Arkamızı dönüp baktık. Özdemir sülükleriydi, Murat bey ve Çiçek hanım yoktu, kesin Digerlerini dövüyorlardı. Özdemir sülükleri Karşımızda durdular. "Nereye gidiyorsunuz?" dedi Pars. "Sanane" dedik. Gözlerini kapatıp sabır çekti
"Bakın Dördüzler insan gibi sorduk, Nereye gidiyorsunuz?" dedi Umay salağı. "Evimize" dedim. Poyraz kaşlarını kaldırıp konuştu "Bekleyin birlikte gidelim evimize" dedi. Aral konuştu "Siz kendi evinize, biz kendi evimize" dedi. Mert kaşlarını çattı "Hayır, Siz ve biz kendi, öz evimize gideceğiz" dedi. Aras ile ona 'Nah' çektik. "Anca rüyanızda görürsünüz, Evinize bir adım attığımızı" dedik Arasnan.
Pars konuştu "Öyle mi?" dedi. "Öyle Hayvan suratlı Pars! " dedik Arasnan. "O ne be!" Dedi Pars. "Senin suratın" Dedi Aral. Kahkaha attık,Kendimizi zorla durdurup "Hadi biz gidelim" dedik. Pars sırıtıp, bana baktı "Bence bizimle gelin yoksa babam ne güzel bişey yapmıştı bende aynısını yaparım" dedi. Anlamıştım ne dediğini, beni omzuna atıp evine gidecekdi. Arasın arkasında saklanıp "Sakın! Deneme Pars efendi" dedim.
"Neyi denemeyim Asena? Hem sen niye Arasın Arkasında saklandın bu kadarmı korktun bizden" dedi Pars. Sinirle Arasın arkasından çıkıp karşısında durdum. Kafamı kaldırıp ona baktım, O'da kafasını indirip bana baktı "Ben sizin nerenizden korkucam bee! Hem sizin gibi hayvanlardan korkmak ayıp değil ki!" dedim. Sırıttım.
"Hayvan öyle mi?" dedi Pars. "Evet Hayvan, noldu beğenmedin mi canım" dedim. "beğenmedim canım kardeşim" dedi Pars. Sinirlenmeye başlayıyordum. "Ben senin kardeşin değilim!" dedim
"Kardeşimsin"
"Değilim"
"Kardeşimsin"
"değilim"
"Kardeşimsin"
"Değilim"
"Kardeşimsin"
"Değilim bee!"
"Kardeşimsin!!"
"Değilim hayvan!!"
"Kardeşimsin bitti!!!!"
Aniden beni omzuna atmasıyla,çığlığı bastım. "Bırak beni hayvan" dedim. Arabasına yürümeye başladı. "BIRAK LAN KARDEŞİMİ" dedi Dördüzlerim. Pars Beni Arabaya atıp kapıyı kilitledi. "Gelinde alın kardeşimi!" dedi Pars, dördüzlere karşı.
Şoför koltuğuna binip arabayı çalıştırdı. Kapının açmak için zorluyordum, ama nafile arabası onun gibi hayvan iştee. Yolcu koltuğun ve şoför koltuğunda kafamı çıkartıp bağırdım " DURDUR ARABAYIIIII!!! "dedim." Kızım ne bağırıyorsun be!! Hem siz ne de olsa bize gerçek ailenize gelecektiniz, reşit değilsiniz gelmek zorundasınız. Hem de Onurun söylediğine göre Sen turuncu lisedeki teröristleir ifşa etmisin, şimdi onlar sizin peşinize düşerse sizi öldürebilirler, şerefsizler "dedi.
" bundan sananeee!! Ölürüz sizde keyif yaparsınız artık "dedim. Sinirlenip direksiyona ard arda vurdu." Eğer. Bir. Daha. Böyle. Konuşursan. Kendi odamda birlikte abi kardeş yatarız, ve seni ölsem bile yanımdan ayrılmam "dedi." Anca kabusunda görürsün sen! "dedim. Arkama baktım, sayamadığım kadar araba vardı. Dördüzlerimin arabasını göremiyordum.
Araba durdu. Önüme baktım, Özdemirlerin konağına gelmiştik. Off bu ne be, Bi hastaneye gitdik, sonra olaylar olaylar bu ne biçim hayat ya. Pars arabadan inip kapımı açdı. Arabadan inip demir kapıya koştum, Arkamdan çekilmemle çığlığı bastım. "Nereye gidiyorsun güzelim" dedi Pars. "Bırak beni! Evime gidiyorum ben!" dedim. "Hım, o zaman yalnış yöne gidiyorsun" dedi Pars.
"Hayır, doğru yöne gidiyorum ben!" dedim. Havalanmamla çığlığı tekrar bastım, hemen ellerimi beni çeken ayının boynunda birleştirdim. "Ne yaptığını sanıyorsun sen! Dördüzlerim seni öldürür, bırak gideyim!" dedim. Arkasını dönüp, yürümeye başladı. Ben kimle konuşuyorum ya. "Hey! Ben kimle konuşuyorum acaba! Ebenlemi?" dedim. Bana bakıp tekrar önüne döndü "Yok, benimle" dedi.
Kafamı kaldırıp Arkasına baktım. Dördüzlerim yoktu,of nerde kaldınız ya. Bir eliyle belimi tutup, ayaklarımdaki elini ayağımdan çekip zile bastı. Resmen bir eliyle tutuyordu beni hayvan. Birkaç dakika sonra kapı açıldı. Yardımcıydı "Hoşgeldiniz efendim" dedi. "Hoşbulduk" dedi Pars. Ben hiç hoş bulmadım da. "Efendim, Ferhat ağamlar geldi" dedi yardımcı, o kim bee??
"Nerdeler?" dedi Pars. Ben ise arka tarafa bakıyordum gelen varmı diye. "Salonda" dedi yardımcı. Pars yürümeye başladı."Bırak beni be!!" dedim. "Hayır" net cevap verdi hayvan. "Niye?! Sen bana sürtük imaları yapıyordun mu?!! Hani sen beni bu evde istemiyordun mu!?! Ne oldu kararın mı değişti Pars efendi?!" dedim. Bana baktı, gözlerinde pişmanlık ifadesi vardı. "bak Asena ben salaklık yaptım ama niye yaptım sor bana. Sor bana pişman mıyım? Evet hemde köpek gibi pişmanım, ne olursa olsun sana kendimi affettirecem" dedi.
"Anca rüyanda görürsün, affetmeyi" dedim. Kafamı yana çevirdim. Derin nefes alıp, yürümeye başladı. Salonun kapısında durup içeri girdi. Bu ne be?!!? Aşiret mi toplandı lan burda. Yaşlı adam biz görüp ayağa kalktı, yaşlı olmasına rağmen hala dik başlı, keskin yüz haltları vardı. "Pars oğlum, bu kim?" dedi. Herkesin bakışı bize döndü. Aklıma gelen fikirle sırıtdım. Pars tam konuşacaktı ki, ondan önce davranıp ben konuştum. Bittin sen Pars efendi.
"Ağam, bu torununuz beni kaçırdı. Hemde beni düşmanı kızı olduğumu bildiği halde kaçırdı" dedim. Pars gözleri şokla açılıp bana baktı. Şirince sırıtıp ona baktım, ah yavrum helvasını fındıklı yiyecem ben. "NE!!" adam gür sesiyle bağırmıştı,yanındaki adamlar, ve kadınlarda ayağa kalktı. Yaşlı kadın konuştu "Bu doğru mu Pars!!!? Sen nasıl bunu yaparsın!!!" dedi.
Pars konuştu "Babaanne, öyle bişey yok" dedi. "Yalan söyleme Pars! Sen ailemizin yüzünü kara çıkardın Pars!" dedi yaşlı adam. İşlerim buraya geleceğini bilmiyordum. Parsa bakıp "Beni indir lütfen" dedim. Bana baktı, kafasını yavaşça salladı. Beni indirip Yanımda durdu. "Hanımefendi ben aslında şaka yaptım, torununuz beni kaçırma-yok orası doğru beni kaçırdı, ama bildiğiniz gibi değil, ben sizin düşmanınız kızı değilim" dedim.
"Kimsin o zaman sen" dedi başka kadın. Tam konuşacakdım ki, Pars benden önce davranıp konuştu "Kardeşim, sizinde torununuz" dedi. Göz devirip Arkama baktım. Nerde kaldınız be adam. Önüme döndüm. Herkes bana bakıyordu, Çay var kurabiye var ister misiniz ne bakıyorsunuz dememek için kendimi zor tutuyordum. Ayağıma sarılan kollarla, hemen kafamı aşağı indirdim. 8-9 yaşında çocuktu.
"Merhaba Canım karım, Ben Yiğit
Senin gelecekteki kocan olacağım, Sen bana Kocacığım, yiğidim, aşkım, Söyleye bilirsin, Yavrum" dedi Yiğit.
Pars sinirle tanımadığım adama baktı"Sen mi öğretin bu kelimeleri Melih!" dedi. Melih sırıtıp bize baktı "Evet Pars abi ben öğretdim, aferin koçum böyle devam et sen, sonunda kız senin karın olacak" dedi. "Anca rüyanda görürsünüz karısı olacağını, benim kardeşim evlenmiyecek!" Dedi Pars. Yiğit ona baktı "Kardeşin benim karım olacak bitti Pars abi! Bu güzelliği benden başkasına yar etmem!" dedi. Ağzım açık ona bakıyordum.
"Kim kimin karısı oluyor lan" arkama baktım, Azad, Aral, Aras ve Özdemir sülükleri,Bulut, Güneş vardı. Bulut yanıma gelip Yiğidi itti. "Ablamdan uzak dur yiğit!" dedi sinirle. "O senin ablansa benim Karım!!!" Dedi yiğit. Bulut tanımadığım adama baktı "Al şu kardeşini yoksa Kötü olur" dedi Bulut. Yiğit kendini yere atıp, ayaklarını ve ellerini zemine vurmaya başladı. "Ben Karımdan uzak tutuyor, Karımı istiyorum ben Karımı istiyorum ben" dedi, ağlamaya başladı.
Eğilip, Onu kucağınma aldım "şşt ağlama Yiğit" dedim. Anında ellerini boynuma sarıp, kafasını göğüsüme koydu. "Oh oh Karım beni istedi Bulut efendi" dedi Yiğit. Bulutda ağlamaya başladı "Ablamı aldı benden bu köpek!" dedi. "Beni indir bi karıcım" Dedi Yiğit. İndirip ne yapacağına baktım. "Sen kime köpek diyorsun lan göt lalesi" dedi Yiğit. "Sana diyorum lan tırrek" dedi Bulut. Bu kelimeleri acaba nerden öğrendiler ya.
Yaşlı adamın bağırmasıyla olduğum yerde irkildim. "YİĞİT VE BULUT KESİN BU ŞAMATAYI!!!" dedi. Yiğit Bulut'a kötü bakıp annesi olduğunu bildiğim kadının yanına gitti. Buluta baktım, Gözleri dolu yaşlı adama bakıyordu. Sinirlenmeye başlamıştım. Ne cüretle benim kardeşime bağırır hakkı yok. Sinirle yaşlı adama baktım, bana bakıyordu. Sol ayağımı birdefa sertçe yere vurdum.
"NE CÜRETLE BENİM KARDEŞİME BAĞIRIYORSUN SEN!!! ONA BİR DAHA BAĞIRIRSAN SENİ HİÇ ACIMAM BÜYÜĞÜM MÜYÜĞÜM DEMEM VURURUM!!" dedim. Şaşkına bana bakıyordu lar. Buluda baktım, gülümseyerek bana bakıyordu. İçimdeki sinir buhar olup gitmişdi. Önüme döndüm ve tekrar konuştum" Ben Asena Tomris Özdemir. Bulut ve Güneşin Özdemirin ablasıyım, onlara bağıran, karşı gelenleri hiç acımam
Vururum. Hadi eyvallah "dedim.
Arkamı dönüp Azadların tarafına yürümeye başladım. Pars önüme geçti" Hiçbir yere gitmiyorsunuz "dedi." Sen kim oluyorsun da bize karışıyorsun "dedi Aras." Abiniz "Dedi Poyraz." Anca pabucumun Abisi olur "dedim. Murat bey ve Çiçek hanım içeri girdi, önce bize sonra ise arkamızdaki adamlara.
" Baba "dediler. Ne babası be. Dur yoksa dede mi bu yaşlı adam. Yok estağfurullah olmasın, istemiyorum." Siz ne zaman geldiniz "dedi Murat bey." bu gün geldik de, siz Nerdeydiniz? " dedi 64 - 63 yaşındaki adam. Murat bey bize baktı," Oturun "dedi. Ha ha bak hemen oturdum." Yok hiç gerek yok, biz zaten gidiyorduk "dedim. Hiç bir güç bizi durduramaz!.
Öyle bir güç varmış. Durdurdular bizi!
Yanımda Aral ve Aras vardı, Arasın yanında ise Azad vardı. Digerleri ise karşımızdaki koltukta oturuyorlardı. Murat bey boğazını temizleyip konuştu" ee ben size tanıtayım, Bu babam yani dedeniz Ferhat Özdemir, 75 yaşında Aşiret ağası. Babaanneniz Aslı Özdemir 73 yaşında hanımağa. Agah Amcanız 65 yaşında, aile şirketinde çalışıyor. (derin nefes alıp konuştu) eşi Esra, 63 yaşında Moda tasarımcısı. Canem kuzeniniz 29 yaşında doktor. Ege 27 yaşında, Polis. İkizi Egemen oda polis. Melih 25 yaşında, ressam. Yiğit aşiretin en küçük çocuğu, 8 yaşında. "dedi.
Yiğit ayağa kalkıp dışarı çıktı birkaç dakika sonra elinde pembe lale ve kırmızı lale vardı, Çiçek hanımın yanına gidip, pembe laleyi ona uzattı," Bu senin yengecim, "Dedi Yiğit. Çiçek hanım laleyi alıp konuştu" Teşekkür ederim Canım, ama bu ne için? "dedi. Yiğit bana bakıp sonra çiçek hanıma baktı" Güzeller güzeli Karımı doğurdun için canım yengecim "dedi. Aniden bütün erkekler öskürmeye başladı. Kaşlarını çatıp yiğit bakmaya başladılar. Yiğit onları umursamayıp önümde durdu kırmızı laleyi bana uzattı" Kırmızı aşkın rengi canım karım"dedi. Gülümseyip laleyi aldım, eğilip sağ yanağından öptüm.
"Teşekkürler" dedim. Donup kalmıştı, elini yanağına koyup sırıttı. Koşarak annesinin yanına gitti, utanmıştı. Azad, Aral ve Aras küfür mırıldanarak, sinirle laleye bakmaya başladılar. Eminim laleyi ezip yakmak istiyorlardı, ama ben buna izin vermem. Azadlara baktım ne dediğimi anlamıştı, Murat beyin tanıştırdı insanlara baktık.
Kafa selamı verip önümüze döndük, zaten karşılığını da almıştık. Murat bey tekrar konuştu" ikinci Amcanız Tarık 59 yaşında, matematik öğretmeni. Eşi Tuana 56 yaşında, kimya öğretmeni. Uraz Kuzeniniz 28 yaşında doktor. Yaman 26 yaşında mühendis, Ayaz 20 yaşında Youtuber. Zeliha 20 yaşında, Youtuber. Zehra 13 yaşında okuyor o'da. (derin nefes alıp konuştu) Söner en küçük Amcanız, 54 yaşında aile şirkettimizde çalışıyor (yalan kül yalan) eşi demet 52 yaşında Moda tasarımcısı, Barış kuzeniniz 28 yaşında aile Şirkettemizde çalışıyor. Eren 26 yaşında Avukat. Berk 24 yaşında Polis. Burak 23 yaşında,Fizik Öğretmeni. Ali 20 yaşında aile şirketinde çalışıyor "dedi Murat bey.
Biz gösterip"bunlarda torunlarınınız, Asena Tomris Özdemir . Azad Marcus Özdemir, Aral Miran Özdemir, Aras Mirac Özdemir" dedi Çiçek hanım. "Tanıştığımıza Memnun olduk" dedik. Demet yenge üstümü süzüp, iğrenç bişeymişim gibi bana baktı "Ay bu nasıl kıyafet, açık sökük, kızsın sen açık giyemezsin!" dedi. Kaşlarımı kaldırıp kıyafetimi süzdüm."Yenge!!!"uyarı niyetine bağırdılar Özdemir sülükleri." İlk önce siz kim oluyorsunuz da bana karışıyorsunuz, anam değilsiniz babam değilsiniz hayırdır siz"dedim ve tekrar konuştum.
"iki, istediğim kıyafeti giyerim buna karışamazsınız hakkınız yok!!!" dedim. Azad ayağa kalktı "Demet Özdemir benim kardeşime karışamazsınız, Abisi, dördüzü olarak ben izin veriyorum giymesine" dedi Azad. Aral ve Arasda ayağa kalktı "Bizde izin veriyoruz böyle giymesine!!" dediler. Demet hanımın yüzü mora döndü. Oh canıma değsin. Zeliha ayağa kalkıp konuştu "Yengem ne diyorsa doğrudur, bu kız bizim ailemizin yüzünü kara çıkaracak" dedi.
Umay salağı ayağa kalkıp bağırdı "BENİM KARDEŞİM NE İSTERSE ONU GİYER BUNA KARIŞAMAZSINIZ!!! HEM SENDE BÖYLE KIYAFETLER GİYMİYORDUN MU!??!! ŞİMDİ NE OLDU!?!" dedi. Bu beni mi korudu az önce, yok ben yalnış anladım. Yaman ayağa kalktı "UMAY! KENDİ ÖZ KUZENİNE Bİ İKİ GÜNLÜK KIZ İÇİN Mİ BAĞIRIYORSUN SEN!!" dedi. Özdemir sülükleride ayağa kalktılar " Yaman! Haddini bil, o iki günlük kız için canımızı bile veririz biz!!!" dediler. Şokla onlara baktım canınızı bile veririz mi söylediler, yoksa yalnış duydum ben.
Ferhat bey ayağa kalktı" SUSUN!! OTURUN OTURDUĞUNUZ YERDE!" dedi. Vallahi kulak zarım gitti, herkes oturdu. Demet hanıma kötü bakmaya başladım. Kimki o benim kıyafetime karışır. "Şamatanızı bir yana koyun! Sen demet birdaha asla torunumun kıyafetine karışma! İstediğini giyer!" dedi Aslı Hanım abla. Derin nefes alıp ayağa kalktım "Biz artık gidelim malum geç oldu saat" dedim.
Pars kaşlarını çatıp, ayağa kalktı "Hiç bir yere gitmiyorsunuz! Burda kalacaksınız! Eviniz burası sizin!" dedi. Azad ayağa kalktı "bizim evimiz var, Sizin evinizde asla ama asla kalmıyacağız!" dedi. Aslı hanım ayağa kalktı "Pars ve Azad! Sakin olun!" dedi. Pars ve Azad birbirine öldürecekmiş gibi bakıyorlardı. Azad ve Pars koltuklarda oturdu. Hayla birbirine öldürecek gibi bakıyorlardı.
Zil sesi geldi, tekrar geldi, birsürü zil sesi geldi "Hande! Kapıya bak!" dedi Ferhat bey. Birkaç dakika sonra içeriye bi kız girdi, hep arkasına dönüp bakıyordu, bişeyden korkuyordı. Ferhat bey ayağa kalktı "Senin burda ne işin var Dilan! Size hiç düşmanınızın konağına girmemeyi öğretmediler mi!?!" dedi. Dilan, Ferhat beye baktı "Öğrettiler, Ferhat ağa bana yardım et babam beni dedem yaşındaki adamla evlendirmek istiyor" dedi.
Bana biraz şüpheli geldi, niye buraya geldi, başka adam mı yoktu. "Ne demek baban yaşındaki adamla " Dedi Aslı hanım. "Evet, adamın 78 yaşı var" dedi. Dışarıdan silah sesi geldi "FERHAT AĞA ÇIK DIŞARI KÖPEK!!!" Ferhat bey bize baktı "Eymen ve Emir siz burada kadınların yanında kalıyorsunuz, kızım sende burda kal" dedi. Eymen ve Emir kafasını salladı, diger erkekler salondan çıkıp gitdi. "Kızım geç otur" dedi Esra yenge.
Dilan kafasını salladı,geçip Karşımızda oturdu. Dördüzlerime baktım, bana bakıyorlardı, başını sallayıp ayağa kalktık. Herkesin bakışı bize döndü "Çiçek hanım odamız nerde, yorgunuzda" dedi Aral. Çiçek hanımın gözünden sevinç, heyecan keçti. "Ben geleyim" dedi Çiçek hanım. "Yok Siz kalın" dedim. Derin nefes alıp konuştu "Dördünüzünde odası 3 katta, Asena zaten kendi odasını biliyor onun yanındaki sağ ve sol taraf Aral ve Arasa ait, Azadın ise Arasın odasının yanında."dedi
Kafamızı sallayıp salondan çıktık, Aslında odaya gitmeyecekdik, Sadece dışarda neler oluyor diye çıkmıştık odadan. Bi odaya girdik, Uzun masa ve birsürü sandalye vardı." Hadi gelin "dedi Aral ve önümüzdeki Pencereye yürüdü. Arkasından yürümeye başladık. Perdeyi kenara çekip etrafa baktık. Özdemirler ve tanımadığım adamlar vardı. Azada baktım" Acaba kızının bizim kaçırdımığızı düşünüp ağaları toplayıp berdel kararımı çıkacak "dedim.
Aras kafama vurup konuştu" Vallahi kendimi salak bilirdim. Ama asıl salak buymuş, kızım salakmısın sen. Kızı istememiş evden kaçmış, sen berdel merdel diyorsun salak "dedi ve önüne döndü." Şşt "dedi Aral. Pencereyi açıp dışarı baktık, Yaşlı adamla Ferhat ağa bağırarak konuşuyordu." FERHAT AĞA KIZIMI VER! "dedi." KIZIN BURDA DEĞİL!! "dedi Ferhat ağa.
Demir kapıdan birsürü araba geldi. Arabalar durup, içinden yaşlı adamlar indi 4 tane yaşlı adam vardı. Ferhat beynen bağırarak konuşan adam ve adamları sırıtıyordu. Bişeyler çeviriyorlardı ama ne?." Delal ağa, Delşan ağa, Ömer ağa, Giray ağa sizin burda ne işiniz var?" dedi Agah bey. "Yusuf Soyhanın kızını oğlunuz kaçırmış onun için geldik" Dedi Delşan ağa."NE!!"dediler."Ne" dedik.
"Kaçırma yok Delşan ağa!! Kız kendi isteğiyle geldi!!" dedi Ferhat bey. Dış kapı açıldı Dilandı, Koşarak Ferhat beye bağıran adama sarıldı. "Baba" dedi. Dördüzlerle birbirimize baktık, Gözlerimiz şokla açıldı "Tuzak" dedik. Sinirle odadan çıktık, salona baktık Kadınlar şokla kapıya bakıyordu. Emir ve Eymende kapıya bakıyordular. Eymen ve Emir bize baktılar, kafamla mutfağı işaret ettim.
Ayağa kalktılar, Mutfağa yürümeye başladık, Emir ve Eymen arkamızdan geliyorlardı. Mutfak çok büyük, şık ve güzeldi. Arkamızı döndük "Dilan neden çıktı dışarı" dedi Emir. "Tuzak kurmuşlar düşmanlarınız" dedim. Eymen sinirle dış kapıya baktı sonra bize "Ne yapacağız?" dedi Eymen. Sırıtıp Planı bahsetmeye başladım.
"Dilanın bizim kaçırdığımızı sanacaklar diger ağalar, ve toplantı odasında toplanıp karar çıkaracaklar eminim. Bizde Dilan sıkıştırıp gerçekleri öğrenicez ve Emir sen ses kaydına alacaksın ve planı hızlı halledip, toplantı odasını basıcağız, Bide ağalar için toplantı odası var mı? "dedim. Emir kafasını salladı" Var "dedi. Mutfağın penceresinden dışarı baktık, Ağalar ve Özdemirler konağın Kapısına yürümeye başladılar. Bi adama takıldı bakışım.
Mavi gözleri bütün kızların etkileyici rengindeydi, kumral az çıkmış sakalları keskin yüz hatları ile kadınların ondan etkileyecini bildiriyordu. Etrafa sert bakışları atıyordu , aniden bakışımız kesinleşti. Sert bakışı gitmiş, yumuşaklık gelmişti. Göz devirdim salak salak cümleler kurma Asena o adamdan Sanane. Elin adamı işte ahmak adam .

Eymene baktım "Bu kim" dedim, az önceki adamı kastederek. "O Dilanın kuzeni, Araf Soyhan" dedi Eymen. Başımı salladım, Ağalar içeri girmişti, Kapı açılma ve kapatma sesi geldi. "Toplantı odasına girdiler " dedi Emir. Başımızı salladık, Dilanın oraya gitmeyeceğini ve onu sonradan çağırıcaklarını çok iyi biliyorduk.
Mutfaktan çıktık, Dilan ve Araf Soyhan kapıda bişeyler konuşuyordu, Araf beyin bakışı bize döndü, en son bana baktı, gözlerini çekmedi üstümden. Azad sinirle nefes alıp küfür etti sonra konuştu "Çek o gözlerini kardeşimin üstünden lan" dedi. Araf bey bana baktı sonra Azada. Sırıtıp içeri girdi. Dilana baktım "Merhaba beybi." dedim.
Bakışları korkarak bize döndü, sonra salona gitmek için adım atacaktı ki, önüne geçtim "Nereye canım, biz seninle önemli bişey konuşacaktık ama" dedim. "Ne konuşacaksınız" dedi Dilan. Elimi saçlarına dolayıp Bi odaya sürükledim, kapını açıp içeri attım. "Bekle canım" dedim. Arkamı dönüp Azadlara baktım. Eymen ve Emri donup kalmıştı "Emir ses kaydı cihazını ver sen" dedim.
Emir cebinden cihazı çıkardı, elinden alıp onlara baktım "Siz burda kalın" dedim. Arkamı dönüp içerir girdim. Kapıyı Aras arkamdan kapattı. "Biraz eğlenelim dimi ne dersin bebeğim ha?" dedim. "Ne istiyorsun benden!?!" dedi. Yerde sürünüyordua acıdan. Diz çöküp "Gerçekleri istiyorum" dedim. "Ne gerçekleri!?!" dedi,salağa yatarak. "Ben bu Numaraları bilirim canım, gerçek söyle lan!" dedim.
"Hayır asla söylemiyecem!" dedi. Ya hakk yüzüne Tokat atıp üstüne çıktım. "Söylemiyeceksin ha? O zaman işkencelere maruz kalkarsın bebeğim" dedim. Yüzüne ard arda tokat atıp sonra yumruk atmaya başladım. "Söylecekmisin lan!" dedim. Dudağı patlamış, yüzü morarmıştı. "t-tamam s-söy-söyleyecem Herşeyi" dedi. Ses cihazını cebimden çıkardım.
Düğmeye bastım. "Herşey babamın planıydı. Düşmanına sızıp Yalan söylememi istedi ve ağaları haber vereceğini açıkladı bunu yapma sebebi ise Umayı berdel kararıyla Araf abime yani Araf Soyhana karısı yapmaktı. Eğer plan iyi gitseydi, Araf abim Umayı hamile bırakıp yurt dışına kaçacaktı, Ve Soyhan ailesi ise Berdel kararını iptal edip Herşeyi açıyacaktı "dedi." Araf Soyhanın bundan haberi var mı? "dedim
" Var, o istemişti Umayı ama ne olmuştu kararını değiştirip seni istedi. Ama artık babam kararını vermişti amcalarımla, Umayı berdel kararıyla karısı yapacaktı Araf abime."dedi.Cihazı kapatıp yumruğu suratına çaktım. Anında bayılmıştı. Ayağa kalktım, kapıya yürümeye başladım. Kapını açıp dışarı çıktım.." Söyledimi Herşeyi "dedi Azad.
Kafamı salladım, önümdeki odaya yürümeye başladık. Kapını çalmadan içeri girdim. Herkesin bakışı bize döndü. Anında kaşlarını çatmışlardı" Bu ne terbiyesizlik kapı çalmadan girmek ne demek! "dedi delşan ağa. Göz devirdim." Siz bizim terbiyeğimize kalmadınız canım, iki size gerçekleri söylemeye geldik de "dedim." Ne gerçekleri torunum "dedi Ferhat bey.
Soyhan ailesine baktım, salaklar. Sonra ağalara baktım," Şöyle plan yapıldığını söylemek için geldikçe ve en önemlisi bu planda Soyhan aişeriti olduğunu öğrendikten sonra çokk şaşırdık(!) "Dedim. Yusuf ağa kaşlarını çattı" Ne planı bahsediyorsun! Haddini bil! "dedi. Ferhat bey, Yusuf ağaya baktı" Asıl sen kendi haddini bil! Önünde Özdemir kalıyor Yusuf Soyhan!! "dedi.
Eymen konuşmaya başladı" Nasıl bizi kandırıp, ailemize bi hain soktuğunu mu desem mi?! "dedi." Ne haini çocuklar açık konuşun "dedi Giray ağa." Ben gösteriyim "dedim. Ses cihazını düğmesine basıp, kaydı açdım." Herşey babamın planıydı, Düşamınına sızıp Yalan söylememi istedi ve ağalara haber vereceğini açıkladı. Bunu yapma sebebi ise Umayı berdel kararıyla Araf abime yani Araf Soyhana karısı yapmaktı. Eğer plan iyi gitseydi, Araf abim Umayı hamile bırakıp yurtdışına kaçacaktı, Ve Soyhan ailesi ise berdel kararını iptal edip, Herşeyi açıyacaktı"
" Araf soyhanın bundan haberi var mı? " " Var, o istemişti Umayı ama ne olmuştu kararını değiştirip seni istedi. Ama babamlar kararını vermişti Amcamlarımla, Umayı Berdel kararıyla karı yapacaktı Araf abime "kayıt bitti. Mert ayağa kalkıp Arafın yakalarından tutup kafa atdı. Üstüne çıkıp yumruk atmaya başladı. Ferhat bey Yusuf ağanın yakalarından tutup kafa atdı. Savaş başladı lan.
Herkes birbirine girmişti. Delal ağa bastonunu sertçe yere vurdu" AYRILIN!!!! "dedi. Son Bi yumruk atıp ayrıldılar Özdemirler. Soyhanlar zorlukla ayağa kalkıp Özdemirlerin karşısında kaldılar. İki aşiret erkekleri birbirine öldürecek gibi bakıyorlardı. Delal ağa konuştu" Bu doğru mu Yusuf ağa!! "dedi. Yusuf ağa başını eğip konuştu" Doğrudur ağam "dedi.
Delal ağa ona baktı" Aileni de alıyorsun bu şehirden gidiyorsun eğer bir adım atsan seni Özdemirler değil ben döverim seni!! "dedi. Soyhanlar başını salladı. Arkamızı dönüp kapıyı açıkdık, dışarı çıkıp salona yürümeye başladık. Emire baktım" Onur nerde, Onu görmedimde "dedim." Göreve gitti abim "dedi Emir. Başımı sallayıp, salona girdik. Çiçek hanım salonda dört dönüyordu, Eymen konuştu" Başladı bizim mesai"dedi
Çiçek hanım bizi görüp, eğilip terliğini aldı.
3 saat sonra
3 saattir, Çiçek hanımdan azar yeyiyorduk, Neymiş efendim biz niye karışıyorsunuz başınıza iş açacaksınız. En son üç kızarmış kalçalı Eymen, Emir ve Aras kalmıştı hem de terlik izli. Bu iş de Azad, ben ve Aral sağ çıkmıştık. Şimdi bana verilen odamda yatağımda dört dönüyordum.
Uykum yoktu. Acaba Enes ne yapıyordu, Azad ona haber vermişti o'da kabul edip Bi sorun olmayacağını söyledi. Yataktan kalkıp, makyaj masasına yürüdüm, Çekmeceni açıp içinden birsürü sticker aldım. Hahahahaha (kötü kadın kahkahası)




Odadan çıkıp, Arasın odasına daldım. Aras yatağından zıplayıp yere yapıştı,küfür edip ayağa kalktı."Biz seninle çok iyi arkadaş oluruz ha" zemine bakarak. Arkasını dönüp bana baktı "Kızım sen salakmısın yoksa öyle mi davranıyorsun ya, Uyuyorum burda ben dalıp dalmak ne demek" dedi. Omuz silkip onun yanına gitti. Pis pis sırıtıp "Benimle varmısın?" dedim
"Neye varım?" dedi. "Bi şeyler yapacağız" dedim. O'da sırıtıp "Varım lan" dedi. Önden yürümeye başladım. Arkamdan geliyordu. Merdivenlere geldik, beni kucağına aldı. Ellerimi boynuna sardım "Böyle dördüz olsun can verirler be" dedi Aras kendini överek. "şşt ses çıkarma" dedim. Kafasını salladı. Sonunda durup beni indirdi "Kızım biz ne yapacağız?" dedi.
"Bi araba boyalıyacağız da canım dördüzüm" dedim. Dış kapıya yürümeye başladım. Kapını açıp dışarı çıktım, arkamdan geliyordu. Parsın arabasının önünde kaldık. Etrafa baktım sonra arabaya baktım. "Kızım bu araba kimin?" dedi. "Parsın" dedim. Gözleri şoklar açıldı,etrafda ışık yandığı için yüzünü göre biliyordum.
Elimdeki iki sticker ona verdim, "Başlayalım" dedim.
15 dakika sonra
Hepsi mükemmel olmuşdu, arabanın önü stickerdi. "Harika oldu lan" dedi Aras. Kafamı salladım, arkamızı dönüp eve yürümeye başladık. Kapının kolunu indirip çektim, açılmadı teker çekmeye başladım. "Kızım açsana" dedi Aras. "Açılmıyo"dedim.
" Nasıl Açılmıyo, çekil kenara "dedi Aras. Kenara çekilip ne yapacağına baktım. Kapının kolunu indirip çekti, tekrar yaptı tekrar ama olmadı." Hasss. Dışarıda kaldık lan"dedi Aras. "Ne yapacağız şimdi?" dedim. Bana baktı, soğuktan titreyiyordum. "Siktir, kızım sen niye kısa giyindin" dedi Aras. Doğru söylüyordu kısa tişört ve şort giymiştim. Kapıyı yumruk atmaya başladı "Kimse yok mu!!!!" dedi.
Titremem artmıştı, eğer burda kalsam hasta olacaktım. Kapı aniden açıldı, içeriden Mert çıktı. "Ne oldu? Siz niye dışarıdasınız?" dedi uykulu sesiyle. Aras elimi tutup içeri soktu "İyimisin?" dedi. Koca elleriyla yüzümü avuçladı. Başımı salladım. Titremem yavaş yavaş geçmişti.
Derin nefes alıp ellerini yüzümden çekti. Mert kapıyı kapatıp bize baktı" Siz niye dışarıdaydınız? "dedi." Şey.... "bahane ara şimdi aklıma gelen şeyle konuştum" Şey Aras uyu gezer bende onu görüp arkasından gitdim bi baktım kapı kapanmış, Arası zorla uyandırıp kapının kapandığını söyledim Sonra ise kapıyı zorlamaya başladı ve sen geldin "dedim. Uykulu olduğu için yarına kadar unuturdu.
Başını salladı. Aras beni kucağına alıp merdivene çıkmaya başladı" Demek uyu gezer ha"dedi. Şirince gülümseyip ellerimi boynuna sardım. İkinci katta aniden durdu "Ne oldu?" dedim. "G-gulyabani" dedi ve beni hemen indirdi. Yavaşça arkama baktım. Karanlıkta beyaz kıyafetli, uzun bişey görünüyordu ve bizim tarafa doğru geliyordu. Arasa baktım aynı anda bağırıp merdivenden inmeye başladık, Aras önden gidiyordu.
Ayağım son üçüncü basamakta takılıp Arasın sırıtına çarptım , Arasda öne doğru düşdü Ama önde yani merdivenlerin sonunda Mert vardı, Aras mertin üstüne, Ben ise Arasın üstüne düşdüm. Mert acıdan bağırdı "AAAAAAAAAHHHHH" dedi. Karanlık olduğu için hiçbişey görmüyorduk. Arkama baktım, gulyabani merdivenlerden iniyordu. "AAAAA GELİYOR ARAS!!" dedim. Mert kafasını kaldırıp arkama baktı "euzu billahi mine şeytani racim!! Allahım sana geliyorum!" dedi ve kafası düştü. Arasda omzundan arkama baktı sonra öne doğru düştü kafası. Hızlı Arasın sırtından kalktım.
(Anırlanlar burda mı😆)
Arasın sırtına dokundum, ama yok kalkmıyor. İkiside bayıldı lan. Merdivenlere baktım, Gul yabani merdivenlerin başında kalmış yerde yatan Aras ve Merte bakıyordu. Ellerimi açıp birleştirdim, havaya kaldırıp gözlerimi kapatdı "Allahım sen yardım et!!! Kış kış gulyabaniler kış. Allahım tek parça çıkım vallahi camide 44 gün 44 gece namaz kılıp cinleri kovmak için Herşeyi öğrenicem"dedim.
Gözlerimi açdım, karşımda gulyabani kalıyordu," Allahım bana da yer kaldım mı orda, sana geliyorum Allahım" dedim ve sülük gibi yere yapıştım.
3 saat sonra (sjsjsjsjs)
Etrafda sesler geliyordu, ben Nerdeydim lan. Gözümü açıp etrafa baktım. Özdemirler. Olanlar aklıma geldi, hemen koltuğa çıkıp kapıya baktım "Gulyabani!!" dedim. Herkesin bakışı bana döndü. Aras ve Mert koltukta uyuyorlardı ama gulyabani söylediğim an gözlerini sonuna kadar açıp, koltuka çıktılar "Nerde!!? Vallahi Bütün süreleri okuyup kovarım ben onu!!"dedi Aras.
" Al anne gördün mü çocukları korkutmusun İşte"dedi Murat bey. Aslı hanıma baktık, üstünde beyaz bornoz ve bornozun içinde pijama vardı. "Ben ne yaptım ki" dedi. Üstünü süzüp Mert ve Arasa baktım onlarda bana bakıyorlardı. "Allaha emanetsiniz" dedik ve kendimizi karanlığa bıraktık.
2 saat sonra
Gözlerimi yavaşça açdım. Koltuktaydım, dik oturup etrafa baktım Mert ve Aras koltukta oturmuş bana bakıyorlardı, digerleri ise bize bakıyorlardı "İyimisiniz Çocuklar" dedi Çiçek hanım. Başımızı salladık. "Hadi herkes odasına" dedi Ferhat bey. Parsın bağırma sesi geldi "BU NE LAN!" herkes dışarı çıktı.
Pars arabasının önünde sinirle Arabasına bakıyordu. "Oğlum ne oldu?" Dedi Murat bey. "Baba arabama birsürü sticker yapıştırmışlar, kim yaptı lan bunu!!" dedi. Aras yanıma gelip "Sıçtık" fısıldayarak ama Yamanın bakışı bize dönmüştü, bizi işaret edip konuştu "Bunlar yaptı abi!" dedi. Aral konuştu "Nerden biliyorsun da konuşuyorsun sen!!!" dedi.
"Niye ikisi uyanıktı o zaman Mertin dediğine göre kapıda kalmışlar" dedi Ayaz. "Bana bak suç atma belki önemli işimiz vardır hem biz Nerden bilelim ki Parsın arabasını, belki sen yapmışsındır ve suçunu bize atıyorsundur" dedim. "neymiş bu önemli iş?" dedi Pars. "Hayır Sanane" dedi Aras.
Pars gelip Karşımızda durdu "Doğru söyleyin siz mi yaptınız?" dedi. Arasa baktım, sonra ise ona "Doğru söylüyoruz biz yaptık Pars kulesi" dedim. Pars gülümseyip bana baktı, beni omzuna atıp yürümeye başladı. "BIRAK BENİ!!!" dedim. Arka bahçeye doğru yürümeye başladı. " demek siz yaptınız he?" dedi. Durdu Arkama baktım havuza getirmişti beni, Dördüzlerim koşarak buraya geliyordu.
Biliyordu havuzdan korkduğumu ve yüzemediğimi. "Pars lütfen yapma hata yaptık ama yapma" dedim. Pars beni dinlemeyip beni havuza attı. Boğulmaya başlamıştım, "İ-İmdat!!" dedim. Ağzıma su geliyordu. Su beni daha derinlere çekmeye başladı. Havuza atlayanlarla havaya çekilmem bir oldu. Dördüzlerimdi. Hemen kollarımı Azadın boynunda sardım. Derin nefes almaya başladım.
"İyimisn Asena!?!" dedi Aras. Konuşamıyordum veya konuşmak istemiyordum. Kafamı sallayıp Azadın boynuna sarıldım. Azad yüzümeye başladı. Koltuk altından tutup beni havuzdan çıkardı. Kendileri çıkıp, Havlu getirdi Aras. Titremeye başlamıştım. "SEN NE YAPTIĞINI SANIYORSUN HA!" de Ferhat bey.
Aralın kolundan tutup kendine çektim "İ-İ-İzin verme Aral, vurmasın Pars'a lütfen" dedim. Aral bana bakıp kafasını salladı. Yürüyüp Ferhat beyin Yanına gitti "Yapmayın Ferhat bey, onun suçu yok bilmiyordu İşte. Bi daha yapmıyacak zaten" dedi. Azad beni kucağına alıp konağa yürümeye başladı
Konağa girip beni üçüncü kata odaya çıkardı. Beni yere bırakıp, bana baktı "Üstünü çıkar hasta olma" dedi. Başımı sallayıp, Giyinme odasına girdim, kıyafetimi değiştirip, sebete koydum. Kapını açdım, Azad yatakta oturmuş beni bekliyordu, hemen gidip Yatağa yattım. Birlikte yatacaktık. Gülüp Yanıma uzandı, Kafamı göğüsene koyup, kedi gibi sokuldum ona. Ellerini sırtıma sarıp alnımdan öptü "İyi geceler Güzelim" dedi. "İyi geceler abi" dedim.
Bedeni kaskatı kesilmişti, gözlerimi kapatıp uykuya bıraktım kendimi, Yarın olacaklardan habersiz.
----------------------------------------------------------
Sabah.
Bağırma sesiyle yatağımdan düştüm. Zeminle öpüşüyordum, tekrar çığlık sesi geldi. Hemen yerimden doğrulup etrafa baktım, Azad dik oturup etrafa baktı "Ne oluyor lan" dedi. Tekrar çığlık sesi geldi. Azad yataktan düştü, şimdi o Zeminle öpüşüyordu, Ayağa kalktı. "Sabah sabah ne bu sesler ya" dedim. Kapıya yürümeye başladık. Kapını açdım, Aynı anda Ayndaki kapılarda açılmıştı, Aras ve Aral uykulu şekilde bize bakıyorlardı "Sabah sabah ilk öpücüğümü Zeminle verdim vallahi" Dedi Aras.
