Kucağımda Olivia ile odasına gittim ve onu yatağa yatırdım. O kadar korkmuştu ki resmen yüzüne yansımıştı.
Tam geri çekilmek için yatağımdan kalkıyorduk ki gömleğimi tuttuğunu fark ettim. Bilinci kapalıydı demek ki ilk kucağıma aldığımda tutmuştu.
Yatağın kenarına oturdum ve elini tutup gömleğimden çekmeye çalıştım ama o kadar sıkı tutuyordu ki elini çekemedim ben de yatağa uzanıp Olivia'ya sarıldım.
Yarın uzun bir açıklama yapmak zorunda olacaktım.ve Olivia'dan alacağım tepkiyi de çok iyi biliyordum bu yüzden şimdilik kendimi huzurlu bir uykuya bıraktım.
Olivia:
Aynada kendime baktıktan sonra bana arkamda bana suçlulukla bakan David'e döndüm "Nasıl böyle bir sorumsuzluğu yaparsın"dedim."Özür dilerim böyle olsun istemedim."dedi ve kendimi bir anda labaratuvarda buldum. zihnim sanki daldan dala atlıyor gibiydi.
Labaratuvarda bir hasta vardı. Kapıları kilitlemiştik dışarıya çıkamasın diye. Birimiz eline havalı enjektör atıcı tüfekle hastayı vurdu ve hasta bayıldı.
Aramızdan iki doktor koruyucu tulumlarını giydiler ve labaratuvara girdiler ve hastayı aldıktan sonra hepimiz koridoru boşalttık ve o koridoru karantinaya aldık.
Sonra.yine zihnim bulandı ve o yeşil ışıklara geldim. Kendim de koruyucu tulum giymiştim.Tam yeşil ışıklara doğru giderken derin bir nefes aldım ve karamlığa düştüm.
Güneş ışığının gözüme gelmesiyle gözlerimi araladım sonra tekrar gözlerimi kapatıp arkama döndüm. Yanımda yatan David'i görmemle kalp atışlarım arttı.
Elimi kaldırıp yanağına dokandım ve oradan da saçlarına.
Dudaklarının yukarıya doğru kıvrıldığını gördüğümde elimi saçlarından çekip ben de ona gülümsedim. Gözlerini açıp bana baktı kalbimden bir şeyler koptu gibi hissettim.
"Günaydın."dedi "Günaydın"dedim."Seni hatırlıyorum"dedim. Dudaklarındaki gülümseme dolarken bir süre gözlerime baktı"Nası hatırladın?"dedi. Gördüğüm anımı anlattığımda hiç beklemediğim bir şey yaptı. Yavaşça yanıma yaklaşıp dudaklarını dudaklarıma deydirdi.
2 saniye süren öpücükte kendimi çok garip hissetmiştim bir an iyi sonra kötü hissetmiştim neden kötü hissediyordum ki? Sonuçta sevdiğim adam öpüyordu. Sevdiğim adamdı yani değil mi?
Ona şaşkınca bakarken"Seni özledim."dedi. Bense biraz durduktan sonra dünkü yaşadıklarım geldi aklıma ve kaşlarımı çatarwk ona baktım."O oda neydi?"dedim.
Anlamamış olacak ki kaşlarını çatıp "Ne odası"dedi. "David hafıza kaybı geçirmiş olabilirim ama salak değilim o oda da ne gördüğümü biliyorum ve o oda da neler yaşadığımı tahmin edemezsin"dedim."Biliyorum. Üzgünüm o oda da neelr olduğunu sana anlatacağım ama bana bir süre ver."dedi.Yataktan kalkarken kolunu tuttum ve ben de kalktım."Hatır şimdi anlatacaksın."dedim."Israr etme sonra anlatacağım"dedi.Tam kapıyı açmıştı ki çıkmak için ben de arkasından hemen kapıyı kapattım."Bugün anlatacaksın"dedim.Başka tarafa bakıp ofladı ve"Tamam"dedi."Bu labaratuvada daha önceden tedavisi bulunamayan hastalıklara tedavi arıyoruz bizim görevimiz bu. Bir hastalık var. Ebola hastalığı. Ebola hastalığının tedavisini bulmuştuk önce hayvanlar üzerinde denedik ilaç etkili olmuştu ama biz bir tek hayvanla sınırlı kalmayız bir sürü hayvanda deneriz ama o sırada benim yaptığım bir hata yüzden bir tane hayvanda sınırlı kalıp direk insanlar üzerinde denemeye başladık.
