacaktı.
Çok insanın canı yanacaktı ve suçlusu da David olacaktı.