İçeriğe geç

Deli Dördüzler (gerçek ailem)

Bölüm 11 · 8 dk okuma

Deli Dördüzler (gerçek ailem)

Bölüm 11

11 Bölüm

Merhaba arkadaşlar. Çok konuşmayacam. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. İyi okumalar

################################

Bu ses önümüzdeki sokaktan geliyordu. Aras'a baktım göz göze geldik "Hırsız ola bilir gidelim bakalım" dedim. Başını salladı,yürümeye başladık sokağın içine girdik.

Adımlarımız aniden durdu.

Keşke girmeseydik. Karşımda o kalıyordu. Üvey abim. Gelmişti bize cehennemi yaşatmağa. Pis pis sırıtıp ellerini iki yana açdı "AA bakın benim güzel kardeşlerim tekrar kahramanlık yapıyormuş ne güzel ne güzel" dedi Cenk. "Ne istiyorsun bizden pislik herif" dedi Aras. "aaa hiç yakıştıramadım sana Aras " dedi Cenk.

"ben senin o güzel yüzüne yumruk yakıştıracam lan hadi Asena gidelim" dedi Aras. Arkamızı dönüp yürümeye başladık. Önümüzde 6 tane adam kaldı. "AAA abinize hoş geldiniz demiyorsunuz bakın kalbimi kırıyorsunuz ha" dedi Cenk.

Arkamı dönüp "Senin kalbin yok ki nasıl kırılsın Cenk Yıldırım" dedim. Arasda arkasını döndü Cenk'e kapak yapıp "Bu da sana kapak olsun şimdi çek şu adamlarını" dedi. Cenk sinirlenip iki elini ceketinin arkasına atdı sonra iki silah çıkartıp havaya ateş etdi sonra silahı bize doğrutdu.

"demek kalbim yok demek bana kapak olsun hee ben şimdi size nasıl kalbim yok gösteriyim" dedi ve silahı ateş etti. Aniden karnıma ağrı girmesiyle iki elim karnıma gitdi elimi kaldırıp baktım. Kan vardı. Aras'a baktım benim gibiydi. Kendimi tutamayıp yere yığıldım. Gözüm karalıyordu son hiss etdiğim şey arkamdan ve karnımdan Tekme yememdi. Sonra karanlık.

Taner Olgun'dan

Sıcak kahvemi alıp dışarı çıktım, Ayşe hemşirede arkamdan geliyordu. Sıcak kahveden yudum aldım. Bazı hemşireler beni görüp selam veriyordu. Ayşe hemşire konuşmaya başladı "Hocam hani 457 odadaki teyze varya oğlunun eşi ve çocukları hergün gelip teyzeyle dedikodu yapıyormuş yaa" dedi ve kahkaha atdı. Anlamaz gözlerle ona bakdım "anlamadım" dedim. Kahkahasını durdurup "Hocam yani bazı kaynanalar ve gelinler hep kavga ederler ama bunlar anne kız gibi" dedi.

Kafamı başka yöne çevirip konuştum"He anladım "dedim. Gözüm o sokakta takıldı o sokağa sadece içkili adamlar girerdi buda bazılarını korkutduğu için o sokağa girmez oldular. Sokaktan bir sürü adam çıkıp kaçıp gitdiler. Kaşlarımı çatıp o sokağa yürüdüm Ayşe hemşire arkamdan bağırıyordu.

Sokağın içine girip etrafa baktım. Yerde iki kanlı beden yatıyordu hemen koşup nabzılarına baktım. Az atıyordu kalbleri koşarak sokağın başına gelip Bağırdım " İKİ SEDYE GETİRİN HEMENN" dedim. Koşarak kanlı bedenlerin yanına gitdim. Hemşireler sedyeni getirmişlerdi Bi tanesini kucağıma aldım (Aman dikkat et taner bey umut görmesin seni yoksa sonun ölümle biter)

"Digerini al emir" dedim. Sedyeyi hızlı sürmeye başladım. Ayşe hemşire konuştu "Hocam iki çocuk Bi kız Bi erkek. İkisi de karnından vurulmuş. Çok kan kaybetmişler kan grupu 0 pozitif. Kan kaybından Öle bilirler hocam" dedi. "HEMEN AMELİYAT ODASINI HAZIRLAYIN. DİLAN HEMEN 0 POZİTİF KANA İHTİYACIMIZ VAR HEMEN GETİR" dedim. Dilan hemşire hemen koşup gitdi.

