İçeriğe geç

Devlet Projesi

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Devlet Projesi

Bölüm 4

4

Burası devasaydı. Uzunluğu 10 katlı binaya denkti. Genişliği tahmin edilemeyecek kadar büyüktü. Dışı Beyaz Saray'ı andırıyordu. Büyük ve olabildiğince sade. Dikkatimi çeken başka bir şey ise binanın üzerinde ki tabelaydı. Tabelanın üzerinde 5/18 yazıyordu. Bunun ne anlama geldiğini anlayamamıştım. 18 de 5. Belki 18 blok sayısını temsil ederken 5 de bizim bulunduğumuz bloğu temsil ediyordu. Ama bu oldukça saçma olurdu.

18 tane bu büyüklükte ki tesis mi?

Ama başka bir açıklama da bulamıyordum.

Bu konuyu daha sonra düşünmek üzere rafa kaldırdım.

Gözüm sıkıca elimi tutan Ada'ya kaydı. Kaşlarını çatmış, gözlerini kısmıştı. Yüzü ise korkuyla kasılmıştı. Tesisin büyüklüğü onu tedirgin etmişti.

"Ada bana bak." Korku dolu gözlerle bana baktı.

"A...Arya burası çok büyük. Ya kaybolursam?" Sıkıca tutmuş olduğu elimi kaldırdım.

"Eğer elimi tutarsan kaybolmazsın."Elimi sanki daha çok sıkabilirmiş gibi sıktı.

"Tutacağım. Ama sen de ne olursa olsun beni bırakma." İşte bundan emin değildim. Bizi ayırabilirlerdi. Yine de Ada'nın benden duymayı istediği o cümleyi kurdum.

"Seni bırakmayacağım. Ne olursa olsun." Yanımıza gelen kadın yetkili ile ayağa kalktım. Dimdik bana bakıyordu kadın.

"Adınız?"

"Arya... Arya Çimen." Kadın beni sorgular gibi kaşını çattı. Ve elindeki tablet üzerinden birşeyler yazdı. Korkuyordum. Eğer benim en küçük çocuk olmadığım öğrenilir ise Defne'ye olacakları tahmin edemiyordum.

"Kaç yaşındasınız Arya Hanım? Buraya girmemi sağlayan Arda Amca artık 18 yaşında olduğumu ve gerçek yaşımı kimseye söylememem gerektiğini söylemişti.

"18 yaşındayım." Kadın hafifçe başını salladı. Daha sonra geçmem için yol gösterdi. Galiba ikna olmuştu.

Ada ile içeriye girdiğimizde görevliler bizi karşıladı. Elinde düzinelerce dosya olan adam koşturarak yanımıza geldi.

"Arya Çimen ve ...Ada Altuğ değil mi?" Evet anlamında kafamı salladım.

"Beni takip edin." Adamı takip ederken bir yandan da etrafı inceliyordum. Dışarısı gibi içerisi de beyazla kuşatılmıştı. Onlarca oda vardı. Ve hepsinin kapısında o odada kalacak kişinin adı yazıyordu. Garipsediğim şey ise isimlerin altındaki kelimeydi.

Cynefin...

Adama doğru döndüm.

"Cynefin ne demek profesör?"

"Cynefin, Cayne dilinde benimsemek, alışmak anlamına gelir."

"Peki bunu neden kapılara yazdırdınız?"

"Müdür Caleo, sizin için iyi bir başlangıç yapmak istedi. Bu belki sizinle burası arasında bir bağ oluştururdu." Kısa ve öz konuşuyordu, ağzından laf almak oldukça zordu.

"Müdürümüz neden Türk değil profesör? Yoksa bu yasa bir tek bizim ülkemizde yapılmadı mı?" Cevap vermedi son söylediklerime. Ben de üstlenmedim. Zaten eninde sonunda açıklama yapmak zorunda kalacaklardı.

Bir kapının önünde durduk. Kapının üzerinde Ada Altuğ yazıyordu. Burası Ada'nın odasıydı. Adam yavaşça Ada'nın önünde eğildi.

"Küçük Hanım burası sizin için son durak. Arya ablanla daha sonra görüşeceksiniz. Korkmana gerek yok."

"Arya da benimle kalsın."

"Kurallarımız var Küçük Hanım."

"Ada lütfen işleri zorlaştırma."

"Yemekler de ve etkinlikler de birlikte olabilirsiniz."

" Duydun mu Ada. Sadece kısa süreliğine gideceğim." Bu durumdan pek hoşnut olmasa da kabul etmek zorunda kal

mıştı.

Bu bölüm de bu kadardı.

Sevgiliyorsunuz...

Bölüm sonu

4 yorum