DEFNENİN ANLATIMIYLA
Dısarıdan gülen eğlenen,mutlu bir insansın.Fakat içinin küllerini bu şekilde savurduğunun farkında bile değiller değilmi?
Peki sen küllerini nasıl savuruyorsun?
Kitap okuyarak,kitap yazarak,sarkı dinleyerek,ders çalışarak,resim çizerek,sarkı yazarak,günlük tutarak?
Ben güler yüzlü bir kızım.Fakat kızlara karsı.Sizce bütün erkekler aynı mı?Sadece travmalarım var,Sadece korkuyorum,Sadece safım,Sadece iyi kalpliyim,Sadece iyiyim...
Defne ismi güzel,ahlaklı demektir
Fakat ben güzel değilim,fakat ben ahlaklı değilim.Bir kaşar değilim,sadece tazic edildim...
Unutmayın;hiçbir anne 'kızda orası burasını açmasaydı,davetiye veriyorlar'der.'özür dilerim,bu vatana,millete uygun bir çocuk yetiştiremedim'demez...

Sabah okul için kalktığımda beynim çıkacak gibiydi.Yatakan komidine doğru uzanıp çalan alarmımı kapattım.Yataktan kalkıp dolabıma doğru yürümeye başladığım sırada kapı çaldı. Bir anda kapı sertçe açıldı ve içeriye babam girdi.
Çıkmadınmı kız hayla?,çabuk git bizim annenle işmiz var. Birde seninle uğraşmayalım "dedi ve sırıtarak çıktı odadan.-tanıştırayım bu benim umursamaz babam, - Babam saat kaç olursa olsun su yerine hep içki tüketir ve her seferinde annem bundan yararlanarak onunla ilişkiye girer. Sonrada hiçbirşey hatırlamıyorum der ve hamile kaldığı için çocuğu aldırırdı.Kapı sesinden yatak odasına girdiğini anlamıştım.Annem ve babamı ne seviyor ne nefret ediyordum.ikiside umursamazın tekiler zaten.
Dolabımdan siyah bir tayt ve onun üstüstüne ise beyaz,siyah yazılı bol bir t-short giyip odadan çıktım.Banyoya girip gece yatmadan önce yaptığım topuzu açtım ve saçımı taramaya başladım.Banyodan çıkıp odama girdim ve çantamı alıp montumu giydim.Merdivenlerden inip mutfağa girdim.Elime limonlu bir kek aldıktan sonra onu hızla yedim.Masanın üzerindeki anahtarı alıp cebime koydum ve mutfaktan çıktım.Koridorda öylece durup annem ve babama seslendim.
-Anne,baba ben çıkıyorum."diye seslendim.Beni umursamamalarına alışıktım fakat ne yapayım?yinede zoruma gidiyordu.Evden çıkıp ayakkabılarımı giydim ve asansöre doğru yürümeye başladım.asansörün yanına geldiğimde kapısın üstünde bir kağıda yazılmış olan yazı daha çok sinirimi bozdu.
!!!ARIZALI!!!
karşıdaki evin kapısı açıldı ve yedi,sekiz yaşlarındaki bir çocuk ile annesi çıktı.Annesi ona ayakkabısını giymesi için yardım etmeye başladı.
-Merheba defne abla"dedi bana el sallayarak.
El sallamasına karşılık olarak bende elimi salladım ve sorusunu yanıtladım
-Merheba"dedim gülümseyerek.Hızla mardivenlere doğru yöneldiğim sırada proje ödevimin bugün son günü olduğu ve o FLASH- BELLEK'İ evde unuttuğumu fark ettim.
-Hassiktir yaaa!"söylediğim küfür yuzünden hemen karşımdaki çocuk ve annesinin bana baktığını fark ettim.
-pardon,gerçekten özur dilerim."merdivenlerden aşşağı doğru inmeye başladım çünkü flash bellek'i almak için eve döndüğümde çıkarken onlarla tekrar karşılaşıp yine utanıcaktım ve bu sefer gerçekten fazlasıyla utanacaktım.Telefonumu montumun cebinden çıkarttığımda saat 08:56'ıydı.Merdivenlerden koşarak inmeye başladım.Binadan çıktığımda durağa koşarak gitmeye karar verdim,eğer koşmazsam otobüsü kaçıracaktım.
Durağa yaklaştıgımda bineceğim otobüsün kalktığını fark ettim.
-Hay! sikicem yaaa olum niye herşey bu kadar ters gidiyor?!
Söylene söylene okula doğru yürümeye başladım .Yüksek ihtimal ilk derse geç kalacaktım.Eğer otobüsü bekleseydim daha fazla geç kalırdım ve bu da benim için bir zaman kaybı olurdu.Okula gidene kadar sırf biyoloji hocasının okula gelmemesi için dua edecektim.Yoksa proje den sıfır alacaktım.
