İçeriğe geç

Denek~ Gerçek Ailem

Bölüm 8 · 8 dk okuma

Denek~ Gerçek Ailem

Bölüm 8

8. Bölüm

__2 Ay Sonra Ayladan__ Yılların acısını dindirmek ikimizede iyi gelmişti. Ama bugün diğer günlerden de farklı çünkü ablamın sevgilisiyle tanışıcağım. Neden diye sorarsanız biliyorsunuz ki ablam ve benim tek ailem birbirimiz... Ablam çok heyecanlı ben de enişte adayımızı inceliyeceğim. Hazırlıklarımız bitince ablamla arabaya bindik ablam arabayı kullandı buluşacağımız cafeye sürdü. Varınca ablam arabayı park etti. Arabadan inip kafeye yürüdük ablam bir masada durdu bende ona katıldım. Ablam; -Aylacığım bu Emre, Emre bu kardeşim Alya dedi ve birbirimizi tanıdık Emre; -Hadi oturun dedi. -Ne istersiniz söyleyin garsonu çağırayım dedi. -Ben kakaolu milkshake istiyorum dedi ablam. -Ben de çileklisinden alıyım. Emre abi garson çağırdı kadın garson gelince gözünü ablama çevirdi. Garson -Ne içersiniz? -Biz bir buzlu amercano, iki milkshake birisi çilekli birisi kakaolu olsun lütfen. -Başka isteğiniz varmı? -Şimdilik yok, teşekkür ederiz. Garson gidince ablam konuştu; -Eeee Emre ne yapıyorsun görüşmeyeli? -Ne yapiyim canım bildiğin şeyler.Ama böyle olmaz hemen atladım konuşmaya eee görümce olucağız... djdjfkgmgj -Ama ben sizin ne yaptığınızı bilmiyorum. -Doğru söylüyorsun Ayla, Ben *** Holdinglerin CİO'yum dedi.

O sırada içeceklerimiz geldi ve Emre devam etti -Zonguldaklıyım, 3 kardeşiz bir ablam bir tanede erkek kardeşim var. Heee bu arada Bahar güzelim -Efendim canım? -Annemlere seni anlattım Baharı ikna et istemeye gidelim dedi, ama bana her zaman olur ne zaman isterseniz gelelim dedi. Ablamın yanakları kızardı; -Tamam ben sana haber veririm dedi. Ben yine karıştım -Siz sevgili değimlisiniz o zaman neden haber vermedin? -Çünkü ciddi bir ilişki değildi ama şuan ciddi düşünüyoruz dedi, ablama baktım kafasını eğmişti bu konularda utangaçtı. İçecekler bitince Emre hesabı ödedi ve bize eşlik etmekte ısrar etti ama ben izin vermedim. Eve varınca kendimi salona attım. Ablam yanıma uzandı; -Eee kardeşim ne diyorsun ki sen bu işe? -Şimdi gün değerlemesi yapıcağım hemen. Mesela hoşuma gidenleri sayıyim: Kadın garson gelince bakmaması +5 puan, senin görüşlerini alması + 4 puan, ciddi düşünmesi +1 puan,bize eşlik etmek istemesi +7 puan veriyorum. Toplam puanı= 17 ama gıcık olduğum bir yanı var kadına teşekkür etti o yüzden - 7 puan verdim yani bana göre bu Emre 10 puan... Ama gözümde yakışıklı, efendi, saygılı bunlarda ekstra puan bence her neyse beğendim yani size onay veriyorum evimize istemeye gelebilirler.(⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠)

Ablam mutluluktan bana sarıldı ve teşekkür edip yanımdan uzaklaştı Emre'ye haber vericekmiş. Ablam mutluysa bende mutluyum demektir onunla yeni yeni aile gibiydik ve ayrılacaktır tabikide üzülüyordum ama o mutluysa benim için bir sıkıntı yok... Ablam yanıma geldi;

-Ne zaman gelebilirler diye sordum 3 gün sonra olmasına karar verdik.

