Herkes birbirini tanıdıktan sonra anne hanım konuştu (bu lakap şimdilik güzel);
-Kızım yorulduysanız odanıza geçebilirsiniz dedi. Ablam kafasıyla onayladı;
-Olur Çağla hanım, hem kardeşim hastaneden yeni geldi biraz dinlenmeli dedi bana bakarak. Ben hala ablamın biricik bebeğiydim (◍•ᴗ•◍)
Anne hanım önde biz erdında onu takip ettik. Asansöre binince biraz şok geçirdikten sonra buranın malikhane olduğunu hatırlayınca rahatladım.
Annen 4. Katta indi bizde arkasından onu takip ettik;
-Kızlar herşey bir anda olduğu için misafir odası hazırlattım eğer istemzseniz başka boş odalarımızda var.
-Taşekkür ederiz Çağla hanım bize misafir odası yeter dedi ablam.
-Tamam bakın bu iki işte dedi. Birisi daha diğerinden büyük odalar vardı ben küçük odayı aldım yan odaya ablam girdi. İçeri girdikten sonra balkona çıktım biraz rahatlayıp uyumam lazım. Balkonun dışından mazarayı izledim. Derin bir nefes aldım panik atak geçirmek istemiyordum.
-Neden bunları yaşıyorum yaa? He hani sizin adaletinşz? Annem babam öldü benim ama ölmemişler bir yalana mi üzüldüm? Tamama beni sahplendikleri için teşekkürler ama ablam için beni denek labaratuvarına yani hiç mi saymadılar her eve geldiğimde sevdiğim şeyleri yaparak hatalarını kapattıklarını sanıyorlar? Ben minik bir bebekken bilmedeklere insanlara verdiler 13 yaşımdayken bizi sahipsiz bıraktınız yaptığınız şeyden mutlumuzunız. Sizi asla affetmiyeceğim herşeyi biliyorsunuz. Keşke ailemizi arayıp biz verseydiniz... Hiçmi vicdan yok sizde? Artık hiçbirşeyi hak etmiyorsunuz Arif Oral ile Narn Oral artık mezarınız bile ziyaret edilmeyecek umarım mutlusunuzdur dedim ve içeri girip yatağa uzandım.
_Bahardan_
Odanın içinde beş tur atıyordum herşey üst üste gelmişti anksiyete ilaçlarımı içtim ama bir işe yaramıyor sonunda bilgisayarımı açtım ve hastane kayıtlarına baktım ve gerçekten kamre kayıtlarını bulmayı başardım eşirimim bulunduğu için kolay oldum hala inanmakta zorluk çekiyordum DNA testinden sonra hiç içim o kadar acımamıştı.
Bilgisiyardan hastalıklarla ilgili çalışma yapmaya başladın uyumayacaktım eğer birşey olursa duyardım ama uyursama duyamazdım ve ömrüm boyunca hep kendimi suçlardım.
_Sabah Ayla'nın Anlatımıyla_
Yataktan kalktım ve banyoya girdim gözlerimden yorgunluk çöküyordu yerimi yadırgadığım için zor bela uymuştum ve alarmım sayesinde okuluma hazırlandım. Banyoda işimi gördükten sonra okul üstümü giyindim ve odamdan çıktım ablamın odasına geldiğimde oda hazırdı. Birlikte asansöre gittik ve zemin kata bastık, kahvaltının nerede yapılacağını bilmiyorduk ama bir şekilde bulurduk. Zemin kata gelince hizmetçilerten birisi yanımıza geldi;
-Efendim isterseniz sizi yemek odasına götüreyim dedi. Bende cevap verdim;
-Zahnet olmazsa evet ama bize efendim sdeme hem ben senin kızın sayılacak kadar küçüğüm dedim. Kadım gülümsedi
-Dikkat edeceğim hanım kızım dedi ve o önde biz arkasında takip ettik. Sonunda geldiğimizde çoğunluk buradaydı. Annem ve babam baş kısımda yan yana oturuyordu. Ablam annemin çaprazına bende babamın çaprazına odurdum ablamla karşılıklı oturma alışkanlığımız vardı. Eksik tayfada gelince babam;
-Başlayın bakalım, afiyet olsun dedi.
Sessiz geçmesini beklerken babam bize birkaç soru sordu;
-Kızım telefonunuz varsa numaranızı verin sizi kaydedelim dedi.
-Malesef yok, ikimizin vardı ama bozulunca attık dedi ablam.
