Sıradan tekdüze hayat mı daha yoksa iyidirYoksa hep değişkenlik gösteren hayat mı daha iyidir?
Benim için sıradan hayat çok sıkıcıydı. Ama hayatım tepeteklak olduktan sonra eski sıradan hayatımı mumla arayacağım aklıma gelmezdi.
🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍
Bu akşam da her zaman ki gibi geçiyor.
Ben Mavi Yılmaz .Siyah saçlı bir gözü yeşil gözlü bir gözü mavi 22 yaşında 2 tane de evcil yılanı olan normal hayatı olan normal bir kızım.
Ama benim kimseye söylemediğim bir sırrım var.
Benim bir mucizem var.
Tabi buna bir mucize olarak kabul edilirse.
Bende Ağrı Duyarsızlığı Sendromu :CIP var.
Yani kısaca bahsetmek gerekirse
CIP (Congenital insensitivity to pain/Konjenital ağrı duyarsızlığı) sendromu olarak da adlandırılan bu tablo, fiziksel olarak ağrının algılanamaması olarak tanımlanıyor. Sendrom mağdurları, doğumdan itibaren vücutlarının hiçbir yerinde fiziksel ağrı ya da acı hissetmiyorlar.
Bu hastalığın bir mucize mi yoksa lanet olduğuna daha karar veremedim.
Mesela ağrı ve acı hissetmemek güzel ama benim gibi bir sakar için değil. Hep kendimi yaralıyorum ve hangi yerden yaranlandığımı anlamıyorum. O yüzden genellikle hasteneye gidip muane oluyorum. Ve ben hastahaneleri hiç sevmem.
Ben yetimhane de büyüdüdüğüm için 15 yaşından beri kafelerde çalışıp para biriktiriyorum .
18 yaşına geçince de yetimhaneden ayrılıp ayrı eve çıktım.
Tabi tek başıma yaşadığım ve çalıştığım için okumaya fırsatım olmadı.
Şimdi ise sabah bir kafede garson olarak akşam da bir barda barmen olarak ama geceyarısından sonra kafes dövüşçüsü olarak çalışıyorum.
Evet doğru okudunuz geceyarısından sonra kafes dövüşçüsüyüm.
Hastalığımdan dolayı acıyı hissetmediğim ve dövüş sporuna olan ilgim sayesinde kafes dövüşçüsü olamaya karar verdim. Hem parası aldığım garson parasından daha fazla.
Şimdi akşam olduğu için çalıştığım bara geldim ve içeri girmeden önce kapıda ki korumalara selam verdim.
Kapıdan girince sizi direk neon renkli ışıklar karşılıyor. Koridoru geçtikten sonra sağa dönüp karşıma çıkan kapıyı açınca direk kulağıma müzik sesi doldu.
Pistin içine girip bar masasına doğru ilerlemeye başladım. Bar masasına gelince gördüğüm oğuza baş selamı verip personel odasına doğru ilerlemeye başladım.
Personel odasına gelince kapıyı açıp içeri girdim ve dolabıma doğru ilerleyip dolabın şifresini girip kapağı açtım. Dolaptan siyah pantolan ve kırmızı tişört çıkartıp giydim. Çıkardığım giysileride dolaba koyup kapağını kapattım. İşim bittiği için kapıya doğru ilerlemeye başladım. Kapıdan çıktıktan sonra bar tarafına doğru ilerleyip oğuzun yanına geldim.
Oğuz beni görünce " hoşgeldin mavi" dedi. Bende "hoşbuldum" dedim.
Oğuz'a "bugün dövüş varmı?" diye sordum. O ise " hayır şansına küs bugünkü dövüş iptal edildi" dedi
"O zaman kenara kay yerime geçeyim" dedim.
Oğuz da kenara geçince önünden geçip yerime geçtim. Bu barda oğuzla beraber barmen olarak çalışıyoruz bar masası uzun ve L şeklinde olduğu için bir kısmında ben bir kısmın da oğuz çalışıyor.
Bu barda mesaim saat 8 'de başlayıp 12'de bitiyor. Geceyarısından sonra dövüşler başlıyor. Günde sadece bir dövüşe giriyorum. Sıra bana ne zaman gelirse ve dövüş ne zaman biterse o zaman buradan çıkabiliyorum. Genelde saat 2 gibi çıkıyorum. Eve gidip uyuyana kadar 3 oluyor. Sabah ta çalıştığım kafeye evden saat 8'de çıkıp 9'da iş başı yapıyorum. Genelde günde 5 saat uyuyorum.