-Hangisi olucak isteme mi, nişan mı, söz mü?

-3' ünü birlikte yapalım dediler bende kabul ettim ayrı ayrı uğrşmaya ne gerek var?

-Sana uygunsa banada uygun abla...

Sonra ablamla geceliklerimizi giyip yattık yarın çok işimiz vardı.O yüzden enerji toplamak için iyice dinlendik.

__Sabah__

Ablam heyecanla kalkmış yemeklerimiz hazırlıyor bir yandan bana söyleniyordu;

-Sana iş mi bulsam hem para kazanmayı öğrenirsin hem bir işe yararsın.

Ahh bu kız benim okuduğumu unutuyor galiba;

-Ablam ben hala öğrenciyim ama sen bilirsin...

Ablam sustu, haklıyım değil mi ama?!! Sonra ben yüzümü yıkadım üstümü değiştirdim. Ablam da sofraya son dokunuşlarını ekledi, bende gelince kahvaltıya başladık.

-Ayla.

-Efendim abla?

-Teşekkür ederim, desteklerin sayesinde daha güçlüyüm...

-Asıl ben teşekkür ederim abla annemlerin gidişinden sonra çok destekledin beni hatta beni o lanet yerden bile kurtardın... Sen olmasaydın ben ne yapardım iyi ki vardın dedim göz yaşlarımla ablamda dayanamadı ve sarılıp ağladık.

Bir süre öyle durduk ve kahvaltı saatimizi bitirdik. Sonra bulaşıkları ben yıkadım bu gün okul kaydıma gideceğiz. (Hatırlatma: laboratuarda ders görüyorlardı yani okul kaydı var). Ablamla hazırlanıp okula gittik, okul bize yakın ve devlet okuluydu yani bedava gidiceğim zaten özel okula gitme gibi lüksüm yok olsa da gitmem hepsinin burnu kalkık oluyor zengin bebelerinin...

Okula girip müdürün odasına gitmek için ablam bir görevliye sordu;

-Müdürün odası nerede acaba?

-5. Katta orada görürsünüz.

-Teşekkür ederim.

Beş kat çıktıktan sonra müdürün odasını bulmuştuk. Ablam kapıyı tıklattı;

-Girebilirsin komutu gelince girdik.

-Hoşgeldiniz dedi müdür, adım Burak nasıl yardımcı olabilirim?

-Merhaba Burak bey kardeşim Alya'yı okulunuza kayıt ettirmek istiyorum.

-Peki oturun istersiniz, içecek söyleyebilirim?

-Yok teşekkürler...

-Tamam peki Alya kimliğini verirmisin?

Kimliğimi cüzdeanımdan çıkardım. Uzatıp

-Buyrun dedim.

Burak bey bilgisayara bilgilerimi yazdı.

-Hımm... Güzel karnen, devamsızlıklarını çok yok, bir sıkıntı görmüyorum. Tamamdır, tatilden sonra seni aramızda görmek isterim Alya.

-Teşekkürler müdür bey dedim.

-Okul kıyafetine uymama dikkat et bu konuda çok dikkatliyimdir girişte görmüşsundür. Zaten öğrencilerimiz yıllık oy kararıyla kıyafetlerini değiştiriyor.

Vavv vay beee ilk defa böyle birşey duymuştum (çünkü gerçek değil de ondan Aylacımm, birde karakterimiz 15 yaşında lise 2 öğrencisi, ablası 20 yaşında)

Ablamla okuldan çıkıp çarşıya gittik ablamın nişanı için... Orada buluşma yerinde beklerken Emirler geldi. Masaya ailesiyle gelip oturdu. Emir;

-Merhaba canım ve merhaba Ayla! Dedi

-Merhaba Emir hoşgeldiniz. Hadi oturun bakalım.

-Seni tanıştırayım, babam Davut, annem Özge, kardeşim Kasım dedi

Ayy görümce var hemen yakın arkadaş olayım da ablamla iyi anlaşsın. Yoksa görürdü öteki tarafı neyse insanlara zarar yok Ayla kendine gel!

