Ben Amelia bu hayatta bazen zenginler bile sevgi göremiyor... Aradan 1 saat geçti ya geçmedi tam hatırlamıyorum nihayet tatil yerine varmıştık bu benim için heyecan vericiydi ,erkek kardeşim ve ben limuzin den inerken heyecandan kulaklarım çınlıyordu babamın uyarılarına rağmen bir kez olsun kendi istediğimi yapmaya, mutlu olmaya hakkım var diye düşündüm bunu yapıcaktım kararlıydım.
Aile yemekleri.. Genelde annem hazırlamaz yardımcımız hazırlardı "Annen nerede peki?" sorusuna gelirsek, hah! Dediğim gibi zenginliğe düşkün bir kadın o; mücevherleri, altınları,incileri sever. Beni ise pek sevmez, erkek kardeşimi yüceltir lakin babam ve annem benle ilgili ne konuşmayı sever, nede benle ilgili konularda bulunurlar. Geldik gene bir akşam yemeğine bizim ailede gelenektir hep beraber masada toplanmamız gerekir.. Masada her zamanki gibi yemeğimi yerken babamın telefonu gene susmak bilmiyordu tabi derim içimden alaycı bi sesle "o bi iş adamı Hah! Tamda beklenildiği gibiydi" aradan bir iki saat geçti babam gelmedi biraz en diş elenmişti annem ve erkek kardeşim lakin o an keşke hiç gelmeseydi dediğim bir an yaklaşıyordu...
Babam: "Amelia." dedi soğuk ve ciddi bir sesle, Allah'ım bu adamın benimle sorunu neydi? Hiçbir zaman öğrenemeyecektim yada ben öyle düşünüyordum...
Amelia: "Buyrun babacım..." diyebildim korkak bir sesle onun sesi bile beni ürkütmeye yetiyordu lakin bu sefer sanki farklı birşey vardı?.. Anlamlandıramıyordum babamın yüzünde güller açıyordu sanki anneme bişeyler fısıldadı ve annemde sırıtmaya başladı o anı çok net hatırlıyorum hatırlamaz olaydım... Sanırım benden yada ailemiz için bişey isteyeceklerdi ve o an annemin söyledikleriyle dona kaldım...
Annem: "Amelia, inci tanem ailemizin nihayet beklediği an geldi..bu çok onur verici bir haber!" korkmuştum genelde annemde babamda benimle konuşmazdı bu hayırlı bi iş değildi kesinlikle benim için...dikkatli bir şekilde onları dinlemeye başladım.
Babam:"Amelia, bu bir anlaşmadır. Kişisel olarak algılama düşman şirketimizin Ceo'sunun oğlu ile bir izdivacın olucak."
Bu adam kafayı yemiş olmalıydı!? Ne izdivacı!? Kaç yılında zannediyorlar acaba 15. veya 16. Yüzyılda mı? Ben daha 18 yaşına yeni girmiş bir gençtim ve tanımadığım biriyle evlenmek istemiyordum.. Ayrıca düşman şirketin oğlu benim okuldaki zorbamdı onu çok iyi tanırdım: Liam..!! narsist bir kişiliği vardı.. Onu tanıyordum bu evlilik asla olmayacaktı ben kendimi tanıyorsam eğer...
Akşam vakti... 🌊
Akşam vakti olmuştu kendimi toparlamaya çalışıyor kendimi işe yaramaz ve saf bir kız olarak nitelendiriyordum ve nihayet o an geldi elime anahtarı alıp sahil kenarına gidicektim; anahtarı aldım, kapıyı nazik bir şekilde kapattım ve çıktım o an sanki özgürlüğü hissetmek gibiydim sahil kenarına koştum kendimi dinlemek için...
Kumlar çok güzeldi. Akşamın karanlığı ve denizin o havası ile göz yaşlarım pıt pıt düşmeye başladı denize dertlerimi haykırmak istiyordum derken dertlerimi denizin iskelesine doğru giderken dökmeye başladım
Amelia: "bu hayat çok yorucu... Ailem onca yıl beni zenginlik içinde büyüttü lakin manevi sevgiyi asla hissetmedim beni pek sevmezler öyleki şirketle ilgili karar verirken benden çok erkek kardeşimi ön plana alırlar, ben evlatlık bile değilim ki neden böyle davranırlar en ufak bir fikrim dahi yok.." diyerek kendi dertlerimi döktüm denizlere bazen bu o kadar çok iyi gelmişti ki uyumak istemiştim iskelede. Tam o anda gelen bir melodi vardı o sesin ne olduğu gram umrumda değildi o an istediğim tek birşey vardı ailemin sevgisini kazanmak ve bu evlilikten kurtulmak...
dediğim gibi aile sevgisi görmeyen kişiler bazen sevgiye muhtaçtır...
(Devamı için oylamayı unutmayın devamı için takip etmeyi unutmayın💕)



