Abilerim koşup küçük kardeşinin yanına gittiler ben ise olanları sadece izliyordum bildiğim kadarıyla bu kardeşim Azra ona birşeyler yapması sonucunda felç kalmış aslında yürütebiliyormuş ona şahsen üzülüyordum ve böyle hassas konularda ne yapılmasını bilmediğim için sadece izliyordum. Serhat abi bey beni fark etti;
-Gel Ayla bu bizim en küçük kardeşimiz Ahmet neden tanışmadığını sorucak olursan yurt dışında bazı doktorlar tarafından değerleri inceleniyordu onunla gidende babannem ve dedemdi diyevana açıklama yaptı.
Ben Ahmet'e doğru yürüdüm ve önünde diz çoktüm böylece gözlerimiz hizalandı ikiz gibiydik ben anneme ablam babama çekmiş ama bu çocuk benim erkek versiyonumdu.
-Merhaba Ahmet ben Ayla tanıştığıma memnun oldum dedim ve gülümsedim bu çocuğu görünce içindeki birşeyler kırılıyor gibiydi neden böyle oldum?
-Merhaba Ayla sana ablacım diyebilir miyim benim hiç ablam olmadıda? Ben bu ses ve bu gözü yaşlı veletle ne yapıcağım ya?
-Tabiki diyebilirsin Ahmetcim sen nasıl istersen dedim. Ahmet sanki ona dünyayı vermişler gibi gülümsedi.
-Teşekkür ederim ablacım dedi ve bana sarıldı.
Bende ona karşılık verdim Serhat abi bize seslendi;
-Hadi bizi evde bekliyorlar gidelim dedi bizde onun sesiyle ayrıldık. Arabaya doğru ilerledik ilk önce Ahmet'i öne bindirdi Serhat abim sonra biz üçlü arkaya oturduk ve yola koyulduk.
Eve vardığımızda ablamla birisi tartışıyoruz anlama kim bağırıyor ya benim kırmızı çizgim ablamdı!
-Size kızım diyor olabilir babam ama bu benim yahut kardeşlerimin sizi kabul ettiği anlama gelmiyor sizde bir gün gerçek yüzünüzü göstereceksiniz! Dedi Bozkurt bey
-Evet siz kabul etmeyebilirsiniz bende sizi kabul etmiyorum bu birbirimize saygı göstermemize engel değil Bozkurt bey dedi ve salondan çıktı ablam her ne kadar sinirli gözüksede içten üzüldüğünü biliyordum ben hemen ablamın yanına gittim.
-Abla! İyi misin ne dedi sana?
-Ayla biraz bana müsade eder misin kafamı dinleyeceğim dedi tuttuğum çekti bende bıraktım.
İçeriye gidip çingeneler gibi bağırmak istiyordum ama ablam daha çok kırılacaktı ben de kendi odama çekilmek daha hayırlı olucağından odama geçip ödevlerini yaptım.
Telefonuma gelen bildirim sesiyle biraz mola verip telefonuma yöneldim.
Lara: Ailenle konuştum mu? Bize gelecek misin?
Siz: Konuşmadım ben sana haber veririm canım.
Lara: Tamam canım arkadaşım gelişme olunca bana haber ver tamam mı?
Siz: Tamam görüşmek üzere
Hemen arama kısmına gidip anneyi aramam lazım Çağla Anne Aranıyor...
-Efendim kızım bir şey mi oldu?
-Yok Çağla hanım sizden istediğim birşey var eskiden görüştüğüm bir arkadaşım var beni evine davet etti de onun yanına gidebilir miyim?
-Kızım vermek isterdim ama bana hanım yerine annecim dersen halledebilirim dedi. AHH ne yapacaktım daha bir hafta bile olmamıştı ama erken olsun hayır olsun derler.
-Annecim lütfen gidebilir miyim dedim.
-Ne dedin sen? Diye bağırnasıyla telefonu uzaklaştırdım. Sonra gülmeye başladı
-Tamam gidebirsin kızım istersen onlarda kalabilirsin ben babanı hallederim dedi ve telefonu kapattı.
