DEFNENİN ANLATIMIYLA
Zorbalık?zorbalık nedir ki?
Neden bir insanın kalbini kırmak istersin ki?,onu üzmek,ağlatmak istersin?neden bilmiyorum.
Belki De çok iyi olduğumdandır,belki De çok aptal olduğumdandır.
İlk taciz edildiğim günü çok net hatırlıyorum.Altı yaşındaydım.Pencerenin kenarında oturmuş anaokulundan dönen çocukları izliyordum.Bir anda kapı sertçe acıldı ve içeriye cırınçıplak bir şekilde babam girdi.Dokundu,üstümü çıkardı taciz etti.20NİSAN

Dersaneye girdiğim anda kaan beni çagırdı.zaten sevmiyorum diye hepsi beni buluyor.9
-Defne,sanırim bizimle vedalaşmaya geldin."dedi sırıtarak.Ne saçmalıyordu bu aptal.
-kaan şuan hic havamda değilim bari bu gün dalga geç-"(sözümü böldü)
-Dalga gectigimi kim söyledi?"kaşlarımı çatarak ona baktığım sırada konuşmasına devam etti."Haberin yokmuu"dedi uzatarak."yazık"bu kelimeyi sinirli bir şekilde söylemesine rağmen bunu söyledikten sonra gülmeye beşladı.
Yaklaşık 2-3 saniye boyunca öyle aptalca güldü.Yüzündeki aptalca ifadeyi silip ciddileşti ve tekrar konuşmaya başladı.
-Senin o canın baban paraları karı kıza yedirmekten dersane parasını ödüyormu sanıyorsun.Yanılıyorsun defne kireç.Bu gün buradaki son günün.Ama sen hiç merak etme çok yakında okuldanda atacaklar zaten.İki aydır ilkim iki aydır...Ne dersane ne de okul parasını veriyor baban.Siz fakirsiniz kızım fakir senin böyle yerlerde yerin yok."Sol gözümden akan bir damla göz yaşıyla geriye doğru bir adım attım ve sınıfa doğru yürümeye başladım.
Bir anda kolumdan biri tuttu.Korkuyla arkamı döndüğümde Kaan bana sırıtarak bakıyordu.
-Anca kaçarsın zaten,senin kaçmaktan başka yaptığın birşey yok çünkü saf sın kızım sen mal sın mal .Üstündekileri nereden aldım diye sorsam cevap veremezsin? neden?çünkü bunları sen almadın.'yutkundum.Kolumu çekerek lavaboya gitmeye çalıştım fakat bir işe yaramadı.
-C-Canım yanıyor bırakırmısın kaan!"
-Aaa olmaz daha seninle dalga geçecegim ben"hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlama mak için kendimi zor tutuyorum.
-Dün annem eve geldi bana dedi ki sizin dersane deki İlkim'i çöpün kenarındaki poşetleri karıştırırken gördüm..."Bu cümlesinden sonra arkada bizi izleyen herkes kahkahalarla gülerek bizi izlemeye devam ettiler.
-Bende dedim ki anne o kıyafet alıyordur dedim.Çokta doğru demişim biliyor musun demek çöpten aldığın kıyafetler bunlar"dedi üstümdeki T-shirt u çekiştirerek.En sonunda kolumu ellerinden kurtarmayı başardığım sırada hızla kendimi lavaboya attım.İclerinden herhangi bir tuvelet kabinine girip kapıyı kilitledim.Orada öylece zil çalana kadar ağladım biliyormusunuz...ellerimin titremesine engel dahi olamıyordum.Ben asla bir parça kıyafet için çöpü karıştırmazdım fakat doğru söyliyordu.Ben tam bir aptaldım,ben tam bir atalım diye tekrarladım ;
sonra bir kez daha..ve bir kez daha,sonra tekrar,tekrar,tekrar ve tekrar. buradan çıkana kadar söyledim bunu.
