Bu metinde dile getirilen tüm eleştiriler, gözlemler ve haykırışlar; belirli bir siyasi partiye, güncel bir hükümete veya tek bir ideolojik kampa yönelik değildir. Bu eser, bir partinin değil, toplumsal vicdanın ve liyakatin manifestosudur. Amacımız, isimler üzerinden siyaset yapmak değil; hangi görüşten olursa olsun torpil yaparak hakkı yenen gencin emeğini çalanlara, kadına ve çocuğa yönelik cinsel istismarı bir şekilde meşrulaştıranlara veya sessiz kalanlara karşı durmaktır.
Eleştirilerimiz; halkın karşısına geçip "her şey yolunda" diyerek göz boyayan, ancak kapalı kapılar ardında vatandaşın cebindeki parayı, sofrasındaki ekmeği ve geleceğine olan inancını gasp eden her türlü yapıya ve kişiyedir. Bu bir sistem eleştirisidir; adaleti sadece güçlülerin hizmetine sunanlara, suçluyu kravat indirimiyle ödüllendirip mağduru karanlığa mahkûm edenlere karşı yükselen kolektif bir itirazdır. Torpilin olduğu yerde adalet, istismarın örtbas edildiği yerde ahlak, halkın sömürüldüğü yerde ise devletin kutsallığı zedelenir.
Bizim davamız, Türk milletinin her bir ferdinin—başı açık ya da kapalı, Türk ya da Kürt—kendi vatanında yabancılaşmadan, korkmadan ve hakkı yenmeden yaşayabilmesi davasıdır. Kim ki halkın alın terini şahsi çıkarlarına kurban ediyorsa, kim ki bir çocuğun masumiyetini koltuk sevdasına feda ediyorsa, bu sözlerin asıl muhatabı odur.
Yüce Türk halkı; direncinizle, kültürünüzle ve birliğinizle her biriniz çok seviliyorsunuz. Haklarınıza ve birbirinize sımsıkı sarılın; özgür kalın, umutlu kalın ve her şeye rağmen dimdik hayatta kalın.