Ameliyat kapısı açıldı içeri girdik.

Çiçek Özdemir'den.

İçimde kötü bir his vardı sanki çocuklarından birisine bişey olmuş gibi. Salonda dört dönüyordum. Acaba dördüzlere bişeymi oldu lütfen olmasın lütfen. Gözlerim dolmuştu. Onlara o kadar bağlanmıştım ki, hiç bir çocuğuma bağlanmadığım kadar. Onlar bu evden gitdikden sonra yememden içmemden koparmıştım kendimi.

Ne kadar Murat ye iç desede yemiyordum zaten onunda benden farkı yoktu, aynı zaman da Onur, Yusuf ve Umut eve az geliyorlardı. Onuru hiç saymıyorum gelip konuşup gidiyordu tugaya. Göreve gitdiğinde ise sadece arıyor göreve gidiyorum deyip kapatıyordu. O kadar üzülüyordum ki Bi yandan çocuklarım diger yandan da ölmüş çocuğum, daha Bi gün bura adım atıp gitmiş dördüzler.

O yelloz kadın çocuklarıma nasıl bakdı ki Asenam iskelet gibiydi. Murat içeri girdi benim bu halimi görüp endişeyle konuştu "Noldu çiçeğim, iyimisin sen niye ağlıyorsun" dedi. "Murat içimde kötü his var sanki çocuklarıma bişey olacak gibi" dedim. O kadar korkuyordum ki, onların canı acımısını hiç istemiyordum hemde hiç.

"benimde ama umarım herkes iyidir hem çocuklar gelmek üzere, ne kadar dördüzler gelmeselerde" dedi üzgünce. "Birgün gelecekler dimi" dedim. "Evet bir gün gelecekler, onları zorla getirmek istemiyorum ama onları görmek, koklamak için can atarken onlar bizlerden daha da ayrılıyorlar, Babayım ama elimden hiç bişey gelmiyor, onlara zarar görmesin diye bütün düşmanlarımı hepsini depoya kapatdım, sırf onlar zarar görmesin diye ama onlar yanımda bile yoklar, her gün onlar için oda dekorasyonu yapıyorum, kendime soruyorum acaba ne seviyorlar, ne

Sevmiyorlar diye "dedi derin nefes alıp tekrar konuştu.

" hep dedemden dayak yerdim sırf bişeyi beğendim diye, sırf sevildim diye babam öğrenmişti dayak yediğimi benide alıp buraya getirdiler sonra dedem ölmüştü, babamdan annemden sevgi görmüştüm ama dedem onların sevgisini yerle bir etmişti bu yüzden kendi çocuklarıma içimden ne yangınlar vermeme rağmen baba sevgisini göstermiştim,ama dördüzler bu gün gerçekleri öğrenmiştim onların bizden uzaklaşmanın sebebi var. "dedi gözleri dolu. Gidip ona sarıldım.

Karışıklık vermişti." Sebebi (sinirle nefes alıp) eski ailesinden şiddet görmüşler "dedi. Ellerim sırtından düşüp iki üç adım geri gitdim." Ne"dedim. "Evet bu gün öğrendim, o Aile Bi çıksın o hapseden gör bak ne yapıyorum" dedi. Azad bu yüzden benden uzaklaşmıştı sırf o eski annesi onu dövdüğü için benim onun gibi olduğumu düşünüyordu. Allah kahretmesin ya ben nasıl Bi anneyim sırf çocuğum şaka yaptı diye ona tokat atmıştım.

