İçeriğe geç

DENEK

Bölüm 2 · 9 dk okuma

DENEK

Bölüm 2

1.2

Bilgilendirme

Düzenlenecektir

Oy ve yorum

"Nasıl bir orospusun sen? Kaça veriyorsun? Söylesene, verdikleri paraya değiyor mu ha? Keşke senin gibi bir çocuğum olmasaydı, hatta senin gibi bir çocuğum yok! Git o sikiştiğin erkeklerin evinde yat kalk defol evimden!"

Acıyla ağlamaya başladım, annem bana bağırıyordu. Veya annem sandığım o kişi.

***

Nefes nefese gözlerimi açtım, gözlerim ıslaktı, rüyanın etkisiyle o anı yaşamış gibiydim. Canım tekrar yanmıştı, içimdeki alev tekrar harlanmıştı, kendimden tiksindiğim o anların başına dönmüştüm resmen.

Gözüme gelen ışıktan kaçınmak için ellerimle siper etmek istemiştim fakat başaramamıştım, ellerim yatağın iki tarafına kelepçelenmiş halde duruyordu, bileklerimin kesildiğine yemin edebilirdim, ne kadar debelendiysem bileklerim kesilmişti ve acıyordu.

"İyi uyudun mu?" Yanımda birinin olduğunu anladığım an kafamı sağıma çevirdim, alex elinde bir kaç kağıt kalemle laptoptan bakındığı bir şeyler yazıyordu.

Bir kaç saat öncesini, belkide bir kaç gün öncesini hatırladım, kaçmaya yeltenişimi ve büyük bir demir parçası tarafından tutularak iğne yediğim o sahneleri, korkunçtu, ölecek gibiydim o an, o şey üstüme geldiği an bedenim kendini etkisiz hale getirmişti. Sonra ise tekrar burası.

Yorgun sesimi biraz gırla çıkarmaya özendim "benden ne istiyorsun?" Cevap gecikmemişti, "deneyimde bana yardımcı olmanı" düşündüm, neden ben? Benden daha dişli insanları elbet bulurdu.

"Bak neden beni seçtin bilmiyorum ama sana yardım edebileceğim tek konu sex olacaktır" alex gülümsedi "bu yüzden sensin" şaşırmıştım, sex oyuncağı mı arıyordu kendine?

"Bileklerini çözücem ve yemek yemek için salona geçeceğiz, yalnış hareketinde JUA seni etkisiz hale getirecek, o yüzden o çeneni kapat ve önüme düş" şanslarımı daha farklı kullanacağım, bu yüzden derin bir nefes aldım ve kafamı sallayıp önüne geçtim.

***

Alex bu gün yemekte, Fettucini afredo, kobe bifteği ve Fugu var.

O ses tekrar gelince alexe sordum, "Bu ne, yazılım falanmı?" Alex masaya oturup tabağına bir kaç bir şey koyarken dikkatinı dağıtmadan konuştu "onun adı JUA, benim koyduğum bir isim, basit yazılımlardan fazlası, bir adı, bir bilinci ve kendi kararları var" şaşkınlıkla teknolojiye baktım, "ben baya geride kalmışım" ağzıma tanıdık olan tek şeyi, makarnayı attım ve alexe baktım. "Sen geride değilsin, ben çok ilerideyim" egoistliğine baktım, kafamı sağa sola sallayıp yemeğimi yemeye devam ettim.

Yemek bitince avlu adını verdiğim yere geçmiştik, burası salon gibiydi ama 6 salonun birleşimi olan dubble bir salondu, "JUA onu avludan dışarıya çıkarma, eğer çıkarsa kafasını kopar" vucudum titredi, vicdansızlığı bu seviyeye nasıl gelmişti acaba.

Peki alex

Koltukta oturmuş alexin kütüphanesinden çaldığım şeylere bakıyordum, bilim ansiklopedileri, bilim, teknoloji, hep bu tarz şeylerle doluydu, normal biri olsaydı bunu severdi. Ama ben nefret etmiştim.

Aklıma gelen fikirle JUA'ya seslendim. "JUA orada mısın?" Ses gelmeyince tekrarladım ve o robotik ses istediğimi verdi.

Denek 3 ne istiyorsun?