Çağla Bozdoğan'dan
Benim bağırmamka toplantıdaki herkesin bakışı bana döndü umrumda değillerdi çünkü kızım bana Annecim dedi yaa!
-Tamam gidebirsin kızım istersen onlarda kalabilirsin ben babanı hallederim dedim ve telefonu kapattım.
Şuan mutluluktan uçuyordum toplantı devam ederken ben çıktım sizin boş konuşmalarınıza dayanacağım kadar dayanmıştım zaten hemen eşim Kenan' ın yanına gittim. Sözde bu gün ona yardım için gelmiştim yalan oldu aman neyse;
-Aşkım ne oldu biliyor musun diye kapısını çalmadan açtım. Lan ne oluyor burada?
-Hoş geldin aşkım dedi Kenan bitkin bir şekilde yanında çalışanlar ona yemek vermeye çalışıyordu;
-Siz çıkın dedim adamlar bakarak
-Ama efendim Kenan beyin tansiyonu düştü bunları yemezse kötü olucak dedi sekreter'i olan adam
-Benim elimi sen mi iyi tanırsın yoksa ben mi sen mi? Hadi çık ben hallederim. Çıktıktan sonra koltuklardan birine oturdum.
-Evet aşkım sen ne diyorsun diye baktı bana aşk dolu bir yandan da yorgun olan gözleriyle ben seni yerim ama
-Biliyor musun Ayla kızım bana "Annecim" dedi bunu kutlama lazım seninle sana ne oldu?
-Hizmetçi aradı çocuklar kavga etmişler dedi sıkıntılı bir nefes aldı
-Anladım, o yüzden Ayla' nın sesi bu yüzden kırgın geliyordu...
-Bu arada Ahmet geldi sadece Ayla ile tanışmış Bahar kavga ettiği için bizim aptal Bozkurt yüzünden odasından çıkmamış ben şimdi iki kızım yemek yemezken ben nasıl yerim eskiden yaşadıklarını bilmiyoruz yaralarını sarmamız gerekirken daha çok kanatıyoruz dedi.
-Haklısın ama bu kendi problemleri biz karışırsak daha çok karışır dedim.
-Doğru söylüyorsun ne yapsak acaba?dedei ikimizde düşünmeye başladık.
-Bir haftalık tatilde sizin köye gidelim kuzenlerimle tanışmış olurlar dedim
-Güzel fikir gitmeden kızlara soralım olmazsa sizin oraları gezeriz dedi.
Ayla Bozkurt dan devam
Laraya izin aldığımı haber verdim sonra kapım tıklandı;
-Efendim akşam yemeği hazır ve Çağla hanım ve Kenan bey de geldiler.
-Tamam, haber verdiğin için teşekkür ederim dedim.
-Önemli değil dedi ve gitti.
Ne yapıcağım?~~
Aşağı inince çoğu kişi masadaydı üç kişiyoktu ablam, Bozkurt bey ve Serhat abi bey yoktu. Ben Hamza abimin yanına oturdum.
-Ablam gelmeyecek mi?
-Ablammı? -doğru ben biraz ablam sadece benim diye düşünüyordum diğer kardeşleri unuttum- öksürdüm, Gelicek yani umarım...
-Sen bile bilmiyorsan vay halimize dedi
Ablam gelince ona bakmak istemiyordum çünkü kesinlikle kendisinin Anksiyete atağı tutmuştur ve zarar vermiştir Hamza benim başımın eğmemle ağzından
-Hııı diye şaşırma sesi çıktı başımı kaldırdım ablama baktım gözlerimiz kesişti.
Hali çökmüş ve yorulmuş gözüküyordu üstü başı bir yana yüzü ve kolları berbat haldeydi annem hemen ablamın yanına gitti;
-Bahar kızım ne oldu? Kim yaptı ama bunu dedi.
-Önemli değil anne dedi ve boş yere oturdu annem daha çok şaşırdı hareket etmeyi bıraktı.