...Son derse yeni girmiştik,dersimiz fizik olmasına rağmen dersi dinlemek yerine uyuyordum çünkü,başım öyle kötü ağrıyorki gözlerimi dahi açamıyordum.-yüksek ihtimal eve gidince kendimi yatağıma atıp uyuyacağım-birden bir ses sayesinde irkilerek uyandım.
-ilkim...ilkim kalk hadi ya zil çalacak sonra otobüsü kaçıracaksın...off...şükür,hadi ben kaçar."kafamı hafifce kaldırdğım sırada kaşlarımın çatmasını gerektirecek bir şey oldu.
ZİL ÇALDI inana biliyormusuz,zil çaldı ve herkez dışarı çıkmaya başladı.Çantamı alıp tam sınıftan çıkacaktım ki fizik hocasının bana seslendiğini fark ettim.
-Defne?!"hocaya doğru dönüp konuşmaya başladım.
-Evet hocam...?"
-Defne,bu gün burada son günündü malezef.İki aydır aydatlar ödenmiyor.Burada okumaya devam edemezsin.!"Buda neydi böyle...kaan'ın dedikleri doğrumuydu yani...Başımın ağrısı şiddet lenmişti.kulaklarım çınlıyor gibiydi..Bu gerçekten kalbimi paramparça etmişti.
Hızla dersaneden çıktığım sırada ağlamam tekrar hıçkırıklara dönüştü.Yolumun üzerinde bir bank gördüm ve oturdum.Çantamı kucağıma alıp yüzümü ellerimle kapattım ve ağlamya devam ettim...Bir andan nasıl bu kadar umursamaz olabilirdi ki?tamam beni sevmiyor olabilirlerdi fakat bunun benim okul hayatım ile ne alakası vardı.Kaan doğru söylüyordu ben tam bir mal dım,aptal,salak,gerizekalı,şerefsizin tekiydim ben.Ben niye yaşıyordum ki?bu Dünya'ya bunun içinmi gelmiştim ben?acı çekmek için...?ya birisi beni bu işkenceden kurtaracaktı ya da benim tek kurtuluşum ölümdü...
Ellerimle gözyaşlarımı silip banktan kalktım.Durağa doğru yürümeye başladım.Telefonumu elime alıp saat e baktım.Yaklaşık yarım saat sonra hava kararacaktı.
Bir anda kolumdaki bir el hissiyetiyle geriye doğru çekildim ve başka bir el ağzımı kapattığı sırada kendimi çıkmaz,ıssız bir sokağın içinde buldum.Ellerimle ağzımın üzerindeki eli tutup çekmeyi denedim fakat bu bir işe yaramadı.Konusmaya çalıstım fakat bu da bir fısıltı dışında bir şey deyildi.Bir anda kendimi bir ADAM ile duvarın arasında buldum.
Tam kurtulmak için bağıracaktımki dudaklarımın üzerinde bir çift dudak,beni sırtımdan tutarak sarmış bir el,kalçamı sıkan diğer bir el ile kalakaldım.Resmen taciz ediliyordum.Ben on yedi yaşındaki kız (büyük ihtimalle)otuz yaşlarındaki bir adam tarafından tecavüze uğruyordum.Daha önce babam tarafından defalarca tacize uğramıştım fakat tanımadığım bir adam...?
Elleri neredeyse her yerimde gezdirdiği sırada onu son gücümle itmeye devam ediyordum fakat bu pek te bir şey ifade etmiyordu...
dudaklarımin sızladığını hissediyordum.Bu sefer dayanamayıp tekrar ağlamaya başladım.Bir elini bacaklarımda gezdirirken diger eli ise göğüslerimi,sırtımı,belimi her yerimi elliyordu.En sonunda dudaklarını dadaklarımdan ayırdığı sırada bir an onu tekrar hızlı bir şekilde ittim.Bu sefer boşluğuna geldiği için yere düstü.Bunu bir fırsata çevirerek kendimi sokağın dışına attım.Bu sefer bağırmaya başladım.
