İçeriğe geç

DERİN SIYRIK

Bölüm 18 · 5 dk okuma

DERİN SIYRIK

Bölüm 18

17

Babam tekrar konuşacaktı ki bir anda sustu. Yüzü değişti.

"Nare, gel" dedi.

Ses tonu yumuşak değildi artık.

Bir adım attım ama Kerem’in yanından tamamen ayrılmadım.

"Baba ben" cümlem bitmedi. Bir anda kolumdan sertçe tuttu.

"Baba" diye irkildim, hiç dinlemedi.

Beni kendine doğru çekti. Dengem bozuldu Kerem anında hamle yaptı ama yarasına bastırdığı eliyle bir an duraksadı.

"Bırakın" dedi sertçe

"Canını acıtıyorsunuz"

Babam beni kapıya doğru sürüklemeye başladı.

"Bu iş burada bitti" diye bağırdı.

"Kızımı bu delinin yanında bırakmam"

"Delilik değil bu"diye karşılık verdi Kerem.

"Onu zorla götürerek hayatını daha çok tehlikeye atıyorsunuz"

Kapıya yaklaştığımızda kolum iyice sızlamaya başladı.

"Baba bırak" dedim bu kez gerçekten canım yanıyordu.

Kerem arkamızdan geldi ama yüzü bembeyazdı. Yaralı tarafını tutuyordu. Nefesi ağırlaşmıştı.

"Cihan bey"dedi Kerem öfkeyle.

Babam bir an kararsız kaldı. Sonra sertleşti.

"Kızımdan uzak dur"dedi Kerem’e.

"Hele ki yarından itibaren"

O cümle havada asılı kaldı.

"Yarından itibaren ne demek" dedim korkuyla.Gözlerim kocaman açıldı bir anda kapıdan inmeye çalıştım ama babam son gücüle itiyordu kapıyı.

"Yarın ne olacak Cihan bey" Kerem korku ve panikle babamın arkasındaydı. Çaresizdi ve yüzünden okuyordum bu çaresizliği.

"Gelebilirsen görürsün " dedi sertçe

Ne olduğunun farkında bile değildik . Ama babamın bu tavrının altında ikimizi de ilelebet ayrı tutacak bir şey vardı.

Araba hareket etti. Birkaç saniye sessizlik oldu. Sonra patladı.

"Sen ne hakla o adamın evine gidiyorsun" diye bağırdı.

"Kendini ne sanıyorsun sen! Kafasına göre hareket eden bir çocuk musun"

"Baba ben"

"Evden kaçmak ne demek ha" direksiyona vurdu.

"Seni eve kapattım diye gelip seni evden kaçırıyor o p*ç!"

"Ben evlendirir miyim onunla seni"

"Baba o beni düşünüyor"

"Başlarım onun düşünmesine"diye kükredi.

"Merak etme, bu geceden sonra Kerem diye biri olmayacak."

Kalbim duracak gibi oldu.

"Ne demek o" sesim titredi.

Babam bana baktı. O bakış soğuktu.

"Nare"

"Bir şey yapmayacaksın değil mi" diye fısıldadım.

"Baba yapma , sakın bir şey yapma ona"

Çenem titriyordu. Babam gözlerini yola çevirdi.

"Sen karışma"

"Baba lütfen"

"Yeter" diye bağırdı.

"Yarın olacakları konuşacağız. Eve gidince misafirlerimiz bizi bekliyor. Çeki düzen ver kendine."

Misafirler mi. İçime buz gibi bir şey oturdu.

"Kim" diye sordum kısık sesle.

Cevap vermedi.

Arabayı daha hızlı sürdü.

"Baba" dedim yeniden, bu kez daha kırık bir sesle.

"Ne yapıyorsun"

Bu sefer yavaşça konuştu.

“Sen benim kızımsın. Seni ateşe atmam. O çocuk kontrolden çıkmış. Evime adam sokmuş. Benim düzenime karışmış. Sen ise babana dikleniyorsun onun yüzünden. Senin iyiliğini bir tek ben düşünürüm ve senin hakkında da kararları ben veririm . Sus ve kendini topla eve gittiğimizde duyacaklarına hazırlıklı ol "

İçimi kemiren bir tedirginlik kapladı. Nelerle karşılaşacağımı bilmeden eve gitmeyi bekliyordum. Umarım dönülmez bir yolda değilsindir Nare

Araba evin önünde durdu. Bahçede ışıklar yanıyordu. İçeride gerçekten misafir vardı.Kapıyı açtı.

"İn."

İnmeden önce ona son kez baktım.

"Kerem’e bir şey yapmayacaksın değil mi"

Babam yüzüme baktı.

Ne söz verdi.
Ne inkâr etti.

Sadece şunu söyledi.

