Azad Marcus Özdemir'den
Ellerimi göğsümde birleştirip, sol omzumu kapıya yasladım. Asenanı izlemeye başladım, şerefsizi öyle bir korkutmuşdu ki, şerefsiz az kalsın altına yapıyordu salak. Şerefsiz konuşmaya başladı, bakışımı şerefsize verdim. Aras ses cihazının düğmesine bastı.
"Başçımız, Yani Feda beni tugaya Asker kılıkla girmemi ve Hangi askerin göreve gitdiğini Feda'ya söylememi istedi. Bende onun dediklerini yaptım, ve dün Bi Askerin göreve gitdiğini öğrenip Feda'ya söyledim, Şimdi Herkes onu şehit biliyor ama o şehit değil tutsak."dedi şerefsiz." İsmii ne! "dedi Asena." Alp midi nedir he Alp Gürkan. "dedi
Gözlerimi sonuna kadar açdım. Ne! Onuru nerde peki... O gerçektende şehitmi oldu.... Hayır olmaz, olamaz." Doğruyuu söyleee"dedi. Asena. "Vallahi doğru söylüyorum" dedi Şerefsiz. Aral yavaş adımlarla gidip masanın üzerindeki silahı alıp, şerefsizin ensesinden vurdu, şerefsiz yatağa düştü. "Bir iki dakika sonra uyanır çabuk olmamız lazım" Dedi Aras.
Asena kıyafeti çıkartıp kenara attı, kendi kıyafetlerine baktı "Kavuştum artık" dedi Asena. Gülüp, arkamı dönüp kapıyı açdım. "Hadi gelin, albayın yanına gidelim" dedim. Arala baktım "Aral sen burda kalıyorsun, şerefsiz bir yere gitmesine izin verme" dedim. Başını salladı, Asena ve Aras arkamdan yürümeye başladı. "Hey Azad biz Albayın odasını bilmiyoruz ki" dedi Asena.
Adımlarımı durdurdum, arkamı dönüp ona baktım "Ne yapacağız şimdi?" dedim. "Etrafdaki askerlere sorsak niye buradasınız gibi birşeyler soracaklar" dedi Aras. "Bence en iyisi sormak iyi olur, Soru sorsalar birşeyler uydururuz" dedi Asena. Başımızı salladık, Etrafa bakmaya başladık. Bir Asker yanımızdan tam geçiyordu ki, Asena ona seslendi. "Asker abi!" dedi.
Asker adımlarını durdurup, bize baktı kaşlarını çatıp "Sizin burda ne işiniz var çocuklar" dedi. Aha buldu şimdi bahaneyi. "Şey... Biz Albaya bakıcaktıkta" dedi Aras. "Ne yapacaksınız Albayı?" dedi Asker. "Önemli konuda konuşacaktıkta" dedim. Derin nefes alıp konuştu "Burdan düz ilerleyin, sola dönüp ikinci kapı Pusat Kandemir" dedi Asker.
Teşekkür edip, dediği yöne yürümeye başladık. "Onur gerçektenden mi şehit oldu" Dedi Aras."Bilmiyorum Aras" dedim. Pusat Kandemir yazılan odanın Karşısına gelmiştik. Kapının önünde nöbetçi olmalıydı ama yoktu. Derin nefes alıp kapını çaldım. "Gir!" kapını açıp içeri girdik. Albay önündeki dosyalara bakıyordu. Kafasını kaldırıp bize baktı, anında kaşlarını çattı. "Çocuklar sizin burda ne işiniz var?" Dedi albay.
"Pusat bey biz size bişey vermeye geldikte" dedi Aras. "Ne vereceksiniz? İlk önce sorumu cevaplayın burda ne işiniz var?" dedi Albay. "Biz şey... En iyisi biz olayı baştan anlatalım" dedi Asena. Olayı anlatmaya başladık. Albay ağzının içinde bilmediğimiz bir dil ile konuştu "Tu niha birazîyê min î. Gava min behsa kulîlkan kir ez dê bi we ra hevnas bibim û ez heta hetayê bi we serbilind im. "(Siz şimdi benim yiğenimsiniz. Çiçek bahsetmişti en kısa sürede sizinle tanışacağım. Ve siznen gurur duyuyorum çocuklar)
"Ne Söylediniz Albayım" dedi Asena. Albay kafasını yavaşça sağ sola salladı "Hiçbişey. Şimdi nerde o Şerefsiz," dedi. "Odasında," dedim. Aras ses cihazını Albayın önüne bıraktı, Albay ses cihazına baktı sonra bize "Bakın Onur aslında Şehit olmadı, görev için kendini ölü gibi göstermişti, görev uzun sürmeyecek yarın değil ertesi gün gelecek" dedi. Albay ayağa kalkıp "Benim güzel Bi işim var siz eve gidin" dedi.
"Şey... Onurun şehit olmadığını Ailesine söylememize gerek var mı?" dedim. Albay kaşlarına çatıp bana baktı "Ailesine derken o Aile sizinde aileniz" dedi Albay. Derin nefes alıp konuştum "Soruma cevap vermediniz Pusat bey" dedim. "Söyleye bilirsiniz" dedi Pusat bey. Arkamızı dönüp, kapını açdık. Odadan çıkıp Şerefsizin odasına yürümeye başladık.
"Acaba Aralımm ne yapıyor" dedi Aras. Göz devirdik, tekrar konuştu " Kesin o şerefsizi bayıltıyor" dedi. Arkamızdan kıkırdama sesi geldi, arkamı döndüm. Albay biznen geliyordu hiç bişey söylemeyip arkamı döndüm ve yürümeye devam ettim. Sonunda şerefsizin odasına varmıştık, kapını açdım gördüklerimle gözüm şokla açıldı.
Bitti ee nasıldı ssjjssjs şaka şaka
Aral yerde yüzüstü yatmış, şerefsiz ise Aralın üzerinde onu boğuyordu aslında boğuşuyolardı. Hemen gidip şerefsizi Aralın üzerinden çekip kafa attım. Şimdi ben şerefsizin üzerinde onu dövüyordum. Yüzüne yumruk atıp ayağa kalktım, karnına tekme atmaya başladım. Albay beni durdurup, Şerefsizin yakalarından tutup dışarı sürüklemeye başladı. Aralın yanına gittim, derin derin nefesler alıyordu.
"İyimisin?" dedim. Başını salladı, Aras ve Asena kolunu tutup ayağa kaldırdı, "Hadi gidelim" dedi Aras. "Aral sen iyimisin?" dedi Asena. Aral başını salladı, ellerini çekip "Kendim yürüye bilirim" dedi. Aras ve Asena kafasını salladı. Önden yürümeye başladım, Aras ve Asena arkamızda birşeyler konuşuyorlardı. Tugaydan çıktık, "Hey oraya baksanıza" dedi Aras.
Durup dediği yöne baktık, etrafda Askerler sarmış dört bir yanından, boşluk kalan yerde Şerefsiz teröristi döven Albayı gördük "Oha!" dedik aynı-anda. "bu Albayda da ne marifetler varmış maşallah maşallah" dedi Aras. "Hadi gidelim saat geç oldu" dedim. Kafalarını sallayıp, yürümeye başladık. Arabanın önüne gelip bindik. Şoför arabayı çalıştırıp Özdemirlerin konağına sürmeye başladı.