-İMDAT!İMDAT!..."insanların bana saşkın bakıslari arasında koşuyordum.Koşuyordum fakat nereye koşuyordum onu da bilmiyordum.Bir anda başımın sağ tarafında hissettiğim bir baskıyla geriye doğru çekildim.Adam beni yakalamıstı ve kafama silah dayamıstı.Bir andan mutluydum çünkü ölecektim.Evet belkide sonum böyle olmamalıydı fakat sonunda istediğim olacaktı ,ben ölüyordum...ben ölüuordum...kurtuluyordum...
-Yaklaşmayın yoksa kız ölür!" dedi adam şiddetle.Gelen polis arabasının siren sesleri adamı korkutmuştu.Adam ana yola doğru yaklaştığı sırada polisler tarafından etrafımız sarılmıstı.Bayılacak gibiydim,eğer yaşarsam bu günu tarihe yazacaktım (15 ŞUBAT hayatımda en nefret ettim gündü.Bu günü hiç güzel geçirmedim ben.)Bir anda yanımıza doğru yaklaşan bir adam polise vurarak yanımıza yaklaştı.Adamın silahı kafama vurmasıyla gözümun bir anlık kararması beni korkutmuşmuydu yoksa mutlumuydum bilmiyordum.
Sağ omzumda hissettiğim acıyla bağırarak inledim.Bana şuan ne olduğunu anlamamıştım.Ses.. silah sesi vurulmuştum...Omzumdan vurulmustum.Adamın beni iterek yere fırlattığını,arabaya binim gittiğini gördüm.
-Çabuk ambulans çağırın!Durumu ağır...
-kız çok genç kaybedemeyiz...
-Adam kaçtı memurum...
-Vah Vah Vah çakta gençmiş..."yaşlı ninelerin ellerini ellerinin uzerine vurarak konuşmaları,polislerin Adam hakkında konuşmaları...İnsanların konuşmaları giderek soluklaşıyor,
gözlerim kararıyordu.Susamamıstım fakat dudaklarım kurumuştu...Deli gibi uykum vardı ve ben uyuyacaktım.
♤

SAATLER SONRA(HASTANEDE)

♤
Gözlerimi açtığımda bembeyaz bir tavan karsılafı beni.Kafamı ilk sağ tarafa doğru çevirdiğimde koltuğun başında oturan annem ve babamı gördüm.Babamla göz göze geldiğimiz sırada hızla yanıma geldi ve elini yaralı omzumun üzerine koyarak hafifçe bastırdı.
- Ahhh"inlemem sert ve yüksek olunca babamın gözleri fal taşı gibi açıldı.Yaramın üzerine daha sert bastırarak kulağıma doğru eyildi.
-Keske ölseydin de kurtulsaydık senden...Şunu unutma burda böyle rahatsın ama evde ölmek için yalvaracaksın!"Bir anda içeriye doktorun girmesiyle babam elini hızla yaramdan çekti ve ellerimi tuttu, sonra konuşmaya başladı.
-Ağrın falan varmı canım kızım?"şuraya bak bir anda kameraların önundeki acun ılıcalıya döndü adam yaa.
-Yok baba tesekkür ederim."Ellerimi sıkmaya başladığı sırada inlememek için dudaklarımı ısırıyordum.
-Kızımız uyanmış?izninizle sizi tedevi edeceğim."dedi ve elini omzuma götürdü.Hastane elbisesini çekiştirerek yaramı açtı ve bandımı çıkardı.Ellerini yavaş ve hafifce yaramın etrafında gezdirmeye başladığında kaşları çatıldı ve bana soru sordu.
-Uyanalı kaç dakka oldu?diye sordu.Gözlerim babama kaydığında bana sinirli gözlerle bakıyordu.Ellerimi daha sert sıkarak bana bakmaya devam etti.