-Anladım kızım. Ayla seni istersen abinlerin olduğu okula yazdırmak istiyorum hem daha yakın ve okul güvenli bir ortağımın yeri dedi.
-Bana fark etmez. Sizin için bir sakınca olmazsa olur dedim.
-Tamam o zaman bu gün okula gitme sen ben halledeiceğim. Birde unutmadan sizi kendi soyadımı vermek istiyorum izniniz olursa kimliğinizi alabilirmiyim?
-Tabiki ben verebilirim dedim ablam bana baktı;
-Ben işe gidicem işten gelince versem olurmu? Dedi baba efendiye bakarak;
-Tabiki kızım sıkıntı yok. Hatta ben seni iş çıkışı hastaneden alırım birlikte hallederiz dedi.
Ablam başını salladı ve saatine baktı sonra ayağı kalktı;
-Ben işe geç kalıcağım ellerinize sağlık dedi bende onunla beraber kalktım;
-Bende seni uğurlayacağım. Yemek için teşekkürler dedim ve birlikte yemek odasından çıktık.
_Kenan Bozdoğandan_
İki kızımın çıkmasıyla odada gürültü koptu;
-Baba daha yeni gelen birileri için çok hızlı davranıyorsun daha kim olduklarını bile bilmiyoruz! Dedi Bozkurt
-Onlar sizin kardeşiniz Bozkur kim olduklarını biliyoruz yani... dedim
-Baharı ben işe bırkıcağım bende gidiyorum dedi Tufan ve oda yemek odasından çıktı.
-Bence çok hızlı güveniyorsunuz Azra gibi olmadıkları ne malum? Dedi Hakan
-Çünkü Azra başka birisi onlar başka birisi dedi Hamza
-Bağırmayın çocuklar! Sizin işiniz yokmu hadi geç kalıcaksınız. Tufan kardeşlerini okula bırakıp şirkete gelirmisin oğlum? Dedim
-Olur baba hadi gelin Doruk, Hamza ve Yakup dedi kardeşleri onu takip ederken Doruk bana baktı;
-Ayla ile aynı okula gideceğime inanmıyorum dedi sinirle bu çocuk beni sınıyor;
-Fazla konuşuyorsun Doruk hadi önüne bak oğlum dedim.
_Bahar'ın Anlatımıyla_
Kapıda ayakkıbımı giyerken Ayla bana bakıyordu;
-Telefonum olsaydı aramalarını cevapsız bırakma derdim ama maalesef yok. O yüzden kendine iyi bak tamm mı abla? Kendi eksikliğini hissettirme bana... dedi yanağından öptüm kardeşimin sonra sarıldım.
-Merak etme herzamanki saatımde geleceğim. Canın sıkılırsa bilgisayarım odamda tamam mı? Dedim
-Bilgisayarı nasıl aldın sen evimizden? Dedi
-Bu bir sır minik kuşum dedim ve ayrıldık sonra Aylanın arkasından bir ses geldi;
-İstersen seni işine bırakabilirim dedi Tufan
-Teşekkür ederim ama taksi çağırdım artık dedim.
-Olsun ben ona para verir gönderirim sen benimle gel kardeşimin boşuna parasını çar çur harcamasına izin veremem dedi. -Tamam o zaman sizin dediğiniz şekilde olsun dedim. Aylaya baktım -Kendine iyi bak bebeğim, dersini çalışmayı unutma! -Tamam abla, sende kendine dikkat et biliyorsun senin için herşeyimle orada bulunurum dedi. Güldüm ve evden çıktık.Tufan sürücü koltuğuna oturdu bende yanına oturdum. Bana baktı -Rahat olabilirsin. İstersen telefonunu radyoya bağlayıp şarkı bile açanilirsin dedi. -Teşekkürler, ama baş ağrıtıyor benim için dedim. -Yeniden abi olmak istiyorum Bahar, Azranın bize izin vermediği abiliği lütfen bana bir şans verin dedi bana bakarak. - "Verin" derken Ayla burda değil ki? Dedim -Sen Ayla'nın güven kodu gibisin sen kime güvenirsen oda güvenir dedi. Sen çok yanlış anlamışsın Aylayı dedim içimden. Ayla birisine ben güvensem bile ön yargılı davranır. O insanı inceler güvenilecek bir tip değilse Aylayla şansı o insanın çok azdır. -Ayla kardeşim olsa bile çok farklıyız ben çok merhametliyimdir Ayla ise