"Bakın ne diyorum, Yarın akşam bizim kafede konsere verelim mi yaaa" Dedi Asena. Aras konuştu "Harbi özledim o güzel sesimi ben yaa" dedi. Asena boğazını tutup derin nefesler almaya başladı, "Noldu Asena? İyimisin?" dedim. Ellerini boğazından çekip konuştu "İyiyim sadece Arasın egosundan nefes alamadım da o yüzden" dedi.
Arala baktım, Aynı anda kahkaha attık. "Niç Niç hiç yakışmıyor sana Asena" dedi Aras. Ellerini göğsünde birleştirip, kafasını cama taraf verdi. "Yaaa Aras ama ben sadece şaka yaptım ya" dedi Asena. Aras omuz silkti, Asena Arasın yanağına uzanıp öptü "Hadi barışalımmmmm" dedi. Aras sırıtıp ona baktı "Ben senden küsmemiştim ki" dedi o'da Asenanın yanağından öptü. "ULAN!! Aras Bi Arkaya gelim seni orda evire çevire dövmesem bana Azad demesinler!!!" dedim sinirle.
Aras korkakça yerine sindi, "Ben ne yaptım ki" ağzının içinde mırıldamıştı, ama ben onu çok iyi duymuştum "Ne yaptın mı!! Kızın yanağında öpmek ne Aras!!" dedim. "Dördüzüm değilmi. Öpeceğim koklayacam bundan Sanane abicim!!!!!" dedi Aras. "Bekle sen bekle birde ben dövecem seni bekle" dedi Aral. Arasa bakıp 'bekle sen bekle' anlamında kafa salladım.
Araba durmuştu, Önüme baktım Özdemir konağına Gelmiştik. Arabadan indik, Konaktan bağırma sesleri geliyordu, kaşlarımı çatıp korumalara baktım "Bu ses ne?" dedim. "Bilmiyoruz Azad bey" dedi koruma. Başımı sallayıp tekrar konuştum "Abi, ne beyi be Senin çocuğun yaşındayım bey hiç yakışmıyor." dedim. Koruma başını hayır anlamında salladı "Üzgünüm Murat bey duysa kötü olur" dedi. Asena konuştu "Duyarsa duysun abi sen bize hanım, bey söyleme " dedi.
Korumalara baktı "Söylemeyin" dedi. Korumalar başını yavaşça salladı. "Tamam Asena kızım" dedi az önceki koruma. "Ha şöyle be" dedi Aras. Arkamızı dönüp Kapıya yürümeye başladık. Kapının önünde durup zili çaldım. Kapı birkaç dakika sonra yardımcı abla açdı "Hoşgeldiniz çocuklar" dedi. "Hoşbulduk" dedik. Yardımcı kenara çekildi, Bağırma sesleri artmıştı "Kulağımın zarı patladı" Dedi Aras.
Başımızı salladık, içeri girip salona yürümeye başladık. "Hadi hayırlısı" dedi Aras. Salona giriş yaptık, Murat bey ve Agah bey salonda dört dönüyordu. Özdemirler bir yerde kalmıyorlardı. Kuzen salakları ise koltukta oturmuş arka bahçeye bakıyordu. Çiçek hanım ve Aslı hanım dolu gözlerle Etrafa bakıyorlardı . Ferhat bey ve Söner bey ortalıklarda yoktu. Tarık bey ise Tuana hanımla oturmuş Asıl hanıma teselli ediyorlardı.
Arkamızda ses geldi, Arakımızı döndük "Yoklar İşte heryeri aradık yoklar yer yarıldı sanki içine girdile-" sözünü yarıda bırak şey bizi görmesi olmuştu Söner beyin. Yanında Ferhat bey vardı. "NEREDEYDİNİZ SİZ LAN!!!" arkamızı dönüp biz bağıran Tarık beye baktık. "İlk önce sizi ne! İki, bize bağıramazsınız buna hakkınız yok!!!" dedim. "Üç, Nereye gittik nerdeydik bunu karşamazsınız,zaten nereye gitsek döneceğimiz yer bu Ev!!!" Dedi Asena.
Söner bey önümüzde kalıp biz bağırdı, Ya sabır ya sabır. "BİZ BURDA MERAKTAN ÖLELİM, SİZ İSE KEYİF YAPIN!!!" dedi. "BİZ NE KEYİF YAPIYORDUK NE DE SİZİN MERAKINIZA KALIYORUZ!!" dedim "NEREDEYDİNİZ SİZ LAN SORUYA CEVAP VERİN " dedi Tarık bey
Kuzen salakları ayağa kalktı "Aman Baba boşver barlarda sürünüyorlardır kesin" Dedi Ayaz. Özdemir kardeşleri ayağa kalkıp Söner beye baktı aynı anda bağırdılar "AMCA!! KARDEŞLERİMİZE Emir VEREMEDİN!! BAĞIRAMASIN BUNA HAKKIN YOK ÇÜNKÜ BİZ ONLARIN AİLESİYİZ SİZ SADECE VE SADECE AKRABASINIZ KENDİ HADDİNİZİ BİLİN!! VE SİZ BELANIZA SIÇDIK"dediler, kuzen tayfasının üstüne saldırdılar. Kadınlar çığlık atıyordu. Umay Zelihanı, Emil Zehranı dövüyordu.
Dördüzlerime baktım elinde çekirdek çitleyip kavgaya bakıyorlardı. Göz devirip, elimi açıp kapayınca elime çekirdek koydu Aral. Kavgaya baktım, Pars Urazı, Poyraz Yamanı, Umut Berki, Umay Zelihanı, Mert Ereni, Yusuf Ayazı, Eymen Ali, Emil ise Zehranı dövüyordu. Ferhat bey bağırdı ama bağırması bir işe yaramıyordu. "AYRILIN!!" dedi gür sesiyle. Ama Özdemir kardeşleri hala işine devam ediyordu. Demet hanım ayağa kalkıp Asenanın karşısında durdu.
"HEPSİ SENİN, SİZİN SUÇUNUZ BU AİLENİ DAĞITIYORSUNUZ!!" dedi ve Asenaya tokat attı. Etrafda tokatın sesi yankılanıyordu. Özdemir kardeşleri durmuştu, odak noktası Asenaydı. Sinirle Demet hanıma baktım, ama çoktan Çiçek hanımın eline geçmişti. Çiçek hanım, demet hanımın saçlarında tutup sertçe çekti." BENİM KIZIMA NE CÜRETKE EL KALDIRIYORSUN SEN" dedi ve sertçe Demet hanıma tokat attı.
Demet hanım tokatın etkisiyle yere yığılmıştı, Çiçek hanım bunu fırsat bilip üstüne çıkıp, Yüzüne yumruk attı. Esra hanım bundan fırsat bilip Tuana hanımın üstüne atladı, saç baş girmişlerdi Agah bey eşini ayrılmasını söylüyordu ama Esra hanım duymamış gibi yapıp daha da dövmeye başladı. Daha fazla onlara bakmayıp, Asenama baktım. Aras ve Aral önünde kalmış birşeyler söylüyordu Asenaya ama Asena hiçbişey duymamış gibi ellerini kulaklarına götürüp yere diz çöktü. Allah kahretmesin ya Sinir krizi geçiriyordu.
Asena bağırmaya başladı. O içindeki ses ona kötü şeyler söylüyordu, hatta bir keresinde o içindeki sese uyup intihar etmeye kalkışmıştı, ama Aral yetişmiş onu kurtarmıştı. Artık Asenanı ilaçsızda geri geliyordu. (böyle bişey varmı bilmiyorum, ama vardır diye düşünüyorum) Sadece ona şarkı söylemek lazım ama en sevdiği şarkı 'Asena' şarkısıydı. Kendi ismi olduğu için hem de Bozkurt şarkısı olduğu için çok seviyordu.