Zamanla yaptığımız gözlemeler sonucunda başka bir vürus yaptığımızı tespit ettik."dedi."Yani o benim gördüğüm şeyler insan mı?"dedim."Evet"dedi."Onlara bunu biz yaptık yani"dedim ve bana suçlulukla baktı. Sinirle ona bakıp "David böyle bir hatayı nasıl yaparsın"dedim."Biliyorum,üzgünüm isteyerek yapamdım."dedi.Sağ elimi başıma götürdüm ve ovaladım."Peki o gördüğüm yanıp sönen yeşil ışıklar ne?"dedim."Bu hastalığa obela diyoruz ve bu hastalar yeşil ışığa geldiklerinde tenleri yanarak kavruluyor buna yeşil ışıkta hassasıyet diyoruz."dedi.
"Sen nasıl bir şey yaptın böyle"dedim."Özür dilerim"dedi."Özür dilemek bir şey değiştirmiyor David"dedim sinirle ve kapıyı açıp"Git"dedim."Olivia"dedi."Git!"diye bağırdım ve bana son kez daha bakıp odadan çıktı arkasından kapıyı çarparak kapatırken sırtımı kapıya yasladım ve yavaşça yere oturdum.
O insanlara biz yapmıştık bunu. Aklıma orada ki insanlar geldikçe gözlerim doluyor ve yaşlar yavaşça yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Biz yapmıştık bunu.
David:
Odadan çıktıktan sonra labaratuvarın kantininde inip bir çay aldım kendime o sırada yanıma Edward geldi."Hiç iyi görünmüyorsun"dedi.Sandalyenin birne otururken o da yanıma oturmuştu."Olivia hastaları öğrendi ve tabi ki benim suçlu olduğumu da."dedim."Bu kötü olmuş"dedi "Bir de bana sor"dedim.Biraz sessiz kaldıktan sonra "Daniel'den bir haber var mı?"dedi. Elimdeki çayı masaya koydum ve"Hayır yok. Polislere bildirdim ancak onlar da yerini bilmiyorlar"dedim."David ikisinin gidebileceği yerler hakkında hiç mi bir şey bilmiyorsun."dedi.Bunaldığımı hissedip kravatımı gevşettim."Bilmiyorum Edward konuyu kapatalım mı?"dedi."İkizim kayıp David nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun? Sanki yerini biliyor gibisin"dedi.
Sandalyeyi yanıma biraz daha yaklaştırdı."David iki aydır sana bu konuyu açmıyorum ve ikizim ile aranın berbat olduğunu biliyorum. O patlamadan sonra Daniel bir anda ortadan kayboldu ve bir daha da bulamadık hiçbir iz yok"dedi bana bakarak.
Hafif bana doğru yaklaştı ve"David eğer ikisine bir şey yaptıysan söyle. Ben senin en yakın arkadaşınım bunu birine gidip söylemem."dedi.
Kalp atışlarım hızlanırken gömleğimin ilk düğmesini de açtım"Edward yeter artık tamam mı ben ona zarar vermedim."dedim ve sandalyeden hızlıca kalkarak kantinden çıktım ve kravatı tamamen çözdüm.
Danile gerçeğini ve o patlamada neler yaşandığını kimse bilmemeliydi yoksa Olivia'yı kaybederdim.
David:
