İçeriğe geç

DENEK

Bölüm 1 · 5 dk okuma

DENEK

Bölüm 1

1.1

Bilgilendirme

Düzenlenecektir

İyi okumalar ❤️

Son müziği de söyleyip sahneden aşağı izleyenlerimin yanına indim, her biri bana dokunmak için birbirinin üstüne çıkarken aradan sıyrılıp odama geçtim, derin bir nefes alıp aynaya baktım. Afra Bekçi, sen kimsin? Neden bu mesleği yapıyorsun? pavyonda çalışmak sana ne katıyor?

Ben aynı şekilde değerli eşya hırsızlığıda yapıyordum, dünyanın yarısı toz pembeyken ben siyah tarafla anlaşmamı yapmıştım, hırsızlık, dansözlük, sex oyuncağı bile oluyordum, çünkü para gerekiyordu... işte bu yüzden kendimden tiksiniyorum.

***

Saat yine çok geç olmuştu fakat bardan ancak bu saatlerde çıkabiliyordum. yine bırakacak biri yoktu ve ben tek başıma yürüyerek evime gidiyordum. Sokaklar sessizdi, rüzgarın esintisi yaprakları sallıyor bazen hafif şeyleri düşürüyordu; bunun sesleri beni ürkütsede mahalleme gelmiştim neredeyse, bunun rahatlığıyla adımlarımı birazdaha yavaşlattım.

Ama bardan itibaren arkamda hissettiğim bir gölge vardı, defalarca arkama bakmama rağmen görünmüyordu fakat izlendiğimi hissediyordum, sezgilerim en az sex performansım kadar iyiydi.

Bahçenin kapısını açarken bile arkama bakıyordum, belkide kafamda uyduruyordum bilmiyorum ama hislerime güvenmeyi tercih ediyorum. Açtığım anda hızla içeri girdim, eve girip kapıyı kapattıktan sonra tüm ışıkları açıp derin bir nefes aldım, huzur.

Üstümü değiştirip direkt yatacaktım, bu gün benim için bir hayli yorucuydu, pazar geceleri hep böyle olurdu zaten, ne kadar it kopuk varsa birikir onların masasına meze olmamı zevkle tüm gece seyrederlerdi. Banyoya girip elimi yüzümü yıkadım ve aynada kendime baktım, çökmüştüm, bu hayat bana hiç bir sikim katmamıştı; tip bile! Derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım. Fahişe günlüğümün 130. Gününe gelmiştim, bu düşüncelerden kopup gözlerimi tekrar açtığımda ise arkamdaki kişi ile göz göze gelmiştik, aniden gelişen bir durumla elinin altındaki çığlıklarım duyulmuyordu. Ne ara dibime girmiş, ne ara ağzımı kapatmış ve ne ara beni etkisiz hale getirebilecek şeyi hazırlamıştı bilmiyorum. Vucudumu uyuşturan bir şey vardı, uykumu getiriyordu, gözlerimin karardığını hissettim. Son gördüğüm şey oydu. Onun tiksinerek baktığı mavi gözleri.

***

Gözlerimi yarım saat önce açmıştım, insanlar bayılmanın ardından acı çekerek ağrıyla uyanırdı ama ben hiç bir şey hissetmeyerek sanki derin bir uykuya dalmış ve uykumu almış şekilde uyandım. Neredeydim bilmiyorum, inceliyorum fakat çözemiyorum, üstelik ense köküm kaşınıyor, orada bir yara izi var onu biliyorum sadece.

Kolay kolay ağlamam, duygulanmam, acı çekmem ve panik yapmam. Evet kaçırılmıştım, içimdeki paniğin haddi hesabı yoktu ama dışarı yansıtmıyordum.

Odayı, veyahut oda dizaynında bir kafesi inceliyordum, yere serilmiş bir yatak bir komidin ve üstünde kitap vardı. Parmaklıkları olan bi kafesin içinde sadece bunlarla ne olduğunu çözmeye çalıştım, organ mafyası mıydı? Çoktan ölmüş olmam gerekirdi, bana takıntılı olan biri miydi? Öyle biri olamaz çünkü fahişeyim. İstediğini yüzüme söyleyecek olurdu. Kimdi? Neyin nesiydi?

Ayağa kalktım parmaklıklara asılıp tüm gücümle bağırdım "Hey götveren, buralarda mısın? Yüzünü gördüm başta, "benden daha pis bir geçmişin yoktur değil mi?" Güldüm ve dirseklerimi parmaklıkların üstüne koydum.

Bir anda ışıklar açılınca istediğimi almıştım, buraya gelmeliydi, ben onunla değil o benimle yüzleşmeliydi!

Kapının önünde belirdi, işte oydu, evime nasıl girdiğini anlamadığım ibne buydu. "Şu masumluğa bak, yüzünde en ufak bir çizik bile yok. İster misin yüzüne seninle ömür boyu gelecek bir kaç çizik?" bunu derken sırıtıyordum, kaybedecek bir şeyim yoktu; ne ailem, ne sevgilim. Ölsem ölmüş olacaktım O kadar. Bu yüzden korkum yoktu.

