Dünya ne kadar garip bir yer değilmi? Ve aynı zamanda mükemmel.dağlar ovalar ülkeler insanlar arabalar evler... Göz kamaştırıcı. Ama eğer bunlara sahip değilseniz yani bir zengin değilseniz pekte hayata anlamlı bakacağınızı zannetmem peki ya ruhunuz, kişiliğiniz zenginse? Ruhunuz veya kişiliğiniz zenginse hayat biraz zorlu da olsa zengine yakın birşekilde yaşayabilirsiniz bende tam olarak bunu yapıyorum ruhunu zengin tutmaya çalısıyorum.
Müzik birden durdu
Ne olduğınu anlamaya çalıstım bir süre, arkamı döndüm nergis abla, elinde 2 yıl, olmayan harçlığımla biriktirip aldığım eski püskü kulaklığı, zar zor çalışması için bağladığım ve fişde olan kabloyu çıkarmıştı. "Yinemi yemeğe inmedin inci?" birşey demeden ayağa kalktım ve elindeki kabloyu aldım yere oturup kabloyu takmaya çalıstım. "Yarın 18 oluyorsun buraya gelişinin üzerinden 10 yıl geçti... Vay be 10 yoldır burdasın ve bir kere bile düzgün yemek yediğini görmedim." dedi. cevap vermedim işimi yapmaya devam ettim."ee inci 18 olmaya hazır mısın?" bir iç çektim "18 olduğum için değilde bu iğrenç yerden kurtulacağım için mutluyum " nergis abla yüzüme üzgün bir ifadeyle baktı "aileni bulmaya çalısıcak mısın " dedi ve anında yüzüne kitlendim. "hayır." dedim soğuk ve sert bir ses tonuyla ne kadar hayır desemde içim içimi yiyor meraktan deliriyordum. Acaba kıvırcık siyah saçlarımı, griye çalan yeşil gözlerimi kimden almıştım? Nereliydim? Babam annemi,annem babamı sevmiş miydi? Yada beni bilerek isteyerek mi bırakmışlardı bu iğrenç yetimhaneye yoksa zorunda kaldıkları için mi? "Peki inci seni yanlız bırakayım " dedi nergis abla gittiği gibi hiç bir şey yapmadan hozlıca ışığı kapattım ve yatağıma yattım tek düşüncem yarındı.