-Pardon ama siz çıka bilirmisiniz bizim özel bir şey konuşmamız gerekiyorda.?şu an yeni uyandığı için fazla yoruluyor."Babam ellerimi sinirle bıraktı ve sinirli bir şekilde dışarı çıktı.Annem hala hiç bir şey olmamış gibi oturmaya devam ediyordu.
-Sizide alalım lütfen hanımedendi"dedi ve kapıya doğru yönelip kapıyı açyı.Eliyle dışarıyı gösterdi.Annem tirip atarcasına odadan çıktıktan sonra doktor bey kapıyı kapattı ve gelip tam yanımda durdu.
-merheba ben gökhan?"dedi sağ elini uzatarak.Ona karşı sağ elimi uzatmam gerekiyordu fakat elim babam sıktığı için kıpkırmızıydı.Aynı zamanda da ellerim titriyordu ve ben bunu durduramıyordum.Elimi hızlı bir şekilde uzattım.Hafif bir şekilde sıkarak küçük bir gülümseme attı bana.Elimi çekmek için tam harakete geçecektim ki doktor elimi hafifce iki eliyle tuttu.
-N'e yapıyorsunuz?"diye çıkıstım hafifce.Daha nedenini anlamadan bağırmak istemiyiyordum.
-Elini...sıktı diymi?şiddet görüyorsun fakat şikâyet etmiyorsun çünkü seni tehtit ediyorlar."Nereden bilmişti bunları?hiç bir şey anlamıyordum?
-Benim şiddet gördüğüm falan yok...ne zaman taburcu olabilirim ben?"
-son tedavilerinizi yaptıktan sonra."dedi ve elimi yavaşca bıraktı.Bu sefer kolumu tutup biraz kaldırdı böyle yukarıda tutmam için. Eline bir miktar pamuk alıp serum iğnesinin ucunun üzerine hafifce bastırdı.Diğer eliyle serumu tutup yavasca çıkardı.
-burası biraz kanayabilir.Bu pamuğu bu sekilde üzerinde tutmalısın."Sol elimin isaret ve orta parmağını birlestirip diger parmaklaraımı iceri doğru kapattım.Açıkta olan iki parmağımı ise pamugün üzerine bastırdım.
-Herhangibi bir yerinde ağrı varmı?
-Hayır yok
-Peki omzunda bir acı hissediyormusun?
-sağ tarafa doğru acısı artıyor.
-Eğer verdiğim sorulara doğru düzgün cevaplar verirsen seninla daha güzel ilgine bilece-(sözunü böldüm)
-Benimle ilgilenmenize gerek yok.Sadece taburcu olup gitmek istiyorum buradan.Aynı zamanda sorduğunuz sorulara verebileceğim cevaplar bu kadar.Uzun ya da kısa olmasıda sizi deyil beni ilgilendirir,hepsi aynı kapıya çıkıyor sonuşta."Sanırım biraz sert olmuştu son cümlem.Eve gitmek de istemiyordum aslında,şu an tek istediğim bu odada tek kalıp ağlamaktı.
Doktor odadan sessizce çiktıktan sonra sol tarafa doğru dönüp cenin pozusyonu aldım ve ağlamaya başladım.İçimden bir ses "NEDEN ÖLMEDİN Kİ!"diyor iken baska bir ses "NEDEN MUTLU OLMUYORSUN?!BAK!!!YAŞIYORUZZ!!!!!!"diyordu.
Bunların biri kalbim diğeri ise ruhumdu.Hani bazı insanlar ruhunu teslim ederler ya iste o insan bendim...
Ruhumu teslim etmek ve ölmek istiyordum fakat kalbim buna izin vermiyordu.Ruhumu teslim etsem bile kalbim atmaya devam ediyordu.Sanki bana olmaz!ölemezsin sen!daha yaşayacağın şeyler var!!"daha ne yasaybilirdim ki?iyi yada kötü şeyler...
fark etmez ben artık yaşamak istemiyordum...