Heyecanla konuşmaya başladım "konuşmaya ihtiyacım var, benimle konuş alex senden bahsetti, kendi fikirlerin varmış, kendi kararların"

Alex bana fikir özgürlüğü sağladı nesil1 çipe sahip olduğum için herşeyi tartıp ona göre cevaplar verebiliyorum yazılımımda 40000 kelime darcığı 480 müzik çeşidi var

Şaşırmıştım, bu seviyede bir şeyi ilk defa görüyordum, çok ilgi çekiciydi.

"JUA, ben neden bıradayım?" Alexten nazik ve hazır cevaplara açık bir şeydi bu

Alexin anlaştığı sözleşme için buradasın, insanların zihnini kontrol etme üzerinde bir çalışma

Korkmuştum, benide robota çevirecekti o herif, belkide taktığı implanta programımı yükleyip işi bitince beni atacaktı bir kenara, ama cansız halde

"Benide robota çevirecek! Beni öldürecek" küçük bir kriz geçiriyordum, ağlayarak yere çöktüm.

Ateş 37, iplant devre dışı, ağlama ve sinir krizi olarak algılandı

Alex hızla salona girmişti, yerdeki bana doğru koşup durumuma baktı, belimden tutup koltuğa yerleştirirken nefes almakta zorluk çekiyordum, hıçkırıklarım durmuyor kesik halde kulağıma doluyordu "Afra nefes al!" Bağırarak bu cümleleri vurdu yüzüme, deniyordum "gözlerini kapat" dediğini hızla yapıp gözlerimi kapattım, saniyeler sonra kolumda küçük bir sızı hissettiğim an gözlerimi açmak istedim fakat alex elleriyle gözlerimi siper etti.

Hayat durdu, alexin hareketleri yavaşladı, bedeni üstümden kalktı, enseme dokunup orayı kontrol edercesine parmağını sürdü, içimdeki korku ölmüştü, göz yaşlarım dindi, sadece boşlukta hissediyordum, birine ihtiyaç duyar gibiydim.

Alex gitmeye yeltendiğinde onu kolundan tuttum ve yatar pozisyondaki yanıma çekiştirdim, "bırakma, dur beni" cümleleri bile toparlayamayacağım haldeydim, alex yanıma yatıp beni kucağına çekiştirdi, üşüyen bedenim sıcak bir şeylerle temasa girince sokulmuştum, bunun nedenini düşünemeyecek kadar mahrum halde olmamdı, o her neyse ben ben değildim.

Uyuya kalmadan önce tek duyduğum yine o sesti

Alex kalp atış hızın 98 artışa geçiyor, rahatlatıcı bir kaç müzik çalmamı ister misin, sevdiğin müziklerden

Son duyduğum buydu, ardından hoş bir melodi ve gerisi yoktu

***

Yatağımda hareketlenme olunca uyanmıştım, bu kadar hassas uykumun olması kötüydü, gözlerimi hafif hafif açtım, ilk gördüğüm bulanık bir yüz, yavaş yavaş netleşiyordu, mavi gözler sıkı çene hattı direk yüzümün dibinde duruyordu?

O anki durumumu fark edip sıçradım ve yatakta diklendim, alexte geri çekilip kalkmama imkan sağladı "oha ağzıma girseydin" burada tam olarak ne işim vardı? Bu gecenin başını hatırlamıyordum... "öldün sandım" sinirle küçük bir kahkaha attım "sanırım çözümü üstüme çullanarak bulacağını sandın" alex yatakta bana sırtını dönüp geri yatmıştı, bu ne rahatlık? Bu ne tam olarak? "Kocacım bana dön, alınıyorum bak" sinirle karışık dalga geçmiştim fazla rahattı, o uyurken onu boğsam, sonra o yüzünü param parça edip kan kaybından geberene kadar beklesem ve ölmesini sağlasam ne yapabilecekti? O an kafama saksı düştü, kolumdaki kelepçeyi görünce onun bu rahatlığını anlamıştım.

Bi bok yapamayacağımı biliyordu, peki çenemi nasıl kapatacaktı? "Uyan lan! Kalk! Sabah oldu sabah!" Sesim çıkana kadar bağırarak kulağının dibinde cırladım, Alex kulaklarını kapatarak bana doğru sinirle döndü, "kes sesini de uyuyayım" anlamadım? "Koca kıçını yataktan kaldırıp yerde yatarsan belki uyuyabilirim ben, diğer türlü asla! Ne ben uyurum ne sen uyuyabilirsin" sondaki sesimi tehdiktar tonda çıkarmıştım.

