İçeriğe geç

Denek 101

Bölüm 27 · 6 dk okuma

Denek 101

Bölüm 27

Bölüm 22: Kaçamak

Bugün Aslan ve Ceren bizde kalıyordu, Ceren bugün Aras'ın odasında kalacaktı. Aslan ise bizim yan odamızda kalacaktı, Aybars ile odamıza girdiğimizde beni tutup kapıya yasladı ''Bebeğim bugün bizim günümüz olsun mu? Yada yarın seni bir kaçırayım'' dedi , ellerimi boynuna doladım ''Neden olmasın?" Diye sordum. Dudaklarına eğildim tam birbirimizi öpecekken bizim çalar saatlerimiz uyandı ve ağlamaya başladılar. Hızla onların yanına gittim, onlarla olan işimi halledip yavaşça kapıyı kapattım. Aybars yatakta beni izliyordu, hızlıca üstümü değiştirip yanına yattım. Aybars bana sıkıca sarıldı ''Beni nereye kaçıracaksın?" Diye sordum, Aybars gülerek ''Karımı yarın ona özel yaptırdığım yata götüreceğim'' dedi. Şaşkınlıkla ve heyecanla gözlerimi büyüttüm ''Benim için mi yaptırdın? Ne zaman yaptırdın?" Diye sordum , gülerek ''Fransa desem '' dedi. Ben yokken bile benim için birşeyler yapıyordu, onun kokusunu içime çekerek uyudum.

*Gece*

Birkaç el silah sesi ile içeriye girdik ve yerde iki ceset yatıyordu. O iki cesede şaşkınlık ve acı ile bakarken birisi oynadı. Hızla yanına koştuk ''H..Hain O..oydu'' dedi ve gözleri kapandı. Acılı haykırışlar ve suçlayan bakışlar ile uyandım. Hızla lavaboda elimi yüzümü yıkadım. İki ceset yani iki kişi ölecekti ve yaklaşık 8,9 kişinin umudu ölecekti.

*Sabah saat 06.30*

Yorgunlukla nefesimi verdim ''Oğlum dükkan mi açacaksın bu saatte uyusana ya'' Diye söyleniyordum. Bebekler sanki birbirine sinyal yollamış gibi Kumsal'da uyandı ''Kızım uyusana!'' Diye hiç yüksek olmayan bir ses ile bağırdım. Kapı aralandı ve içeriye Aybars girdi ''Sevgilim noluyor?... Ayyy benim Prensim ve Prensesim mi uyanmış?" Dedi ve beşikte olan Kumsal'ı kucağına alıp sallamaya başladı, Kumsal'ın kokusunu içine derin derin alıyordu sanki bir daha öpemeyecek gibi öpüyordu. 18 yaşında ilk defa Mafya masasına oturmuş bir adam için fazla masum bir zaafı vardı. bebekler onun zaafıydı. Bana bakarak ''Sevgilim onlar çok şanslılar çünkü senin gibi bir anneleri var'' dedi, hayır bence en büyük şansları babasının Aybars olmasıydı. Evet sinirli olabiliyor , evet korumacı ama çok güzel seviyor, sırf o yüzden onun baba olunca nasıl olacağını çok merak ediyordum ve görüyorum ki meraka değdi. Aybars'a ''Bence en büyük şansları sensin, onlar senin kızın ve oğlun. En güzel şans sensin'' dedim. Aybars gülerek ''O gün mezarlıkta dediğini duydum, nasıl güzel baba olacağımı düşünüyormuşsun. Bence ben iyi bir baba olamam ama olmak için çok uğraşıyorum.'' Dedi evet bu canımı çok acımıştı ''Hayır sen çok güzel babasın çünkü çocukların için herşeyi göze aldın'' dedim. Dudaklarına yaklaştım ''Çok güzel bir babasın'' dedim , dudağından uzunca öptüm oda karşılık verdi. Dudaklarından ayrılıp bebekleri beşiklerine yatırdık ve oradaki armut koltuklara oturduk. Aybars odayı inceleyerek ''Sasha baya zevkliymiş ya'' dedi, gülerek ''O tarihi eser kaçakçısı eserleri değerlerine göre değil şekline göre tercih ederdi ve şekli güzelse iki katını isterdi'' dedim sonra gülerek ''Madeni para kaçırırken sık bir elbisesine düğme olarak takıp oradaki güvenliği atlattı, sonra mesela bir kağıdı yurt dışına yollarken ayakkabıların içine koyulan dolguya sarıp yolladı o genelde değere değil görünüşe bakar'' dedim. Aybars şaşırmıştı ''Vayy Sasha neymiş öyle ya'' dedi , ona karşılık vermeden ''Aras hani Ada'ya aşıktı?" Dedim. Aybars gülerek ''Unutmuş'' dedi ''Gerçek aşk olsa unutamazdı demekki gerçekten aşık değildi'' Diye ekledi ''Çünkü gerçek aşk cesaret ister ama o gerçek aşkı ve cesareti Ceren'de buldu'' dedi ''Zaten Ada'ya aşık olmak için gerçekten gerizekalı olmak lazım '' dedi. Dudaklarımı kıvırdım ''Neyse şuan aramızda hain var ve bu evde iki bebek var'' dedim , Aybars ellerini boşver dercesine salladı ''Boşver o şuan birşey yapamaz'' dedi, gerginlikle ''nasıl bu kadar emin oluyorsun herşey senin istediğin gibi olamaz ki'' dedim. Aybars gülerek ''Herşey tam da benim istediğim gibi oluyor ve olacak'' dedi ve ardından ''Ben mafya kavramı ile 7 yaşında tanıştım işte babamın iş yerine gidip duruyordum. Silahları ile uğraşıyordum... Bakma öyle içi boştu, sonra 18 yaşımda babam beni o masaya oturttu. O kalktı gitti ama ben o masada kaldım ve kalkamadım ve hala o masadayım.'' Dedi , konuyu değiştirmek için ''Ne zaman yata gidiyoruz?'' Diye sordum. Gülerek ''Akşam saat 7'de'' dedi.