Onu nerde gördüğüm zaman özür dileyecem, affetmesede kendimi ona affetdireceğim. "baba yaa Yusuf abime bişey deeee" Emil salona girerek. Murat göz yaşlarını silip onlara baktı "Yine Ne yaptı o eşşek sıpası" dedi. Göz yaşlarımı silip koltuğa oturdum. Düşünceli sehpaya bakıyordum. Niye bu aldat aptalım ki, kendi öz oğluma tokat atmıştım. Niye ya niye o ellerim kırılsaydı ki, el kaldırmasaydım.

Hiç anne sevgisi, baba sevgisi Görmemişler. Biz burda çocuklarımızı el bebek gül bebek yetiştirirken, onlar ise kendini koruyup, acılarını kendilerine saklamıştılar bu o kadar canımı yakıyordu ki anlatamam. Birisi koluma dokunuyor kendime gelip koluma dokunan kişiye bakdım. Eymendi. "Anne sana sesleniyorum nelere daldın sen?" dedi. "Hiçç noldu" dedim. "Yok bişey sadece merek etdim." dedi.

Gelip yanımda oturdu. Herkes oturmaya başladı. Dördüzlerim, canlarım, çocuklarım çokk üzgünüm size bu günden sözüm olsun annelik duygusu, sevgisi yaşatacağım size. Telefonum çaldı. Kimin aradığında bakdım' Dişi Kız 'Asena arıyordu. Numarasını böyle kaydetmiştim. Yanımda oturan Eymen göz devirdi "kesin para isteyecek" dedi sessizce. Ama ben duymuştum. "Eymen! Düzgün konuş" dedim.

Telefona yanıt verip kulağıma koydum. "Efendim kızım" dedim. "Merhaba hanımefendi" kadın sesiydi. Endişeyle ayağa kalktım "Merhaba, Kızım nerde" dedim. "Ben Özel Özdemir hastanesinin hemşiresi Ayşe. Kızınızın ve Oğlunuz yaralı şekilde sokakta bulduk, şimdi ameliyat hanedeler. Telefonda ilk numara bu olduğu için sizi aradık." dedi. Telefon Elimden yavaşça yere teslim oldu.

Gözümden yaşlar akmaya başladı" Kızım, oğlum "dedim ve kendimi karanlığa verdim." Anne! "son duyduğum buydu.

Pars Özdemir'den

Annemin ani bayılımasıyla babam onu kucağına alıp evden gitmişdi digerleri de peşinden. Annemin elinden düşen telefonunu aldım. Bi kadın sesiydi" hanımefendi ordamısınız "dedi." ben az önce konuştuğunuz hanımefendinin oğluyum, annemle ne konuştunuz"dedim. "Annenizle kızının ve oğlunun Bi sokakta yaralı bedenlerini bulup hastanemize yani Özel Özdemir hastanesine getirdik," dedi. "Durumları nasıl" dedim umursamazca.

Onlar aslında benim, bizim kardeşlerimizdi ama bizim kardeşlerimiz, güneş, bulut, emil ve emirdir onların bizim için Bi hiçden farkı yoktu. (Göreceksin sen Pars Özdemir köpek gibi seni pişman edecem!) "Durumları kritik, acil 0 pozitif kana ihtiyacımız var ailenizde 0 pozitif kan olan varmı" dedi. Ben ve babamda vardı. "Hayır yok, üzgünüm ama biz onların ailesi değiliz onların dördüzleri var onların kanını alın" diyip telefonu kapatdım.

Ölseler bile umrumda değildi. Zaten ölmelerini istiyordum. Telefonu cebime koyup dışarı çıktım. Arabaya binip babamın gitdiği yani bizim hastanemize sürdüm.

Azad Marcus Özdemir'den

İçimdeki kötü his ve kalbimin ağrımasıyla yatakta dört dönüyordum. Sinirle oturur pozisyona geldim. Telefonum çalmaya başladı telefonumu alıp baktım. 'Biriciğim' yüzümde gülümseme oluştu. Aramaya yanıt verip kulağıma koydum "Alo biriciğim nasılsın" dedim. "Alo merhaba beyefendi" dedi başkası. "merhaba hanımefendi, Asena nerde" dedim.