"Kızım!" dedi Murat bey. Herkesin bakışı Asenaya döndü. Asena bağırmaya başladı "BEN BİŞEY YAPMADIM!!" dedi Asena."Kızım!" dedi Çiçek hanım. "ARAS HEMEN ASENANIN İLACINI GETİR!!!" dedim. Aras koşarak merdivenlere yöneldi. Diz çöküp Asenaya baktım "Asena, güzelim sakin ol" dedim. "HAYIR HAYIR!!" dedi Asena. Aralda diz çöküp konuştu "Hani bir defa beraber lunaparka eğlenmeye gitmiştik, sen Arasnan trene binmiştiniz, Aras korkudan bayılmıştı, Sen kahkaha atarak Arası çekiyordun" dedi.
Ne yapacağını çok iyi biliyordum, güzel anılarımızla onu sakinleşdirecekti ben konuştum. "Hani sen bana bir kolye sevdiğini ve o kolyeyi 16 yaş doğum gününde almamı istemiştin, ben o kolyeyi sana almıştım sonra beraber korku filmi izlemeye gitmiştik, Aral ve Aras korku filminden korktuğu için birbirine sarılarak izlemişti o filmi, sende onların fotoğraflarını çekip albüme koymuştun. "dedim. Ellerini kulaklarından biraz çekmişti .
Arala baktım, bana bakıyordu sonra konuşmaya devam etti" Hani Bahar abla çalıştığı için sen onun Çocuklarıyla birlikte eğlenceli gün geçirmiştin,çocuklar seni çok seviyordu sende onları çok seviyordun,ayrılmak bilmiyordunuz "dedi. Bahar abla bizim kafede çalışıyordu, eşi öldüğü için hem çocuklarına bakıyordu, Hem de çocukları okusun diye iş arayıyordu. İş aradığını ve hakkında bildiklerimizi komşumuz dedikoducu Nazmiye söylemişti.
Bizde onu bizim kafede çalışmasını istedik, çocuklarını ara sıra kafeye getiriyordu, getirmeyen zamanlar ise Aras ve Asena çocuklara bakıyorlardı. Aras koşarak içeri girdi, "Azad yakala" dedi. İlacı attı, yakalıp kötü kötü ona baktım "Seni döverim Aras" dedim. Asenaya baktım, ellerini sertçe kafasına vuruyordu, Aral onun ellerini tutuyordu ama nafileydi. "Aras gel buraya!" dedim.
Aras koşarak yanıma geldi, "Aras ve Aral siz Asenanın kolundan tutup bırakmayın" dedim. Aras ve Aral kafasını salladı. "Asena hani birdefa sen gece yarısı bize pasta yiyemize izin vermiyordun, biz birdefa gizlice yemiştik sende bizi yakalamıştın, sonra ceza olarak bize Bi yığın tabak vermiştin yıkamaya" dedim. Asena yavaşça kafasına vurmaya başladı. Aras ve Arala baktım, ne dediğimi anlamışlardı, hemen Asenanın kollarını tutdular "BIRAK BENİ!" dedi Asena.
İğneyi Asenanın koluna vurdum. Asenanın gözleri yavaş yavaş kapanıyordu, son sözleri bu olmuştu "Ben, biz sana bişey yapmadık baba... Bizi neden sevmedin......" demişti. Umarım kimse duymamıştı. Asenayı kucağıma alıp merdivenlere yöneldim. Merdivenlere çıkmaya başladım, Aras ve Aralda arkamdan geliyordu arkmaı dönüp onlara baktım "Siz salonda kalın geliyorum ben" dedim. Başlarını sallayıp salona gittiler.
Önüme dönüp hızlı biçimde yukarı çıktım. Asenanın odasına girip, yatağına koydum. Üstüne pikeyi çekip , anlından öptüm "İyi geceler Güzelim" dedim. Asena arkasını dönüp uyumaya devam etti. Gülüp kapıya yürümeye başladım. Son defa Asenaya bakıp, dışarı çıktım yüzüme sert ifade koyup, merdivenlerden inmeye başladım. Bakalım kim nerde sürünüyor Ayaz efendi.
Salona giriş yaptım, herkes biryerlerde oturmuş birbirlerine bakıyorlardı. İçeri girmeme herkesin bakışı bana dönmüştü. Ayazı aramaya başladım, Yaman ve Urazın ortalında oturmuş yüzüne buz koyuyordu. Onun yanına gidip yakalarından tutup ayağa kaldırdım "Demek sürünüyor ha?!! Demek barlarda!?!" dedim ve sertçe ona kafa attım. Üsğtne çıkıp ard arda yumruk atmaya başladım. "SÖYLEYİM Mİ NERDEYDİK HA! ONURUN ŞEHİT OLMADIĞINA İNANIP TUGAYA GİTMİŞTİK!!!!" dedim.
Yüzüne tekrar yumruk attım "ONUR ASLINDA ŞEHİT OLMADI!! 8 GÖREV İÇİN KENDİNİ ÖLÜ GİBİ GÖSTERMİŞTİ!!! ANLADIN Mİ LAN ŞEREFSİZ!!" dedim. "Ne!" dediler. Son defa yumruk atıp ayağa kalktım, Ferhat bey ayağa kalkıp bağırdı "NEDEN BİZE SÖYLEMİYORSUNUZ!! NİYE HERŞEYİ KENDİNİZ YAPIYORSUNUZ AZAD!! BİZ BURDA NEYİZ!! PERİŞAN OLMUŞTUK BİZE SÖYLESEYDİNİZ BİŞEY YAPA BİLİRDİK!! BURNUNA ESENİ YAPMAYIN!! YOKSA KÖTÜ OLUR!! BİZDEN İZİN ALMADAN HİÇBİRYERE GİTMİYORSUNUZ BUNDAN SONRA.!!!" dedi." Ne olarak bize emir veriyorsunuz Ferhat bey "dedim.
" İlk önce deden olarak emir veriyorum! İki bey değil dede söyleyeceksin bana Azad! "dedi Ferhat Özdemir." BİR dedem değilsiniz! İki size asla dede dimiyecem Ferhat Özdemir!! "dedim. Karşımda durdu" Dede söyleceksin bana Azad!! "dedi Ferhat Özdemir." Baba-"sözünü yarıda bırak şey benim Ferhat Özdemire bağırmam oldu" BENİM DEDEM DEĞİLSİNİZ! BENİM DEDEM KARADENİZ'DE!! Ve asla dedem olmayacaksınız! "dedim.
" Azad oğ-"sözünü yarıda bırakan şey Ferhat Özdemirin bana tokat atması oldu" O. SENİN. DEDEN.DEĞİL.SENİN.SİZİN. DEDENİZ BENİM AZAD!!! "dedi. Elimi yanağıma koyup ona baktım" Senden dede bile olmaz Ferhat Özdemir!! "dedim. Salondan çıkıp, merdivenlere yöneldim." Azad!! "dedi Aral. Arkamı döndüm, Karşımda bana silah çeken Yaman Özdemir kalıyordu.
" Dedeme ne cüretle bağırıyorsun sen!! "dedi. Sırıtıp konuştum" Deden haddini fazla aştı Yaman Özdemir "dedim. Çok pis kaşınıyordu, gel kaşı söylüyordu. Silahı anlıma dayayıp konuştu" Son kelimen ne olsun "dedi." YAMAN HEMEN İNDİR O SİLAHI!!!!! "dediler. Yaman onlara bakıp sonra bana döndü, tetiği çekip konuştu" Son kelimen ne olsun Azad? "dedi." Marcusun selamı var sana " dedim.
Silahı ateş etti
####################
VE bitti şaka şaka jsjsjsjs
Silahı havaya kaldırdım, Silahı ateş etti. Silahı elinden alıp kenara attım, sertçe kafa atıp bayılmasına sağladım, yerde 180 yatıyordu. Hiçbişey olmamış gibi arkamı dönüp, yukarı çıkmaya başladım. Odama girip giyinme odasına gittim. Üstümü değiştirip pijama takımları aldım. Giyinme odasından çıkıp yatağa yattım.
Yarın olacaklardan habersiz. Kendimi karanlığa verdim
______________________________________
Yarın
______________________________________
Sabah muzik sesi uyandım, karşımda Aras kalıyordu elinde telefonu ve dans ediyordu. Bağırarak şarkı söylüyordu. "LANETLER ÜZERİME DOĞRU!!!!" arkası bana dönük olduğu için uyandığımı göre bilmiyordu.
"DANS ETMEM GEREKİYOR OĞLUM!!"
"DANS ETMEM GEREKİYOR OĞLUM!!"
Ayağa kalkıp yanına gittim, ensesine bir tane sertçe vurup bağırdım "ULAN SABAH SABAH NE YAPIYORSUN SEN BURDA LAN!" dedim. "AA-abicim kahvaltıya sizi bekliyorlardı bende sen uyanmadın diye şarkı açdım, iyimi yapmışım abi?" dedi Aras. Yatağıma baktım, yerdeki terlikler gözüme takıldı, Aras benim baktığım yöne baktı "Aa-aa-aabb-iii onu yapma, gözünü seveyim ertesi gün Çiçek hanım yaptı, Bu sefer sen yapma bari" dedi.
Onu dinlemeyip, terliklere doğru yürüdüm. Eğilip terliklere alıp ona döndüm, Hemen koşarak kapıya yöneldi, terlikleri havaya tutup arkasından koşmaya başladım. Merdivenlere yönelmişti, hemen boş asansöre koştum içeri girip son kat düğmesine bastım, bastım, bastım, bastım. Asansör 2 katta durmuştu içeri Pars ve Poyraz girmişti. Onlara takmayıp, Asansörün 0 kat düğmesine bastım.
Asansör durmuştu, hemen koşarak çıkıp, Salona baktım Aras, Çiçek hanımın arkasında saklanmıştı, sırıtıp yavaş adımlarla Çiçek hanımın karşısında durdum. "Arasım çık bakayım ordan, vallahi vurmuyacam" dedim. Aras kafasını çıkartıp bana baktı "Hayır!! Vuracaksın!" dedi. Sinirlenmeye başlıyordu, sinirlenince karadeniz damarım arada tutuyordu "Ula! Aras vurmuyacam dedum sana da! Daha ne istersun!!"dedim.
Çiçek hanım kaşlarını havaya kaldırıp konuştu" Karadeniz şivesi ne güzel yakışıyor sana oğlum "dedi. Göz devirip, Arasa baktım" Sen bekle sen ula elume geç bakalum kim kurtacak senu "dedim. Salonun kapısında Murat bey ve Ferhat Özdemir vardı. Hiçbişey söylemeyip, yukarı çıktım. Odaya girip giyinme odasına gittim. Kıyafetlerimi değiştirip, Odadan çıktım.
Asenanın odasına girdim, yatak boştu, giyinme odasının kapısı açıldı, bakışımı oraya verdim. Asenaydı, üstünde beyaz tişört ve siyah kot pantolon vardı. "Günaydın abiciğim m" dedi. "Günaydın Güzelim" dedim. Asena gelip önümde kaldı, eliyle gel gel yaptı. Eğilip ona baktım, yanağımdan öptü. Bende yanağından öpüp dik durdum "Hadi kahvaltıya" dedim. Gülümseyip "tamam gidelim" dedi.
Önden yürüdü, tam arkamı döneceğim sırada telefonu çalmıştı kaşlarımı çattı, kapıya baktım Aral Asenanı kucağına alıp aşağı indi. Yanıt versem ne olacaktı ki, dördüzüm değilmidi. Makyaj masasının yanına gidip telefonu aldım. Bilinmeyen numaraydı. Aramaya yanıt verip kulağıma koydum.
"Alo buyrun" dedim. "Alo Asena hanımlamı görüşüyorum" salakmıdır nedir, sesimden neyi anlamıdı acaba aptal. "Yok, ben onun dördüzüyüm Asena yok, ne söyleyecektiniz acaba?" dedim. "Asena hanım bundan birkaç gün önce, bir erkekle Dna testi için gelmişti, bende Dna testini elimden gelen her şeyi yapıp sonuçlarını bu güne çıkmasına başardım ve sonuçlara göre, Enes bey 99,9 % Murat beyin oğludur, iyi günler" dedi ve kapattı.
Kapanan telefona bakıyordum "Ne" dedim. Asena ve Arasın gizlice biryere gitdiklerini ve o gün Asena Murat beyden arkadaşının annesi için kan aldığını hatırladım. Sinirle Odadan çıkıp merdivenlere yöneldim. Neden söylemediler bize neden!. Merdivenleri inip, Salona girdim herkes konuşuyordu. Asena ve Arası aramaya başladım. Koltuklarda oturmuş bişeyler konuşuyordular. "Azad oğlum" dedi Çiçek hanım.
Herkesin bakışı bana döndü, ben sadece Aras ve Asenaya bakıyordum. Onların yanına yanına gidip konuştum "Neden bize söylemediniz!" dedim. Asena ve Aras kaşlarını çatıp ayağa kalktı "Neyi Abi?" dedi Asena. "Bize neden söylemediniz Asena!" dedim tekrar. "Neyi abi?" dedi Aras. "Azad oğlum-" sözünü sertçe böldüm "Siznen konuşmuyorum Çiçek hanım ben Aras ve Asenanan konuşuyorum burda!!" dedim.
"Niye bize , bizden Dna testini gizlice yaptınızı söyleyin Asena ve Aras!!" dedim. "Ne Dna testi -" sözünü sertçe Tekrar böldüm. "SİZNEN KONUŞMUYORUM BEN, ARAS VE ASENANAN KONUŞUYORUM BURDA POYRAZ ÖZDEMİR!!!!!!" dedim. "Abi bak vallahi söyliyecektik ama bu kaçırılma, hastane vakaları buna izin vermedi" dedi Asena. "Ya niye peki ilk yaptınız gün söylemediniz?!!" dedim.
"Bak abi-" sözünü yarıda bırakan şey benim sertçe ona tokat atmam oldu. (Şaka şaka)
Sözünü yarıda bırakan şey, Aralın yanıma gelmesi oldu "Noldu Abi?" dedi Aral. "Aras ve Asena bizden gizlice Dna testi yaptırmış!!" dedim. "Ne testi?" dedi Aral. "Enes ve anladın sen" dedim. Gözleri şokla açılıp Asena ve Arasa baktı "Yapmadınız söyleyin Aras ve Asena!!?!!" dedi Aral. Asena ve Aras kafasını eğip hiçbişey söylemedi "Size söylüyorum!!!" dedi Aral.
. "Çocuklar sakin olun" dedi Ferhat Özdemir. "Siz karışmayın Ferhat bey! Biz burda kardeş diyemediğimiz İnsanların arkamızdan nasıl işler çevirdiğini konuşuyoruz burda!!!" dedi Aral. Aras ve Asena kafasını kaldırıp, hayal kırıklığıyla Arala bakmaya başladılar. Kafalarını tekrar eğip hiçbişey konuşmadılar." Şimdi soruma cevap verin! Yaptınız mı yapmadınız mı?! "dedi Aral. Aras ve Asena birbirilerine bakıp, konuştular" Yaptık "dediler.
" Niye bu kadar bencilsiniz!! Bize söyleseydiniz birlikte yapardık, ama siz hayır yok onların arkasından iş çevirelim söyleyip yaptınız ha!!?!!!! "dedi Aral. Aras ve Asena kafasını kaldırıp hızlıca hayır anlamında salladılar." Hayır hayır abi biz öyle bişey söylemedik "dedi Aras." Konuşmayın!! "dedim. Kafalarını eğip sustular." Eh Yeter be! Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz!! onlar sizin dördüzleriniz niye öyle söylüyorsunuz!!! "dedi Pars.
" Neler çevirdiğini söylesek sizde bizim gibi oldurdunuz!! "dedim." Neler çevirmişler?"dedi Umut. Derin nefes alıp konuştum," Hani Murat bey, bizi kurtarmaya gelmiştiniz ve bizim yanımızda bir çocuk vardı ismi Enesdi, Aşırı Derecede Eymene benziyordu "dedim ve tekrar konuştum" Birdefa Asena Sizden Kan almıştı Arkadaşının annesi için ama o kan arkadaşının annesi için değil Dna testi içindi "dedim." Dna testi mi? "dedi Aslı hanım.
" Evet Dna testi. Enes 99,9% Murat beyin oğludur, Eymenin ikizi yaşıyor "dedim. Etrafda ölüm sessizliği vardı" Ne! "dediler. Kapıyı işaret ettim" Odanıza çıkıyorsunuz! "dedim bize son defa bakıp salondan çıktılar, Özdemirlere döndüm ve" Enes Yani Eymenin ikizi aslında ölmemiş, Sizi kandırmışlar. O gün aslında Enesi kaçırmışlardı ve hergün dışarıda kamera ve ya içeride kamera koyup sizin perişan halinizi gülerek izliyorlardı "dedim.
" Ve siznen kavga ettiğimiz gün, evden gitdikden sonra arabada, birilerini sizin eviniz önünde kamera koyduğunu gördük ve onları takip ettik. Bir dağ evine gitmiştik, İçeride ve dışarıda bir sürü koruma vardı biz onları öldürüp içeri girdik. Ve odalarda birinde Enes vardı, heryeri yaralıydı onu alıp çıkmıştık evden (derin nefes alıp konuştum). , bizi takip eden birsürü Arbalar vardı. Enesi istiyorlardı bizde vermedik, yakıtımız bitmek üzereydi, arabada silah vardı, çatışmaya başlamıştık " dedim. Kadınlar ellerini ağzına koyup" Hiiiii"dediler. Çiçek hanım konuştu "Asena peki o?" dedi.
"O'da bizimle birlikte çatışmaya katılmıştı. Azad abim Araba kullanırken, biz çatışıyorduk.sonra biliyorsunuz Çiçek hanım aramıştı . Arabanın yakıtı bitmişti, biz arabada kalıp bekledik plan yaptık. Arabalar kısa sürede etrafımızı sarmıştı, Adamlar arabalardan inip etrafımızda toplanmışlardı, Araban inip adamları dövmeye başladık, Tekrar adamlar gelmişti, sonra birkaç adam öldürmüştük, Murat beyin adamları ve Murat bey gelmişti " dedi Aral.
" bizi son anda kurtarıp, hastaneye gitdik. Enesi aldılar ilk önce, Sonra Asenaya arama geldi, bişey konuşuyordu ama Asenanın bizden başka arkadaşı yoktu. Ve Murat beyin kanını isteyip sözde Arkadaşının annesi kaza geçirmiş. Kanı alıp doktora götürmüşler, aynı zamanda da Enesin kanını. Bu gün öğrendim gerçekleri o Dna testi yapan doktor aramıştı sonuçları açıklandı dedi. Enes sizin oğlunuz "dedim. Çiçek hanım ağlamaya başladı" N-Nerde peki oğlum? "dedi.
" bizim evde kalıyor "dedim, ve salondan çıktık. Dış kapını açıp yürümeye başladık" Birkaç gün eve gelmiyelim "dedi Aral. Başımı sallayıp önüme döndüm.
Asena Tomris Özdemir'den
Kendimi suçlu hissediyordum, niye çabuk söylemedik ki , bize kızmazdılar. Odamda tek oturuyordum, Aras gitmişti hava almaya çıkmıştı. Ayağa kalkıp, perdeyi biraz çekip dışarı baktım. Pencere arka bahçeye bakıyordu. Kadınlar avluda oturmuş bişeyler konuşuyorlardı.
Havuzun yanında Güneş, Bulut ve yiğit oyun oyunuyorlardı. Sıkılıp aşağı inmeye karar verdim. Astım ilacımı alıp dışarı çıktım. Merdivenlere yönelip inmeye başladım, ikinci katta nefesim kesilmişti ilacı alıp iki defa sıktım. Nefesimi düzene sokup, aşağı inmeye başladım. Merdivenlerin sonunda nefesim yine kesilmişti ilacı alıp tekrar iki defa sıktım.
Sonunda nefesim düzenlemişti. Salona girdim, Hiç kimse yoktu, Kocaman pencereni açıp arka bahçeye çıktım. Soğuk hava bedenimle temas ettiği zaman hafif bir titreme geçirmiştim ama şimdi iyidim. Telefonum çalmaya başladı telefonumu alıp baktım 'Melisa' aramaya yanıt verip kulağıma koydum.
"Alo efendim melisa" dedim. "Alo merhaba Asena hanım nasılsınız?" dedi Melisa. "İyiyim sen nasılsın nasıl gidiyor" dedim. "İyiyim, Bi. Aksilik yok, Akşam için Herşey hazır olacak" dedi Melisa. "Tama-" sözümü yarıda bırakan şey buludun bağırması oldu "GÜNEŞ!! İMDAT YARDIM EDİN ANNE!!!" dedi. Hemen onun tarafına döndüm, Havuzda boğulan güneş vardı, elimden telefon kayıp düştü.
Çiçek hanım koşarak bulutun yanına geldi "GÜNEŞ!!! YARDIM EDİN!!!!" dedi. Kadınlar havuza koşmaya başladı. Ben.... Ben ne yapacaktım. Yüzmeyi bilmiyordum. Başarmalıyım o benim kardeşimdi. Onu kurtaracağım. Artık ne izlesem ne öğrendiysem yapacaktım. Koşarak havuza atladım. Ellerimi öne verip açtım,ayaklarımı açıp kapatmaya başaldım. Oluyordu,ileri gidiyorum.
Hemen Güneşi yakayılıp, sudan çıktık, derin nefesler almaya başladık "İyimisin güneşim" dedim. "İyiyim abla" dedi. Abla demişti, sevinmiştim. Batmaya başlalıyordum. Hemen Güneşi Aslı hanıma verdim. Umay elini uzatmıştı. Tam elini tutacağım sırada, tekrar batmaya başladım. "Kızım!!!" dedi Çiçek hanım.
Elim havada kalmıştı, su beni derinlere çekmeye devam ediyordu. Birisinin suya atlamasıyla , aniden yukarı çekildim. Pars'tı,derin nefesler almaya başladım. "İyimisin?!" dedi. "İyim" dedim nefes-nefeseyken. Beni havuzdan çıkardı, çok soğuktu. Emil havlu alıp omzuma koydu. Pars havuzdan çıkıp, beni kucağına alıp yürümeye başladı.