"Bende" dedik. Bağırma sesi geldi "OĞLUM!!" bu ses çiçek hanıma aitti. Azad beni kucağına alıp merdivenlerden inmeye başladı. "Acaba ne oldu?" Dedi Aras. "Bilmiyoruz ki" dedik. Azad son basamakta beni indirdi, Salona yürümeye başladık. Bi ağlayan Umay, Emil, Aslı hanım ve, yengeler, Çiçek hanım. Kafasını eğmiş erkekler, annesi gibi ağlayan Bulut, Güneş ve Yiğit.
Önümüzde kartal Timi vardı. Onuru aramaya başladım, ama yoktu. Kartal Timinin elinde Türk bayrağı vardı. "Ne Oluyor burda" dedik. Herkesin bakışı bize döndü. Çiçek hanım, ve digerler kadınlar çok ağlamaya başladı. Askerler Türk bayrağını Murat beye verip son olarak konuştular "Başınız sağ olsun!" dediler, yanımızdan geçip gittiler.
Onur...... O ş-şehit mi oldu. Hayır hayır hayır olmadı hayır hayır. Kafamı kaldırıp Özdemirlere baktım, hepsi perişandı. Dördüzlerime baktım, Bana bakıyorlardı. Azad arkanı gösterdi. Arkamızı dönüp yürümeye başladık. Dün Girdiğimiz odaya girdik, Azad konuştu " Askerlere inanmıyorum çünki dün göreve giden biri nasıl iki günde şehit olsun, belki bir şansımız vardır" dedi.
"Bizde inanmıyoruz" dedik. "O zaman yukarı çıkalım, Tugayın kameralarında birşeyler buluruz belki" dedi Azad. Başımızı salladık. Odadan çıkıp merdivenlere yöneldik. Aral beni kucağına alıp yürümeye başladı. 3 katta gelmiştik, durup beni indirdi. "Teşekkür ederim canım" dedim. Gülümseyip, yanağımdan öptü. "Rica ederim ne demek işim güzelim" dedi.
Azad ve Aras göz devirdi. Kıskanc köpekler. Benim odama yürümeye başladık. İçeri girip kapıyı kapatıp, Çalışma masasındaki bilgisayarı aldım. Zeminde koyup, oturdum. Dördüzlerimde yanımda oturdular. "Hadi bakalım" dedi Aras. İşe koyuldum.
2 saat sonra
Kamera kayıtlarına zorda olsa gire bilmiştim. Şimdi ise Bi şüpheli Askerin ne yaptığına bakıyorduk. Asker odasına girip kapıyı kapattı, odasının kamerası vardı. Odasını kamera kayıtlarına girdim. Asker telefonunu çıkarıp birşeyler yaptı, sonra kulağına koydu. Aslında niye bunu ordaki hackerler ve askerler kameralara bakmıyordu bu çok garipdi.
Asker konuşmaya başladı. "Alo... Evet söyledim... Evet inandılar... Bu işi elimden geldiğince çabuk yapacağıma inana bilirsin.. Tamam zaten kamera kayıtlarını siliyorum... Tamam ..." dedi ve kapattı. "Bulduk teröristimizi, ooy kurban ol sen bize" Dedi Aras. "ee ne yapacağız" dedi Aral. Arasın aklına gelen şeyle konuştu "Gulyabani!" dedi. Hemen ayağa kalkıp, arkamı döndüm "Nerde!?!" dedim. Aras kahkaha attı "Yok, gulyabani kılığına girip onu korktucağız, ve Gerçekleri söylemesini isteyeceğiz" dedi.
Herkesin bakışı bana döndü, "Hayır Hayır olmaz, olamaz ben hem ondan korkuyorum onun kılığına girsem ölürüm." dedim.
"Çok güzel oldun maşallah sana" dedi Aras. Göz devirip tekrar konuştum "Beni ne yaptınız siz yaaa" dedim. Üstümde beyaz örtü, ve maske vardı. "Çok güzel oldun sen" dedi Aral. "Hadi inelim ve gidelim." dedim. "Sen Asena arkamızda saklanıyorsun" dedi Azad. Başımı salladım. Yürümeye başladık. Azad beni kucağına alıp yürümeye başladı. Son 12 basamakta durup indirdi beni ve önüme geçti. Boyları uzun olduğu için beni göremezlerdi.
Çiçek hanım bizi görüp konuştu, ama beni değil "Nereye çocuklar?" dedi. "Şey dışarıda işimiz varda" dedi Aral. "Asena nerde o zaman?" dedi Umay salağı. "O önden gittide" dedi Aras. "Çabuk gelin" dedi Pars. Aras ve Aral yavaşça arkama geçti hemen Azadın önüne geçdim ve kapını açıp çıktık.
18 saat sonra
Arabada gece olmasını bekliyorduk. Karanlık çökmüştü, Askeriyenin önünde kalan nöbetçiler uyumuştu ve işimizin kolaymaşsına sebep olmuştu. Arabadan inip Tugaya sessizce girdik. Etrafda tek tük askerler vardı. Kimse görmeden tugaya giriş yaptık. O asker kılığına giren teröristin odası 1 katta bulunuyordu. "Asker falan yok" dedi Aral .
Odasının önüne gelmiştik, kulağımı kapıya koydum, horlama sesi geliyordu. Kulağımı çektim "Uyuyor şerefsiz" dedim."Hadi o zaman" dedi Aral. Kapını yavaşça açtık, içeri girip kapıyı kapattık. Adam tek kişilik yatak uyuyordu. "Hadi Gulyabani" dedi Aras. Yatağın önünde kalıp, konuştum "Asker!" dedim. Terörist hemn dik oturup hazıra geçti "Emret Komutanım" dedi. Gözlerini açmıştı, beni gördüğünde tam bağıracaksın ki, elimi hemşirelerin yaptığı gibi yapıp "Şşşt" dedim.
"G-Gulyabani" dedi. Sesimi değiştirip "Evet benim" dedim. "S-Senin ne işin var burda gulyabani kardeş" dedi. "Duyduğuma göre yalan söylemişsin" dedim. "Ne yalanı" dedi. "Ben bilmem ama sen çok iyi biliyorsun dimi mesela bugün şehit olan Bi Asker Hakkında" dedim ve tekrar konuştum "Eğer gerçekleri söylemesen seni öldürürüm" dedim. Korkarak başını salladı ve konuştu
###########################
5015 kelime. Merhaba arkadaşlar.
Bölüm nasıldı?
Asena?
Azad?
Aral?
Aras?
Özdemir sülükleri?
Bay bay arkadaşlar.