Ama oğuz benim gibi dövüşmediği için sabah 4 ya da 5'e kadar kalıyor.
Elime bir bez aldım ve bardakları silmeye başladım.
Çoğu kişi localarda oturduğu için ya da dans ettiği için bar tarafında fazla kişi olmuyor. Bir saatte 5 kişi ya var ya yok.
O yüzden işim rahat sadece garsona istediği içecekleri hazırlayıp veriyorum ve böylece fazla kişiyle muhattab olmuyorum .
Aradan zaman geçtikten sonra çıkmama 1 saat kala ortalık hareket etmeye başladı. Ne olduğu anlamak için etrafa bakarken loca tarafında 2 grubun karşı karşıya kavga etmek üzere olduğunu gördüm.
Canım sıkıldığı için ve bugün dövüş olmadığı için o 2 grubun olduğu tarafa doğru ilerlemeye başladım.
Locaların olduğu tarafa geldiğimde bir tarafta 5 kişi bir tarafta 10 kişi vardı.
Bu haksız rekabet oluyor.
Eğer kavga olursa 5 kişin olduğu grupla beraber kavgaya girmeye karar verdim.
5 kişinin olduğu gruptaki en önde duran siyah saçlı ve yeşil gözlü adamın karşı tarftaki grubun lideri belli olan sarı saçlı mavi gözlü adam birbirine öldürecekmiş gibi bakmaya başladı.
Yeşil gözlü olan "benim kuzenime benim ve sevgilisin yanında nasıl içecek gönderecek cesareti bulabilirsin? " dedi.
Mavi gözlü olan ise "sevgilisi olması önemli değil" dedi.
Ve dediği gibi yeşil gözlü mavi gözlü adamın burnuna kafasını gömünce kavga başladı. Bende karşı gruptaki birisine aynı hareketi yapıp kafamı burnuna gömdüm. Adam biraz sersemleyince elimle karnına ve ensesine dirseğimi geçirince adam yere yığıldı.
Geriye kaldı 8 kişi. Arkaya bakınca diğer 4 erkeğin de kavgaya girdiğini görünce içimden geriye kaldı 4 deyip önüne döndüm. Birisinin bana doğru geldiğini görünce ona da karnına tekme attım adam yere serilince karnına iki üç kere daha tekne attım. Sonra da burnuna doğru tekme atınca adam burnundan kan fışkırarak bayıldı.
Önüme baktığımda sadece bir kişin kaldığını görünce onunda direk yüzüne yumruğu geçirdim. Sonra dizimi adamın karnına bir kaç defa geçirdim. Sonra da arkasına geçip dirseğimi adamın ensesine geçince adam önümde yığıldı.
3 adamı hakladığım için sırtımaya başlarken karşımda kavgayı bitirmiş olan gruptan yeşil gözlü olan göz göze gelince sırıtmamı kesip adama düz düz bakmaya başladım. Bu yeşil gözlü adam bana nedense bir yerden tanıdık geliyor ama çıkartamadım.
Ben genelde gördüğüm kişileri unutmazken bu garip geldi.
5'li grup bana bakarken içeriye birden polisler girince bugünün nezarethane de geçeceği anlaşıldı....
BÖLÜM SONU...
🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍
YouTube kanalım :https://youtube.com/@meleknurttlsz

Bu da evcil hayvanım Sultan papağanı Pamuk.
Tiktok kanalım :tiktok.com/@ladentoprak
İsteyen göz atabilir . Güzel içerikler paylaşıyorum...
Çalıştığım için bölümü ne zaman yazarsam o zaman yayınlıyorum.
O yüzden bölüm ne zaman gelir ne sıklıkla gelir bilmiyorum.
Her sabah saat 4.30 da kalkıyorum 06.00'da işe gidiyorum öğle arasında yemekte kalan zamanda yazabiliyorsam yazıyorum. İşten 19.00'da çıkıyorum. Eve gidip yemek yiyene kadar saat 21. 00 oluyor. Sonra ise uyuyorum. Yani bölüm yazmak için çok fazla zamanım yok.