"İ-İndir b-beni" dedim. "Kızım Bi sus be!" dedi. "Bekle sen bekle, ben Bi iyileşim seni bak ne güzel dövüyorum!" dedim. Gülüp " Onu da yaparsın sen, güzellik" dedi. Hala benimle eğleniyordu, odaya girip beni indirdi "Sıcak duş al hasta olacaksın" dedi Pars kulesi. Onun dediğini yapıp banyoya girdim kapıyı kilitleyip, ayna kendime baktım. Göz altlarım biraz morarmış, dudaklarım estetik gibi şişmişti. Hay aksi.
Küveti suyla doldurmaya başladım. Üstümü değiştirip, küvete oturdum.
12 dakika sonra
Küvetten çıkıp, bornozumu aldım. Giyinip, ipini sıkıca bağladım. Banyodan çıktım, Pars yoktu salak. Giyinme odasına girip, mavi tişört ve dizlerimin Bi tık üstünde eteği giyindim. Makyaj masasına oturup, saçlarımı kurutmaya başladım. Dördüzlerimin sevdiği saçlarımı.
Çekmeceden, makas alıp karşıma koydum. Saçlarım, el diz kapağıma geliyordu. Makası alıp, saçlarıma getirdim. Gözlerim dolu dolu, saçlarıma bakmaya başladım. Makası hemen masaya atıp ayağa kalktım "Yapmıyacaktım ve asla ama asla yapmıyacağım!!" dedim kendi kendime. Dışarı çıkıp, Arasın odasına girdim, yoktu hala gelmemişti. Astım ilacına bakıp, odadan çıktım. Merdivenlere yönelip aşağı inmeye başladım.
İkinci katta nefesim daralmaya başladı, hemen ilacı çıkarıp iki defa sıktım. Derin nefesler alıp, yürümeye devam ettim. Tekrar nefesim kesilmişti, ilacı çıkarıp iki defa tekrar sıktım. Nefesimi düzene verip salona baktım. Hiçkimse yoktu, karşımda yardımcı abla durdu "Kızım, Digerlerini arıyorsan onlar yemek odasında bak o oda" eliyle büyük kapıyı işaret etti.
Teşekkür edip kapıya yürüdüm. Tam kolunu indireceğim sırada içersen kahkaha sesi geldi. Konuşmalar ve kahkahalar vardı. Elimi geri çekip arkamı döndüm "Bensiz , bizsiz de mutlularmış. Ne düşünecektin kızım Bi iki günlük çocuklarla mutlumu olacağını, Artık Enesi ailesine teslim edecem ve bu eve bir adım bile atmam " dedim kendi kendime.
Kapıya yürümeye başladım, tabi ki de beni dinleyen bir Özdemir sülükleri olduğundan habersizdim.
Kapını açıp, dışarı adım attım karşımda Aras vardı." Hayırdır nereye? "dedi." Markete gidecem gelmek istermisin?"dedim. Başını salladı yürümeye başladık." Onlar nerde? "dedi. Dördüzleri söylememişti, abilerim söylememişti, onlar söylemişti." Bilmiyorum kavgadan sonra ortalıklarda görünmediler "dedim." Görünseler ne olacak ki? Bizim yüzümüzü görmek bile istemiyorlar! "dedi Aras.
" Haklısın görmek değil, sesimizi bile duymak istemiyorlar artık "dedim. Markete gelmiştik, içeri girip çikolata rafına yürüdüm . Birsürü çikolata alıp kasiyere uzattım. Parasını verip çıktık marketten. Konak iki sokak öndeydi. Birinci sokakta önümüzü kesmişlerdi, birinin elinde bıçak vardı" Sökülün lan paraları!! "dedi bıçakçı adam.
" Para mara yok bizde!!"dedim. Gerçektende Para yoktu." Siz demi yok!!! zengin bebelerisiniz siz para size köle olur be! "dedi tanımadığımız adam." bak kardeş çekilin yoldan yoksa Kötü olur!!!! "dedi Aras. Sinirlenmişlerdi adam benim saçımdan tutup yere attı, ard arda tekme yemiştim. Aras tam onları dövecekti ki, arkadaki adam Arasa elektrik şok verdi. Aras aniden yere yığılmıştı. Gözlerimi kapatdım, onun dövülmesini izlemek istemiyordum." A-ah "bu inleme Arasdan gelmişti.
Dudağım patlamış, burnum kanıyordu. Saçlarım ve karnım çok fena halde acıyordu. Birkaç dakika sonra bizi böyle koyup gitmişlerdi. Gözlerimi açıp, Arasa baktım" İ-ah iyimisin abi? "dedim. Başını salladı zar zor ayağa kalkıp, Arası kaldırdım. Koluna girip yürümeye başladık." Hastaneye gidelim "dedim." H-hayır telefonumuzu, paramızı aldılar"dedi.
"Ne yapacağız şimdi?" dedim. "Özdemir konağına gidip, kıyafet ve para alıcağız sonra ise hastaneye gideceğiz" dedi Aras. "Belki onlar orda, söyleseler bu haliniz ne, ne Diyeceğiz?" dedim. "Gerçekleri söyliyeceğiz artık" dedi Aras. Başımı sallayıp yürümeye devam ettim. Özdemir konağına gelmiştik, Aras kolunu çekip elimi tutdu. Yürümeye devam etti, "Bayılma sakın yoksa seni öldürürüm" dedi Aras. Bu halinde bile beni düşünüyordu.
Hiçbir Korumalara bakmadan evin kapısına geldik "Hadi bismillah" dedi Aras ve zili çaldı. Birkaç dakika sonra yardımcı abla açdı "Hoşgel- Çocuklar!!! Sizin bu haliniz ne?!!!!!" dedi. "Şşt abla sakin ol. Herkes nerde? O züppeler geldi mi?" dedim. "Geldiler, herkes salonda" dedi Yardımcı abla. Kapıdan çekildi, Aras bana bakıp "Onlara asla ama asla görsenmiyoruz Asena! Anlaşıldı mı?" dedi. Başımı salladım.
Elimi biraz sıkı tutup içeri girdi. Herkes salonda telefonlarıyla meşguldü, bu da bize şans yaratmıştı. Aras beni kucağına alıp merdivene çıkmaya başladı "Aras ve Asena!!!!! Olduğunuz yerde durun!!" dedi Züppe Aral. Aras beni indirdi, arkasını dönmeyip, zaten salondan bizi göremezlerdi. Arkamızdaydı kesin. "Ne istiyorsun lan Züppe Aral" dedi Aras.
"Züppe mi? Hani abi peki Aras?" dedi Züppe Azad. "Aras haklı züppesiniz ve abi asla ama asla size söylemiyeceğiz!" dedim. "Yüzümüze bakında söyleyin bu sözleri!" dedi Züppe Aral. "Yok kalsın, sizn o boklu suratınıza görmek istemiyoruz" dedi Aras. "Aras ve Asena!!!! Arkanızı dönün dedik size!!!" dedi züppe Azad. "Yok kalsın züppe Azad!! Biz böylede iyiyiz dimi Abi?" dedim ve Arasa baktım. "Doğru söylüyorsun kız kardeşim" dedi Aras .
