Sıradaki ders beden eğitimiydi sınıftaki kızlar tenefüste cam kenarına kurulmuş sohbet ederlerken erkeklerde kendi aralarında takılıyorlardı. Oldum olası sınıfın o keko erkekleriyle iyi anlaşamamışımdır. Bazıları kafa dengi olabiliyor ama.. Çoğu öyle işte.
Sabah okula geldiğimde sınıf kapısında asılı olan sınıf listesinde bi değişiklik olduğunu fark etmiştim. Tam da benim ismimin olduğu sıranın altına başka bi isim daha eklenmişti.
Ad: Soyad: No:
Can Alıç 143
Miraç Selim Yersel 852
Sanırım sınıfımıza başka okuldan nakil geldi düşünmüştüm. Ders zili çalınca herkes spor salonuna indi. Sınıf öğretmenimiz olan beden eğitimci Celal Hoca yanında henüz kimsenin tanımadığı- Muhtemlen gelen o yeni çocuk- çocuğun omzuna elini koymuş sıra olmamızı bekliyordu. Çocuk benden bir kaç santim büyük gibiydi. Dalgalı, siyah ve gür saçları, açık kahverengi gözleri dostane bi duruşu vardı. Sınıftaki diğer kızlardan bazı fısıldaşmalar duyuluyordu
Ece: Oha lan- Kanka. Çocukta fena değilmiş.
Zehra: Adı ne acaba?
Aydın: Harika, kesin çocuğun peşini bırakmazlar artık
Efsun: Umarım iyi biridir.
Genel olarak yorumlar böyleydi. Erkekler biraz mutsuz görünüyordu. Sanırım yeni gelenin kız değil erkek olmasından kaynaklıydı.
Celal Hoca dikkatleri üstüne toplamak için yüksek sesle boğazını tenizlesi
"Günaydın"
Her bir ağızdan, "Sağol"
Hoca hemen söze girdi
"Evet, gençler. Bu yeni arkadaşınız Selim. Selim'ciğim, istersen kendini tanıt"
Selim bi adım öne çıkıp kendini tanıtmaya başladı
"Merhaba. Adım Selim, Soyadım Yersel. 18 yaşındayım. Buraya İstanbul'dan geldim. Umarım iyi anlaşabiliriz."
Dersin devamında Celal Hoca ısınma hareketlerini yaptırıp bizi bahçeye çıkardı. Diğer erkekler futbol sahasını kapmak için koştura koştura çıktılar. Tabii, ben pek futbol oynayamadığım için bi kenarda oturup sessizce etrafıma bakınıyordum-her zamanki gibi.
O sırada Selim geldi yanıma. Önümde durdu. Bir kaç saniye baktı bana.
"Sen niye oynamıyorsun?"
"Oynamayı bilmiyorum ben."
"Niye? Baban öğretmedi mi sanan?" Şakayla karışık söyledi.
"Babam yok ki benim" Diyince yüzü asıldı anında.
"Özür dilerim. Düşünememiştim"
"Niye, annen öğretmedi mi sana?(Düşünmekten bahsediyordum)"
"Annem yok ki benim" Deyince benimde anında asıldı yüzüm.
"Özür dilerim. Düşünememiştim"
"Adın neydi bu arada?" Diye sordu.
"Can." Dedim hemen
"Tanıştığıma memnun oldum, Can." Dedi ve elini uzattı. Ben de elini sıktım
"Ben de" dedim
Aramızda minik bi sessizlik oldu. Her ne kadar, bu kayıplar hiçte hoş olmayan şeyler olsa da, gülümseyemeden edemedik. Sonra yanıma oturdu.
"Futbol oynamıyorsan neyle uğraşıyorsun? Genelde her erkek futbolcu olmak ister."
"İyi yemek yaparım. Belki büyüyünce de aşçı olurum." Dedim.
"Ooo, güzel. Arada bana da yaparsın artık." Dedi. Sonra ekledi;
"Ben de çok iyi gitar çalarım."
"Bi ara bana da çalarsın o zaman." dedim ben de. Gülümsedi;
"Tabii tabii. Sen ne istersen , şefim"
--------------------
Umarım beğenirsiniz canlarımm. Ben yazarınız Elif. boşluk bulduğum her gün bölüm atmaya devam edeceğim. Malum öğrenciyim, sınav haftalarında zorlanabilirim. Yorumlarda bana hikaye için önerilerde bulunabilirsiniz, duruma göre geri dönüş yaparım.
GÖRÜŞÜRÜZ. SEVİLİYORSUNUZZ!