Ablama sade en bakıyordu kadın bu kadar şaşırmana gerek yoktu yani. Diğerleri gelince Bozkurt bey yüzünde kızarıklık vardı Serhat abi bey yanında onu tehtitkar bir havası vardı şuan ben bile korkmuştum onun bu haline ama ohh olsun Bozkurt beye artık abi demiyorum hak etmiyor (zaten fark etmişsinizdir dkdkdk). Babam herkes gelince;
-Afiyet olsun başlayın çocuklar demesiyle başladık gözlerimi anlamdan ayırmıyordum yanımdaki Hamza abim beni dürttü;
-Yemek yemiyeceksin her halde? dedi tabağını aldı içine birkaç yemek koydu.
-Teşekkür ederim dedim. Tabağı alıp yemeye başladım. Beş dakka sonra ablam kalktı;
-Ellerinize sağlık dedi ve gitmeye bağladı tam ablam giderken birisi elinden tuttu;
-Nereye gidiyorsun? dedi Serhat abi.
Ablam şok olmuş bir şekilde Serhat abi beye baktı;
-Bir lokma bile yemedin Bahar nereye gidiyyorsun dedi tekrardan ablamı düşünüyor ama yanlış yapıyordu oturduğum yerden kalktım;
-Serhat bey bırakın lütfen halini görmüyor musun ablamın şuan yemek yerse ol-
-Ayla, sakin olup otur lütfen dedi yanımdaki Hamza abim
-Hayır siz anlamıyorsunuz dedim gözlerim doldu.
-Bırak beni! dedi ablam
-Efendim dedi Serhat abim. Ablam elini çekti ve koşup çıktı odadan peşinden Serhat abi bey de çıktı.
Serhat Bozkurt' dan
Bahar yemek odasından çıkmasıyla otomatik ben de peşinden gittim. Neden bilmiyorum am içimden bir ses bunu yapmaman lazım diyordu.
-Bahar aç kapını dedim kapısı kilitli TDI içeriden ses gelmiyordu bu kız ne yapıyordu içeride?
-Bırak peşimi Serhat git buradan! Benimle uğraşma dedi.
-Aç kapını Bozkurt sana ne dedi bilmiyorum ama ben onun yerine senden özür dilerim dedim. Neden bu kadar çaresiz hissediyorum.
-Bir önemi yok nede olsa ben ve Alya bir zamanlar pavyodaydık söyledikleri doğruydu dedi.
Bu kız ne saçmalıyor ya? Azra gibiler mi yoksa bizi kıskandırmak için eve erkek çağırıyordu pavyondan.
-Am yinede sinirine dokunuyor diye devam etti, bizim yaşadıklarımızı asla anlayamazsınız hele Ayla ben bile anlayamam çocuk 2 yaşından beri gün yüzü görmemişti. Bizi bilmeden neden eleştiriyor? Eleştiriyorlar söylesene Serhat?
Cevap veremedim. Haklıydı.
Ayla geldi yüzü ter olmuş beni bile görmüyordu gözü. Kapıyı tıklattı ve hiç duymadığım o yumuşak sözler başladı;
-Ablacığım ben geldim. Kardeşin Ayla kapıyı açar mısın? İçeriden ses gelmedi
-Sana yemekte getirdim abla açarmısın lütfen diye ağlamaya başladı şuan ne yapıcağımı bilmiyordum.
Anlık kapının açılmasıyla Ayla elinde tabakla içeri fırladı. Ben kapının dışından onları izlemeye başladım bir flim gibi. Ayla yemeği masaya koydu yataktaki ablasına sarıldı;
-Abla kendini çok kasıyorsun biraz rahatlamak lazım her yerin sepsert dedi.
-Serhat bey ben bu durumda ne yapılır bilmiyorum annemizin bize küçükken söylediği bir ninni söyleyebilirmisiniz?
-Ninni mi?dedim
-Evet ben bu durumlarda çoğunlukla ninni söylerim ama şuan durum daha ciddi ile yaramayabilir belki bir nebze sizinki ile yarar? dedi
-Tamam dedim ve İçeri girerken annemin hep söylediği fış fış kayıkçıyı söylemeye başladım.
Fış fış kayıkçı, kayıkçının küreği... Bu sırada Ayla bana eşlik edip ablasının saçını okşamaya başladı.
Bahar uyuduktan sonra ikimiz odadan çıktık Ayla bana baktı;
-Teşekkür ederim yardımınız olmasa ne yapardım? dedi mahcup bir şekilde.