*Saat 7'de*

Aybars beni yata getirdi , nazikçe içeriye götürdü. Bebekler Baybars, Sasha,Aslan , Ceren ve Rüzgar ile beraber olduğu için çok rahattık. Yemeği yemeye başladık üzerimde beyaz, sivri yaka , göğüs dekolteli, yırtmaçlı uzun bir elbise vardı ip askılı. Aybars'ta ise simsiyah bir takım elbise vardı, yatta yemek yiyorduk. Aybars'ın gözleri boynuma takıldı ''Sevgilim... birşey mi oldu?" Diye sordum, Aybars ''Yok Sevgilim hiçbirşey yok'' dedi. Daha dikkatli bakmaya başladı ''İyi birşey yoksa'' dedim, Aybars gözlerime baktı ''Sorun orada hiçbir şey yok...Bekle ben eksik olan şeyi tamamlayacağım'' dedi, yerinden kalktı ve bana doğru ilerledi arkama geçti. Boynuma ıslak bir öpücük bıraktı, ardından boynumda birşeyin takıldığını hissettim. Bana kolye almıştı, ucunda su damlası vardı, kulağıma ''Ne olursa olsun asla bunu boynundan çıkarma'' dedi , ona doğru döndüm ve ellerimi boynuna doladım ''Ne olursa olsun asla çıkarmayacağım'' dedim. Arkamızdan birkaç flaş patladı, gazeteciler buradaydı Aybars beni belimden tutup kendine çekti ''Hoşgeldiniz ve bizi nereden buldunuz?" Diye sordu Aybars , Gazeteciler peşpeşe sorular sormaya başladı ''Bu yatı Büge Deniz Pehlivan'a özel olarak yaptırdığınız doğru mu?" Diye sordu. Aybars gülerek ''Bu Büge Deniz Pehlivan dediğiniz kişi benim karım ve çocuklarımın annesi bu konuya bir açıklık getirelim o artık isterse Pehlivan'ı da kullanır ama asıl onun soy ismi Seçkin evet ona yaptım '' dedi, gazetecilerden başka birisi ''Bebekleriniz nerede? Onları görüntüleyebilecek miyiz yada bir sır olarak mı kalacaklar?" Diye sordu. Bunlar dalga mı geçiyordu bana fırsat vermeden Aybars '' Tabiki görüntüleyeceksiniz ama herşeyin bir vakti zamanı vardır değil mi daha yeni doğan bebekler yaklaşık 1 aylık falan onları böyle tehlikeli bir dünyaya çıkarmak için sizcede erken değil mi?'' Diye sordu. Gazeteciler birbirine baktılar ''Peki Büge Seçkin'le Fransa kaçamağınız nasıl geçti? Bildiğimiz kadarıyla birkaç gün Fransa'ya gitmişsiniz'' dedi. Bunlar da herşey biliyorlar ''Evet çok güzel geçti ben kocam ve çocuklarımız ile çok huzurlu birkaç gün geçirdik, hiçbir aksilik çıkmadı eşim ile sadece biraz bu dünyanın gergin atmosferinden kaçmak istedik'' dedim ve kafamı Aybars'a çevirdim bana hayranlık ile bakıyordu. Gazeteciler ''Büge Hanım bildiğimiz kadarıyla zorlu bir hamilelik süreci geçirmişsiniz. Eşiniz yokken nasıl idare ettiniz?" Diye sordular, gülerek ''Her kadın bir erkeğe muhtaç değildir, onların olmadığı zamanda kadınlar ayakta durabilirler değil mi? O yüzden onun olmadığı günler ben her zamanki gibi kendi gücümü kullandım. Her zamanki gibi mücadele ettim, başka sorunuz var mı?'' dedim. Gazetecilerden birisi ''Halen babanız ile görüşüyor musunuz?" Diye sordu , bu soruya gülmüştüm ''Babam ile küs değilim, sadece babam ile görüşmek istemiyorum çünkü babam çok kötülük yaptı gerek bana gerekse tüm insanlara. İnsanların canını acıttı o yüzden onunla konuşmuyorum.'' Dedim. Aybars bıkkın bir ses vererek ''Biz gidelim sizde burada soğuk su içebilirsiniz hadi görüşürüz'' dedi ve yattan indik biraz ileride arabamızın yanında dudağımdan öptü . Tutku ile karşılık vermeye başladım, sert öpüşüyorduk. Arabanın kaputuna yatırdı, ellerimi yan taraflarda birleştirdi dudaklarımdan ayrılıp ''Biraz daha konuşsaydın sana hayran olup gidecektim'' dedi , gülümseyerek ''değil misin?" Diye sordum . Dudaklarımdan öpmeye başladı en sonunda soluk soluğa kalınca ''Hayranım ve daha fazla hayran olmamak için hadi eve '' dedi ve beni hızla kaputtan kaldırdı, kendi etrafımda döndürüp bana kapımı açtı.

***********************************************

Bölüm Sonu Fotoğrafları:

(Kaputa yaslamış gibi düşünün)

(Yat gibi hayal edin ve elbise tarif ettiğim gibi düşünün)

(Bebeklerin odası sadece tek eksik armut koltuklar)

Bölüm sonu

1 yorum