Yeni bir gün başladı, herkes yorgundu. Ada ve Baybars'ın arası bozuktu, Sasha ve Rüzgar fazlasıyla mutlulardı. Biz ise haini merak ediyorduk ve herkesin hareketlerini gözlemliyorduk. Bebekleri kan tutmuyor yada ağlamıyorlardı, zaten böyle bir babaları ve anneleri olunca ağlamaları imkansızdı. Ben kolay kolay ağlayan birisi değilim ama gerçekten ağlıyorsam ya canım çok yanmıştır yada gerçekten herşeye olan inancım bitmiştir. Aybars sürekli Dorukla ve Kumsal ile ilgileniyordu, gelecekte koltuğun başında iki kişi olacaktı bunu Aybars ile ben çok iyi biliyorduk. Büyük ihtimalle Doruk daha diktatör olucak çünkü daha şimdiden Kumsal'a istediğini yaptırıyordu daha kaç aylık olmuşlardı fakat şimdiden başlamışlardı. Doruk şirinliğini kullanarak Sasha'yı parmağında oynatıyordu. Kafamı hızla gelen sese çevirdim yine Ada ve Baybars kavga ediyordu. Ada, Baybars'a bağırıyordu ''Alya kim Baybars?!' Diye bağırdı Baybars acımadan tek bir seferde ''Sevgilim, senden daha dürüst ve güvenilir'' dedi. Baybars ne olduysa Ada'ya güvenmiyordu ''Sana olan güvenimi kırdın! Aybars haklıymış herşey de haklıymış sana güvenmek çok aptalcaymış'' dedi. Aybars, Baybars'ın bir bakış attı, hemen Baybars Ada'ya sarıldı ''Sevgilim Alya diye birisi yok seni kıskandırmak için yaptım, özür dilerim eşeklik ettim. Affeder misin beni?" Diye sordu, birazcık Ada'yı tanıdıysam asla ama asla Baybars'ı affetmezdi. Ada ona sımsıkı sarıldı ''Affettim sevgilim ama bir daha asla böyle birşey yapma'' dedi, barışmışlardı. Herkes huzurlu gibiydi, içeriye iri yarı bir adam ve yanında sarışın bir kız girdi, onu gören herkes ayağa kalktı ve teker teker sarılmaya başladılar. O adam ''Aybars naber oğlum ya?" Dedi, Sude ve Selin sarışın kıza sarılıyordu ''Cerencim naber?" Diye sordular. Tek koltukta oturan ben ve Ada'ydık, Ada ayağa kalktı ve Ceren'e sarıldı. Herkes sarılma merasimi bitince koltuklara oturdu, Aybars, o adama ''Aslan nasılsın?" Diye sordu , Aslan ''İyi işte milletle uğraşıyoruz'' dedi. Aybars belimden tutup kendine çekti ''Bu eşim, çocuklarımın annesi Büge... Aşkım buda Aslan Akarsu, milletvekili bir arkadaşım'' dedi ve ardından hep gülen Ceren adlı kıza dönüp ''Buda Ceren Turan avukat arkadaşım, Neva'nın ölümünden sonra yanımıza geldi. Aras ile de sevgili'' dedi . Bi saniye Aras Ada'yı ne ara unutmuştu ''Memnun oldum, hepinizi tanıdığım için çok mutluyum'' dedim. Aslan ayağa kalktı ''Bebekler nerede, galiba ikiz bebekmiş'' dedi, ardından Aybars gülümseyerek ''Yukarıda gel sevgilim biz Aslan ve Ceren'e bebekleri gösterelim'' dedi ve yukarı çıkmaya başladık. Yukarı çıktık ve bebeklerin odasına girdik, bebekler huzurla uyuyordu. Aslan ve Ceren bebeklere bakarak ''Maşallah çok tatlılar, Maşallah çok ama çok masumlar. Bu dünya için fazla masumlar, isimleri neler?" Diye sordu Aslan. Ceren gülerek ''Kesin biri Okyanus yada Kumsaldır'' dedi , şaşırmıştım çünkü eğer bunları biliyorlarsa gerçekten çok yakınlar. Gülümseyerek ''Bir numaranın ismi Doruk, iki numara ise Kumsal'' dedim , birden Aslan'ın yüzündeki gülümseme soldu ''Ada'ya noluyor?" Diye sordu. Ceren'de şaşkınlığını gizleyemedi ''Ben onu tanımıyorum ama baya arkadaş canlısı geldi'' dedi , Aslan ''Tamam ama sarılmaya bile gelmedi'' dedi. Aybars bu konunun kapanmasını ister gibi ''Tamam neyse boşverin onun bu aralar kafası çok karışık'' dedi.
*1 Saat Sonra*
Akşam yemeği için masaya oturmuştuk, herkes eski anılarını anlatıyordu ''Hatırlıyor musunuz? Ben eskiden röportaja çıkacakken üzerime bir kova boya dökülmüştü'' dedi Sude , herkes gülmeye başladı, Aslan ''Evet sana bir aralar o olay yüzünden Kızıl Kraliçe diyorlardı.'' Dedi masada herkes gülüyordu ''Asıl benim olaya bakın... İlkokul iki falan bir kıza aşık oldum, gittim kıza bir şiir yazdım ama nasıl uğraşıyorum. Kız o kadar emek emek yazdığım şiiri buruşturup çöpe atmıştı'' dedi Aslan, Aybars gülerek ''Kıza yazdığı şiir şuydu bak ;
Sayın Melis Coşkun
Bakışınız yorgun
Gel bana at oyu
Sonra beni çok sev
Yazmıştı gerizekalı o zamanlar milletvekili değil cumhurbaşkanı olmak istiyordu orası ayrı''dedi Aybars, masada herkes gülmeye başladı. ''Eğer kızları böyle düşürüyorsan yazık, git biraz Baybars'tan ders al'' dedi Ceren. Aslan gülerek ''Sen sus senin ilk davanı çok iyi biliyoruz'' dedi, Ceren Aslan'a sus işareti yaptı ama Aslan bugün susmayacaktı. Aslan gülmekten zar zor konuşarak ''Bunun ilk davasında bende izleyici olarak bulunuyordum. Ne yapacak bu salak diye düşünüyordum, karşı tarafın avukatı çok dişliydi. Ama Ceren Turan hiçte iyi değildi sonra bunlar bu salağın müvekkilinin açığını buldu ve buna bir vurdular off bu salak ağlayarak salondan çıktı'' dedi Aslan. Ceren yapay bir sinirle ''Allah Allah senin ilk görevini hatırlıyoruz, hani ilk görev zamanında içkili yakalandın ve görevden alındın'' dedi Ceren. İkisi atışıyordu sohbete Rüzgar dahil oldu ''Ada ile ben ilkokul 4. Sınıfta gösteri yapıyorduk, Ada o gün dans ediyordu ve sahneden düşmüştü'' dedi, Ada'ya döndü ''Yazık o gün güzelim açık pembe giymişti'' dedi , Ada gülerek ''Sende Kırmızı giymiştin bence sus'' dedi. Rüzgar Ada'nın sözünü düzelterek ''Mavi... O gün mavi giydim'' dedi