-Önemli değil ama sana sormak istediğim bir şey var dedim.
-Evet buyrun dedi bana yorulmuş gözüküyordu anlamamak için mal olmak lazımdı.
-Neyse yarın sorayım o zaman sende git dinlen dedi.
-Tamam dedi ve yavaşça asansöre gitmeye başladı ben de kendi odama geçtim.
___Sabah Bahardan___
Uyanır uyanmaz her yerim acıyordu yine kriz geçirdim galiba karnımın guruldamasıyla masama baktım Ayla bana yemek bırakmış AHH ven bu kızı yerim benim ona bakmam lazımken hep o bana bakıyordu. Eskiden beni gücüyle korurken kendisi hep Tokat yerdi ve ben onun yaralarını satarken "Senin canım yanmıyorsa benimki de yanmıyor" derdi ama yüzünü acıdan ekşitmeden de duramazdı.
Yemeğimi yedikten sonra aşağı indim kahvaltıya katılmazsam bana kızcaklar ama akşam yemeğiyle doymuştum evden çıkıp hastaneye gittimek için arabama bindim. Aylaya mesaj attım umarım uyanmamıştır.
___Ayladan Devam___
Canciğer Ablam: Akşam yemeğini koyduğun için teşekkür ederim
Canciğer Ablam: Doydum şimdi hastaneye gidiyorum okuldan ben alıcağım affet beni...
Siz: Seni nasıl affedemem abla?
Siz: Kendine dikkat et tamam mı?
Canciğer Ablam: Tamam sonra görüşürüz.
Yatağımdan kalkıp yüzümü yıkadım üstümü değiştirip çantamı ve telefonumu alıp aşağı indim. Yemek odasına girdim ve yanı boş olan Doruk abimin yanına oturdum.
Yemek bittikten sonra okula bizi Serhat bi bey bıraktı herkes gittikten sonra bana döndü;
-Dün sana birley sorucaktım şimdi sorabilir miyim?
-Sorabilirsiniz dedim. Ben de merak ediyordum acaba ablamdan bir şey mi duymuştu?
-Siz eskiden ablanla pavyonda mı çalıştınız? Dedi.
Düşündüğüm gibi ablam atak geçirirken duymuş doğru mu diye bana soruyordu. Doğruyu söyleyewcektim er geç gerçekler açığa çıkacaktı zaten.
-Evet belki 3-4 yıl çalıştık bilmiyorum orasını çok.
-Anlıyorum dedi. Acaba bundan ne çıkardı?
-O yüzden ablamın elini tuttuğum zaman cık tepki verdiğini düşünmüştüm ama şimdi mantıklı geliyor dedi. Zilin çalmasıyla;
-Ben en iyisi gidiyim dedim ve okula doğru yürüdüm.
-İyi dersler dedi ve arabasına ilerledi.
Okula girip sınıfına ilerledim kapıyı açıp sırama oturdum. Öğretmenin gelmesiyle dersimiz başlamıştı. Zaman atlaması Öğlen arasında yanıma Lara geldi;
-Bugün bize geliyorsun diye annem bir sürü şey hazırladı! Dedi.
-Neden uğraştı ki? Dedim
-Neden mi? Kızım sen bizim hayatımızı kurtardın tabiki de hazırlayacak dedi birlikte kantine gittik Yakup abim beni görünce el salladı ven de karşılık verdim.
-Gerçek ailenden birisi mi dedi şaşırarak
-Evet neden şaşırdın?
-Kızlar arasında çok popiler kendileri o yüzden Allah yardımcın olsun dedi.
Güldüm alıcaklarımızı aldık;
-Ben onların yanına gideceğim geliyor musun? dedim belki istemezdi.
-Yok benim kuzen de yanlarında baksana dedi baktım gerçekten oradaydı.
Birlikte gittik abimler dik dik Lara'ya baktı.
-Oturabilir miyiz dedi Lara kuzeni Mete;
-Ooo kuzen uğramazdın buralara dedi.
-Sus be ben seni tanımıyorum dedi.
Onlar tartışırken ben oturup tostu yemeye başladım. Doruk abim;
-Sadece tost ve açma mı aldın kardeşim? Dedi
-Evet ben bunlarla doyarım dedim.