Annesi Özge hanım; -Ayy Baharcım aynı oğlumun anlattığı gibi çok tatlısın diye iltifat etti. Ablam; -O sizin tatlılığınız, teşekkür ederim dedi.Masaya oturup siparişlerinizi verdik, görümce hanım konuştu; -Ayla sen kaç yaşındasın? -15 yaşındayım sen? -Bende 13 yaşındayım yakınmış yaşlarımız. Siparişler gelince yemeye başladık. Sonra restorandan çıkıp ablamın çeyizini hazırlamak için çarşıya indik. Çarşıya gelince Emir abi; -Anne siz oturun biz gençler olarak uğraşalım olur mu hem bacakların ağrımasın. Özge hanım itiraz ederek; -Oğlum o nasıl bir söz? Ben heves edip geldim o kadar bizde geleceğiz başka itiraz istemiyorum dedi. Ablamı takip ederek mağazaları dolaştık. Sırayla gecelik, normal üst, nişan elbisesi, takılar, kitap kurdu ablama kitap ve son olarak hepsini koymak için küçük bir valiz. İşimiz bittiğinde gece olmaya başlamıştı sonra Özge abla;

-Yoruldunuz kızlar eve gidinde dinlenin yarın size yardım olarak hizmetçi göndericeğim yemekleri de biz hallederiz.

-Tamam Özge abla dedi ablam

-Abla mı? Biz aile oluyoruz kızım anne de bana dedi ben hemen karıştım;

-Evlendikleri zaman der! İnşallah-kısık sesle- dedim.

Arabaya binip eve giderken ablam teşekkür etti biliyordum çünkü biz annemler öldükten sonra anne kelimesini duyarken kötü oluyorduk nasıl birisine anne diyelim? Eve vardığımızda hemen üstümüzü değiştirip yattık çok yorulmuştuk ve hiç halimiz yoktu. Ablam izinli olduğu için ayrı mutluydım ama yakında gidicekti.

___Sabah Bahar'ın anlatımıyla___ Sabah kalktığımda Ayla'nın kahvaltı hazırladığını taa odamdan duyuyordum; -Acaba kaç ölçek yapsam? Bilmiyorum yaa ablam nasıl karar veriyor acaba? Uff Kardeşi dışarıda buz gibi bir ifadeyle gezer ama tanıdığımız birisini görünce hemen ifadesinde yumuşama olur ve bu huyunu seviyordum. Ben her zaman gülen suratla gezerdim çünkü pozitif enerji yaymayı severim ve gülümsemek bile insanı mutlu eder hem böylece bir karar verirken asla karamsar düşünmem. Yatağımdan doğrulup banyoya gidip yüzümü yıkadım sonra üstümü değiştirdim. Mutfağa geçip Alya'nın yanına geldim;

-Oo marifetlere bak vay şaşırttın beni dedim gülerek. Alya bana bakarak;

-Abla yaa neden kalktın kreplerim bitmemişti! Saçını öptüm;

-Bende bitmesini beklerim dedim kardeşimin hevesi kalmamasını istemiyordum çünkü koltuğa oturdum sonra kapı çaldı;

-Allah Allah kim gelirki bu saatte diye söylenirken kapıyı açtım, kadın;

-Temizlik için Özge hanım gönderdi Bahar hamım sizsiniz değil mi?

-Evet gelin kahvaltı yapıyorduk.

Kadın içeri geldi önde ben arkamda kadın vardı, mutfağa girdik;

-Kimmiş abla? Dedi merakla Ayla arkasını dönmeden konuşmuştu;

-Temizlikçi abla gelmiş adı da dedim sustum, abla;

-Adım Ayşe kızım dedi. Ayla arkasını dönüp soğuk bakışlarla onu süzdü ben ablayı oturturdum. Yanına ben oturdum biraz sohbet açmak için konuştum;

-Nerelisin Ayşe abla?