"Kızım!! Oğlum!! Arkanızı dönün!" dedi Murat bey. Arasa baktım, bana bakıyordu "Hadi bakalım hayırlısı olsun inşallah" dedi ve arkamızı döndük. Hemen gözlerimi kapattım. "Hiiiiiiii" dediler kadınlar. "Bunu size kim yaptı!?!" dedi Pars kulesi. "kendimiz yaptık!" hemen çıkmıştım. "İyi bok yedin Asena" dedi Aras.
Züppeler gelip enesmizden tutup salona giriş yaptırdılar. Herkes burdaydı,Murat bey ve Çiçek hanım önümüzde durup konuştu "Kim yaptı bu size" dedi Murat bey. "Bilmiyoruz" dedi. Aras. "Nasıl yani?" dedi Mert. " O iki sokak sonunda bir market vardı bizde oraya gitdik, geri dönende bizi sıkıştırıp para istediler, paramız olmadığı için vermedik sonra bizi dövmeye başladılar."dedi Aras.
" Siz ne yaptınız peki? "dedi Züppe Aral." Hiçbişey "dedik." Peki size yapılan o Kadar dövüş kursları neden gittiniz o zaman!!?! "dedi züppe Azad. Onu pek aldırmayıp konuştum " Birisi benim saçlarımdan tutup yere attı, ve tekme atmaya başladı. Sonra Aras tam onları dövecekti ki, arkada ki adam ona şok verip dövmeye başladı. Paramızı, telefonumuzu alıp gittiler "dedim. Özdemir sülükleri ayağa kalktılar." görseniz tanırmısınız "dedi Yusuf.
Başımızı salladık," Yürüyün gidiyoruz "dedi Züppe Azad. Arkamızı dönüp kapıya yürümeye başladık," Biz işimizi halledip geliyoruz, canem sen bütün ilaçları hazırla "dedi Umut. Arkamızdan adım sesleri geliyordu.Kapını açıp dışarı yürümeye başladık. Aras beni kucağına aldı" İndir beni Ara-abi "dedim. Arkamda Züppeler olduğu için abi dedim. Aras bana bakıp indirdi ve elimi tutup yürümeye devam ettik.
Züppelerin v Özdemir sülüklerinin sinirle Arasın eline baktınığını çok iyi biliyordum. O sokağa girdik, biraz ötede bize sırtı dönük adamlar vardı. "Onlar mı?" dedi Eymen. Başımızı salladık "Siz burda kalın"dedi Züppe bir. Başımızı salladık, Özdemir sülükleri ve Züppeler önümüzde yürümeye başladılar. Bize sırtı dönük adamların omzuna el vurdular, Adamlar arkasını döndüğü zaman Bi kafa yemiştiler.
Züppe iki adamı kafasını duvara vurup, ondan elektrik şok cihazını aldı. Ona tutup birşeyler yaptı ve adam titremeye başladı. Digerleri adamları harap etmişti. Arkamızı dönüp konağa yürümeye başladık. Ne Aras konuşuyordu ne de ben. Konağa girip zili çaldım. Birkaç dakika sonra yardımcı açtı, salona yürüyüp içeri girdik. Herkesin bakışı bize döndü. Canem 3 kişilik koltukta oturmuş, bişeyler yapıyordu. Yanına gidip oturduk.
Bakışı bize döndü, gülümseyip işine döndü. Umay salağı sinirle Caneme bakıyordu. Sırıtıp Canem ablama baktım, "Canem abla biraz çabuk yapa bilirsin mi? Uykum varda" dedim. Canem abla ve Umay salağı aynı anda "Abla mı?!!" dediler. "Evet abla, Hem yaşça büyük hem de ablam gibi" dedim son kelimeyi bastırarak. Uamy sinirle ayağa kalkıp çıktı salondan. Bekleyin siz daha bunlar ne ki sonuçta anlık diyelim Biz buna. Tomris intikam almak için geliyorrrrrrrr.
Canem abla pansumanlarımızı yapmıştı, Odamızda dinleyiyorduk "Asena" dedi Aras. "Hı?" dedim. "Acaba pişman oldular mı?" dedi. Kimlerden bahsettiğini çok iyi biliyordum. "Pişman olsalardı şimdi yanımızda olurdular pişman olsalardı biznen konuşurken sert, kaba sesle konuşmazdılar." dedim. "Doğru söylüyorsun" dedi.
Kafamı göğüsüne koyup "İyi geceler abi" dedim. Kafamın üstünü öpüp "İyi geceler Güzelim" dedi. Kendimi uykunun güzel kollarına bırakdım.
______________________________________
Yarın
______________________________________
"Abi niye birlikte uyuyorlar ki yaa" bu ses Arala aitti.
"Ben Nerden bileyim Aral" bu seste Azada.
"Bence çok güzel uyuyorlar" bu seste Çiçek hanıma.
"Neyi güzel bunun ya, sülük gibi yapışmış Kız kardeşime" bu seste Yusuf aitti.
"Güzel kızım babasını kaslı kollarında uyuması lazımdı ama bu eşek sıpasının yanına değil" bunu da bildiğimiz göre artık uyana biliriz dimi. Arasın kolunu sertçe sıkıp bekledim " Ah" dedi ve dik durdu. Ona arkamı dönüp uyumaya devam ettim. "Sabah sabah ne bu yaa" dedi. Aniden gıdıklanmaya başaldım, Arastı "Bırak (gülüp) beni ulaa" dedim. "Sabah ne güzel uyandırıyorum dimi senin gibi değil" dedi Aras. Işık gözümüze geldi, yönümüzü ışığa verdik, çiçek hanımın elinde foto makinesi vardı.
Arasın aklı karıştığı için bir çırpıda ayağa kalktım, saçlarını çekip banyoya Koştum "ULAN ASENA SANA KAÇ DEFA SÖYLÜYECEM SABAH SABAH SAÇLARIMIN ÇEKİLMESİNDEN NEFRET EDİYORUM"dedi. Kafamı kapıdan çıkarıp" He he aynen öyle "dedim. Kafamı hemen geri dönüş yaptım, yoksa terlik yiyerdim bu güzel kafama.
Kapımı kilitleyip banyoya girdim. İşlerimi halledip, çıktım kimse yoktu giyinme odasına girdim. Kısa elbise alıp giydim, bu gün Tomris olarak onlarda intikam almamamak için kendimi zor tutuyordum ama ben bu gün Asena olarak onları kıskançlıktan delirtmesem bana Asena demesinler ulaaaa. Kapıyı açıp dışarı çıktım, Aras beni merdivenlerde bekliyordu, hemen koşup kucağına atladım "Bismillah" dedi Aras. Ellerini belime ve ayaklarıma attı.
"Bunun yarısı nerde Asena" dedi. Elbise dizime kadar geldiği için böyle söylüyordu. Merdivenlerden inmeye başaldı. Ara sıra bir söyleniyordu. Durup beni indirdi, Elimi tutup yemek odasına gittik. Kapını açtı herkes yeni oturduğu için çabuk gelmiştik. Aras yerine oturdu, ben hala ayaktaydım. Bütün erkeklerin bakışı elbiseme gitti. Yusuf ağzındaki suyu püskürüp öskürmeye başladı. Ama malesef ölüm haberi vardı çünki karşısında Canem vardı.
"YUSUFF!!!!" dedi canem. "Üzgünüm canem abla" dedi ve bana bakıp tekrar konuştu "Güzeller güzeli kardeşim hadi git değiştir bunu, sen bizi katil mi etmek istersin hadi git değiş-" demeye kalmadan içeriye benim gibi giyen Emil ve Umay girmişti. Erkekler öskürmeye başladılar. Çiçek hanım konuştu "Maşallah kızlarıma ne güzel olmuşsunuz siz, söyleseydiniz beraber giyerdik"dedi.