Sohbet edip yemeklerimizi yedik sonra biz Larayaka kalktık;
-Biz gidiyoruz dedim.
-Tamam dedi Yakup abim onlar oturmaya devam etti. Lara
-Canım akşam flim gecesi yapmazmıyız?
-Aklama kadar kalamayabilirim ama nede olsa ailede yeniyim dedim.
-Haklısın o zaman ikindide izleriz?
-Tamam dedim. Zil çalınca içeri girdik.
___Zaman atlaması___
Okuldan çıktıktan sonra ablam bizi almaya geldi. Ablama sarıldım.
-Ablam benim sözümü tutmuşsun dedim.
-Tabi ki tutucağım ben ne zaman söz tutmamazlık yaptım? Ben de güldüm.
-Hoş geldiniz kardeşlerim dedi diğerleri gelince Ahmet'in başını okşadı;
-Sen Ahmet olmalısın dün tanışamadık ben Bahar 20 yaşımda doktorum dedi havalı bir şekilde.
-Bende Ahmet 10 yaşımda öğrenciyim dedi ablam onun bu sözüne güldü.
-Öğrenci olduğunu söylememe gerek yoktu dedi. Sonra Ahmet'i kaldırdı en öne koydu. Sandalyesinde bagaja attı. Biz 4'ümüz de arkada oturduk. Ablam dünkü halinden eser kalmamış gibi enerjik olduğu için bütün hepsi şaşırmıştı bende onları gizlice videoya çektim eve gidince izleyip gülecektim.
Eve varınca abimler ve Ahmet indi ben de öne geçtim ablam arabayı Lara'nın evine sürdü. Geldiğimiz vakit ablam arabayı durdurdu beni yanaklarımdan öptü;
-Seni büyük ihtimal benle animelerden birisi alıcak.
-Tamam dedim ve arabadan indim. Eve doğru ilerledim apartmandı. Lara beni başkandan izliyordu;
-5. Numaraya bas diye bağırdı bende tamam işareti yaptım.
Numarayı bastım sonra dış kapı açıldı ben içeri yirdim beş numarayı görene kadar kar çıktım 2. Katta durdum. Kapıyı çalmakla Lara kapıyı açtı;
-Hoş geldin canım gel hadi sofra hazır dedi elimi tuttu benim sonra mutfağa girdik. Annesi ve ablası vardı içeride;
-Tanıştırayım Annem Sinem buda ablam Kayra dedi.
-Tanıştığıma memnun oldum kızım. Sana ne kadar teşekkür etsem azdır dedi Sinem abla.
-Ben de memnun oldum. Ne gerek vardı bu kadar şey hazırlamanız mahçup oldum dedim.
-Hadi sofraya buyur kızım yemekler soğumasın dedi.
Ben Lara' nın yanına karşımıza annesi ve ablası vardı. Sohbet edip yemek yiyorduk sonr zil çaldı Lara ayağı kalktı;
-Geldi dedi ve heyecanla kapıya koştu.
Sofradan çıt çıkmıyordu içeri girenin Sarp olduğunu görünce kanım buz kesildi. Ne işi vardı Lara onu elinden tuttu ve içeri geçtiler;
-İnanabiliyor musun? Ayla bizim bu küçük oyuna kandı gerçekten dedi güldü.
-Şimdi onu sadece götürmek kaldı şimdi bayılır zaten sonra eğlence başlar diye devam ett.
-Sen ne diyorsun Lara bu ne demek oluyor? Dedim başım dönüyor ve gözüm kararoyordu.
-Bunu sana sonra açıklarım sana yemeğin içinde küçük dozda zehir ve bayıltıcı ilaç vardı nasıl da afiyetle yedim dedi güldü.
Yavaşça gözlerimin kapanmasıyla bayılmıştım yarın dolunay günü ve bunları bilerek planladığını anlamamak salakça olurdu.
___Bahardan___
Saat sekiz olmuştu ve Ayla hiç bir şekilde ulaşamıyorum şuan akşam yemeğinde yedik ve ben yerinde duramıyordum içimde hiç güzel hisler yoktu.