DEMİR DENİZ SAKİN

Odadan çıkıp merdivenlere yöneldim.Saat 10'u geçiyordu.Sabah uyanınca bir şeyler atıştırıp bâr'a gitmiştik.

Açıkçası gün içinde adam öldürmek ve içki içmek fışında yaptığımız bir şey yoktu.-Defneyi korumak dışında- üstüme siyah gömlek,altıma ise siyah bir pantolon vardı.gömleğimin ilk 4-5dügmesini açık bırakmış,kollarını katlamıştım.Aşşağı kata indiğimde berkay güzel bir içki masası ayarlamıştı.Bu beni şaşırtacak kadar garipti.Yanına gittiğimde konuşmaya başlamıştım.
-Vay koçum,ne oldu?evleniyorsunda bizim mi haberimiz yok?Sanırım bugün yeterince sarhoş olduk,sence yetmez mı?"diye sorunca sanki yanlış bir şey yapmış gibi bana baktığında elimi omzuna koyarak güldüm.
-keşke be abim yaa,içimden geldi niye olmamışmı?"
-olmuş olmuş elerine sağlık koçum. "öylece gülustükten sonra içki sofrasına oturup votka içmeye başladım.
Yaklaşık altı,yedi dakika sonra berkay'ın telefonuna bir bildirim gelmesiyle berkay ayağı kalkıp koltuğun üzerindeki telefonunu alıp yanıma geldi ve konuşmaya başladı.
-Defne ile ilgili haber var sanırım"büyük yudumlar ile önümdeki bir bardak votkayı kafama dikledim ve berkayın bana mesajı okumasını bekledim.ilk önce kendi kendine mesajı okudu.Sonra yutkunarak bana baktı.
-Abi ,öğrenmek istediğine eminmisin?"sòylediği cümle sonrasında kaşlarım çatıldı.
Masadan kalkıp elindeki telefonu hızla aldım ve okumaya başladım.
mesajda şöyle yazıyordu;
Merheba berkay,defne hakkında elime yeni bir bilgi geçti ve bende bunu sana aktarmak istedim.Ceyda ve bülent defneyi bu bir iki gün içerisinde onu otuz beş,kırk yaşlarındaki bir adamla evlendiriceklermiş.Kız on yedi yaşında,Adamın bağzı suçları var.Tecavüz,kadına-çocuğa şiddet,uğuşturucu falan satıyormuş. İsmi hakan'mış."başımın aptal gibi zonkladığını fark ettim.Kırk yaşında bir adam ile on yedi yaşındaki bir kız...
-Ne diyor ya bu piç?"her şeyi anlamıştım ama sanki beynim tam tersini diyordu.Kalbim her şeyden haberdar fakat beynim konuşmamı engelliyordu,elimi kolumu bağlayacak birşeyler yapmamı engelliyecek gibi geliyordu...ve ben bundan korkuyordum...Defne ye yardım edememekten korkuyordum.
Berkay'ın telefonunu cebime atıp hızla merdivenlere yöneldim. Berkayın şaşkın bakışları hala üzerimdeydi.Hızla odama girip üstüme bir deri ceket giydim ve bonyo ya girdim.Kendimi aynada gördüğüm sırada neredeyse kendimden geçeçek olduğumu fark ettim.Ellerim titriyordu,ağladığımı gözümden düşen bir damla sayesinde anlamıştım.Yüzüm bile kızarmıştı.Bu kız benim kendimden geçmemi nasıl sağlıyordu en ufak bir fikrim dahi yoktu fakat bir şwildw başarıyordu...Beni tanımadan alt edebiliyordu.Daha ben ona dokunamamışken piç in teki ona dokunacak,onu sevecek ti öylemi?buna asla izin veremezdim.Vermeyecektim...
Kollarımı lavabonun taşına yaslayıp kafamı aşşağı doğru eğdim.Derin bir nefes alıp düşünmeye başladım.Hışkıra hıçkıra ağlamamak için çenemi kastım fakat olmuyordu.Ne yapacağımı bilmiyordum. Onu nasıl kuraracaktım bu durumdan.Hemen birşeyler yapmam gerekiyordu yoksa defne kendinden yirmi sekiz yaş büyük bir adamla evlenecekti.Onu nasıl yanıma alacaktım ki?birkere o beni tanımıyordu.Kıza ne diyebilirdim ki?
-merheba defne,ben sana 2 yıldır aşığımda annen ve baban seni hakan diye bir adamla evlendireceklermiş.Bende bu arada mafyayım yani haberin olsun.Ve şimdi benimle geliyorsun, bende seni koruyacağım."falan mı demeliyim.Gerçekten çok saçma konuşuyordum.
Kafamı kaldırıp tekrar kendime baktım.Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.Ellerimle göz yaşlarımı silip yüzümü yıkadım...Çenem kasılıyordu...Banyodan çıkıp yatağımın yanındaki odanın kapısını açtığımda berkay ile göz göze geldim.Onu görmezden gelip solundaki boşluktan çıkımaya çalıştığım sırada kolumdan tutup konuşmaya başladı.