"Bu gece çok şey değişecek, Nare"

Arabadan indiğim anda dizlerim hâlâ titriyordu. Bahçedeki ışıklar gözümü aldı. İçeriden konuşma sesleri geliyordu.

Babam kolumdan tutmadı bu kez. Ama sesi daha sertti.

"Kimseye görünmeden odana çık"

"Baba"

"Şimdi değil"

Gözleriyle susturdu beni.

"Nesrin elbiseni hazırladı. Onu giy, beş dakika içinde salonda ol."

Boğazım kurudu.

"Ne elbisesi"

Babam yüzüme bile bakmadı.

“Misafirlerimiz var demiştim. Çeki düzen ver kendine. Soru sorma geldiğinde görürsün"

Merdivenlere doğru yürüdüm. Ayaklarım sanki bana ait değildi. Koridorda Nesrin beni bekliyordu. Elinde koyu renk, ağır bir elbise.

"Nare Hanım" dedi kısık sesle

"Kim var aşağıda" diye fısıldadım.

Gözlerini kaçırdı.

"Hazırlanmanız gerekiyor"

Kapıyı kapattım. Odaya girer girmez sırtımı kapıya yasladım. Nefes alamıyordum.

Kerem.

"Bu geceden sonra Kerem diye biri olmayacak"

Babamın sözleri kulaklarımda çınlıyordu.

Yatağın üzerine bırakılmış elbiseye baktım. Koyu, ağır, resmî. Bir nişan elbisesi gibi.

Ellerim titreyerek elbiseyi aldım. Aynadaki yansımama baktım. Gözlerim hâlâ kızarıktı.

Elbiseyi giyerken içimdeki korku büyüyordu. Her saniye Kerem için daha çok endişeleniyordum.

Ya babam çoktan bir şey yaptıysa?

"Nare Hanım"dedi Nesrin.

"Babanız bekliyor."

Derin bir nefes aldım.

Kapıyı açtım.

Merdivenlerden inerken kalbim o kadar hızlı atıyordu ki herkes duyacak sandım.

Salonun kapısına yaklaştım.

Babam kapının önünde duruyordu.

Beni baştan aşağı süzdü.

"Güzel" dedi soğukça.

"Elini yüzünü toparla. Bu gece rezillik istemiyorum"

"Kerem için endişeleniyorsan da "

"Evet dedim cümlesi biter bitmez

"Sen benim sözümü dinlediğin müddetçe onun kılına bile dokunmam"

"Bu ne demek oluyor"

"İçeriye girince görürsün"

"Kim var içeride"dedim son kez.

Babam kapıyı araladı.

"Geleceğin."

Ve kapı tamamen açıldı.

Kapı tamamen açıldığında dizlerim hâlâ titriyordu.

Salona adım attığım an içerideki hava değişti; ağır bir resmiyet, ölçülüp biçilen bakışla.

Karşımda yaşlı bir adam vardı. Yanında şık, soğuk bakışlı bir kadın… Muhtemelen eşi. Biraz geride genç bir kız ve genç bir adam duruyordu.

Babam sesini resmîleştirerek konuştu:
"Bu da kızım, Nare."

Adımı söylerken sanki birini tanıtmıyor, bir şeyi sunuyordu.

Yaşlı adam yavaşça ayağa kalktı. Sert ama oturmuş bir otoritesi vardı. Bana bakıp elini uzattı.
"Hoş geldiniz"

Ben de refleks olarak elimi uzattım.

"Hoş bulduk kızım ben Recep Sancak" dedi adam, yüzü ifadesiz.

Elimi tuttum, hafifçe sıkıştı. Başımı eğdim. Sanki bu basit selamlaşma bile bir ritüel gibiydi.

Yanındaki kadına döndüm.

"Hoş geldiniz"dedim adamın yanındaki kadına

"Hoş buldum kızım ben Derya Sancak" kadın gülümsedi, kabul eder gibi elini uzattı ve ben mekanik bir şekilde selam verdim.

Genç kız elini uzattı.

"Merhaba" dedi hafifçe. Elimizi tokalaştırdık.

"Ela Sancak büyük kızlarıyım"

"Memnun oldum " kafamı hafifçe sallayarak

Gözlerim genç adama kaydı. Bir an duraksadım elini uzatmış, bana bakıyordu.

Ben de elimi uzattım

"Memnun oldum" dedi sakin ve ölçülü bir sesle.

"Ben de" dedim, hâlâ yüzümde korku ve şaşkınlık karışık.

"Kaan Sancak " elini sıktım buz gibiydi . Gözleri üzerimden gitmiyordu.

Ve o an fark ettim bu adam sadece misafir değildi.

Göz göze geldik, sessizlik birkaç saniye sürdü. İçimde hem merak hem de bir tedirginlik dalgası yükseldi.

Babam memnun bir ifadeyle,

"Tanışma faslını bitirdiysek konuya geçelim mi dostum"dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.