-Kızım Ayla hala bir şey yazmadı mı? Dedi babam endişeyle.
-Yok baba hiç bir şekilde ulaşamıyorum -kesin bir şey oldu- diye sıkıntılı bir şekilde nefes verdim. Hakan abim;
-Daha beklemenin ne manası var? Dedi bana baktı;
-Tamam hadi gidelim dedim ikimizde kalktık.
Arabama bindik ikimizde yol boyunca sessizdik. Sonunda apartmana geldik beş numarayı çaldırdım açılmıyordu. Hakan abim başka bir numaraya bastı. Kapı açılınca girdik. İki kat çıktık 4 numaradaki adam kapısını açtı;
-Hayırdır kardeşim neden zilimize bastınız? Dedi beni baştan aşağı süszdü ürperince abimin kolundan tuttum bana ve adama baktı beni arkasına aldı;
-Beş numarada kim yaşıyor dedi adamı sorgu altına aldı sözü direkt konuya getirdi.
-Orası kiralık bir daire 6-7 kere kiralandı dün bir günlük kiralayıp bir sürü para vermişler ev sahibine hiç sesini çıkarmamış.
-Buranın anahtarı sizde mi? dedi Hakan abim.
-Yedek olanı bizde ev sahibinden izin alınmadıkça vermiyoruz dedi.
-Ben askerim dedi kimliğini gösterdi adam inceledi sonra;
-Tamam abi hemen anahtarı getiriyorum dedi ve gitti.
-Bahar iyi misin dedi bana baktı.
-İyiyim beni süzünce kötü hissettim, hem bu olanlar...
Kapı açıldı adam anahtarı uzattı;
-Eyvallah dedi abim.
-Önemli değil dedi ve kapıyı kapattı.
Abim anahtarı açtı ve içeri geçtik. İçerisi full dağılmış bir şekildeydi kalbim çok hızlı bir şekilde arıyordu. Hemen mutfağa yürüdüm yemekler bile duruyurdu çoğu kurumuş ve suyunu salmış bir şekildeydi. Telefonumu aldım Alya'yı aradım telefonunun sesini duymamla oraya yöneldim. Mutfağın tezgahın üzerindeydi telefonunu aldım Ayla' nın abim içeriden seslendi;
-Buraya geldiğine emin misin dedi bana baktı ben Ayla' nın telefonunu gösterdim
-Burada olmasaydı telefonu ne gezerdi burada dedim sonra evden çıktık. Anahtarı komşuya verdik binadan çıkıp arabama ilerledik;
-Sen sür dedim abime bakarak ellerim çok kötü titriyordu.
-Tamam anahtarı ver dedi. Anahtarı uzattım sonra eve gittik şimdi ne yapacaktık?
___Ayladan___
Gözümü açtığımda depo gibi bir yerdeydim yatak gibi tahta bir şeyin üzerinde ellerim ayaklarım bağlıydı şu anki işkenceyi tahmin ettikçe midem bulanıyordu. Şuan kuşlar cıvıldıyor Güneş yeni doğuyordu.
İçeri Sarp ve birkaç erkek daha geldi sonra Sarp gülerek bana baktı;
-Arkadaşlar bahsettiğim güzellik bu bunu hamile bırakana kadar istediğiniz her türlü tecavüz şekli serbest bayılan kadar oynayın bakın ben şimdi size örnek göstericem dedi.
İlk önce benim üzerimdeki bütün her şeyi çıkardı sonra bana baktı;
-Seni çok özledim dedi sonra kendisi soyundu.
-Allah'ından bul dedim.
İlk once beni biraz elledi sonra beni bir yandan öperken bir yandan ön tarafımdan kan çıkana kadar sokup çıkardı sonra diğerleri sırayla geldi ve ben bayılan kadar devam ettiler.
Uyandığımda hala çıplaktım ama yatakta değil bu sefer duvara zincirlenmiştim. Sonra içeri Lara girdi;
-Sevgilim benim yaa dedi Sarpla konuşuyordu sonra benim uyandığını görünce;
-Uyanmış keşke biraz daha uğraşsaydınız dedi.