Aynı kelimeleri bağırarak kurmaya devam edince Alex dik olduğum yatakta kucağıma atlayıp kafamı vurmamı siklemeden geri iteleyerek yatağa yatmamı sağladı. Çığlığı basıp üstümdeki ağırlığın altında kıvrandım, amına koyduğum çok ağırdı. "Kalk lan üstümden, ölmediysem şu an sayende öleceğim!" Alex alaycı ve istekli gözlerle yüzüme baktı "hiç bu kiloda biriyle sikişmedin mi sen? Ne bu geberiyorum tavırları?" Hareketlerimi durdurdum, konumuz gerçekten bu muydu? "Hayır, neredeyse her gün senin gibi onlarcasıyla sikiştim ama hiç biri kucağıma bebek gibi oturup beni altında ezmedi!" Mırıldanır gibi bir ses çıkardı ve ağırlığını kucağımdan inmeden azalttı. Derin bir nefes aldım. Sahi, ilişki yaşamayalı kaç ay olmuştu? Vücudum o zevki özlemişti, zevkle dolup taşmıştım; belki burda olmasaydım biriyle sevişiyor ve kendimi doyuruyor olurdum.

Bunları düşünürken dudaklarımı yaladım, hormonlarım beni dürtüyordu feci şekilde. "Neler düşündüğünü anlayabildiğimi biliyor muydun?" Şokla gözlerine baktım. Nasıl? "Ensendeki implant sayesinde, gün içindeki düşüncelerini kontrol altında tutmak adına tasarladım. Bunun sayesinde tam olarak düşünce yapısından istediğim hale gelene kadar sana belli anı prosedürü uygulayacaktım" anlamış mıydı? Siktir! Şuan burda ateşli bir sex olsaydı fena mı olurdu? Düşüncelerimi dağıttım. Düşüncelerimi okuyorsa bunlarıda anlıyordu, peki neden dağıttım? Sevişmek istiyordum ve elimde böyle bomba gibi bir imkan vardı, kullansaydım ya.

Yüzüme gülümsememi takınıp altında kıvrandım, aklımdan ilişkiye girdiğim en afilli anıları bir bir diziyordum. Bu benim azgınlığımı çoğaltıyorsa onu da tahrik ediyordur.

Yavaşça üstüme eğildi, istediğimi almak üzere olmamın heyecanı vardı. Dudaklarını boynuma sabitledi, onun da istediğine şüphe yoktu. Kafamı sağa çevirip ona öpmesi için geniş alan yarattım, dudakları boynumda her hareket ettiğinde kasıklarımdaki ağrı kendini belli ediyordu, ağzım hafiften açılırken gözlerim kapanıyordu.

Yavaş ve temkinli adımlarla boynumdan aşağıya indi, göğüslerime kadar inmesi için önce üstümü çıkarması gerekiyordu fakat Alex onu yapmadan üstümü çekiştirerek çıkartmaya çalışınca bıkkın bir nefes aldım, "Kelepçe" açmak istemediğini o kadar iyi biliyordum ki, boynumdan çekilip seri adımlarla kendi tarafında duran komidine uzanıp yeni fark ettiğim anahtarlarla kelepçeyi açtı. Anahtarı büyük bir serilikle odanın bir köşesine savurup belimden tutarak diklenmemi sağladı ve üstümdeki tişörtü tek hamlede söküp aldı. Artık sadece sütyenim vardı, aynı hızla geri iterken bu sefer kafamı çarpmadım. Kafasını köprücük kemiklerime gömünce küçük bir inleme firar etti ağzımdan.

Köprücük kemiklerimi yalarken mırıldanıyordu, o hırlamayı andıran ses beni daha çok azdırırken ellerimi ensesine yerleştirdim. Dudakları artık göğüslerimdeydi ve sütyeni çıkarmaya uğraşmadan ince askılarını koparttı. Dudakları göğüslerime değince emilmeyi ne kadar özlediğimi fark etmiştim. İnleyerek emdiği göğsüme kafasını biraz daha bastırdım, artık altımdaki sertliği hissedebiliyordum.