"Asena hanım ve yanındaki bilmediğim erkek Bi sokakta yaralı bulmuşlar, şimdi ameliyathanede" dddi. Hemen ayağa kalkıp "Ne! Durumları nasıl" dedim. "İlk önce neyi oluyorsunuz" dedi. "Dördüzüyüm ben" dedim. "Oh şükür buldum sizi, durumları kritik acil kana ihtiyacımız var lütfen hastaneye çabuk gelin" dedi. Telefonu yüzüne kapatarak koştum odadan.

Kapıyı açıp Aralın odasına girdim. "ARAL UYAN" Dedim. Aral yataktan düşüp konuştu "Senin ben-" benim olduğumu görüp hemen ayağa kalktı "Azad ne oldu?" dedi. "Hemen hastaneye gidelim, Aras ve Asena sokakta yaralı bulmuşlar hadi" dedim. Arkama bakmadan koşmaya başladım, arkamdan ayak sesleri geliyordu.

Kapıyı açıp arabaya koştum, şoför koltuğuna binip çalıştırdım, yan tarafın kapısı açılıp kapanmıştı. Araldı. Arabayı hızlı sürmeye başladım. Allahım sen benim kardeşlereme yardım et lütfen, biz onlarsız ne yaparız ki, onların aldıkları nefesleri çok görme sen Allahım. Arabayı park edip hemen inip koşarak içeri girdim. Önümdeki masada oturan kadına koştum.

Aralda arkamdan geliyordu. "Merhaba hanımefendi" dedim."Merhaba beyefendi" dedi kadın. Tam konuşacakdım ki, arkamdan birileri bağırdı "SEDYE" sesin geldiği yöne baktım. Murat bey ve onun kucağında baygın çiçek hanım ve diger Özdemirler arkasından gidiyorlardı. Umay Özdemir ve Emil Özdemir ağlıyordu.

Önüme döndüm. "Biz bugün bura getirilen iki yaralı çocuklar nerde şimdi" dedim. Gözlerim dolmuştu. Erkekler ağlamaz mı, acılarımız hep içinmizdemi kalsın. "düz gidin sola dönün ameliyat yazılan oda" dedi. "Teşekkür ederim" deyip koştum. Kadının dediği gidip ameliyat odası yazılan odayı bulmuştum. Aral arkamdan geliyordu.

Yanımızdan geçen hemşireye durdum. "Şey bu ameliyat kaç saattir -" sözümü yarıda bıraktı "o ameliyat 6 saatti devam ediyor" deyip gitdi. Koskoca altı saat mı. Allahım sen yardım et. Koltukta oturup sadece kapıya baktım. Aralda yanımda oturup kapıya baktı.

************************************

Merhaba arkadaşlar. Bazı arkadaşlarımız için duyuru yapmak istiyorum. Deli dördüzleri çizgi studioda yayınlayacam. Ama şöyle bir durum var : deli dördüzler için yazdığım not defterimi kaybettim.

Bölümlere bakarak tekrar yazacam. Bu da çok vakti kaybediyor bende babamın telefonundan girip ( onda açılıyor:) bölümlere bakarak çizgi studioya atacam. Hem inşallah wattpad açılır ve biz evimize, yuvamıza döneriz. Deli dördüzlerin kaçıncı bölümde yarıda kaldı eğer wattpad açılsa bölümü yarıda bırakıp bura yazmaya başlayacam ve 12 bölümlerden sonra aksiyon olacak en çokta Çiçek hanım, Murat bey ve Umut, Onur, Yusufun yapacaklarını okuyacağız. Bazı arkadaşlarımıza çizgi studioda spoi vermiştim.

Kim istese gelip çizgi studioda konuşa biliriz spoi, bölüm hakkında bilgi almak için falan. İsmim :ElinAayev0

Hepinizi öpüyorum çok seviyorum sizi. Görüşmek üzere iyi geceler size. (:).

Eee kitab nasıldı?

Asena?

Aral?.

Aras?

Azad?

Çiçek hanım?

Murat bey?

Özdemir sülükleri?

Bayyy ay ağlayacam yaaa. Sizi çok seviyorum.

Bölüm sonu

3 yorum