-bir dakika bir dakika ağladın mı sen?"kaşları çatılmıştı.Ağladığımı nereden anlamıştı?gözlerim mi kızarmıştı?yüzümü yıkamıştım sonuşta.Ondan yardım istemelimiydim bilmiyorum.
-Ağladığım falan yok benim,şimdi çıkta işimin başına döneyim.
-çıkmıyorum amk (amına koyayım).Bak oğlum, şu âna kadar hep senin yanındaydım ve bundan sonrada yanında olacağım.Öleceksek beraber yaşayacaksakta beraber.Şimdi bana neler karıştırdığını anlat sorunu beraber çözelim.Yapma lan oğlum şöyle... kendini yıpratma."haklıydı şu ana kadar hep her durumda birbirimizin yanındaydık.Haksızda olsak haklıda olsak hep beraberdik.
-ağladım evet ağladım tamammı?hemde hışkıra hışkıra ağladım çünkü aşığım.Beni tanımayan bir kıza mal gibi aşık oldum.Kızın belki sikinde bile değilim evet ama olmuyor abi olmuyor nereye baksam onu görüyorum olup olmadık şeyler dönüyor kafamda.Berkay...ben ilk defa böyle birşey hissediyorum sanki bir kadınlar var birde defne var.Ben çok bıktım gerçekten iki yıldır mal gibiyim...B-ben ilk defa böyle hissediyorum"ikimizde ağlıyorduk.
- "TANRI VERMEYECEĞİ HAYALLER KURDURMAZ HİÇ KİMSEYE.YA KENDİN ÖLÜRSÜN YA HAYALLERİN ÖLÜR.YA DA BAŞARIRSIN...ve ben inanıyorum sen defneyi nasıl seviyorsan o da seni öyle sevecek.
Berkay bana sarılmış beni sakinleştirmeye çalışıyordu.Ben aşkıma yenik düştüğüm için,berkay ise benim için ağlıyordu.
Belkide birbirimize sarılarak dakikalarca ağlamıştık.Şu an aşşağı katta öylece oturmuş ne yapacağımızı düşünüyorduk.Gözlerim ağlamaktan kızarmış hatta ve hatta sinir krizi geçirmiştim.Artık herşey çok fazla ağır geliyordu.
-Bugün olmaz,defne okulda.Yarın bir şekilde yanına gidecek onunla konuşacaksın.İlk aşamada kim olduğunu ismini falan söyleme.Annesi ve babasının onu evlendireceğini söylersin.Kendini sivil polis olarak tanıtırsın.Yolda babasını sarhoş bir şekilde gördüğünü ve kızlara saplantılık yaptığını görüp babanı karakola götürüp sorguya aldığını, orada defneyi evlendireceklerini öğrendiğini söyleyeceksin.Sonra defneyi araştırıp bulduğunu ve ona adını deniz olarak söyler sonra buraya getirirsin. söylediği cümleler gerçektende içime sinmişti .Gerçi içime sinsede simesede bir şey diyemezdim çünki başka seçenek yoktu.Kafamda tek bir soru vardı.Ya oraya gittiğimde annesi ve babası evde olurlarsa.
-peki ya ben oraya gittiğimde annesi ve babası evde olursa,annesi evde olursa o da karakola gelmek isteyecektir.Böylece defneyi getiremem.Babası oradaysa zaten her şey mahvolur.
-Ben senden önce çıkacağım ve onların evde olup olmadıklarını öğrenirim.Eğer evdelerse ben onları bir şekilde çıkartacağım ve seni arayıp haberdar edeceğim."Tamamı?"diye sordu.Öylece yüzüne baktım ve sorusunu yanıtladım.
-madem başka seçenek yok ..Tamam." dediğim cevap sonrası kafasını sanki aklına bir şey takılmış gibi kaşlarını çattı.
-ne oldu bir sorun mu var?"alt dudağını ısırarak bana doğru döndü ve ayağı kalktı.Telefonu arka cebine atıp oturma odasından çıkarken tekrar bana döndü ve konuşmaya başladı.
-Git ve şimdi uyu!," dedi üstüne basarak ve devam etti "yarın işlerimiz var."merdivenlerden çıktı ve odasına girdi.
Hemen onun arkasından kalkıp odama gittim ve kendimi hızla banyoya attım.Kurumuş göz yaşlarım yüzümü kaskatı yapmıştı.Yüzümü yıkadıktan sonra odama geçtimGömleğimi çıkardım, altıma gri eşortman giyip yatağa uzandım.Bazen kendimi aptal bir bebek gibi hissediyordum.Masum ve bağzı şeylere ihtiyaç duyan bir bebek...sevilmeye ihtiyacı olan bir bebek.Korunmaya yardıma ihtihacım olduğunu hissediyordum.uyudum...