Belki de bir insan girer ve düzeltir benim hayatımı.Düşünsenize hayatınız berbat ilerliyor,yaşamak bile istemiyorsunuz artık.Sonra birisi giriyor hayatınıza, eski hayatınızdan eser yok...sana bir sarılıyor bütün dertlerin geçi veriyor anında.Onu öyle bir seviyorsun ki,her gördüğünde kalbin duracak,nabzın yavaşlayacak gibi oluyor...
Ama maalesef cümlenin başında DÜŞÜNSENİZE demiştim.Benim başıma asla böyle bir şeyin gelmeyeceğini bildiğim için söylemiştim.
Gelen bir mesaj sesiyle irkildim ve kafamı o yöne dogru çevirdiğim sırada babamın telefonunu burada unuttuğunu ve mesaj geldiğini fark ettim.Telefonu uzanıp almalımıydım bilmiyordum.Yavaşca ayağı kalktım ve kapıya doğru bir kaç adım attım.Kapıyı yavaşca hafiften hafiften kendime doğru çektim.Kafamı oluşan aralığa doğru uzatım dışarıda birisi varmı diye baktım.Kimse yoktu,doktorun gitmiş olması normeldi.Annem ve babam ise kantine falan inmiş olmalılardı...
Kapıyı yavaşca kapatıp telefonun olduğu yere doğru ilerlemeye başladım.Sedye nin üzerine oturup sağ kolumu telefenu almak için uzattığımda omzundaki acı şiddetlendi.Acıyla inlediğim sırada sağ gözümden bir damla yaş aktığını hissettim.Ağlıyordum.... canım o kadar yanıyorduki ağlıyordum.
Bu sefer sol kolumu uzattım ve telefonu aldım.Telefonu orta tuşuna basarak açtım ve ekranı yukarı doğru kaydırdığım sırada yüzümde hüsran dolu bir ifede belirdi.
!!!ŞİFRE VARDI!!!
kaşlarım çatılmıştı,babam neden telefonuna şifre koysun ki?şonuşta herkez yaptığı seyleri biliyordu.Ya da sadece ben biliyordum.Babamı daha önce bir çok kez şifresini açarken görmüştüm fakat her seferinde farklı oluyordu.Bu da şifreyi sürekli değiştirdiğini gösterirdi.En son hatırladığım şifresi 124675 idi.Bunu nasıl aklımda tutabilmemin sebebi hafızamın iyi olmasıydı.Bu şifreyi denemelimiydim bilmiyorum.hızla aklımda kalan şifreyi girdim.
TELEFON AÇILDI
İnana biliyor musunuz telefon açıldı.Şifreyi önceden değiştirmemiş olması benim şansımdı.Hızla Whatsapp'a girdim.En üstdeki kisinin profiline tıkladığımda kaan'ın bir bâr da elinde içki şişesiyle bir poz vermiş olduğu fotoğraf ile karsılaştım.Şoka girmistim.Babamda neden kaan ın numarası olsunki?profilden çıkıp yazışmalara girdim.Yazışmalarda şöyle yazıyordu;
babam:Kaan tekirsu sen misin?
kaan:evet benim siz kimsiniz?
babam:kızım defne için sizden bir şey isteyecektim.
kaan:??
babam:bu gün dersanede ona kötü davranırmısın?yani hakaret falan edersin.
kaan:hiç bir sey bedava olmaz amca,500TL' ni alırım
babam:tamam ama oarayı aldıktan sonra yapıo yapmayacağını nereden bileceğim?
kaan:videoya çeker sana atarım.Benim için kolay olacak,her gün yaptığım sey.
