İçeriğe geç

Dikenlerin Sessiz Beşiği

Bölüm 15 · 1 dk okuma

Dikenlerin Sessiz Beşiği

Bölüm 15

Entelektüel Kuşatma

Toplumsal sözleşme, liyakatin ödüllendirileceğine ve bir vatandaşın emeğinin geleceğini garanti altına alacağına dair bir sözdür. Ancak Türk gençliği için bu söz, zalim bir seraba dönüştü. Hayatlarının en canlı yıllarını test kitaplarının dağları arasında hapsolmuş, karmaşık denklemler ve edebi analizler üzerinde "kafa patlatarak" geçiren milyonlarca öğrenciye—yani "YKS savaşçılarına"—bakıyoruz. Üniversitede bir koltuk kapabilmek uğruna uykularından, ruh sağlıklarından ve gençliklerinden vazgeçiyorlar. Onlar, kendisine "Çalış ve yüksel" diyen bir cumhuriyetin çocuklarıdır.

Ancak kendi çocuklarımız çalışma lambalarının loş ışığı altında göz sağlığını kaybederken, arka kapıdan bir gölge süzülüyor. Bu entelektüel sınavı tamamen pas geçen 400 bin Afgan ve diğer belgesiz grupların acı gerçeğini görüyoruz. Bir Türk öğrencisi, tek bir soruyu kaçırdığı için bir yıl daha o yıpratıcı "mezuna kalma" sürecine zorlanırken; bu topraklara tek kuruş vergi ödememiş bir yabancı, "özel kontenjanlar" veya sınavsız geçiş sistemleriyle aynı sınıfa elini kolunu sallayarak giriyor. Bu sadece bir adaletsizlik değil; vatandaşımızın zekasına ve emeğine karşı yapılmış planlı bir hakarettir.

Sistemli bir yer değiştirmenin tanıklarıyız. Bu devletin kaynakları—sınıfları, profesörleri, laboratuvarları—onları hak etmeyenlere teslim edilirken, o eğitimin asıl sahipleri işsizlik içinde solmaya terk ediliyor. Bu "öğrencilerin" milli servetimizi beceri kazanmak için kullanmalarını, ancak mezun olduktan sonra o bilgiyi alıp yabancı çıkarlara hizmet etmelerini izliyoruz. Kendi parlak zihinlerimiz bir gelecek için dilenmek zorunda bırakılırken, biz minnetle dilimizi bile konuşmayacak olanların ağızlarını besliyoruz. Devlet "misafiri", "evin çocuğuna" tercih ettiğinde; toplumsal sözleşme artık bir bağ değil, gelecek neslin umuduna yapılan bir ihanettir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.