Murat bey daha da öskürmeye başladı, Agah bey Murat beyin sırıtına vurup" Çok yaşa "dedi Esra hanım konuştu" Vallahi bizde beraber giyerdik, Canemle dimi "dedi. Agah bey öskürmeye başladı. Ve digerler erkekler tekrar öskürmeye başladı" Yaşayın çokk yaşayın "dedim.
" Sağol kızım, hadi siz gidin giyinin "dedi Murat bey." Ne varmış kıyafetimizde baba "dedi Emil. Pars konuştu" Ne yokmuş kıyafetinizde kardeşim hadi gidin değiştirin "dedi" biz büyüdük artık, evlenecek yaşa geldik "dedi Umay. Bir poht daha kırmıştı" Ne evlenmesi beeee!!! Evlenmek menlemek yok size "dedi Umut. Bende onların oyununa katılıp" Biz şimdiden koca bulduk bile siz hala neyin derdindesiniz acaba "dedim.
" NE!!!!!! "dediler." Evet vallahi, peşimizde o kadar erkek varki, birilerini seçdik ve kocamız yaptık "dedi Emil. Murat bey ayağa kalktı" Siz adresi verinde, ben sevgili müstakil Damadımla konuşayım (!) "dedi. Kanmam bu numaralara ben" Yok biz vermeyelim, en kısa sürede sizinle tanıştıracağız onları "dedim." Neyse hem biz kahvaltı yapmıyacaktık , kocalarımızla buluşmaya gidiyoruz bizzz"dedi Umay.
Poyraz Emile baktı "Sen hayırdır nereye" dedi. "eee Abi kocalarımızın yanına" dedi Emil. "Kızım yaşın kaç senin. 15 yaşın varr ne kocası" dedi Mert. "ee abi, ablamların kocaları abi kardeş ve Onların benden iki yaş büyük kardeşi var" dedi Emil.
Umay Gelip elimi tutup dışarı çıkardı "Eminim kesin kıskançlıktan gebermek üzereler" dedi Emil. Kahkaha attık. "eee abla kardeş günü yapalım mı?" dedi Umay salağı. Ben Yemek odasının kapısına baktım "Bizi takip ederler" dedim. Sonra onlara döndüm "Doğru söylüyorsun, en iyisi ben üniversiteki iki erkek arkadaşımı arayım ve Kardeşleri tam emilin dediği Emilden iki yaş büyük" dedi. "Nasıl yani?" dedim.
"Erkek arkadaşlarım abi kardeşler ve kardeşleri var" dedi Umay salağı. Kafamı salladım, yürümeye başladık. Kapını açıp dışarı çıktık "Bi kafeye gidelim" dedi Emil. Başımızı salladık ve Umayın Arabasına bindik. Arabayı çalıştırıp. Birkaç dakika sonra araba durmuştu. Bu bizim kafedi. "Hadi inin bakalım" dedi Umay. Arabadan inip, kafeye yürümeye başladık. "ayy acaba ne zaman konser verirler" dedi Emil. "kim?" dedim.
"Mozaik grupu işte" dedi Emil ve tekrar konuştu "Onların en en büyük hayranıyım" dedi. Şokla ona baktım ne demek hayranıyım yaaa. Offff gerçekleri öğrendiğinde ne olacak acaba içeri girdik. Hazırlıklar vardı, "Ne oldu acaba yoksa yoksa mozaik grubumu gelecek" dedi. Başımı salladım "Akşam konserleri var" dedim. Umay ve Emilin bakışı bana döndü "Sen Nerden biliyorsun" dedi Umay.
Aha sıçtım. "Şey hazırlıktan bildim" dedim. Başlarını sallayıp Bi masada oturdular. Bende oturup konuştum "Acaba bizi takip ediyorlarmı?" dedim. Başlarını salladılar. İçeriye 3 erkek girmişti "Bunlar mı?" dedim. Başlarını sallayıp ayağa kalktılar, bende ayıp olmasın diye ayağa kalktım. "merhaba Umaycığım nasılsın" dedi sarışın erkek. "iyim Orhan sen nasılsın" dedi Umay salağı.
"İyim iyi olsun" dedi Orhan. Selamlaşma faslıdan sonra olayı anlattık, o kadar gülmüştükti arkamızda bizi gizlice gözetleyen Özdemir erkeklerinden haberdardık. Uras elimi tutup konuştu "Güzeller güzeli karım, Ben seni evimize götürüp evleneceğimizde orda kalacağız artık."dedi. Aniden havaya çekilmesiyle şaşırmıştım. Züppe Azad çekmişti onu" Sen kim kardeşini evine atıyorsun lan köpek!!! "dedi ve kafa attı.
Çığlık atıp" Azad Yapmaaaaa!! "dedim. Ama Azad beni dinlemeyip, adam yumruk atmaya başladı, digerleride gelip, Orhan ve Özgürü vurmaya başladı." DURUN ARTIK!!! "dedik . Polisler gelmişti.
" Düştüm mapus dallarına öğüt veren çok oldu-"sözümüzü yarıda bıraktı" EH Yeter bee kulağımın zarı patladı "dedi Yaman." Sanane!!! "dedik." Ne demek sanane, kulaklarımın zarı patladı gitti "dedi Yaman. Polisler bizi hapishaneye atmıştı, yanımda Umay ve Emil vardı. Polis gelip kapılarımızı açdı, ayağa kalktım" Noldu Polis amca? "dedim." Serbestsiniz, "dedi Polis amca.
Hemen çıkıp, kaçtım. Durup Astım ilacımı iki defa sıktım. Tam karşımda Onur vardı. Bismillah bunun burs ne işi var lan." Asenam abine sarılmayacakmısın "dedi Onursuz Onur. Yanında geçip gittim, Arkamdan baktığını çok iyi biliyordum.
3 saat sonra
Eve gelmiştik, Çiçek hanımlar Onura sarılıp ağlamışlardı. Bende orda kalmayıp Arasnan yukarı çıktık. Odamda telefonumla oyun oynuyordum. Kapı çaldı" Gell" dedim. İçeri elinde birsürü gül olan korumalar geldi oturur pozisyona gelip konuştum "Bunlar ne?" dedim. "Onur bey gönderdi efendim" dedi Koruma abi. "O onursuz Onura söyleyin aldığı gülleri istemiyorum" dedim. Korumalar beni dinlemeyip çıktılar.
"Abi bu güller ne olacak yaa"dedim. Ayağa kalkıp dışarı çıktım, ama kapıda Onur vardı elinde çikolata ve gül vardı" Asenam bana niye kızgınsın? "dedi Onursuz Onur.
" Kızgın değilim!"
" Kızgınsın! "
" değilim! "
" Kızgınsın! "
" değilim! "
" Kızgınsın! "
" Değilim ulaa! "
" Kızgınsın!!! ".
" Değilim dedim değildim! "
" kızgınsın dedim kızgısındır!! "
" Değilim! "
" Değilsin! "
"Kızgınım!" dedim. Gülüp konuştu "Hadi barışalım" dedi. Ona 'nah çakip Kapıyı suratına kapattım"Anca rüyanda görürsün! "dedim.........
##############################
5883 kelime. Merhaba nasılsınız bakıyımm.
Eeee bölüm nasıldı?
*Züppeler? Sjjajs
*Aras
*Asena?
*Kuzen salakları?
*Özdemir sülükleri
Baybay görüşmek üzere