Buda neydi şimdi?kaanın bu gün bana o şekilde davranmasının sebebi babammıydı?hemen babamın kaan ile olan konuşmasından çıkıl telegonu kapattım ve telefonu aldığım yere geri koyup elim ile ağzımı kapattım.Nefesimi içimde tutarak ağlama mı engellemeye çalışıyordum fakat olmuyordu.Kapının açılma sesiyle kafamı yukarı doğru çıkardığımda babamın sinir dolu bakışlarıyla hızla yanıma geldi.kolumdan tutup beni odadan çıkardı.Hastaneden çıktığımızda arabanın arka kapısını açtı ve beni iterek kaşlarıyla arka koltukları gösterdi.Arabanın arkasına oturduğum da babam sürücü koltuğuna,annem ise onun yanına oturmuştu.Yarım saat sonra evin kapısının önündeydik.Eve girdiğimizde babam tekrar kolumdan tuttu ve beni oturma odasına götürdü.Babam televizyonu açtığında karşımdaki haberde kendimi gördüm.Haberlere çıkmıştım.Kafamın arkaya doğru eyilmesiyle babamın saçımı çektiğini anlamıstım.İşte bu sefer her şey bitecekti.Ben daha önce hiç yemediğim gibi dayak yiyecektim...
Annem önüme geçti ve attığı tokat ile kafam sağa doğru eyildi.
sonra bir tokat daha
yine bir tokat
ve...
bu sefer...
burnuma isabet eden bir yumruk
babamın yumruğu.
Gelen kırılma sesi ve burnumdan aşşağı doğru süzülen kan ile burnumun kırıldığını anlayabiliyordum...
gözlerimi açtığımda kendimi odamda yatağımın üzerinde otururken buldum.Sırtımı yatağın sert kısmına yaslamıştım..Muhtemlen babamın yüzüme geçirdiği dayaktan sonra bayılmıştım.Gözlerim vicuduma kaydığımda beni şok eden bir şey ile karşılastım...
üstümde sadece iç çamaşırlerım vardı.kafamı yuķarı doğdu kaldırdığımda babam ile göz göze geldim.
-Ne olur bırak beni baba,benim bir suçum yok o beni öptü"kendimi gerekirse son nefesime kadar savunacaktım.Çünkü ben haklıydım.
-Canım kızım"dedi ve bana yaklaştı.Elleri saçlarıma doğru gitti ve kafamı okşadı.
-Ben düşündüm ve bu durumda senin bir suçun olmadığına karar verdim.
-N-nasıl yani?"şaşırdım,evet şaşırmıştım.Babam ne zamandan beri beni haklı buluyordu?
-Sen sadece benimsin"saçlarımdaki eli sırtıma gittiğinde sudyenimin kancasını tuttu ve açtı.Kollarımı südyenimin üzerinde tutarak düşmesini engelledim.Elleri kollarımı tutarak açmaya çalıştığı sırada ekstıra çaba sarf ediyordum fakat bir işe yaramıyordu çünkü babam benden güçlüydü.Attığı tokatla kafam sağ tarafa doğru yattı.
kollarımı açtığında südyenim kucağıma düştü.Nefes alış verişlerim hızlandıgı için göğüs kafesim inip kalkıyordu.kollarımı bırakıl belime sardığında beni kendine doğdu çekti.Dudaklarıyla göğsümü öperken kollarım ile onu itmeye çalıstım.
O gün taciz edildim
O gün öz babam tarafından defalarca edildiğim gibi yine taciz edildim...Benim hayıtım böyleydi,şiddet,taciz,tecavüz,iftira,nefret ve kin...Kimdim ben,Dünyanın en kötü insanımı?neden sevilmiyordum?
Bölüm bu kadardı nasıl buldubuz?
Sizce demir ne zaman defneyi kurtaracak?
Hepinizi çok seviyorum umarım bir gün istediğim kitleye ulaşabiliriz
❤sizi seviyorum turunçgiller❤
(turunçgilin anlamını bir süre sonra anlayacaksınız^^)