çok korumacıdır ben giderken dediği şeyleri duydun dedim. -Doğruyu söylüyorsun dedi. Arabayı sürmeye devam etti; -Biraz daha konuş Bahar, 20 yıldır sesini duymadığım kardeşimin sesini duymak istiyorum abicim dedi. Dediklerinden utanmıştım biraz utanma geçince konuştum; -Ne hakkında konuşayım ki? -Merak ettiğin şeyleri sorabilirsin mesela... Dedi _Yazarın anlatımıyla_ Bahar'ı bırakana kadar Tayfun onu tanıma fırsatı bulmuştu. Ayla ablası gittikten sonra odasına geri döndü ve ders çalışmak için kendini odasına kapattı. Annesi Çağla hanım kızını merak ediyordu çünkü yıllardır görmediği kızın bazı gerçeklerini araştırarak öğrenmişti kızları daha çok küçükken gerçek aileleri zannettikleri insanları kaybetmişlerdi ve küçük kızı Ayla denek olmuştu. Üvey kızı Azra kendi isteğiyle oraya gitsede küçük kızının Bebek yaşta girdiğini öğrenmişti bu onun kızları için endişelenmesine yeterdi. Aslında annelerinin bilmediği birsürü başka binbir eziyet çekmişlerdi. Çağla hanım kızının kapısana gelince tıklattı içeriden ses geldi; -Girebilirsin dedi kızı. Çağla hanım vakit kaybetmeden içeri girdi; -Rahatsızlık vermedim değilmi kızım? Dedi çekinerek. Çekinmesi normaldi bütün hepsi onlardan çekiniyordu Azra her yaptıklarıyla onları küçük düşürüyordu ve bu istemsizce çekinmelerine sebep oluyordu; -Yok vermediniz, gelin oturun şuraya dedi küçük koltuğu gösterdi. Annesi olduğunu kabul etmek zor olsa da bu saygı göstermeyeceği anlamında değildi. Hem saygı göstermemesi için bir nedeni yoktu Ayla'nın; -Seninle konuşmaya geldim kızım sohbet edip seni tanımak istiyorum, tabi müsaitsen, yani konuşmak zorunda değilsin kızım dedi. Çağla hanım içinden "iyice batırdım" diye kendine kızıyordu. Ayla cevap verdi; -Tabiki müsaitim bende sıkılmıştım, sohbet etmeyi tabiki isterim dedi gülümsedi annesine. Onlarda her ne şey yaşamışsa yaşamıştı kendilerini rahatlatmak istiyordu Ayla hem anne hanıma kanı ısınmıştı ve yüzü gülerken kendini mutsuz hissettiği zaman bile bir anda mutlu oluyordu Ayla "Gerçek annem olduğu için böyle hissediyorum" diyordu kendine; -Tamam o zaman ben sorayım sen cevapla sonra sen sor sırayla sohbet ederiz karşılıklı? dedi onay istedi kızından. Kızı başı sallayınca sorusunu sordu aslında başka şeyler sormak istesede onların cevaplarının ve tepkileri sen korkuyordu; -En sevdiğin yemek? dedi ilk soruyu başlayarak; -Bütün Anadolu lezzetlerine bayılsamda favorilerim hamur işi olan; mantı, pide ve sarmadır ben yemek ayırt etmem ama çorba gibi içeceklerde seçiciyimdir içtiğim çorba 5 tanedir tarhana, ezogelin, şehriye, yoğurt ve sonra kızı sordu; -Nerelisiniz ve Kenan bey nereli? Dedi annesi bu soruya güldü; -Ben Kastamonuluyum babanız ise sıra annesindeydi; -En sevdiğin renk dedi anne hanım; - 3 renk severim ben onlarda siyah, yeşil ve bordo dedi kızı sonra sordu kızı; -Soracağım başka soru kalmadı işterseniz siz sormaya devam edin dedi. -Yok kızım benimde aklıma şuan bir soru gelmiyor ben gidiyim o zaman sen çalışmama devam et tamam mıdır? -Tamam Çağla hanım dedi. Aslında ikisinin aklında birsürü soru vardı ama sormaya cesaret edemiyor kardı. Peki cesaret ettikleri gün ne olacaktı? _Bölüm Sonu_ Evet arkadaşlar bölüm bu kadardı..
Seviliyorsunuz öptümm ( ◜‿◝ )♡
Bu arada bölümde 1345 kelime şaka mı?