Bir süre daha emip neredeyse morarttığı göğsümden hızla çekilip dudaklarıma yöneldi, dudaklarımı öperken dili boş durmuyordu, öpüşmeyi o kadar ustaca biliyordu ki bunun eğitimini aldığını düşünüyordum. Dudaklarımla işi bitince hamleyi yaptım ve onun üstündekileri çıkartıp bir kenara attım, kucağımdan kalkıp altındakini de çıkartırken arsızca onu izliyordum.

Sadece boxer kalana kadar soyundu ve yatağın ayak ucuna gelerek altımdaki pijamayı çekiştirerek aldı, artık ikimizde yarı çıplaktık. İlk hamleyi ben yapmak istedim fakat o benden önce davranıp üzerime çökmüştü bile, dudaklarını göğüslerime mıhlayarak beni zirveye taşıyordu, en hızlı şekilde içimde istiyordum.

Bir anda orospu Afra yerini gururuna bıraktı

Düşünmeye başlamıştım, sen kiminle ne yapıyorsun? Ecelinle mi? Belki işi bitince seni köşeye atacak olan o kişiyle mi? Ne tür bir gurursuzsun, en büyük orospu bile senin kadar gurursuz olamadı.

İçimdeki bu ses biryerlerde beni kırmıştı. İncinmiştim, duygularımın ardına ördüğüm o duvar bir anda yıkılıvermişti üstüme. Senelerce özenle ördüğüm o duvar şu an yerini gerçek duygularıma bırakmıştı.

Bir anda hissettiğim acı hisle küçük bir çığlık patlattım, ne ara soyunmuştuk tamamen? Ne ara içime girme raddesine gelmişti? Ben düşünürken büyük ihtimalle zevkten gözümü kapattığımı sanmıştı fakat ben düşüncelerimde boğulmuştum.

Aşırı seri hareketleri arasında nefesim kesilirken zor bela "dur" diyebilmiştim ama duymamıştı, ya da duymuştu fakat tepki vermemişti. Durmasını istedim, ama durmadı.

Ellerimle yüzüne bir kaç çizik atınca söktüğü kelepçeyi alıp yatağın başlığına ellerimle beraber bağlamıştı, üstüne üstlük komidinin içinde duran bantla da ağzımı bir güzel kapatmıştı, bu sexten çıkmıştı, bu tecavüzdü!

Durmasını istediğim halde durmamıştı, tamam onu bu seviyeye taşıyan bendim ama düşüncelerim değişmiş olamaz mıydı? Onun için sanırım hayır.

Gecenin yarısında artık derbeder haldeydim, o hızını kesmemişti, fakat ben efor sarfetmesem bile yorgunluktan bayılacak durumdaydım. Son olduğunu düşündüğüm geliş gidişinde penisini içimden çıkardı ve boşaldı, içimden bunun son olması için binlerce kez dua ettim.

Elleri ağzımdaki banta gidince bir şükür çektim, bağıracak gücüm bile yoktu, ağzım açıldığında yorgun şekilde konuştum "durmanı söylemiştim" sinirliydim ama sesim çıkmadığı için anlaşılmıyordu, "beni o raddeye kadar getiren sendin, cezasını çektin" ellerimi baştan çözüp ilk bağlı olduğu yere bağladı ve duş almaya gitti, üstüme bir pike atmış ardından uyumamı söylemişti ama benim de duş almam lazımdı, temiz değildim ter heryerime işlemişti.

O banyodan çıkınca ben de duş almak istediğimi söyledim fakat kabul etmedi. "beni altında sikerken terlemiş olmam benim hatam mı! Duş almaya hakkım var çünkü pis hissediyorum!"

Oflayıp odanın bir köşesine savurduğu anahtarı bulup açtı, "10 dakikan var." Beni banyoya sokmuş ve gitmişti. Hızlı bir şekilde duş alıp çıktıktan sonra aynı yerde aynı pozisyonu aldım, ama o gelmedi, beni bağlayıp gitmişti. Erkekler aynıydı, ruhsuz varlıklardı, zevkleri için herşeyi kullanabilirlerdi!

Ağladığımı sümüğümü çektiğimde fark etmiştim, ağlıyordum; bunun sebebi özenle yaptığım duvarın yıkılmasıydı. Duygularım apaçık ortadaydı artık...

Ağlarken uyuklamaya başladım, bu gecenin nasıl biteceği belliydi.

Bölüm sonu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.