"Merhaba denek 3" denek mi? Gülmeye başladım, bu şey üstümde ne deniyordu? "Ensende takılı bir implant var. Şuan kaşınır ve acır, sonradan geçecek" demek o acı implanta aitti, o enseme bir çip mi takmıştı? "Sen ne yapmaya çalışıyorsun? Canını yakarım!" Yüz ifadesini bozmadı. "Arkanı dön" ne yani sikme kararı mı almıştı? Önce beni buradan çıkarması gerekiyordu. "Ne kadar burda kalacağım? Köpek gibi hissediyorum." O ensemdeki implantı kontrol ederken konuştu. "Ben ne kadar istersem."

***

Aradan 3 saat geçmişti, acıkmıştım ve burdan çıkmalıydım. Adam beni oyuncağı haline getirmeden kaçmam gerekiyordu, Etrafımı inceledim, beni kurtaracak hiç bir şey yoktu, kendi yöntemlerime kalmıştım. Onu tekrar çağırdım, "nerdesin? İbine" acıklı şekilde yere çöktüm, o sıra ışıklar açıldı ve o geldi, "çok çişim geldi ve şey... anlarsın işte ben ney yapacağım?" Kısa sürede açtığı kapının önüne geldim onu kontrol altına almalıydım.

"Bekle biraz." elime baktım az önce oraya buraya sürterek zedelediğim elimi gösterdim ve acıyla nefes aldım, "Buna da çözüm bul, çok acıyor." elimi eline aldı ve parmağını hafifce şişliğin üstünde dolandırdı, "gir çık, pansuman yaparım" hızla lavaboya girip buralarda kaçılacak bir yer varmı diye baktım. Cam yoktu, gider deliğinden de kaçamayacağıma göre? Burada ancak ona zarar vermemin alehine bir şey bulabilirdim, dolapları açtım, kurcaladım, tek bulduğum tırnak makasıydı. Bu götveren herşeyi önceden hesaplamıştı yüksek ihtimalle.

Banyodan çıkıp adını bilmediğim herifin yanına geldim, dalgın ve bitkin durmalıydım, roller değişmeliydi. "İyi hissetmiyorum." Elimi başıma koydum, insanlar bayılırken böyle yapmaz mıydı? Bedenimi ona doğru serbest bıraktığımda tutmasını sağlamıştım, kafese geri sokarsa benimle girecekti ve bende hareketlerimi seri tutarak onu orda öldürecektim, eğer geri sokmazsa ve başka bir yere gidersek ordan kaçış yolu bulacaktım.

***

Denek 3 bedensel ya da ruhsal bir hasar görmemiştir. Alex.

Bir yere gelmiştik, gözlerimi hâlâ açmamıştım ama içerisi soğuktu. İsminin Alex olduğunu öğrendiğim kişi biriyle konuşuyordu?

İmplantta bir sorun bulunamadı.

O ses tekrar konuşmuştu. En son gözlerimi açtım, bir laboratuvardaydım ve bir demirin üstünde yatıyordum. Vücudumun üşüdüğünü hissettiğim an üstüme baktım. Ne?

Üstümde hiç bir şey yoktu, onu umursamıyordum. Bunu ne zaman çıkarmıştı? Sadece numara yapmıştım bayılmamıştım ki? Sinirle diklendim, Alex elindeki enjektör ile bana döndü, içinde garip bir sıvı vardı. "Yat!"

Öyle mi? "Neden soydun beni sapık? Tecavüz edeceksin dimi derdin o!" Alex duruşunu hiç bozmadı. Yanıma yaklaşıp bileklerimi tutan demirleri açtı, "Etmediğimi nerden biliyorsun?"

Bu adam bu kadar monotonken ben buradan kaçamazdım, harekete geçmeliydim. Böyle aptal aptal yatarken de kaçamazdım. Ben bileklerimi ovuştururken Alex sırtını dönmüştü, o sırada elime alabileceğim her şeyi tutup kafasına hızla geçirdim. Saniyeler sonra oradan akan kan ve Alex'in ensesini tutarak yere yığılması beni rahatlattı. Koşarak laboratuvardan çıktım. Çıplaktım, üşüyordum ve koca evde nereye gideceğimi bilmiyordum; sadece koşuyordum.

Dış kapının olduğunu düşündüğüm bir yere doğru koştum ve kapıyı açmaya zorladım, hemen yanında parmağımı koyabileceğim bir kısım görünce direkt bastım. Hangi akılla bastığımı bilmiyorum. Fakat o anın korkusuyla bunu düşünememiştim, her şey bir anda gelişmişti. Bir anda odanın huzur verici loş ışıkları kendini kırmızıya gömdü, korkuyla çalan alarmı durdurmanın yolunu aradım. Hoparlör olmalıydı, veyahut bu illet şeyi kesmek için bir düğme. Bulamadım.

Bir şeylerin hareketlendiğini duydum, kaçacak yerim yoktu, boku yedim!yapacak en ufak bir hamlem bile yoktu. Gözlerim dolarken koridorun sonundaki şeyle irislerimi olabildiğince açtım...

Bölüm sonu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.