-Keşke ama sen de demedim mi ben de işkence etmek istiyorum o yüzden sana bırakıyoruz ben çıkıyorum dedi ve gitti. Lara bana yaklaştı;
-Teyzeme yaptıklarını bulucaksın sen ve o 3 arkadaşın... Diğerleri de burada ama görmüyorsun ama söz diğerlerini akşam getireceğim dedi yüzüme tükürdü.
-Biliyormusunsenin kadar onlarda şok oldular hiç beklemiyorlardı ama biliyorsun, Yağız'ı farklı bir şekilde aldım dedi güldü.
Sonra üzerimdeki büyük kapakçığı açtı buz gibi soğuk su açıldı. Titremeye başladı;
-Aslında hipoteemi geçirticektim ama ölmemeniz lazım Teyzem dedi.
Sonra ucu açık fişi üzerine tuttu suyla birlikte elektrik akımı daha çok çoğaldı.
___Bahardan___
Ayla kaybolalı 10 saatten fazla geçmişti ama kızı bulamıyordum bütün kameralar bütün herşeyi aradık yoktu Bozkurt ve Hakan abim bütün arkadaşlarıyla şuan Ayla'yı arıyordu.
Telefonuma bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
B.Num: Fotoğraf
B.Num: Kardeşin elimizde kimseye haber vermeden belirttiğimiz adrese gel.
Fotoğrafta Ayla baygın bir şekilde yatakta yatıyordu. Kimseye söylememeli miydim? Herkes şuan onu arıyoru kafam çok karışmıştı. Şuan evde Tufan abim ve ben vardık izinimi kullanmıştım. Abim şirket belgelerini ve bilgisiyarını alıcaktı odamdan çıktım en azından birisi bilmeli diye hareket ettim. Abimin kapısına geldim tam tıklatıcaktım ki açtı
-Sana önemli bir şey göstermem lazım dedim nefes nefese kalmıştım.
-Sakin ol ilk önce ne göstercektin dedi. Telefonumu açtım sonra mesajları gösterdim.
-Kim olduklarını zaten söylemiştim ben yardım ettiğim için benimde istiyorlar dedim.
--Dur hemen Bozkt'un yanına gidelim numaradan adresi bulabiliriz.
___Ayladan Devam___
Şuan Lara bıçak almış ilk önce şap kol, sol kol, sağ ayağım, sol ayağıma ve karnıma sapladı bunla hırsını almadı ve vücudumu boks torbası gibi yumrukladı. Bıçağı aldı boydan kollarımı ve baçaklarımı bıçağı geçirdi.
Kanım Çeşme gibi boşalıyordu sonra içeri güçlü birisi girdi sağ kolumu ve sol ayağımı kırdı ve oda beni yumrukladı galiba kaburgalarım kırıldı. Öksürmeye başladıım ağzımdan kan geldi. Ama zevk almasın diye biö ses çıkarmıyordu yoksa daha fazlasını yapıcaklardı.
Ben bayıldım sonra uyandığımda daha yeni ilkindi ezanı okunuyordu. Şuan bir sandalyedeydim ve diğer arkadaşlarımda vardı ben ve Aynur çıplaktık diğer erkerlerin de sadece özel yerleri hariç açıktı.
-Ayla! Diyen Aynura baktım o da perilandı ama beni gören gözleri şokla açıktı.
-Kaç gün oldu? Siz ne zaman geldiniz?
-Hepimiz dün geldik dedi Yiğit, Kenan ikisi de yere bakıyordu bizi rahatsız etmek istemiyorlardı gözlerim doldu
-Özür dilerim, benim planım olmasayd...
-Neden özür diliyorsun? Biz hiç pişman değiliz 5 yıl boyunca senin sayende sevdiklerimizle vakit geçirdik dedi Hakan. Doğruyu söylüyordu
Silah sesleri gelmesiyle birbirimize baktık
-Ne oluyor dışarıda? Dedi Aynur
-Galiba bizi buldular ön sezim böyle diyor kurtulduk dedi Yiğit.
İçeri Lara geldi ve bir yandan küfür ediyordu;
-Hepimiz öldürüceğim dedi ve 4 tane kurşun sıktı.