-Diyarbakırlıyım sen nerelisin Bahar kızım?

-Bende Kastamonuluyum. Kaç yaşındasın abla kaç yıldır bu meslektesin?

-Bildim bileli eşim vefat ettiğinden beri buradayım. 10 yada 13 yıl oldu tahmini, 45 yaşındayım ve senden yaş olarak büyük oğlum ve ikiz çocuklarımla yaşıyorum.

-Allah rahmet eylesin abla bilmiyordum dedim biliyordum bu konular açılınca insanın içi yanıyordu bil hassa bunu ben ve kardeşim yaşamışken.

-Sağol kuzum, sizin anne-babanız nerede dedi Ayşe abla,

-Biz onları kaybedeli 2 yıl oldu dedim. Sözde kolay ama yaşaması zor bir zaman dilimiydi. Çünkü onları kaybedince bu eve onlarsız ilk gelişimiz, onların sevgi ve yokluk acılarını çektik, ben büyük olarak herşeyi sırtlanmıştım ama Ayla beni desteklediği de yüküm hafifliyordu. Başıma gelecek en iyi mucize kardeşimin Alya olmasıydı başka bir insan dayanamazdı onun yaşadıklarından sonra bu acıyı çekemezdi. İyiki vardı ve hep var olucak yanımda... (Yazar:🤐)

-Başın sağolsun kızım, bilmiyordum acını anlayabiliyorum ama seninki ayrı benimki ayrı bir acı... Bu konuyu kapatmak istedim ama Alya dağıtacak başka bir şey söyledi;

-Haydi masam bitti başlayalım dedi. Ayşe abla yanımızda olduğu için sesi normal tutmuştu.

-Ellerine sağlık canımın içi dedim, ve eve kardeşim canımın içidir.

-Sağol ablam benim dedi, güldüm ve yaptığı pankeklerden yedim. Gerçekten güzeldi benim kardeşim herşeyde becerikliydi zaten ne bekliyordunuz?

Bulaşıkları benle Ayşe abla yardım etti, bizde yazılı olmayan kural var oda yemeği yapmayan bulaşığı yıkar. İşimiz bitince hepimiz odaları bölüştük, ayşe abla salonu ve banyoyu, ben kendi odamı, Ayla kendi odasını yapıcaktı. Sadece dokunmadığımız oda annemlerin odasıydı. Asla onları kaybettikten sonra orayı müze gibi kendi halinde ve kapı kilitleştik. Temizliği bitirice yorgunluk kahvesi içtik Ayşe abla konuştu;

-Ah kızlar yükümü nasıl hafiflediniz bir bilseniz çok teşekkür ederim gerçekten dedi. Telefonuna bilirim geldi sora bize döndü,

-Güzel haberim var yarı tekrar geleceğim ve buraları süsleyeceğim dedi.

-Yaa çok güzel dedi ablam;

-Yanımda iki arkadaş daha olucakmış ama olsun ben kötü çokararsa sustururum dedi Ayla kıkırdadı. Ayşe ablamın telefonu çaldı;

-Efendim oğlum? Karşıyı dinledi;

-Tamam konum atarım dedi. Telefon konuşmasını sonlandırdı ve bize baktı;

-Konumu gönderebilir miyim? Ablam

-Tabiki sıkıntı yok gönderebilirsiniz dedi.

Biraz daha oturduktan sonra kapı çaldı Ayla kapıya gitti. Ayşe ablanın oğlu gelmişti büyük ihtimal Alya salona geldi;

-Oğlunuz gelmiş dedi.

Ayşe abla ayaklanıp;

-Yarın görüşürüz kızlar dedi ve gitti

Aylayla Ayşe ablayı uğurladıktan sonra direk yattık çok yorulmuştuk bu günde...

~~~Bölüm Sonu~~~

Aslında bölüm sonu böyle değildi ama çok uzun bir bölüm olunca evlendikleri yerden başlayın dedim

1550 kelime

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.