___Yazardan__
Çatışma bittikten sonra herkes dağıldı Bahar Annesi ve babasıyla alt kata indi kapıyı açınca 4 tane çocuğum perişan halini görmesiyle Bahar bağırd;
-Ayla! Aynur! Yiğit! Hakan! Ses verin ablam biz geldik üzerindeki yelekle kardeşinin üzerini kapattı ve Aynur'un üzerini Çağla Anne kapatmıştı Bahar hemen ilk yadım çantasını açtı babasına baktı;
-Ambulans çağır baba! Yardım lazım ben hepsine yetişemem dedi. Babası hemen çıktı ve birkaç kişi ve ambulans çağırdı.
-Anne hemen bandaj al ve yaraları kapat daha fazla kan kaybetmesinker dedi. Bir yandan Aylanın haline ağlıyordu.
-Tamam diye ağlayarak cevap verdi kızına bu çocuklara kim ne yapmıştı?
Ambulansın gelmesiyle çocukları kendi Hastanesi'ne götürdü. Çocukların ailelereine haber verilmişti. Hastaneye varınca hemen ameliyathaneye girdi bir yandan hepsinin ayrı ayrı bilgisini verdi;
-Ayla Bozdoğan yaş 15 iç dış kanama silahlı yaraknma ve birkaç kırık kemiği onduğunu tespit ettim ilk yardım yaptım çok kan kaybetmiş kan Grubu AB+
-Aynur Doğan yaş 14 iç dış kanama silahlı yaraknma ve birkaç kırık kemiği onduğunu tespit ettim ilk yardım yaptım çok kan kaybetmiş kan Grubu A-
-Yağız Şişli yaş 16 iç dış kanama silahlı yaraknma ve birkaç kırık kemiği onduğunu tespit ettim ilk yardım yaptım çok kan kaybetmiş kan Grubu B+
-Hakan Horoz yaş 17 iç dış kanama silahlı yaraknma ve birkaç kırık kemiği onduğunu tespit ettim ilk yardım yaptım çok kan kaybetmiş kan Grubu A+
Kardeşinin ameliyatına girmek istesede ellerinin titreyeceğini biliyordu o yüzden ilk Yiğit Şişli'nin ameliyatına girdi ve başladı.
___Bahardan___
Çocukların hepsinin ameliyatı bitmişti şimdi ailelere tek tek durumlarını söyledim en son bizimkilerin yanına gittim.
-Ne oldu kızım? Dedi gözleri yaşlı şekilde bana bakan annem ve babama baktım.
-Sağ Salim amelyatı atlattılar hepsi iyi hayati tehlike devam ettiği için şuan gözlem altındalar kurşun kalbe çok yakındı ve bir dakikalık dikkatsizlik her şeye mâl olabilirdi dedim gözlerimden damlaların akmasına izin verdim.
Annem ban sarıldı;
-Teşekkür ederim dedi. Hadi dinlen kızım 4 ameliyatın hepsine katıldım al sana şeker veriyim dedi.
Şekeri yedim o sırada oturaklardan birine oturdum 3 abim vardı Tufan abim evde çocukların başındaydı. Bozkurt hemen diğerlerine haber verdi. Serhat abim yanıma geldi.
-Oturabilir miyim kardeşim? dedi. Başımı salladım. Yanıma oturdu elinde tost ve su vardı bana verdi;
-Hadi şunları ye kardeşim dedi.
-Aç değilim teşekkür ederim dedim şuan içeride hayat mücadelesi veren 4 genci hiçe sayamıyordum.
-Gerçekten durumları iyi mi? Dedi sesi çok yumuşaktı aklıma Ayla gelmişti bana ablacım derken böyle diyordu kendime engel olamadım.
-Doğrusunu istersen... Kolu bacağı ve kaburgasından bir kısmı kırılmış eski haline dönmesi uzun sürecek. En az 3 gün yatıp dinlenmeleri lazım. Her yerinde dikiş var ben ne diyeceğimi şaşırdım... Diğerleri de aynısı hele ilk girdiğim Yiğit ve Hakan'a zehir enjekte etmişler nerdeyse ölüyordu 2 kez kalbi durdu.
-Tamam geçti dedi abim yavaşça saçlarımı okşadı bende uykuya daldım.